Kûy a Spî

18 Kasım 2011

CEBAXCUR'DAN BİR PORTRE "KARERLİ MEHMED EFENDİ"

Orhan Zuexpayij
Alıntı: Welatparez.com


Bu yazı, orjinal şekliyle herhangi bir düzeltme yapılmadan yayımlanmıştır! (Editör karer.org)
Thu, 10 August 2006 15:32
Fri, 11 August 2006 15:14



Karerli Mehmed Efendi'nin "Erenler" Cebaxcur/Azanpert-sagyan köyünden baslayip,Elazig/Hüseynik,Awrupa,ABD'de devam eden ,en son yine Hüseynikte noktalanan Kürd yasami,yillarca halkimizin yasadigi bir trajedinin tutanagidir. Dogrusunu söylemek gerekirse bugüne kadar yazdigim portreler belli bir bölge ve inanca hitap etmekteydi. Bu portre digerlerinden farkli Cebaxcur disinda muhacir kalmis,Awrupadan baslayarak, deniz asiri Atlantik ülkesine kadar uzanan o cileli yasam'dan bazi anekdotlar sunacagim. Ayrica,Karerli Mehmed Efendi'nin ulusal mücadeleye bakis acisi,Sex Said hareketi ve Dersim hareketi döneminde yasadigi bazi olaylari bu yazida bulacaksiniz.

Yine, Karer bölgesini kisaca tanitmak istiyorum. Cebaxcurun kuzey/dogusunda bulunan, anlatimlara göre ismini Karerbaba dagindan alan Cebaxcur iline 45 kilometre uzaklikta,8 köy 14 mezrayi icine alan bir bölgedir. Karer halkinin büyük cogunlugu Xormek asiretine mensup olmakla beraber,cok az miktarda Lolanlilar bulunmaktadir. Bölgede bulunan köylerden Sagyan,maskan ve sirnan köyleri kurmanci konusurlarken,diger köyler Hircik,Yekmal,Pircan,Korkan ve Darebi köyleri Zazaca"Dimili" dillerini konusurlar. Yönetimsel olarak Azapert/Adakli ilcesine bagli olan Karer,Karliova "Kanires'in Gonik nahiyesi,Azanpert ilcesi,Ilicalar"Hamamlar ve Sancak nahiyesi dörtgeni arasindaki bölgede bulunmaktadir.

Karerli Mehmed Efendi'yi anlatmadan evvel'de yakin dönemde 1976 yillinda 19 yasindayken sehit düsen torunu Nuray Erenler'den bahsetmek istiyorum. Nuray Erenler yakin dönem'de yani Ideolojik insaa sürecinin basladigi dönemlerde,Cebaxcur'un Sait Elci'den sonra,farkli kulvarlarda mücadele etseler bile ikinci sehidi diyebiliriz. Bu gencecik kizimiz Ankara Hacettepe merkez kampüsünde bir gün evvel katledilen Sükrü Bulut'un cenazesini kaldirmaktan dönen arkadaslariyla beraberdir. Bir yandan fasist,bir yandan polislerin kursunlarina hedef olan Nuray Erenler sehadette ulasir. Dogup, büyüdügü Hüseynik köyüne topraga verilen,bu genc kizimiz hakkinda elbette cok sey yazilmasi gerekir. Cünkü bu insanlarin mücadelesi , yettisttigi aile ortamindan aldigi terbiye ,dede ve babasinin o cilelei yasamlari hepsi birer tarih
bilinci,yani ulsal bilinctir.

Karerli Mehmed Efendi'yi dogrusu cok merak edip,portresini yazmak istiyordum. Tesaddüf yakin dönemde tanisttigim tornundan, Mehmed Efendi ile ilgili bilgi istedigimde,babasinin yillarca saklamis oldugu bilgi ve belgeleri derleyip, dedesi ile ilgili bir "! Hatiralar" kitabini cikarmak istediklerini söyledi. Dogrusunu söylemek gerekirse,yakin tarihimize isik tutacak ve bazi bilinmeyen olaylari bu kitap ile su yüzüne cikacagi,inancini tasiyorum. Tarihcilerimiz, arastirmacilarimiz, aydinlarimiz icin inaniyorumki bu kitap bir vesikadir. Kitabin basimi icin halen girisimler sonuclanmamistir. Kitap'in basilmasini dört gözle bekliyoruz. Kitap cikmadan evvel bu Kürd degeri ile ilgili kisa bir otobiyografisini torunundan istedim. Sagolsun hic tereddüt etmeden bana gönderdi. Kisa bir özet halinde de olsa, Karer'li Mehmed Efendi'nin yasam öyküsü'nü sizinle paylasmak istiyorum.

Karerli Mehmed Efendi tahminen 1895 yillinda Karer'in Sagyan köyünde dünya'ya gelmis olup, daha kücük yaslarda babasi tarafindan okumasi icin Elazig'daki amcasi Hasan Efendi'nin yanina gönderilmis,orada Hüseynik köyünde ikamet ederken Askeri Rüstiye'yi tamamlayip,ardindan Idadiye'ye devam ederek egitimini Istanbul'da Askeri Tip okuluna kayit yaptirarak devam ettirmeye baslamis,ancak 6 ay sonra göz bozuklugu nedeni ile okuldan uzaklastirilmis,böylece egitim hayati yarida kalmistir. Bunun ardindan Amerika da bulunan kardesi Hasan ile amcasinin oglunun yanina gitmeye karar verip,önce Awrupa'da birkac ay dolastiktan sonra Amerika'ya gecmis,Amerikada is aradigi dönemlerde "zatürceme" yakalanip,tedavi altina alinmis,bir süre tedavi gördükten sonra hava doktorlariin ,hava degisimi önerisi üzerine,memlekete geri gönderilmistir.

Karerli Mehmed Efendi Amerika dönüsünde Köyde "Hüseynik" temiz hava ve özel bakim sonucu kisa zamanda iyileserek sagligina kavusur. Daha sonra Kigi ilcesine giderek orada sandik emini olarak göreve baslamistir. ,1915 yilinda birinci cihan harbi baslamis, Almanlarla birlikte Rusya,Fransa ve Ingiltere'ye karsi savasa girmis ve Rus ordulari, Kurdistanin bircok yerleri isgal etmis ve birlikleri Bitlis,Cebaxcur ve Elazig hudutlarina dayanmistir. Bir taraftan savas Anadolu'nun her tarafina yayilarak,tüm siddetiyle devam ederken,diger taraftan kis ve dondurucu soguklar Kurdistani kasip kavuruyordu. Metrelerce yagmis kar yiginlari altinda ulasim kesilmis aclik ve sefalet bölgemizde kol gezer olmustu. Mehmed Efendi bu sartlar altinda masa basinda takilip kalmayi hazmedemez. Böylece Kaymakamdan izin alip, savasa katilmaya karar verir. Kaymakam bu istegi anlayisla karsilayip,kendisini savas bitinceye kadar izinli sayacagini bir yazi ile bildirerek ise resmiyet kazandirir. Bunun üzerine Kigi ve Karer köyleriyle temasa gecip,yasli genc demeden eli silah tutan insanlardan bir milis birligi kurararak cepheye hareket eder. Savas sirasinda cephede gösterdigi basarilar nedeniyle üstün basari ile liyakatlandirilmis,bu nedenle belge ve silahla ödüllendirilir.

Yil 1917,1918 savas, Dogu Anadolu'da"Kurdistan" Ruslarin maglubiyeti ile sona ermis ama bölgedeki ic kaynama ve kargasalar ye,yer devam etmektedir. Sunni Palulular ile Dersimli'ler arasindaki gerginlik had safhaya ulasmistir. Otorite boslugu asiretleri karsi karsiya getirmis ,soygunlar ,baskinlar ve katliamlar olagan hale gelmistir. Asiretler arasindaki bu gerginlikleri her iki taraftan genis halk kitlelerini tedirgin etmekteydi. Bu anlamsiz cekismeleri,birilerinin sona erdirmesi gerekmektedir. Giderek büyüyen bu düsmanliklar,bölge halkini bir ikinci savasin esigine getirmistir. Böyle bir ortamda Sadili Asireti reisi Necip Aga'nin köyüne baskin amaciyla, Bagin kalesi dolaylarinda toplanmis olan Dersim Asiretleri, Kigi suyu boyunca saflanip mevzilenmislerdir. Buna karsilik Necip Aga'da gerekli tedbirleri alarak yapilacak baskini sabirla beklemektedir. Olasi bu catismayi durdurmak amaciyla Ahmed Izzet Pasa'dan alinan tel emri üzerine Kigi Kaymakami,kaza illeri gelenleri cevre asiret reislerinden olusturdugu bir heyet icinde yer alan Mehmed Efendi heyetle birlikte,Karakocan/Ohu'ya dogru hareket eder. Görevleri tüm bu asiretleri hosgörülü olmaya ve sükunete davet etmektir.

Mehmed Efendi bu görevlerini basariyla ifa ederken. Amcasi Hasan Efendi'nin Hüseynikte vefat etmesiyle,genc yasta dul kalan ikinci esi Kamile hanim'la evlenerek köye yerlesir. Hüseynik Elazig'a cok yakin arazileri cok ve verimli olan eski bir Ermeni köyüdür. Mehmed Efendi Harput ve civarinda amcasi Hasan Efendi'nin o dönemde ticaret yapan sirketlerinin yönetimine üstlenir. Cok kisa sürede bölgede genis bir cevre edinmeye baslar. Cevre ile bu iletisim sürecine girdigi dönemde, tanisttigi kisiler arasinda kemalet ve irfan'nin doruguna yükselmis,ahlak ve yüce duygulara temayyüz etmis ,olgun davranis ve kerametleriyle cevre insanlarin üstünde etkin sayginligi olan Seyh Seyyit Ali Efendi ile tanisma serefine nail olur. Tekke ve zaviyelerin kapatilmasi sonucu Istanbul Fatih semtine nakleden Seyh Seyyit Ali Efendi Harput'ta bulundugu süre icinde basinda bulundugu Sabaniye tarikat dergahinin sadik bir üyesi olmus ve bu zatin rehlesinde ilmi tedris etme olanagi da bulmus, Karerli Mehmed Efendi. Burada gösterdigi liyakat' dan ötürü Seyh Seyyit Ali Efendi taktirlerine mazhar olmus ve ilk kez bir alevi olarak ondan halifelik beratini almis ve onun postnisi olarak' ta Sabaniye tarikati mesahigleri arasina katilmistir.

1925 yilinda Seyh Said hareketinde Hormek Asiretinin karsi tavirlarina ragmen, olaylara adinin karismasi nedeniyle ,istiklal mahkemesinde yargilanarak önce idama, daha sonra 101 sene'ye mahkum edilmiş olmasi,Sunni ve Kürd toplumu icinde Hidikanli olarak özgün bir yere sahip olup,onlarin sevgi ve saygilarini kazanmasina neden olmustur.Buna ragmen torunun anlatimina göre 1941 yilinda Cebaxcur'da mebusluk secimlerine katilan dedesine saygi gösteren sunni zazalarin, oylarini Kemalist Xozat'li Feridun Fikri Düsünsel ile Mekedon kökenli eski Türk Dil Kurumu kurucularindan Tahsin Banguoglu'na vermeleri dedesini cok üzmüs gerekirki? O dönemlerde sunni Cebaxcurlular Karerli Mehmed Efendi icin sunu söylemisler " Mehmed Efendi Karer'ic hase base,amma lakin kizilbase" diyerek oylarini baska tarafa vermislerdir. Tabii bu anlatimlar torunu'nun dedesinin hatiratin'dan alinti yaparak,anlatmistir. Karerli Mehmed Efendi bu iki Kemalist kisilige karsi aday olma gerecesi ise, Ismet Inönü'nün inisiyatifi ile Cebaxcur'lu olmayan ve hatta Cebaxcur'un bas düsmanlari bu zorba kliklerin,devsirmelerin atamalarina alternatif aday olmustur. Bu adayligindan dolayi o dönemde iktidarda olan CHP ve bürokrasisi tarafindan tehditlerle karsi,karsiya kalmistir. Mehmed Efendi'nin burada savundugu tez Cebaxcurlu bir adayin neden kendi icinden cikarmadigidir.

1925 yilinda Seyh Serif Xarpet cephesi komutani Elazig'i isgal etmeden ,Hüseynikte o dönemde ikamet eden Dersim Mebusu,Kango aşireti reisi Xozat/Agzunik'li eski bir Osmanli subayi olan Hasan Hayri'nin evine misafir olur. Sex Serif'in istegi üzerine Hasan Hayri ayni zamanda yakin akrabaliklari olan Karer'li Mehmed Efendi'yi evine davet eder. Hasan Hayri'nin ikinci esi Mehmed Efendi'nin amcasinin kizidir. Seyh Serif,Hasan Hayri ve Karerli Mehmed Efendi kendi aralarinda hareketin amaci ve sonuclari hakkinda uzunca bir sohbet yaparlar. Seyh Serif Elazig'a dogru isgale giderken,Hasan Hayri ve Mehmed Efendi'yide beraberinde götürmek icin cok israr etmesine ragmen; kendilerine gerekceler sunarak sonradan katilacagini ileri sürmüs onlarla birlikte gitmemis olmasina ragmen; Hüseynik halkinin gecmisten beri Mehmed Efendi hakkindaki husumetleri , Istiklal Mahkemeleri süresince Seyh Said Hareketinin icinde oldugu, konusundaki ihbarlari nedeniyle tutuklanarak Diyarbakir'a götürülür. O sirada Diyarbakir cezaevinde tutuklu bulunan Mehmed Efendi'nin de getirildiğini duyan Seyh Said Efendi'nin daveti üzerine yanina giderek ilk kez kendileri ile orada tanismis, hareketin nasil basladigi ve amaclari hakkinda Seyh Said'in anlatilarini bizzat kendi agzindan dinleme sansini yakalamistir.

