Kûy a Spî

23 Kasım 2011

(DAREHENÎ VALÎSÎ FEQÎ HESEN)

( ARAŞTIRMA VE ÎNCELEME) ŞEYH SAÎD HAREKETÎNDEN BÎR PORTRE (DAREHENÎ VALÎSÎ FEQÎ HESEN)

22 Ağustos 2011 Pazartesi, 02:06 tarihinde Orhan Kaya tarafından eklendi
         ( ARAŞTIRMA VE ÎNCELEME)

         ŞEYH SAÎD HAREKETÎNDEN BÎR PORTRE

             (DAREHENÎ VALÎSÎ FEQÎ HESEN)



"Dar li ser koka xwe héşin dibe, mirov ser zımané xwe."
  İnsan dili, tarihi ve kültürü üzerine inşa olur.

                                            Vate verinun/Kürd Atasözü


   FEQÎ HESEN ÎCÎN DERLEDIGîM BÎLGÎ KAYNAKLARI HAKKINDA  KISA BÎR
  DEĞERLENDÎRME

- Şeyh Said hareketinin direnişçi portresi Feqi Hesen, nam-ı değer Hasan
  Fehmi'nin (Aradici-Fehimoğlu) yaşam öyküsünü anlatmaya çalışacağım.
- Bu yazı ağırlıklı olarak araştırma ve incelemeye dayalı derlediğim sözlü, yazılı bilgi ve belgelere dayanmaktadır. Eksik, yanlış, taraflı bilgi ve değerlendirmeler olabilir. Bu bilgilerde mutlaka rafine edilmeldir.
- Feqi Hesen üzerine yazılı Kürd,Türk kaynaklarını çok inceledim
- Özellikle Mehmet Bayrak'ın özge yayınlarında çıkan (1925 Kürd Ulusal Demokrati hareketi adlı kitabı) başta olmak üzere,Mehmet Aydar'ın ( Huzursuz Topraklar) adlı kitabındada Feqi Hesen hakkında ayrıntılı bilgilere ulaştım.
- Özellikle Mehmet Aydar'ın kitabını incelediğimde, değerlendirmelerinin taraflı olduğunu, anti-Osmanlıca ve Kurdi bir yaklaşım içinde bulunduğunu söyleyebilirim.
- Aydar'ın değerlendirmeleri genellikle  dönemin Türk basını ve Îstiklal mahkemesi savcılarının hatıratlarından pek farklı değildi. Tamamen Cumhuriyetçi ve Kemalist resmi-ideoloji'nin değerlendirmeleri ile aynı parallelde olduğunu söyleyebilirim.

**********************************************************

- Bu yaklaşımı  şöyle izah edebilirim. Çünkü birey hangi milletin dili,
  kültürü ve kimliğiyle edinmişse, hayata ve olaylara o milletin gözüyle bakar. Hele o kişide Mehmet Aydar'sa  söylenecek sözde yoktur. 1980 askeri darbesinin oluşturdugu danışma meclisinin
  Çewlik üyesi birinin değerlendirmelerinin bu temelde olması şaşırtıci olmazsa gerek.

1980 darbesinin mimarlarının gözbebeği Mehmet AYDAR devletine hizmette kusur etmediği gibi,kendi halkına bakışıda darbecilerinkinden pek farklı değildir.

-Kemalist yazarların kaynaklarından edindiği resmi bilgileri pazarlamaya çalışmış, Şeyh Said hareketinde tanınmış birçok şahsiyetide kendince devletle ilişkilendirerek onları teşhir etmeye çalışmıştır.Sanki kendisi hizmet etmiyormuş gibi bir yaklaşım sergilemiştir.O dönemin şartlarında teşhir ettiği insanların  tarihini hesaplamadan içine  düştükleri gafleti,kendisi günümüzde daha modern ve akıllıca yapmıştır.
- Danışma meclisinin tutanaklarını inceleyin ,TBMM kürsüsünde ençok konuşarak popülüst davranan  Aydar ilk sıradadır. Aydar'ın Kürdlerin hayrına bir laf söylediğine rastlayamazsınız. Günümüzdeki Kamer Genç'in 1980 li yıllarının versiyonudur.

- Mehmet Aydar Cewlikten, Kamer Genc Dersimden darbecilerin çıkardığı iki Kürd/Kırd türevidir.
- Mehmet Aydar'in elbette Feqi Hesen ,Şeyh Said ve hareketin öncü kadroları hakkında iyi şeyler
  yazmasi düşünülemez. Ilham aldığı (referansları) istiklal mahkemesi savcısının hatıratları,Behçet Kemal'in
  kitabı ,M.Şerif Fırat'ın TBMM tutanakları ve o dönemin Türk basını ağırlıklı kaynaklarıdır.
***************************************************************
- Feqi Hesen hakkında  resmi-ideolojiye yakın kaynaklarıda irdeledim. Benim yararlandığım esas kaynaklar (sözlü) birinci dereceden Feqi Hesen'nin yakın aile ve  dost çevresidir.

- Ayrıca, Feqi Hesen ailesini yakinen tanıyan,uzun süre köyünde babası din adamı olarak görev
  yapan, Mıstan aşiretinin ulemasından Hafız Efendi'nin torunu Molla Mehdi efendi'nin oğlu eski
  Amed mebusu Abdulbaki Erdoğmuş yine referans kaynağımdır.
- Abdulbaki Erdoğmuş'un Mahzun Mezopotamya adlı eserinde sayfa 92,93 de, Îstiklal mahkemesi ve Feqi Hesen hakkında önemli bilgiler aktarmaktadır.
Bu bilgiler dışında ,Şeyh Said hareketinin direnişçi ve öncü kadroları hakkında Îstiklal mahkemesi ve Türk basınında
  yazılan ifadeler değerlendirilmelidir. Bu ifadeleri dönemin Türk basınının hangi koşullarda yazdığınıda iyi bilmek gerekir.Dönemin özellikle muhalif Türk basının başına gelenler tam bir felaketir.

- Böyle baskıcı,ırkçı-şoven, totaliter tek partili Kemalist sistemin taraflı,  Kürdü küçük düşürücü,red ve inkara dayalı politikalarını gözardı etmemek gerekir.

-Mısırlı Dr Fehmi Şinavi'nin dediği gibi"Kürdler  Islam ümetinin yetimleridir."belirlemesi tam yerinde bir deyimdir."  Kürdlerin o dönemlerde ne bir dostu ne destekçisi,ne diplomasisi,nede örgütlenmesi olgunlaşmadan bastırılmıştır.

- Feqi Hesen,Şeyh Said ve diğer öncü kadroların ifadeleri değerlendirilirken, o günkü nesnel koşuları iyi bilmek gerekir.
- 1925 deki siyasal konjüktür, Kürdlerin durumu ortadayken kendiside aslen Zıkte kökenli olan Mehmed Aydar'ın yaklaşımı çok düşündürücüdür. Mensup olduğu ve doğduğu coğrafyanın insanları tebdil-tenkil hareketi ve toplu katliamlar olurken,"kendine yabancılaşmış, taraflı resmi-ideolojinin borazanlığını yapması kendi kişiliğini ele vermiştir.
- Üzülerek ifade edeyim Dare Heni belediye reisi Abdurrahim Ariç Modanlı Feqi Hesen'in ailesinden sayılır. Geçen yıl ilçenin merkezinde yapılan bir parka Muhsin Yazıcıoğlu adını takmıştır.Stokolm sendromu içinde olan başkanın bu fiili ailesinden bu zatların(Feqi Hêsen,Sadık Begê Valeri,Ömer'ê Faro nun kemiklerini sızlatmıştır.Oysaki bu kahramanlar  o coğrafyada yaşanan zulüme ve haksızlığa karşı şehadete ulaşmışlardır. Muhsin Yazıcıoğlu ise bu şehitlerimizi idama götüren mantıgın ve anlayışın tetikçisidır.

- . Beni mazur görün,okuyucularıda tenzih ederim ,bu tip Kürdleri izah eden bir atasözümüz var ; "Kuçıké meye, Lé hewşa xelké dıawite".

 Kürd direnişçi ve öncü kadrolarının iletişimde,basında ve yaşamın diğer alanlarında yaşadıkları zorluklarını görmek gerekir. Bu koşullarda Kürd direnişçilerinin başına gelen ve onurlu duruşlarıyla cesurca,,celatına ipini çektirmeden korkusuzca şehadete ulaşmışlardır. Bu insanlardan biride Feqi Hesen'dir. Hemde idama giderken ön sıradaydı.


      ***********************************************************************

 MODANLI FEQÎ HESEN KÎMDÎR ?


-Feqi Hesen aslen Zıkte aşiretine mensup olan Modan ,Türkçeleştirilmiş adıyla "Meşedalı" köyündendir.Îstiklal mahkemesi tutanaklarında Hacı Süleyman oğlu Feqi Hesen Fehmi 35 yaşında olduğu yazılıdır. Aile çevresinde edindiğim bilgilerden 1886 doğumlu,harekete 39 yaşında olduğu söylendi.
-Feqi Hesenin üç erkek kardeşi ikide kız kardeşi vardır. Kardeşleri Mahmut ve Said  Osmanlılar döneminde Yemen savaşına gidip,bir daha dönmediler.
-Feqi Hesen'nin geriye kalan diğer kardeşide Osmanli askerlerince Bitlise
 götürülüp,sehid edilir. Feqi Hesen bu kardesinin şehadetinde askerde  olduğu söylenir.
-Dare Heni malumunuz 1900'lu yıllarin başında Bitlis vilayetine bağlı bir ilçeydi.Feqi kardeşinin götürülüp,şehid edilme öyküsü kısaca değinmek istiyorum. Osmanlıların Ittihat-ı Terraki döneminin ırkçı,şoven baskıcı dönemiydi. Bitlisten bir müfreze Modan köyüne gider. Müfrezenin başındaki subay köyde bir bayan "Zeynep" isminde sarkıntılık girişiminde bulunmak ister. Köyde müfrezenin bu gayri insani ve ahlak dışı girişimine Feqi Hüsenin kardeşi karşı koyarak müfreze cezalandırılır.
-Bidlisten gelen başka bir kalabalık müfreze sorgulama adı altında Feqi Hesenin kardeşini götürüp kurşuna dizerler. Feqi Hesen askerlik dönüşü kardeşinin izini, Bidliste takip eder. O dönemin yönetimi kendisine bilgi vermez,yalnız yerel halktan edindiği bilgilerden kurşuna dizildiğini öğrenir,mezarının yerini tesbit edemeden köyüne geri döner.
****************************************************
- Feqi Hesen medrese eğtimini o dönemde kendi köyünde görür. Modan köyü,Valer,Şemsan,Şin,Muradan gibi köyler, cumhuriyet öncesi medrese tedrisatinın  yapıldığı büyük ve merkezi köylerimizdi.
- Feqi Hesen kendi köyünde 80 talebesi olan medresede eğitimini alır.
- Feqi Hesen nin M.Tayip,M.Ali ,Amine ve Asima adında toplam dört çocuğu vardır.
- Feqi Hesen'in M.Ali oğlundan Enver Fehimoğlu "Aradici" torunudur. Ailenin
   Cumhuriyet hükümetinin taktığı soyadı olan  "Arinci yi",Enver dedesinin şehadetine atfen
  "Fehimoğlu" olarak değişmiştir..


ŞEYH SAÎD HAREKETÎNDE FEQÎ HESEN VE  HAKKINDA YAZILANLAR

-Şeyh Said Efendi 12 Ocak 1925 günü Çan köyüne gider.Burada yaptığı toplantıdan sonra Simsor ve Çabaxcur kasabasına uğrar. Daha sonra Şeyh Said Efendi Çapakxcur ovasındaki Dik köyü,ve akabinde murat nehiri kıyısındaki  Kürük "Kumgeçit" köyüne uğrar.Bu köyler Zıkte aşiretine mensupturlar.13 Ocak 1925 günü Kürük köyündeki toplantıya Feqi Hesen,Hacı Sadık Valer ve diğer aşiretlerin temsilcileri başta olmak üzere büyük katılım olur.
-15 Ocak 1925 te Şeyh Said Darê Heni merkeze gelir.Darê Heni'de  Yusuf Ağa (Göker),Hacı Mehmet Ağa ,Sadık Bey Valer ve Feqi Hesenle hareketle ilgili istişare ederler. Şeyh Said Dare Heni'de Ismail Ağa'nın"Göker"  misafiridir.
-21 Ocak tarihinde Şeyh Said Efendi ,Modan ve Valer köyüne uğrar. Modan'da Feqi Hesen,Valer'de Sadık Beyin misafiridir. Ayrıca Girnoslu Hacı Kolos'ta bu istişarede bulunmaktadır.
-12 Subat 1925 günü Piran'da patlak veren harekete, Dare Heni Valisi olarak Feqi
  Hesen atanır. Diyarbakir alınıncaya kadar Dare Heni geçici  paytaxt ilan edilir, Ziraat bankasindaki devlet parası Feqi tarafından güvenceye
  alınır.Feqi Hesen'nin katipliğinede Liceli Tahir efendi görevini tekrar sürdürür.
-Şeyh Said Efendi'nin katibide bu dönemde Liceli Fehmi Bilal Efendidir.

**********************************************************************

-Istiklal mahkemesi tutanaklarında Feqi Hesen yargılanırken ,Vali olarak tam yetkili 40 gün görevde kaldiğını beyan eder. Mahkeme heyeti Feqi Hesen ile Şeyh Said yüzleşmesinde verdiği ifadede, ben isyana iştirak etmedim demiyorum. Herkes hissesine düşeni yaptı. Isyana beni teşvik edende Şeyh Said efendidir,beyanında bulunmuştur.
- Feqi Hesen ifadesinin devamında esir edilen askerlerin iaşesini sağladığını,Şeyh Said'in gönderdiği emirleri istenilen yerlere ulaştırdığını söyler.
-Feqi Hesenle o dönemde Çapaxcur kaymakamlığını atananan Çan'lı Şeyh
 Ibrahim arasında telğraflarla muhabere tutanakları mevcutur.
- Feqi Hesen o dönemde Dare Heni Valiliğine,Çanlı Şeyh Ibrahim,Capaxcur Ka-
  ymakalmığına,Palu Kaymakamlığınada Musyanlı Derviş Bürçün efendi atanır.
- Palu Kaymakam yardımcılığına'da Xeylanli "Yib Sel Erebun" yapar. Derviş
  Bürçün hayataykende halk sohbetlerinde 27 gün Palu kaymakalığı yaptığını
  sürekli vurgulardı.


*****************************************

-Feqi Hesen  mahkemede ,Şeyh Said üzerinde itimatsizlik uyandırdığım gerekçesiyle görevden azledilerek Yusuf Ağa "Göker" yerime atanmıştır.
-Feqi Hesen bu göreve atanmadan evvel, Çanli Şeyh Hasan ile Darê Henili Yusuf Ağa bu göreve talip olduklarını ,mahkeme tutanakları ile sözlü bazı kaynaklarda beyan edilmiştir.
-Feqi Hesen mahkemede görevden azledilmenin temel gerekçesi olarakta ,Darê Heni vergi memuru Tayyip Ali Mütevvelizadenin babası Ismail Efendiyi haps ettiğini, Şeyh Said bunu duyunca beni görevden alarak Yusuf Ağa'yı atamıştır  beyanında bulunmuştur. "Mehmet Aydar'ın kitabı Sayfa 632,715)

- Dare Heni hakimi Bursalı Ismail Hakı Bey'in mahkemeye sunduğu ifadesinde ,Sadık Bey ve Feqi Hesen'in hareketin ileri gelenleri olduğu ,Darê Heni alındığında bu iki şahsiyetin silahlı güçleriyle beraber geldiğini söyler.
- Istiklal mahkemesi heyetinin Feqi Hesen hakkındaki kanaat ve görüşü ,kısaca   idam edilmesi yönündedir.
-28 Haziran 1925 tarihinde Feqi Hesen ve 47 arkadaşı Diyarbakırda idam edilerek şehadete ulaştılar.
-Feqi Hesen ve arkadaşları Idam edilmeden evvel, gazeteci Behçet Cemal'de    Istiklal mahkemesince Diyarbakıra davet edilir.  Behçet Cemal Şeyh Said isyanı adlı kitabında Feqi Hesen hakkında şu tesbitlerde bulunur.

"Mahkûmlar, cezaevi avlusuna, oradan da bahçeye çıkarıldılar…
İsyanın ideologlarından Feqı Hesan, en öndeydi Darağacına önce o gidecekti. "


*********************************************************

Diyarbakir mebusu Abdulbaki Erdogmuş babası Modan köyünde tedrisat yapmış, çocukluğu bu köyde gecmiş, Mıstan aşireti ülemasından, Hafız Efendi'nin torunudur. Abdulbaki Erdoğmuş’un ‘Mahzun Mezopotamya’ adlı kitabında, Feqi Hesen’den şöyle bahseder:

“Yine hareketin fikri ve siyasi öncülerinden biri olarak Faki Hasan’ı sayabiliriz. Hakkında yazılı belge ve bilgilere sahip olmasak da, Zazalarca çok önemsenir ve hareketin perde arkası siyasilerinden biri olarak bilinir.

Genç’te dava vekili (avukat) olarak hizmet gören Faki Hasan; beyefendiliği ve aydın kişiliği ile hareketin en önemli şahsiyetlerindendir. Şeyh Said’in daha önce gerçekleştirdiği bölge ziyareti sırasında Zıkte Aşiretinin kalbi sayılan Modan köyünde Faki Hasan’a da misafir olduğu, Ankara’daki gelişmeleri değerlendirdiği bilinmektedir.

 Faki Hasan, halk arasında güvenilir, saygın ve sözü dinlenir biri olduğu kadar, devlet ve ordu yetkilileri ile de iyi ilişkiler içerisindeydi. Genç yönetimine el konurken, hiçbir çatışma ve direnişle karşılaşılmamasında Faki Hasan’ın büyük rolü olduğu söylenir.

 Şeyh Said tarafından Genç yönetiminin kendisine teslim edilmesi, bugünkü adıyla Vali tayin edilmesi, ilmi ve ahlaki kişiliği yanında, adalet vasfı ile şekillenen saygın kişiliği sebebiyledir.

 Valilik döneminde tutuklu bulunan devlet ve askeri yetkililere karşı adil tutumu ve iyi davranışları, hâlâ da büyük bir övgü ile anlatılır.

Yöre halkı tarafından bir saldırıya uğramaması için, askeri komutanlardan bir kısmını kendi kontrolündeki Kürük köyüne yerleştirmiş ve yakın adamları ile koruma altına almıştır. Gerçekten de hiçbirine zarar verilmeden yeniden yönetimi ele geçiren devlet yetkililerine teslim edilmiş ve görevlerine geri dönmüşlerdir.

 İlk idam edilenler arasında yer alan Faki Hasan, adil kişiliği kadar İstiklal Mahkemesinde ve idama götürülürken gösterdiği cesaret, günümüze kadar anlatılarak aktarılmıştır.” SHF:92

*************************************************************************

 -  Feqi Hesenin mensup olduğu Zıkte aşireti basta olmak üzere, Modan köyü ve çevresi yakın döneme kadar hatta halende, Türkçülük,MHP ve BBP (Muhsin Yazıcıoğlu) düşüncesine sahip olan örgütlü bir beldedir.
-Darê Heni Belediye reisi Abdurrahim Arin, Feqi Hesen ailesine yakın biri olarak  bunların başında gelmekte ve Feqi Hesen'in mirasına çok uzak duran bir kişidir.

- Zıkte mıntıkasında Kürdçe medrese tedrisatı yapmış saygın din adamlarını yetiştiren bu beldemizde bugün Türkçülük yapan kendi aidiyet kimliğini red eden ,egemen ulusun kimliği ile kendini ifade edenlerle dolu olduğunuda berlitmek isterim.

- Zıkte'nin eskiden merkezi sayılan Şin köyünden Bilal Efendi,Şemsan'lı Molla
 Aziz, Molla Abdullah Valer, Molla Fevzi Valer, yine yakın dönemlerde zazaki mevlid
  yazan Molla Mehemede Muradun,Molla Abdurrahim Asutay , Valer ve Kürük
 köylerinde yıllarca Kürdçe tedrisat yapmış,bu beldelerden yetişen yüzlerce  din adamı vardır.

Bunun dışında çevremizde saygınlığı olan onlarcasınıda saymak mümkündür.

***********************************************************


Son söz olarak,

-Şeyh Said'in katibi Liceli Fehmi Bilal  edebi bir eserinde "Fabl" yaparak  Kürdlere sitem edercesine bakın neler anlatmaya çalışıyor.

-Balta her defasında ağaca vurdukça,yani ağacı kestikçe, ağaç aaahhh,aaahh diye feryad edermiş,
- Baltayı vuran sen ne feryad edip duruyorsun ? Böyle, istediğin kadar bağır, ben seni keseceğim demiş.
- Ağaç ona ben sana feryad etmiyorum ki,benim feryadım beni kesen elindeki baltayadır.
-Çünkü onun sapı bendedir. Beni feryadıma ve canımın yanmasına sebep budur,demiş,

       "Ağacın kurdu içinden olmazsa ,ağaç çürümez. "

  Bir sonraki araştırma ve inceleme yazım, Şeyh Said hareketinin en yaşlı ru-spisi ve direnişçisi  Kürd şehidi Valerli Hacı Sadık Bey'in "Ataoğlu"nun portresinde buluşmak üzere,

Selam ve saygılarımla,

                                                                                                       Orhan Zuexpayıj

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder