Kûy a Spî

13 Ocak 2018

1925 ŞEYH SAÎD HAREKETÎNDE ÇAN ŞEYHLERÎNÎN YAŞADIĞI TRAJEDÎLER ?





                                                     ARAŞTIRMA VE ÎNCELEME


 
                     




Çan Şeyhleriyle ilgili yaklaşık 5,6 yıldan beri araştırma incelemeye dayalı bir çalışmam vardır. Aile bireylerinin hemen hemen her kanadından sözlü yazılı bilgiler derledim. Ancak geçen yıl aile bireylerinden medrese kökenli din bilginlerinden Sabahattin Korkutata (El-Çani) "ÇAN ŞEYHLERİNİN TASAVVUFTAKİ YERİ VE KONUMU" adlı 4,5 dizi şeklinde aileyle ilgili  çok önemli ve detaylı bilgileri yerel basında yayınladı. Bu bilgilerden epeyce faydalandım. Sabahattin Korkutata ile 2, yıl evveldi telefon görüşmelerim oldu.  Çan Seyhleri ilgili neden bir kitap yayınlamiyorsun önerimde olmuştu.

Çan Şeyhlerinin 1925 hareketinde yaşadıkları trajediyle ilgili Hüsameddin Korkutata'nın Yeni Akit gazetesinde bir mülakatı olmuştu. Bu mülakatı cok taraflı yanlış ve adeta Türk tarih tezine aklarcasına bilgiler aktardı. Îstiklal mahkemesi kararları başta olmak üzere, savcısı Ahmet Süreyyanın hatıratları,Türk Tarih tezine rahmet okurcasına bilgiler aktarıyordu. Bu mülakata bundan iki yıl evvel "HÜSAMETTIN KORKUTATANIN HEZEYANLARI" başlığıyla cevap niteliginde bir yazı kaleme almıştım. Bu yazım gerek Çan Şeyhleri,gerekse Şeyh Said ailesi arasında epey tartışıldı.

Sabahattin Korkutata,  1925 hareketindeki  Çan Şeyhlerinin ödedigi bedelere  fazla değinmedi, ağırlıklı olarak ailesinin tasavvuftaki konumuna  yer verdi. Hüsamettin Korkutata ise ağırlıklı ailesinin 1925 hareketiyle ilgili eksik,yanlış ve saptırılmış bilgiler aktardı.  O yüzden ben ailenin seceresi,tasavvuftaki konumunu tekrar etmiyeceğim. 1925 hareketiyle ilgili tarihi belge ve kayıtlar olmak üzere aileden aldığım sözlü bilgileri sentezleyerek sizinle paylaşmak istiyorum.









                                                  Çanlı Şeyh Ibrahim Efendi Çapakcur müftüsü





ÇAN ŞEYHLERÎNÎN ŞEYH SAÎD AÎLESÎYLE OLAN ÎLÎŞKÎLERÎ ?


Şeyh Ahmed Çanevi  ,

 Şeyh Ali Septi ile tanışmadan evvel Kadiri tarikatına mensup olarak ilim ve irşad faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Şeyh Ali Septiyle tanıştıktan sonra Halidi-Nakşi tarikatına intisab ederler. Şeyh Said ailesiyle evlilik yoluyla aileleri iç içe olan en büyük ailedir. Birkaç numune vermek istiyorum,

Şeyh Ahmed Çanevi'ni dört kızından üçü Şeyh Ali Septinin ailesiyle evlidir.
- Amine, Şeyh Said Efendinin ilk eşidir.
- Rabia , Şeyh Saidin kardeşi ,Bahaddin ile evlidir. Şeyh Bahaddin A.Melik Fırat'ın dedesidir.
- Halime , Şeyh Said efendinin amcası Seyh Hasan Naki efendinin ikinci eşidir. Alirıza Septioğlunun
  nenesidir.

Yine Şeyh Said ailesinden Çan Şeyhleriyle evli olan kızlarindan birkaç numune vermek istiyorum.

Sıdıka hanım, Şeyh Said efendinin kız kardeşidir.  Çanlı Seyh Hasan oğlu Şeyh Arifle evlidir.
Zekiye hanım, Seyh Said efendinin kız kardeşidir. Çanli Şeyh Ibrahim ile evlidir. Şeyh Ibrahim Şeyh Halit efendinin oğludur. 1925 hareketinde istiklal mahkemesince Diyarbakırda idam edildi.

Zekiye , Şeyh Hasan Nakı Efendinin kızıdır. Çanlı Şeyh Ahmet Ef. torunu Şeyh Fahrettin ile evlidir.
Ayşe , Çanlı Şeyh Zülküf efendinin kızıdır. Şeyh Said efendinin oğlu,Seyh Alirıza ile evlidir. Ve halen hayatadır.

Bu örnekleri çogaltabiliriz. Ebubekir Septioğlu'nun düzenlemiş olduğu secere bilgilerinde iki aile arasında diyebilirimki 40,50 cıvarında örnek verebilirim. Bu listeyi uzatmak mümkündür. Örneğin Çan Şeyhleri ile ilgili  yazılı belgeleri hazırlayan Sabahattin Korkutata ve kardeşi Gıyasettin Korkutatada Şeyh Said ailesinden evlidirler.Iste Çan Şeyhleri ile Şeyh Said ailesi arasında bukadar iç içe gecmiş bir aile yakınlığı vardır.


ÇAN ŞEYHLERÎNÎN KISA SECERESÎ ÎLE ÎLGÎLÎ BAZI NOTLAR ?



Ailenin seceresiyle ilgili Sabahattin Korkutata'nın verdiği bilgiler dışında en kapsamlı çalısmayı  aileden olup, halen Ankarada yaşayan Av.Müjdat korkutata'nın yazdığı bilgilerdir.
Müjdat Korkutata bu bilgilerin kaynağınıda Prof.Dr. Battal Arvasi'nin kitabı ve şıfahı görüştüğü bilgilere dayandırıyor,fazla detaylara girmeyeceğim.
Çan Şeyhlerinin atası olan Şeyh Kasım'dan başlarsak iki oğlundan biri olan Şeyh Tahir'in Çapakcur kazasının Tüyerek köyü,masalla mıntıkasına gelmiştir.
Bir diğer oğlu olan Şeyh Ali ise Bidlis Hizanda kalmış, 1914 Bitlis ayaklanmasını yapan Kamuran Inan'in dedeleri olan ailedir.
Yani Seyyid Sibgatullah Arvasi-Hizani ,

Hatta , Kamuran Inan'ın babası Şeyh Selahattin Inan ile Çan'lı Şeyh Hasan efendinin oğlu Şeyh Sıddık Efendi ile ta....DP döneminden beri dostluk ve akrabalık ilişkisi olduğu bilgisi bana aktarıldı. Selhattin Inan DP döneminde Bitlis miletvekilidir.
O dönemde Şeyh Sıddık Korkutata'nın Bingöl de bir devlet yetkisini dövdüğü için yıllarca mahkum olur.
DP döneminde Selhattin Inan'ın büyük çabasıyla TBMM kişilere mahsus özel bir af cıkararak Şeyh Sıddık af edilir.
Seyh Sıddık bu kıyaklıktan dolayı yıllarca DP başlayarak,AP döneminde Süleyman Demirel'e vefa borcuyla sürekli yakın duran bir kişiydi.
Demirel in Bingölde ki mitinglerini çok iyi hatırlıyorum.
Şeyh Sıddık Korkutata, Demirel tarafından başkonuk olarak kürsüye çıkartarak yanıda tutuyordu.



1925 ŞEYH SAÎD HAREKETÎNDE ÇAN ŞEYHLERÎNDEN AKTÎF HAREKETE YER ALAN VE ÖN PLANA ÇIKAN BAZI ŞAHSÎYETLER ?



***********************************************************

ÎSTÎKLAL MAHKEMESÎNDE ÎDAM EDÎLENLER ?


Şeyh Hasan Efendi ,


Şeyh Ahmed Çanevi'nin dördüncü oğludur. Şeyh Hasan Efendi Ilıcalarda yedi yıl nahiye müdürlüğü yapmış olup, Hüsameddin Korkutata'nın dedesidir. Şeyh Hasan Efendi 1915 Rus işgaline karşıda Yarbay rütbesiyle milis komutanlığı yapmıştır.
1925 Şeyh Said hareketinde Kelaxsi Şeyhlerinden en yaşlı bireyi olarak Şeyh Şerif Xarpet cephesine,Şeyh Said Efendi Diyarbakır cephe komutanı olarak ilerlerken,Şeyh Hasan Efendi yeğenleri Şeyh Ali ve Celaleddin Şeyh Şerif'le beraber ortak Xarpet tarafına, Şeyh Hasan efendide Xoşkar/Kığı hatına doğru ilerlemiştir. 1925 te Diyarbakır istiklal mahkemesinde şehadet şerbetini içmiştir.


Şeyh Ibrahim Efendi,

1868 doğumlu olup, Şeyh Halit Efendinin en büyük oğludur.
Seyh Said efendinin kız kardeşi Zekiye hanımla evlidir.
1925 hareketi başladığında o dönemki ismiyle Çapakcur kazasında müftülük ve müderrislik görevini yapıyordu.
Şeyh Said efendi Çan köyü toplantısını düzenleyenlerin başında gelir.
1925 Çabakcur teslim alındığında Kaymakam olarak atanır.
Aile içinde ilmi derinliği olan bir ulemadır.
Îlmi tahsilini Haciyan köyündeki Seyda Feyzullah efendi,1 yıl Muş ta bulunan müftü medresesinde,6 yıl Hınısta Şeyh said efendi medresesi,, iki yılda Palu'da Şeyh Hasan Naki efendinin medresesinde ilim tahsili görmüş ve icazetinide Palu'da almıştır.
1925 hareketinde Diyarbakır istiklal mahkemesinde şehadet şerbetini içmiştir.


Şeyh Celaleddin efendi, 


Şeyh Halit efendinin oğlu,Şeyh Ibrahimin küçük kardeşidir.
Îstiklal mahkemesi tutanaklarında 48 yaşında olduğu, Xarpet cephesinde Şeyh Şerif efendinin yanında yer almıştır.
Şeyh Said efendinin kızı Faqide hanımla evlenmiştir.
Faqide hanımın ilk evliliğide Şeyh Hasan Naki/oglu Feyzullah efendiyle evliydi.


Şeyh Ali Efendi,

 Şeyh Halit Efendinin küçük oğlu olup, Şeyh Şerif Kelaxsile beraber Xarpet cephesinde yer almıştır. Îstiklal mahkemesi kayıtlarında 45 yaşında olduğu yazılıdır. 
Çolig in yerli ailelerinden Key Mutalyon  (Mütevellizade) ailesinden Züfer kızı Habibe hanımla evli olup, iki kız cocuğu vardır. 
Bir kızı Şeyh Ibrahim'in oğlu Şeyh Necmeddin bir kızıda Mehmet Bektaş ile evlidir.


Şeyh Abdullah Efendi ,

Şeyh Halit Efendinin oğludur. 
Îstiklal mahkemesi kayıtlarında 47 yaşında yazılıdır. 
Şeyh Abdullah efendi annesi Güllü xanım Adaklı/Dımlak köyünden olması nedeniyle kendiside Adaklı/Zermek(Yeldeğirmeni) köyünden Şeyh Yusuf Harputi ailesinden evlenmişti. 
Şeyh Yusuf ailesi nin Dımlak köyündeki medresesinde müderrislik yapıyordu. 

Şeyh Abdullah efendi amca ağabey ve kardeşlerinden ayrı yakalandığı istiklal mahkemesi ve diğer kaynaklarda yazılıdir.
Kaynaklar Nezip dağı diyiyor, bu dağın nerede olduğunu bilmiyorum. 

Ayrıca Hüsameddin Korkutatanın verdiği mülakata Şeyh Abdullah'ın,
Şeyh Abdullah Efendi, Tillo civarında irşad vazifesi yaparken yakalanıp Elazığ’a getirildi ve burada idam edildi.
 Mahkemeye çıkarma gereği bile duymadılar.
Şeyh Abdullah In şeyh Zeki ve şeyh Cemal Sinan adında iki oğlu vardır. Şeyh Cemal Sinan efendinin torunu Hüsameddin Korkutatyla evlidir. 
Ayrıca Diyarbakir Istiklal mahkemesi kayıtlarında Şeyh Abdullahın mahkeme karar ilamı Amcası Şeyh Hasan ve kardeşleri Seyh Ibrahim,Seyh Celaleddin,Seyh Ali efendiden ayridir.


Diyarbakir Istiklal mahkemesinde idam edilen Çan Şeyhleri ile ilgili mahkeme kararlarlarını aşaıiya aktarıyorum. 




Şeyh Abdullah Kığı kazasının Dımlak karyesi, Şeyh Abdullah bin Xalid , cezası idam, karar tarihi 18,06.1925 isyana katılma. Ilam no 63,Dosya no 92 (D 8/63) , 


Bu kararın özetinde Şeyh Abdullah Dımlakın suçunun kısa özeti Kurdistanın teşkili, ve devlet toprağını bölmek suçundan idam ile şehadete ulaşır. 


Şeyh Hasan efendi,Şeyh Îbrahim,Şeyh Ali,Şeyh Celaleddin efendinin dosyaları aynıdır. 
Ilam no 69, Dosya No,(9/1-9/6) ceza idam, karar tarihi 28.06.1925, suçun türü idam . 
Mahkemenin özet kararida Güya dini ve şer'i fakat herhalde müstakil bir Kurdistanin teşkil ve tesisi maksadıyla idan kararı verilir. 


Bu kararlar Mahmut Akyüreklinin cilt.1  Şark Istiktiklal mahkemesi kararları kitabının 120 ,130 sayfasından alınmıştır.



                                                          Mahmut Akyüreklinin Îstiklal mahkemesi kitabı


*******************************



ROJAVAYA SÜRGÜNE GÎDENLER ?




Şeyh Mustafa Efendi,

Ve oğlu Şeyh Niyazi ile beraber Rojavaya iltica ederler. Şeyh Hasan efendinin altinci ve küçük kardeşidir. 1925 hareketinde  direniş gösteren ve ağabeyi Şeyh Hasan efendi ile Kığı hattına doğru ilerlemiştir. 
Hareket bastırıldıktan sonra uzun süre direniş göstermiştir. 
Îhbar,ihanet ve çetelerin baskıları sonucunda Suriye /Rojava kurdistanında sürgün hayatı yaşamıştır. Yaklaşık 23 yıl sürgün yaşamından sonra çıkarılan af yasasıyla ülkeye geri dönmüştür. 
1950 yılların sonunda vefat etmiş, türbesi Çolig/Hacıçayır köyünün tepesindedir. 
Şeyh Mustafa nın yaşam hikayesini bundan 5,6 yıl evvel kaleme almıştım. 
Merak edenler sitemde bu calışmamı okuyabilirler. 
Fazla detaylara girmeyeceğim.


ŞEYH ÎBRAHÎM'ÎN AÎLE EFRADI ?


Şeyh Ibrahim efendinın aılesı tıpkı damadı olduğu Şeyh Said Efendinin ailesi gibi sürgüne gönderildi.
Torununun bana verdigi bilgilerde Çocuklarından (Şeyh Mücahid,Şeyh Nizameddin,Şeyh Necmeddin ve Şeyh Selhaddin) Kütahya ya sürgüne gönderilir.
Büyük oğlu Şeyh Aleveddin ise hastalığından dolayı annesi Güllü hanımla beraber Çolig'de kalmışlar.

Çan Seyhlerinden sürgüne gönderilen bir başka ailede ,

Şeyh Ahmedin ikinci büyük oğlu Şeyh Mahmud efendinin oğlu Şeyh Hamza'da Alanya 'ya sürgüne gönderilir.

Sürgün cezaları kalkınca Alanyalılar toplanır memleketine gitmemesi için ricada bulunurlar.

Şeyh Hamza derki sürgünde kalmam benim icin hergün azaptır,der.

Şeyh Hamza Tüyerek köyündeki Şeyh Ibrahimin babasıdır.

Seyh Îbrahim iyi bir Kürd yurtseveri olup, T-KDP siyasetine yakin bir şahsiyeti.

Şeyh Hamza,Alanya'da yüksek bir tepe varmış,haftada mutlaka 1,2 defa akşam üstü tepeye gider,güneşin batışını seyreder ve memlekete olan özlemini şu cümlelerle Kırdki/zazaca ifade eder,

AAX Mergmir, AAX Mergmir,

Tı quena mı vir,

Ina hal gawun nahırun ver-i Quemun ma,

Veng muerdayış davar quen mı vir,


deyip, göz yaşı dökermiş.




**************************




ÇAN ŞEYHLERÎNDEN ÎDAM EDÎLENLER DIŞINDA ÇATIŞMA VE PUSULARDA ŞEHÎD OLAN ŞAHSÎYETLER ? 


1925 hareketi bastırıldıktan sonra aile bireylerinin çoğu yıllarca  aileleriyle beraber dağlarda yaşam savaşı verdiler. 
Bu detaylara girmek istemiyorum. 
Örneğin idam edilen Şeyh Hasan Efendi ile Şeyh Ibrahim ve kardeşlerinin eş ve cocukları  yöre halkı tarafından korunmuşlardır. 
Özellikle ençok Xormek aşireti ileri gelenleri onları korumuştur. 
1925 hareketine katılmaslarda Çan Seyhleriyle olan komşuluk hukunu çok iyi yerine getirmişlerdir. Bu konuda Çan Şeyhleri ile Xormekli aileler ararsında yasanan çok güzel anekdotlar vardır. 
Yazı uzamasın diye özel yazmayı düşünüyorum.

Çan Şeyhlerinin  aile bireyleri ile Türk asker ve işbirlikçi çeteler arasında yörede çatısmalar da çıkar. Bu catısmalardan Seyh Hasan Efendinin oğlu  Şeyh Atik Efendi ,yani en küçük oğulları Fahran'da bazı söylemlere göre Belzerde şehadete ulaşır.

Bu catısmanın kısa hikayeside şöyledir.
Türk devleti Çan Şeyhlerinin eş ve çocuklarını esir alırlar.
Şeyh Mustafa nın çocukları Şeyh Niyazi , Nusreddin ile Şeyh Hasan efendinin oglu Atik ,Yado ve Ekrağlı Ömere Zerr in içinde bulunduğu direnisşçi gurup, kadın ve çocukları kurtarir.
Bu çatısmada Şeyh Atik şehadete ulaşır,Ekrege Diyezun köyüden Ömer e (Aga) Zerr şehid olur.
Yado ile Seyh Niyazi yaralanır.
Şeyh Niyazi boynundan aldığı o darbeyle Rojava Kurdistanda sürgünde şehid olur.

Çan Şeyhlerinin bir başka şehidide, Şeyh Mustafa efendinin oğlu Seyh Nusreddin'de hareket bastırıldıktan sonra Tekman/Şuşar'da şehid olur.

Çan Şeyhlerinin ikinci büyük oğlu Şeyh Mahmud Efendinin oğlu Şeyh Abdulakadir'in torunlarının  anlatımlara göre ;
Amcası Şeyh Mustafa ile beraber Murad nehrinin karşı tarafina geçmek için hazırlık yaparlar.

Yine yerli isbirlikçiler ( aile tarafından bilinen) ihbar ederler.
Şeyh Mustafa olayı sezer yeğenine nehirin karşısina geşmemesini tembihler.
Ama Şeyh Abdulkadir duygusal davranarak karşıya geçer.
Olayın yaşandığı bölge DDY 8.köprünün yakınlarında Türk askerlerinin baskınları sonucunda şehadete ulaşır.
Bu olaydan sonra evi talan edilip,yakılır.
Bu olayda oğlu Şeyh Ahmed Efendi daha çocuk, annesi tarafından ateşin içinden kurtarır.
Şeyh Ahmed bende çok iyi hatırlıyorum sade ve abdal bır insandı Xıraba köyünde ikamet ediyordu. Sağ yanağındakı yanık izleri vardı, o yanık izleri 1925 te evleri yakıldığı dönemden kalmaydı.








*******************





                      Îstiklal mahkemesinin savcısı Ahmet Süreyyanın, Şeyh Said isyanı ve hatıratları



Sonuç olarak,


Çan Şeyhlerinden,
Sabahattin Korkutata ailenin tasavvufi,secere ve ailenin önemli şahsiyetlerinden bazı örnekler vererek bir yazı dizisi ile önemli bilgileri belge haline getirdi.

Hüsameddin Korkutata ise, Yeni Akiteki mülakatında Çan Şeyhlerinin ağırlıklı Şeyh Said hareketiyle ilgili yaşananlara değindi.
Bu mülakata çok eksik ve yanlış bilgiler aktarmıştır.
Devletin belgelerine rahmet okurcasına bir degerlendirme yapmıstır.
Sanki devleti aklamaya çalışan bir çabası vardır.
Oysaki devletin arşivindeki mahkeme kararları başta olmak üzere Îstiklal mahkemesinin savcısı Ahmet Öngören nin hatıratlarında ,
1925 hareketinin Ulusal karekterli olduğunu açık ve net ortaya koyuyor.
Bu bilgiler Hüsamettin Korkutata'yı yalanlıyor.

Bu iki çalışmaya ek olarak bende aileden enaz 5,6 kişiden derlediğim bilgilerle , ailenin yaşadığı trajediler ağırlıklı bilgiler aktarıyorum.
Bunun yanında ailenin seceresı ,ve Şeyh Said hareketinde Çan Şeyhlerinin ödediği bedeleri ağırlıklı olarak kaleme aldım.

Bu bilgiler eksik ve taraflıda olabilir.
Bu konuda gerekli düzeltmelere katkı sunanlara şimdiden teşekkür ederim.

Selamlarımla,



                                                                                                                                                                   Orhan Zuexpayıc



Kaynaklar :

1- Sabahattin Korkutatanin Çan Şeyhleri yazılı bilgileri.
2- Hüsameddin Korkutatanın Yeni Akit gazetesindeki mülakatı.
3- Mahmut Akyüreklinin istiklal mahkemesi kararları kitabı.
4- Istiklal mahkemesi savcısının hatıratları.
5- Çan Şeyhlerinin aile bireylerinden (5) kişiden sosyal medya
    üzerinden aldığım bilgiler.
6- Avukat Müjdat Korkutatanın secere bilgileri.
7- Ebubekir Septioğlu Şeyh Ali Septi ailesinin secere belgeleri.








11 Ocak 2018














ışığında Elçi’nin ölümüne kadar kısaca hayat öyküsü şöyle gerçekleşiyor: Şakir Elçi 1946 yılında Bingöl’de doğmuştur. 1965 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’ne girmeye hak kazanmıştır. Şakir Elçi Bingöl'ün yerli ve tanınmış ailelerindendir. Babası Cemal Elçi, halk arasında Cemal Faris olarak bilinir. Bu unvanla bilinmesinin nedeni Cemal Elçi'nin babasının ismi Faris olmasından gelmektedir. Babası Bingöl'ün ilk belediye reisi olarak kayıtlara geçer. Bingöl vilayet olmadan önce Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Çapakçur olarak bilinirdi, Çapakçur ilçesinin 1936'da vilayet olmasıyla H. Cemal Elçi atamayla belediye başkanlığına getirilir ve 1940'a kadar bu görevini sürdürür. Cemal Elçi'nin 3 evliliği olur. İlki Mircan Hanım olan eşi Şakir'in annesidir. Mircan Hanım daha genç yaşlarda iken çok yakın akrabaları Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nde idam edilmiştir. H. Cemal Elçi de 1925 yılında Şeyh Sait hareketinin içinde yer almış ve isyan sonucunda Elazığ İstiklal Mahkemesi’nde yargılanarak 7 sene ceza almış, 11 sene de sürgün hayatına gönderilmiştir. Edirne'ye sürgüne gönderilen H. Cemal Elçi 2,5 yıl sürgün hayatından sonra 1928 affıyla Çapakçur'a geri dönmüştür.

10 Ocak 2018

Seyda Molla Mehdi Efendi (Erdoğmuş) - Biyografya

Seyda Molla Mehdi Efendi (Erdoğmuş) - Biyografya

www.biyografya.com/biyografi/14733

24 Ara 1982 - Son dönem İslam âlimlerinden (D. 1930, bağlı Dizik Mezrası / Mıstan (Bulgurluk) köyü / Genç / Bingöl - Ö. 24 Aralık 1982, Diyarbakır). Adı, nüfus kimliğine Muhyettin olarak kaydedilmiştir. Babası Molla Abdulbaki Efendi, dedesi ise Hafız Efendi'dir. İki ablası, iki de kız kardeşi olmak üzere beş kardeşin ..








Bingöl ve cevresindeki tüm naksibendi tarikatina mensup medrese ve önemli sahsiyetlerle ilgili bilgiler mevcuttur

[PDF]mevlânâ hâlid - Bingöl Üniversitesi

www.bingol.edu.tr/.../Mevlânâ%20Hâlid-i%20Bağdâdî%20Sempozyum%20Kitabı.pdf
diye sorar. Molla Muhammed: “Bu kardeşim Abdullah'tır. İşten geliyor.” diye cevap vermesi üzerine Şeyh Ali onu kucaklar. Bu durum Molla. Muhammed'i hayretler içinde bırakır. Şeyh Ali Efendi ile Molla Abdullah'ın bu buluşması Cabakçur yöresinde Hâlidî-Nakşibendî tarikatının yayılmasında dö- nüm noktasını oluşturur.




[PDF]Bingöl Kolokyumu 01 Ocak 2016 Cuma Bingöl Belediyesi Kültür ...


www.bingol.bel.tr/resimler/yayinlar/dosyalar/25.pdf
BİNGÖL BELEDİYESİ YAYINLARI. Arşiv Vesikalarına Göre Bingöl Kolokyumu. 1–2 Ağustos 2009. Editörler. Prof. Dr. Mehmet Mahfuz SÖYLEMEZ-Doç. Dr. İbrahim ÇAPAK. TERTİP HEYETİ. İrfan BALKANLIOĞLU, Bingöl Valisi. Sedar ATALAY, Bingöl Belediye Bşk. Prof. Dr. Giyasettin BAYDAŞ, Bingöl Üniversitesi Rektörü.
Bu sayfayı 3 kez ziyaret ettiniz. Son ziyaret tarihi: 06.01.2018

9 Ocak 2018

BİNGÖL VE ÇEVRESÎNDE HALK ARASINDA DA KULLANILAN KIRDKÎ/ZAZAKÎ COĞRAFÎK BAZI ÎSÎMLERÎ SÎZÎNLE PAYLAŞAYIM ?










                               

                                     Çan köyü'nün doruğunda soykırıma uğrayan Ermeniler bu göle
                                     atılmıştır. Göl'ün ismide yöre halkı tarafından Guele-Arminun olarak
                                     anılır.



Biçar, Dareheni,Lice ağırlıklı olmak üzere Solhan ve Hani mıntıkasını içine alan geniş bir bölgenin
           adıdır. Bu adla 1927 yılında Türkiye devleti bu coğrafyada (Tedip ve tenkil) adı altında büyük
           katliamlar yaptı.
Hançuk,Günümüzde Dareheni sınırları içinde olan alanın eski adıdır.
Querem , Dügernan ve Çiris köyü arasında ormanlık bir alanın ismi
Çıre Yad ,Elazığ yolu üzerinde Yado çeşmesi.Kürd direnişçisi Yado çeşmenin bulunduğu tepede
                yıllarca mevzilendigi için ismini oradan alır.
Çıre Musyun, Bahçelievler mahalllesinde bulunan çeşmenin adıdır. Îsmini mahalleye ilk yerleşen
                       dedelerimin köyünden dolayı bu isim halk arasında kullanılır.
Çıre Sedin Telha, Azizan köyü sınırları ormanlık alanda bulunmaktadır. Isminide Kürd direnişçisi
                             Sadin-Telha nın, 1925 hareketinde mevzilendiği ve saklandııi yerden almaktadır.
Hesar , Metan,Dügernan ve Aşağıköy arasındaki ormanlık alan.
Çotala ,Dareheni zıkte bölgesinde bulunan bir dağ ve vadinin adıdır.
Geme Eli Seyfi , Qerac köyünde bulunan ormanlık bir alandır. ismini sahiplerinden alır.
Merge Eli Seyfi , Qerac köyünde bulunan geniş meralık bir alandır.
Gemezac, .................
Yekmal, Günümüzde Simani mahallesi sınırları içinde bulunan bir bölgenin adıdır.
Tawsala, Dareheni mıntıkası ile Lice arasında bulunan bir aşiretin ismidir.
Axking ,..............
Vahking , Darhenide bulunan bir çay'ın adıdır.
Zıkte , Darehenide yerleşik bulunan bir aşiretin ismidir,
Sekeran , Hamamlar ve çevresindeki bazı köylerin bulunduğu bölgenin adıdır.
Sağyer , Cabaxcur deresinin kırdki adıdır. Rencber Eziz deyrinde de bahs eder.(Wusar diyen awe Sağyer Wuşena)
Gayt , Bingöl Cayboyu köyünün Kırdkı ismidir. Ağaclık ,sulak yerler içinde Gayt kelımesı kulanılır.
Koe Şem , Bingöl dağları için kullanılır.
Dakun , Guewdere mıntıkasında,Vinyerin köyünden başlayarak Zoxpa köyüne kadar bulunan bölgeye verilen addır.
Gola zerac ,.................
Sultan Qıbessi, Qaylık köyü yakınlarındaki ziyaretin ismidir.
Vera ruec,.......................
Qılnazik ,Derenazik köyündeki tepenin ismidir.
Bonni,.......................
Deşte Çılkani , Yeniköyden Murat nehrine kadar olan ovanın ismidir. Yeniköy Kırdki ismini bu
                        ova'dan alır.
Ziyar , Ziyaretler için kullanılır.
Poegh- Puex , Çoligde Şaban,Çıris,Querman,Aşağı ve Orta köylerının olduğu bölgenin adıdır.
Ko- Spi, Dareheni,Palu ve Qerebegan sınırları içinde bulunan yüksek dağın ismidir.
Sülbüs u Tari, Yayladere de (CONEK) dağın ismidir.
Aftor ,Awutor, Bingöl ovasında tarihi cok eskilere dayanan  yerlesik bir alanın ismidir.
Çale Pisingun, Mirzan,Dügernan istikametinde bulunan bir yerin adıdır.
Çale Ejderha ,............................
Geme Xıllık, Çiris köyü sınırları icınde sık ormanlık bir alanın ismidir.
Qadrun , Çolig sehir merkezine bitişik köy ve coğrafyanın adıdır.
Gonıık ,Guenık, Karlıova ve Bingöl arasında bir mıntıka aynı zamanda Murat nehirinin bir kolu olan
             Çay'ın ismidir.
Buuk, Çolik ovasindan baölayrak Tarbasan,Qadımadrag ve Simsor köyleri arasındaki sulak                                    ve bataklık olan bölgenin adıdır.
Kerre Sosın , Sivan ın Suesun köyündeki mağaralarıyla ünlü bir kayalık alandır.Kürd direnişcisi
                       Kasim Aga ( Qas Kuesi) ihbar sonucu bu magarada esir alinir.
Kendal ,....................
Kurjı ,........................
Tırşonek ,........................
Germa,Germaw , Ilicalar,hamamlardaki sıcak sudan ismini alır.
Heragor , Simsora bağlı Türkçeleştirilmiş adıyla Beyaztoprak mezrasıdır.
Conmerg, Dareheni-Solhan tarafında bir aşiretın adıdır
Cunan, Kığı,Adaklı yöresinde Şadili aşiretinin bir kolu olup,aynı zamanda bir bölgeninde adıdır.
Massala , Sancakta bir köy ve Çolig Solhan arasındaki bir derenin adıdır.
Meneşkurt , Solxan ilçesinın tarihi ismidir.
Awe - Peri , Karlıova ve Kığı ilçesindeki ırmağın ismidır.
Çarçıme ,Kur köyündeki meşhur su kaynağının ismidir.
Mergemir , Qerac köyü sınırları içinde olan mera ve ormanlık alanın adıdır.
Gohare Xoşın , Aşağı çarşıda bulunan bir alanın ismidir.
Qıl vergun ,...............................
Gola kena ,Guele Keyna , Metan köyündeki gölün adıdır.
Kemertext,...........................
Kırıngewl, Sarıcan köyündeki yaylanın ismidir.
Koe adırge,....................................
Deşte - Karer , Karedeki ovadan ismini alır.
Tırbe- Xec , Musyan ile Vinyerın köyü arasında bulunan yerin adıdır,
Mazre Feqi, Îsmini Molla Süleyman (Seyda) Speniden alan mahallenin adıdır.
Tırbe-Fat,.................................
Vararard, Musyan,Çöylek,Şinek,Lotan ve cevresındekı köy ve mezraların bulunduğu bölgedir.
Kere helli,.....................................
Ware Heyderun, Geydmem ve Xeylan köyü sınırları içinde bulunan meşhur bir yaylanın adıdır.
Gov.Guew , Çolig merkezde bir köyün adıdır.
Gole kullıng,......................
Değdere,.............................
Doeşe-avdal , Çoligin Güney batısı yani,yenimahale ve Mirzan mahallesinin dayandığı  yamacın
                        adıdıdır.
Fek Dere Wuir, Bingölde yeni yapılan büyük köprü yolun karşı taraf yani Düzagaç kısmındaki giriş
                         bölgesindeki yamaç ve derenin  bulunduğu alandan ismini alır.
Leyecup gsımun ,.................................
Qasmun , Zeki Adsız ailesine ait olan , Puex ve Dügernan yolu üzerinde küçük bir mezranın adıdır.
Gerındual,Gerundall , Şaban köyü ile Geydmem köyü arasında bulunan mitolojik gölün ismidir.
Guelle Arminun, Çan köyünün tepesınde bulunan ve Ermeni soykırımından ismini alan bir göldür.



*****************

SON SÖZ ,


Çolig ve çevresinde yerleşik Türk olmadığı için,coğrafik tüm terimlerde kesinlikle Türkçe ismi yoktur. Zaten Türkçe dili yeni bir dil oldugu, tarihide 1930'lu yıllara tekabül eder. Bu nedenle Çolig coğrafyasinda her yerleşibirimi,coğrafik oluşumlar başta olmak üzere sosyal ve kültürel toplulukların mutlaka KIRDKÎ/ZAZAKÎ bir ismi vardır.

Yukarıda yazdığım bu isimler hemen ,hemen her mıntıkadan seçilen ve dikkat çekilen Kirdki/zazaki isimlerden oluşuyor. Bu isimler dahada çoğaltabiliriz.


Normalde mensup olduğum köydeki coğrafik oluşumlar,dag,tepe,ziyaret,dere,ormanlık alan,V.S yazarsam şuanda ki isimlerden daha fazlasını yazabilirim.

Çolig halkının dikatini çekecek ve ençok bilinen Kırdki isimleri sizinle paylaştım.

Yazdığım isimlerin bulunduğu mevkileride tanıtmaya çalıştım.

Eksik ve yanlışlıklar düzeltilirse sevinirim.

Îsmini duyduğum ama mevkisini bilmedigim (... isaretli) yerleride yazacak arkadaslara da şimdiden teşekkür ederim.

Selam ve saygılarımla ,


                                                                                       Orhan Zuexpayıc

   




8 Ocak 2018

ÇOLÎG "BÎNGÖL" DE 1950 YILINDAKÎ SEÇÎM HATIRATLARI ÜZERÎNE ARŞÎVÎMDEKÎ BAZI NOTLARI SÎZÎNLE PAYLAŞIYORUM ?




(1)




Fotoğraftaki, sol baştaki Karerli Mehmed Efendi, ortadaki Hüseyin Doğan efendi Cem vakfı başkanı ( Izzettin Doğan) ın   babasıdır. 1950  yılında CHP,1965 yıllında AP Malatya Milletvekilliği yapmıştır. Sol taraftaki foto Bertal efendi Dr.Şivan (Said Kirmızıtoprakın) dedesidir.1938 Dersim hareketinde Türk askerlerince şehaddete ulaşmıştır. 

(2)



     
    1939,1943,1946 ve 1950 yılları arasında 4.dönem CHP Bingöl Milletvekilligi yapmış,Dersim               kökenli Atatürkün çok yakın arkadaşi ve koyu Türkçüdür.

                                 



- Mustafa Nuri Okçuoglu Karakoçan Okçiyan köyünden olup, şadilli aşiretine mensup 1950-
 CHP,1954-DP ve 1957 CHP den üc dönem milletvekilliği yapmıştır.
- Atatürk ve ismet Inönü'ye yakın bir kişi olmakla beraber hukukçu kimliğiyle yargıtay üyeligine
  kadar yükselmiştir. 














- M.Sait Göker 1954,1957 Demokrat Parti, 1977 Adalet partisinden 3.dönem Bingöl milletvekilliği
  yapmıştır.
- Darehenili Ismail Ağa'nin oğludur. 1925 Şeyh Said hareketinde aile tümüyle aktif hareketin içinde
  yer almıştır.
- Sait Göker'in basta şehadete ulaşan direnişçi ağabeyi Yusuf Ağa olmak üzere yakın akrabalarının
   çoğu şehadete ulaşmıştır.
- Yakma,yıkma ,zindan ve sürgünler yaşayan bir aileye mensuptur.







- Burhaneddin Bilgin ,ortadaki resim sağ taraftaki M.Selim Uzun, sol taraftaki resim Seyitxan
  Kurıj'dır.
- Burhaneddin Bilgin 1954 yılında CMP, 1983 tarihinde'de MDP milletvekilli adayı olup,seçilemedi.
- Burhaneddin Bilgin'de Dareheni Kelaxsi Şeyhlerinden olup, başta babası  Şeyh Hüsen olmak üzere
  amcası ,Kürd ru-spisi Şeyh Serif 1925 hareketinin öncü kadroları olarak şehadete ulaştılar.
- Aileden sürgün,şehadet,köy yakma,yıkma başta olmak üzere büyük bedeler ödemiştir.
- Kelaxsi köyü 1925 ten günümüze kadar 3,4 defa devlet tarafindan boşaltılıp,yakılmıştır.
- 1980 darbesinde ilk yakılan köy ünvanina sahiptir.



*******************



ÇOLÎGDEKÎ 1950 SEÇÎMLERÎ ÜZERÎNE KARERLÎ MEHMEDT EFENDÎNÎN NOTLARINDAN  DERLEDÎĞÎM BÎLGÎLER ÜZERÎNE KISA BÎR AÇIKLAMA ?


1950 seçimlerinde Çolig'de aday,adayları ve ittifaklar üzerine Karerli Mehmed Efendi'nin torunu bundan 10 yıl evvel bana bugüne kadar yayınlanmayan dedesinin notlarını gönderdi. Bu notlar arşivimde bugüne kadar yayınlanmadı.

Bu bilgiler çok değerli gördüğüm için hemşerilerim basta olmak üzere Kürd kamuoyuylada paylaşmak istiyorum. Bu bilgilerden hareketle 1950 seçimlerindeki kojüktürel durum başta olmak üzere ,sistemin bölge halkından olmayan ırkçı-şoven ve devşirme  kişileri aday göstermeleri, yerli adaylar arasında nifak çıkarma ve hatta hilleyi, şer yöntemleriyle yerli adayları nasıl derdest edildiklerini dönemin tanığı Karerli Mehmet Efendinin notlarında öğreneceksiniz.


 Ayrıca, dedesinin hatıratlar kitabı yayınlamadan evvel gönderdiği notlardan Mehmet Efendinin hikayesinide 10 yıl evvel kaleme almıştım.

Kitap yayınlandıktan sonra kaleme aldığım yazıda bana gönderilen notlardan bazı eksiklikler fark ettim.Hatta bu konuda epey tartışmalarda oldu. Örneğin Kürd tarihçi Mehmet Bayrakın Karerli Mehmet Efendinin kitabıyla ilgili eleştirileri dikkate değerdi.

 Bu bilgiler çok değerli gördüğüm için hemşerilerim basta olmak üzere Kürd kamuoyuylada paylaşmak istiyorum. Bu bilgilerden hareketle 1950 seçimlerindeki kojüktürel durum başta olmak üzere ,sistemin bölge halkından olmayan ırkçı-şoven ve devşirme  kişileri aday göstermeleri, yerli adaylar arasında nifak çıkarma ve hatta hilleyi, şer yöntemleriyle yerli adayları nasıl derdest edildiklerini göreceksiniz.



KARERLÎ MEHMED EFENDÎ'YE ATFEN 1950 ÇOLÎG SEÇÎMLERÎ ÜZERÎNE AKATARDIĞI BILGILERÎ SÎZINLE PAYLAŞIYORUM ?


-1946 yılında Elazziz'de bağımsız adaylığımı koymuş ve seçimi kaybetmiştim.
-1949 yılında biraderi Izzet Koçak'ın evinde , Şükrü Kocağı (Elazığlı ama Erzurum mebusu) ziyarete gitmiştim.
-Orada Bingöl Milletvekilli Feridun Fikri Düşünsel'e karşılaştım.
- Feridun Fikri bey seçmenlerin arasına gidip yeni seçime hazırlanma niyetindeymiş.
-Söz politikadan açılınca ; Feridun Fikri Bey bana "Mehmet Bey iyiki sen politikada değilsin"
 diyerek bir taraftan beni yoklamaya çalışırken, diğer taraftan  da böyle bir niyetim varsa caydırma
 yollarını arıyor gibiydi.

- "Baksana biz içine düştük bir daha da çıkamaz olduk " deyince ben ;
- Sizi zorlayan mı var ? Adaylığınızı koymazsanız iş biter.
- Öyle degil Mehmet Bey , memleketin bizim gibilerine ihtiyaci var.
- Hem sevgili kizim Sevinç'de okulunu bitiremedi.
- Hiç olmazsa o okulunu bitirinceye kadar bir defa daha seçilmek zorundayım.
- Desenize halka hizmetten ziyade,kızıniz için mebus olmak istiyorsunuz.
- Yılların mebusluğu ve bugüne dek edindiğiniz kariyer size ve kızınıza kafi gelmiyorsa; bir dört sene
  daha mebus kalmanızın egonuzu tatmin edecegini sanmiyorum.
- Ben sizin yerinizde olsam, adaylıktan vazgeçer ve nöbeti mebus olduğunuz beldenin gençlerine
  devreder ve bu hususuta gençliğe bir çıgır açarım.
  Deyince ? Feridun Fikri :
-Yoksa siz mi niyetlisiniz ?
- Neden olmasın, yoksa bana yakıştırmadınızmı mebusluğu ?
- Yakışmasına yakışır da ; biliyorsun bu politikadır .
- Senin ise gecmişin karanlık .
- Bu ara Türkiye'nin de durumu pek iç acıcı değil.
- Îşin içinde ölüm,sürgün,idam da var.
- Biliyorsun Hasan Hayri bu işi beceremedi de idam edildi.
- Geçmişin karanlıktır,demekteki kastınızı ögrenebilirmiyim.
- Ne demek istiyorsun,geçmişin karanlık demekle ?
- Hemen kızdım, sakın sözümü yanlış yorumlama.
- Bilirsin ki seni sever ve sayarım.... Türkiye bir dönüşüm içersinde.
- Herkes çıkarı istikametinde ülkeyi yönetme hevesine kapılmış.
- Bu siyasi kargaşanın sonunda ne olacagı belirsiz.
- Kardeşane duygularla senin bu ortamda politikaya karışmanı sakıncalı bulmaktayım.
- Geçmişin karanlıktır deyişime gelince ;
- Türk siyasi tarihinde Ismin Şeyh Said olaylarına karışmış.
- Önce idam , sonra da 101 sene mahkumiyeten kurtulmuş olmandadır.
- Yoksa sana karşı asla bir kastım ve bir art düşüncem olamaz.
- Af kanunu meclisiniz ve meclisteki sizler çıkartınız.
- Bu kanunla geçmişteki bütün olaylar unutulup, o defterler kapatılalı 23 sene oldu.
- Devletin unuttuğu bir konumu yeniden gündeme getirip, onu tehdit aracı olarak kullanmayı,kendine
  güveni olmayan,aczinin tutsağı olmuş politikacılar yapıp; haysiyeti pahasına da olsa yıllarca bu
  toplumun sırtında bir asalak olarak yasamlarını sürdürürler.

- Hasan Hayri gibi onuruna duşkunler ise, bir dilim ekmek ve bir damla kana tamah etmeden,temsil
  ettiği zümrenin katline fetva vermişlerin icraatlarına göz yumma zilletine düşmeden şehaddet
  şerbetini içerler.
- Devlet icratının yüz karası olarak gösterilen Şeyh Said olayı ise, basiretsiz politikacı ve onun
 şerikleinin esridir.
- Bunun şaibesini ise, bu memleketin varında kandan mamul harcı olan biz mağdurlarınıza mal
  edemesiniz.
-Şükrü Kocak beyin devreye girmesiyle , Feridun Fikri Beyle olan konuşmamız kesilmişti.
- Daha sonra izin isteyip kalkarken , Feridun Fikri Beye hitaben, politikada gözüm yok ama eve gider
  gitmez Bingöl kazalarına tel çekip, kendi bünyelerinde çıkaracakları adaylara oy vermelerini
  isteyecegim diyerek oradan ayrıldım.
-Ertesi gün, Bingöl ün il ve ilçe belediye reislerine, " Istek,acı ve ıstıraplarınızı içtenlikle dile   getirecek yegane ses , kendi sesinizdir.
- Bu sesin yurt sathında yankılanması ancak kendi aranızdan seçeceğiniz mebuslarla mümkündür. "
  mealinde birer tel çektim.
- Daha sonra edindiğim malumata göre Bingöl ve Genç ilçelerinden Burhaneddin Bilgin ile Said
  Göker,Kığı'dan M.Ali Turan adaylığını koyma hazırlığındaymış.
- Oğlum Alirıza'yı Genç'te Said Göker Ağa'ya göndererek Şeyh Burhaneddin Bey'le anlaşıp,
   yanlarına Kığı adayınıda aldıkları taktirde ancak seçimi kazanabileceklerini salık verdim.
- Alirıza döndüğünde Said Ağa ile Şeyh Burhaneddin Bilgin'in birbirilerine fedakarlık etmediklerini
  ,ikisinin birden seçime girmeye kararlı olduklarını duyunca , bizathi Genç'e gidip Said Göker'le
  görüştüm.
- Ne yazık ki o kararlıydı.
- Burhaneddin Bilgin ise önceden Bingöle gitmiş ve iki gün sonra  yapılacak aday tesbiti seçimi
  hazırlıklarına başlamış.
- Gerçekten iki gün sonra Bingöl'de toplanıp aday tesbiti seçimini yapacaklardı.
- Bizathi ertesi gün bende Bingöle gittim.
- Hiçbir mahalli aday yek diğerine fedakarlık etme niyetinde degillerdi.
- Deneme seçimi başlarken Feridun Bey bütün adayları ayrı ayrı ve biribirinden habersiz olarak
  görüp, onlara " Siz bu seçime girmezseniz ben sizi % 30'la merkezden gösteririrım" vaadinde
  bulunur.
- Seçim sonrası yanıma gelip durumu bana anlatan adaylara, Bingöl'ün iki milletvekili var . - Bunlardan biri hakkınızdan lehine fedakarlık ettiğiniz Feridun Fikri Bey .
- Ikincisi kim olacak ? Burhaneddin Bilgin mi ? Said Gölker mi ? , M. Ali Turan mi ? Yoksa Tahsin
  Banguoğlumu (Mekedon kökenli-TDK eski başkanı)?
  sizlerin hepinize aynı vaade bulunan Feridun Fikri Bey in hanginize verdiği söz doğru , deyince
  üçüde birbirilerinin yüzlerine bakarak, Vallahi sen doğrusun Efendi.
- Bu adam hepimiz kandırdı deyince ;kalktım ve hemen o anda adaylığımı ilan ettim.
- Ön seçimi kazanmış olmanın sevincesi içersinde hemen Ankara'ya hareket eden Feridun Fikri Beye,
  benim bağımsız olarak adaylığımı ilan ettiğim haberi Vali Naci Röllas tarafından kendilerine iletilir. - Bu kez Feridun Fikri seçimi kaybedeceğini anlayınca, yargıtay üyesi Mustafa Nuri Okcuoğlu'nun
  merkez kontenjanından adaylığını koydurtur.
- Biz seçim faaliyetindeyken, Vali Naci Röllas tüm ilçe ve köyleri dolaşarak , CHP den başkasına oy
  verdiğiniz taktirde Bingöl'ü yakıp yıkacağı tehdidinde bulunurken : öte taraftan da köy köy dolaşan
  jandarmalar Mehmet Efendi ve adamlarını firaridir diye, arıyoruz.
- Haklarında şikayet var diyiyorlarmış.
- Günlerden bir gün Sımhaçlı Reşit Beye konuk olmuştum.
- Haberci Valinin köye gelmekte olduğunu salık verince ; birden bire Reiit Beyin rengi değişmişti.
- O bana birşey diyemiyordu ama ben onun farkındaydım.
- Buna rağmen, Ağa ben kalkacağım ama Valiyle konuşmadan gitmeyeceğim dedim.
- Biraz sonra Vali Naci Röllas avaneleriyle pür azamet içeri girdi. Oturur oturmaz bana hitaben;

- Seçim nasıl gidiyor Mehmet Bey ?
- Rahat bırakırlarsa sonuçtan ümit varım.
- Neden rahat bırakmasınlar .
- Size kim mani olur ki ?
- Siz Beyefendi siz !
- Beni itham ettiginizin farkındamısınız ?
- Itham etmiyorum sadece gerçegi yüzünüze haykırıyorum.
- Seçim faliyetlerinin yoğunlaştığı bu ortamda sizi ; kar,kış ,çöl,çamur demeden at sırtında yollara
  düşürüp köy köy dolaştıran duygu seçim gayretkeşliği değil de nedir ?
- Unutma ki ben buranın valisiym.
- Il sınırları içersinde dolaşmam, vatandaşlarımla hemhal olmamdan tabi birşey olmaz.
- Bunun için izin alacak bir mercii de yoktur.
- Kaldi ki mevsim kışa doğru yönelmiş.
- Halkımızın bir sürü sıkıntıları mevcutur.
- Bunu mahallinde tesbit edip,gerekli tedbiri alma amacıyla dolaşmaktayım.
- Bizden yani yönetimden kuşkulanmanız seçiminize gölge düşürür.

- Gölgeniz zail olması mümkündür.
- Ama yoksa ve bir koyu lekeyi ortadan kaldırmak zordur.
- Bu tür seyhatler idarenin tarafsızlığına nakısa getirir.
- Halkı düşünmek ,onların ihtiyaçlarını  mahallinde tesbit edip, tedbir almak hem güzel hem de görevi
  asliyenizdir.
-Bundan ötürü sizi kutlamak lazım. Ama unutmayınki bu ortam o ortam değil.
-Yani zamanlamanız yanlıitır.
- Söylentilere göre siz başta olmak üzere mahiyetinizdeki tüm bürokratlar ,Nahiye
  müdürleri,kaymakam ve karakol kumandanları ve karakol jandarmaları guruplar halinde köy köy
  dolaşıp, özellikle bana oy verecekler üzerinde baskı kurup, halk partisine oy vermelerini , aksi halde
  partiden gayrisine oy kullanmış veya sandığında yabancı oy çıkmış köylerin boşaltılıp,halkının
  sürgüne gönderileceği tehdidinde bulunuyormusunuz.

- Hatta Karer'in Şirnan köyünde savurduğunuz bu tehditlere rağmen akrabalarımızdan Mehmet
  Efendi size , "Arzunuz bizce emirdir ama ,unutmayın ki Mehmet Efendi de bizim akrabamızdır.
- Ona oy vermemekle kendimizi inkar etmiş oluruz.
- Ben başkları gibi yalan söyliyemem, yarın harmanda dövüşeceğimize tarlada dövüşmeyi tercih
  ederim.
- Biz akrabamıza oy verecegiz.
- Teşriflerinizden ötürü ve hatırınız için Feridun Beye de bir kaç tane oy veriririz, deyince siz,  " Ya
  köyün tümünün oyunu benim isteğim doşrultusunda verirsiniz yahut ta vereceğiniz o bir kac oyu ............sokarsınız" diye galiz kelam kullanmışsınız.
- Jandarmalarınız her gittiği yerde beni ve kardeşlerimle, oğlum Alirıza yı aradıklarınızı,haklarında
  tutuklama müzekkeresi bulunduğu yolunda propaganda yapıyorlarmış.
- Bu tehditlerden ötürü aşiret arasına ikicilik soktun.
- Bizi birbirimizin aleyhinde çalışmaya zorladın.
- Yarın çıkacak olayların sebebi siz olacaksınız ki, o zaman ne partniz ve ne de Feridun Fikri Bey
  babanız sizi elimden kurtaramaz.
- Ben şimdi Karlıova ya gidip postanede karargah kuracağım ve tüm yaptıklarınızı,ilgililere
  duyurmakla kalmayıp,hakkınızda adli kavuşturma yapılmak üzere ilgililere ihbar ve şikayette
  bulunacağım, diyerek oradan kalkıp Karlıova ya doğru yola reva olduk.
- Biz Simhaçtan ayrıldıktan hemen sonra Vali de peşımizden Vilayete doğru gitti.

- Seçimler yapıldı  ve sonuçlar yerli adayların hepsi diskalifiye edildi.
-1950 seçimlerini yine Feridun Fikri Düşünsel ile Şadili aşiretinden olup koyu Kemalist ve
  bürokraside yargıtay üyeliğine kadar yükselen M.Nuri Okçuoğlu Bingölü olmayan iki kişi
  tarafından temsil edildi.

.********************+

- Feridun Fikri Düşünsel , Bingöl vilayet olduktan sonra tek partili dönemde CHP tarafından 4.dönem
  ha atama ,ha hile ve entrikalarla Bingöl mebusu olmuştur.
- Bingöl mebusu olmadan evvelde Dersim mebusluğu yapmıştır.
- Hile,entrika ve komplolarıyla meşhur bir siyasetçidir.
- Öz dayısı eski Dersim mebusu Lütfü Fikriye bile komplolar düzenleyerek yerine kendisi mebus
  olmayı başarmıştır.
- Dayısı onu okutan Fransaya eğtim için yollayıp sahip çıkan biriydi.
- Kemalist ve koyu Türkçü fikirleriyle bilinen biridir.
- Kızı Sevinç'te yıllarca CHP'de Kars mebusluğu yapmıştır.

-Feridun Fikri Düsünsel , 1923 yılındaDersim mebusu olmak için Seyyid Rızadan destek ister.
- Seyyid Riza tercihini Hasan Hayri'den yana koyar.
- Malumunuz Hasan Hayri 1925 Şeyh Said hareketinde  Lozan konferasına  çektiği
  telgraflardanTurk-Kürd kardeşliğinden dem vurarak, gerekse Atatürk isteğiyle Awrupaya mesaj
 vermek amacıyla Kürdlerin ulusal giysileri Şal u Şapık ile meclise gidip,konuşma yaparak  idam
 edilmiştir.
- Mahkeme sürecinde de yargıçlar kendisine yaptıği suclamalarda giydikleri Kürd ulusal giysileri ile
  neden bu meclis hem Kürdlerin, hemde tüürklerin demesi, idam sebebi olarak kayıtlara geçmiştir.


SONUÇ OLARAK,


- Çolig'de 1950 seçimlerinde yaşanan olaylar bana aktarılan bilgilere dokunmadan sizinle paylaştım. - - Bu bilgiler hem Türk siyaseti hemde Kürd coğrafyasında sistemin uygulamis olduklari politikalar açısından değerli olduğu için paylaştım.

Selam ve saygılarımla ,



                                                      ORHAN ZUEXPAYIC

















30 Aralık 2017

1954-1957 Yillarinda Bingöl secim sonuclari



[PDF]Ö : 110 3.9.1961 O : â — 169 - TBMM

https://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TM__/.../tm__000071100169.pdf

M. Zeki özsoy. M. Ali Turan. Burhanettin Bilgin. Mehmet Reşit Atlı. Fevzi Uçar. Mehmet Bektaş. Sait Bozkan. Cemal Elçi. Ekrem Yıldız. Mirza Dilsiz. Aksoy Sanal ... Mehmet Zeki özsoy. Hacı Cemal Elçi. Şevki Demirtaş. Hacı Ali Varol. Fikret Memişoğlu. Hasan Celâlettin Ezmen. Sait Elçi. Kemal özdemir. Abdüsselâm Korkut.
Bu sayfayı 2 kez ziyaret ettiniz. Son ziyaret tarihi: 30.12.2017





29 Aralık 2017

GANDİ VE Saré Gelin (Alinti bir yazidir)

GANDİ VE Saré Gelin

Bir adam vardı. Suda, onu arıyordu. 





Bir adam vardı. Suda, onu arıyordu.
Suya üç kulaç, beş kulaç attı.
Onu bulamadı.
On kulaç, on beş kulaç attı.
Gene onu bulamadı.

Sonra suyun derinliklerinde kara kaya tabakalarına rastladı.
Yelse düştü, gücü sona erdi
Ve onu bulmaktan ümidini kesti.

Henüz çok gençken, bir karar almıştı. Her zaman dürüst davranacak, iyilikten vazgeçmeyecek ve birilerinin onu itip kalkmasına izin vermeyeceğine ilişkin kendi kendine söz vermişti.

Birçoğumuz böyle kararlar alırız, ama onlardan kolaylıkla vazgeçeriz. O kararına sadık kaldı. Başkaları kendisine şiddet gösterse de hiçbir zaman şiddetle yanıt vermeyecekti. Gerçeğe ve şiddet karşıtı davranışlara inancı, adaletsizliğe direnme kararlığı, onu ruhsal olarak güçlendirdi.

Ama bir sözü yerine getiremedi. Hayatı boyunca o sözü yerine getirememenin vicdan azabıyla yaşadı ve on yıllarca sonra o vicdan azabı, O’nun hayatına kastetmesiyle son buldu.

Saré Gelin gençliğinin baharındaydı. Evliliğinin ilk yılları Türkiye’nin zor zamanlarına denk gelmişti. 1925’de Kendi köylülerinin de katıldığı Şeyh Sait hareketi bastırılmış ve devlet güçleri köy, dere, bayır demeden mahkum diye nitelendirilen direniş güçlerini arıyordu.

O gün, köy pınarından su almak için evden çıktı. Köyde dikkati çeker bir sessizlik vardı, köy meydanına geldiğinde bir grup askerle karşılaştı. Bir asker sert komutla “erkekler nerde?” diye bağırdı, Saré gelin şaşkın bir halde “daha kimse kaldı mı? Kimini idam etiniz, kimini öldürdünüz, kimi kayıp, kimileri de dağlara sığınmış. Daha ne istiyorsunuz?” diye aynı sertlikte cevap verdi.

Olanları geri plandan izleyen komutan gözdağı vermek amacıyla, “bak hele! Nasıl da cevap veriyor” diyerek “tutuklayın” emri verir. Tutuklamak için yaklaşan askerler, Saré’nin sert direnişiyle karşılaştılar.

Komutan bir hata yaptığını anlamıştı, vicdanının onu rahatsız ettiği her halinden beliydi. Yanı başında halkla arasında tercümanlık yapsın diye çağırdığı O vardı.

Gözlerinin önünde meydana gelen bu insanlık dışı olaya sessiz kalamazdı, askerlerden Saré’ yi bırakmalarını istedi. Askerler komutana bakıyorlardı, komutana yöneldi, Saré’yı bıraktırması için ısrarcı oldu. Komutan suskundu, bir müddet sonra askerlere köyden çekilme emri verdi, Saré gelin de yanlarındaydı. O, kararlıydı Saré’ yi yalnız bırakmayacak ve onu kurtaracaktı.

Batıya doğru saatlerce yol aldılar. O, Yolculuk boyunca Saré’nın bırakılması için ısrarcı oldu, komutanın davranışlarından umutlanmış Saréyle birlikte döneceklerine inanmıştı. Nihayet Guleman bölgesi Murat ırmağı kıyısında mola verdiler. Yol yorgunluğu ve içinde bulunduğu psikolojik halden bitap düşen Saré gelin elleri bağlı saçları dağılmış bir halde önce gökyüzüne sonra dağlara baktı, İlkbahar çimenlerinin sesini dinledi ve coğrafyanın tarihiyle yaşıt olan asil nehir Murat nehrinin akışını izledi. Murat yine asabiydi yatağına sığmıyordu. O! ne acılar görmüştü, bir acıya daha imza atacaktı.

Saré gelin, bir ceylan hızıyla yerinden fırladı Murat’a doğru koştu. Ortalık dur! Sesleriyle inlemeye başladı. Komutan “sakın vurmayın, canlı yakalayın” dediğinde Saré kıyıya ulaşmıştı; dönüp “köye Saré namusunuzu çiğnetmedi onuruyla öldü deyin.” Ve kendisini Murat’ın yumuşak kollarına bıraktı. Murat onu incitmeden derinliklere çekti, bir daha çıkmayacasına.

Herkesi bir hüzün sarmıştı, saatlerce aradılar, seslendiler ama Saré’yı bulamadılar. Komutan, acılar içinde olan O’na yaklaştı “bırakacaktık ama şimdi yapacak bir şey yok, üzgünüm” dedi ve askerlerine seslenerek oradan çekildiler. O, ayrılmadı geceyi orda geçirdi. Sabaha kadar Murat kıyılarını taradı ama onu bulamadı.

Yıllar sonra bir ses ona:
Daha derinlere in, daha derinlere! Dedi.
Daha derinlere indi ve onu buldu.

Bir daha su yüzüne çıkmamacasına.
Son nefesinde dudaklarında tanrının adı vardı.

Aradan 50 yıl geçti siyah paltosu ve kolunda taşıdığı şemsiyesiyle çay dere ve ırmak boylarını gezdi, dolaştı. Bazen bir su kenarında oturur saatlerce suya bakardı, “Saré’yi gördünüz mü? Dercesine. Bingöllüler ona hafızasını kaybetmiş dediler, önemsemediler. 7 Ekim 1983’te ortalıkta görünmez oldu. 10 Ekim 1983 günü cesedi Guleman bölgesinde Murat nehrinde boğulmuş olarak bulundu. Saré gelinin kendisini Murat’ın sularına bıraktığı alanda.

1953 tarihli vatan gazetesi manşetten verdiği haberde O’nun için şöyle diyordu.

BİNGÖLÜN GANDİSİ:
Hacı Cemal ELÇİ, Bingöl’ün çok sevilen bir tipidir. Esaslı bir tahsili olmamakla beraber derin malumat ve bilgisi vardır. Herkese iyilik yapmaktan hoşlanır. Kimsenin birbiriyle dargın olmasına tahammül edemez. Daima arabulucu bir rol oynar. Rençberdir. Hiçbir partiye kayıtlı değildir. Bingöl’de onu tanımayan yoktur.

Bingöl’ün ilk atanmış Belediye başkanıydı, halkına hizmetten gurur duyan bu güzel insanın anılarda yaşatmak için adı bir sokağa dahi verilmedi.

Türklerin Ezo gelini, Yörüklerin Türkmen gelini, Ermenilerin Sarı gelini dilden dile dolaşırken; İlkbahar çimenlerinin sesi Zaza gelin Saré gelin hiç anılmadı, hatırlanmak istenmedi.

Onlar ümmetin yetimleri, Anadolu’nun kimsesiz çocukları olarak kaldı.



Muhittin aydar (Alinti bir yazidir)