Diyarbakir Istiklal Mahkemesi heyeti Karer'li Mehmed Efendi'ye önce idam karari verip,daha sonra karari degistirerek 101 yil müebbet'e cevirerek Afyon cezaevinde yaklasik ,oldukca zor ve sorunlu 3 yil gectiktten sonra,cikarilan bir af nedeniyle serbest birakilmistir. Malumunuz Hasan Hayri'de yine ayni dönemde cok güvendigi Mustafa Kemal tarafindan meclise Kürd giysileri,ve mecliste yapttigi konusmada bu meclis Türk ve Kürdlerin meclisi,yine Lozana'a cekmis oldugu telgraflar gerekce gösterilerek Elazig'da idam edilmistir.Hasan Hayri kandirilip,idam edilecegini anlayinca,Baytar Nuri'nin anlatimina göre su mesaji halkina vermistir. "Yasasin Kürd milleti,ey Kurdistan sehitleri,iste Hasan Hayri size kavusuyor" tabiki is isten gecmis,olanlar olup,bitmistir. Hasan Hayri'nin idam edilmesinden sonra 2 esi ve 3 cocuguyla beraber Konya'ya sefalet icinde sürgüne gönderilir.

Karerli Mehmed Efendi'Hüseynikte bulunan tüm Emlaklarina Umumi Müfettis Ibrahim Tali Öngören tarafindan el konulur. Mehmed Efendi daha sonra acmis oldugu mahkemeleri kazanmasina ragmen arazisi kendisine verilmemistir. Mehmet Efendi Hüseynikte Hasan Hayri ve Baytar Nuri ile aralarinda gecen bir cok olaya taniklik yapmistir. Mehmed Efendi'nin kitabi yayinlanirsa tarafli ve yanlis yazilan bir cok olaylar berrakliga kavusabilir. Tabi bu sürec,ayni zamanda bir tartismayida beraberinde getirir.Döneme tekabül eden ,sinirli yazilan tarihi,ulusal bilincimiz'de eksik ve yazilmayan yönleri ummarim kitap yayinlanirsa daha iyi netlesir diye,düsünüyorum.

1959 yilinda vefat eden Karerli Mehmed Efendi'nin mezari Elazig/Hüseynik köyünde defn edilmistir. Ülkesi ve halki icin mesakkat'li bir yasam sürdüren bu degerimizi,rahmetle aniyorum. Saygilarimla

Orhan Zuexpayij

Bu yazı ile ilgili düşüncelerinizi aşağıda iletebilirsiniz
   

 

 Hepsi 
 Detay 


  Yeni kayıt:

<><>
ADINIZ ve SOYADINIZ:
EMail:
Bu sayfa ile ilgili iletiniz:


ADINIZ ve SOYADINIZ:düzgün sevin
EMail:
Tarih:29.06.10, 23:35
Bu sayfa ile ilgili iletiniz:

ADINIZ ve SOYADINIZ:Simon Bastikciyan
EMail:istan90@hotmail.com
Tarih:20.12.09, 09:39
Bu sayfa ile ilgili iletiniz:Karerli Mehmet Efenfi,

Karerli Mehmet Efendinin Huseynik'de Ortmeg Mahallesinde o donemde kucuk saray olarak diyebilecegimiz muhtesem bir evi vardi, ve o ev bugun hala ayaktadir.
Karerli Mehmet Efendi'nin yasam mucadelesinin Huseynig bolumunu o odonemde taniklik etmis eski Huseynig'li buyuklerimden defalarca dinleme sansina sahip olmusumdur.
Bunlardan bir tanesi vardiki Dersim asilli Emine hanim ve esidir 110 yaslarinda fevat etmistir.
O donemde Huseynig'de olan tum ermeni, kurt, Seyh Sait, Asiretler ve Dersim olaylarini cok iyi bilen bir kadindi.
Emine hanim Harput fransiz okulunda egtim gormus ve her seyi bize en ince detaylarina kadar anlatirdi.
Mehmet Efendi, 1915 buyuk tehcir sirasinda bir çok masum ermeni aylesinin kurtulmasina yardimlari olmustur.
Ruhu sahd olsun.

Yil 1976, aylardan yaz idi ama hangi ay oldugunu kesinlikle hatirlayamiyorum, o gun Nuray hanimin cenaze torenine sahit oldum.
Mezari Huseynig'in Sehitle Mezarligi dene yerde (koyun guneydogusunda bulunmaktadir).

Nuray Erenler:
Hayatim boyunca o kadar kalabalik olan bir cenaze merasimi gormedim. Guvenlik amaciyl binlerce asker va farkli goruslerde olan insanlar mevcuttu, cok buyuk bir torendi.

En son olarak Nuray hanimi ayni yil bahar aylarinda bir hafta sonunu gecirmek icin bize gelmislerdi o gun hava cok bulutlu ve ruzgarliydi. O gun Nuray hanim surekli kitap okuyordu ve arasira bizlerle ilgileniyordu, ama cok farkli bir insandi, davranis ve hareketleri ile diger akrabalarina benzemiyordu. Ben o zamanlar daha 9 yaslarindaydim ama bunu ayirt edebiliyordum.

Bir gun aksam saatlerine dogru gunes batmak uzereydi, annem Cuisine sobasinda ekmek yapiyordu, bende camin kenarinda oturmus disariyi seyir ediyordum.
Annemin yanindada Ali Haydar Yildiz'in kiz kardesi vardi, o sirada uzerinde bir tabut ve hartarafi kanlarla dolu bir minubus gelip bizim pencerenin onunde durdu ve ben korkudan aglamistim, annem geldi ne oldu oglum demesiyle Ali Haydar Yildiz kis kardesinin bayildigini gordum, (Emos hanim).
Onuda cok iyi hatirliyorum bize hep oyuncak alir ve surekli bizimle ilgilenirdi.
Ali Haydar bir giderdi bir iki ay sonra ancak gelirdi onu cok az goruduk.
Onlarda Karerli Mehmet Efendi'nin evinde alt katta oturlardi.


Hayat hep tesaduflerle doludur, Kareli Memhmet Efendi'nin evini gordum onun torununu gordum, Ali Haydar Yildiz ogercilik yillarinin buyuk bir bolumunu o evde gecirmisti, Nuray hanim bu ev dedemin evidir, dedem burda yasamisdir diye surekli o ev sahibinden musade alir gelirdi, bize gelip hep o ortami yasamak itiyorum derdi, dedesine cok merakliydi.

Neler var neler, yazmakla bitmez.
Simdi o topraklarda binlerce kilometre uzaktayim, o topraklarin her karisida bir insanlik tarihi yatmaktadir.


Saygilarimla.
S. Simon



ADINIZ ve SOYADINIZ:hakan kıl
EMail:h.kan.8@hotmail.com
Tarih:17.01.07, 22:04
Bu sayfa ile ilgili iletiniz:öncellikle bu araştırmayı yapanlara tşk ederim gerçekten hazin bir hayat dramı bu -sahış
galiba
bizim sevgili
runerm erenlerin ddesi olsa gerek ya arkadaşlare konu harika ama işi siyasete dökmeyelim lütfen tek sorun burda sağ sol olarak diiil insan olarak anlatalım bu güzel sitemizde siyasete yer vermeyelim saygılarımla

ADINIZ ve SOYADINIZ:ilhami sertkaya
EMail:hesrete@hotmail.com
Tarih:10.09.06, 15:14
Bu sayfa ile ilgili iletiniz:merhabalar
karerin daha yazilmamis bir hazine degerinde tarihi var..Mehmed Erenler bu tarihin onemli sayfalarindan biridir..bir halkin tarihini o halk degil de baskalari yazarsa vay o halkin haline...iste bu bilincle sayin Orhan zuexpayiji kutluyorum...Tarihimizin yazilmamis olmasi,tarihimizin terse cevrilmis olmasidir.Bunu ozgurluk ve gelecegimizin askina olsun ki yazacagiz yazilacak..gecmisini bilmemek gelecegi bilmemektir..Orhan zuekpayij gibi birikimlerimizin cabalarinin degerinin bilincindeyiz...
kutluyorum...
Ilhami sertkaya

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder