Kûy a Spî

17 Kasım 2011

HÎŞAR AĞAOĞLU'NUN ANISINA (2. Bölüm)



Ev mesela kurdan e (Bu Kürtlerin de sorunudur)
Derdê serê derdan e (
Tüm dertlerimizin kaynağıdır, ilkidir)
Hınek heramzade ne (
Kimilerimiz haramzadedir)
Hınek nankor ewlad hene (
Kimilerinin nankör evlatları var)
Heta kurd destgır û piştgirên neyar bın (
Kürtler düşmanlarıyla el ele tutuşup onlara destek oldukça)
Hetim dê di bin îr de bêçare û belengaz bın. (
Boyunduruk altında, çaresiz ve zavallı kalacaklardır.)

Liceli Fehmi Bilal - Fırat

Yukarıdaki sözlerin "düşünür ve yazarı" Şeyh Said'in hareketeki katibi Liceli Fehmi Bilal Fırat'tır. Fehmi Bilal Sürgün yaşamından döndükten sonra, Liceli olmasına rağmen bir dönem Darahıni'ye gelip, yerleşmiştir. Çünkü, Darahıni onun siyasi yaşamında bir anlamı vardı. Katipliğini yaptığı Kürd Ru-Spi'si ve lideri Şeyh Said'in başlattığı hareketin başkentidir.

Fehmi Bilal T-KDP Bakur'un kuruluşunun fikir babasıdır. Merhum Faik Bucak ve Said Elçi T-KDP'yi Fehmi Bilal'in önerisiyle kurarlar. Hişar Ağaoğlu'da T-KDP nin Bu üç Kürd siyasetçisi ve aydın'ın yakın dönem takipçisi ve yoldaşıdır.

Hişar Ağaoğlu, 1955 yılı'nın 18 Şubat'ında Çolig'in/Darahıni ilçesinde dünya'ya geldi. Babası Mustafa Ağaoğlu halk arasında Mustafa Ağa Kûpar veya Mustaf Ağa Doryeş olarak bilinir. Ailesi Darahıni çevresinde geniş,aynı zamanda varlıklı arazi sahibidirler. Babası bir dönem Darahıni Belediye reisliğini de yapmıştır. Hişar Ağaoğlu anne tarafından Çolig'de yıllarca avukatlık yapan, bir dönemde milletvekili de olan Avukat Cemal Yavuz'un yegenidir.

Hişar Ağaoğlu, İlk ve ortaokulu Darahıni'de, Lise'yi Çolig'de bitirdi.


Hişar Ağaoğlu'nun ailesi, yaşadığı siyasi ortam ve ilk siyasi ilişkilenmeleri hakkında derlediğim bilgiler

Darahini beldesi Şeyh Said hareketi'nin merkezi olması nedeniyle Türk devletinin kırmızi çızgileri arasında stratejik önemini günümüze kadar devam ettirmiştir. Hişar Ağaoğlu'nun yakın aile çevresi başta Şeyh Said hareketi olmak üzere, Osmanlı-Rus savaşında da önemli şahsiyetler çıkarmıştır. Darahinide varlıklı bir aile olmasının yanında,gerek siyasete gerek bürokraside etkinlikleri yadsınmaz. Hişar'ın babası başta olmak üzere,aynı kabileden olan yakın akrabaları Said ve Halil Göker kardeşler Darahıni'de Belediye reisligini yapmışlardır. Said Göker ayrıca iki dönemde "DP ve AP" partilerinde mebusluk yapmış olup, 1960 Yassıada yargılamasının mağdurlarındandır.

Göker ailesinin illeri gelenlerinden İsmail Ağa Osmanlı-Rus savaşında milis alay komutanı olarak halk arasında Eşek meydanı olarak bilinen zazaca "Heşek (Ayı) meydanı" da kimileri tarafindan söylenen cephede Ruslara karşı savaşmıştır. Oysaki bu meydanın doğru ismi Kürdçe "Sêr-deşt" ova üstü, düzlük anlamındadır. Eşek meydanı, Şeref meydanı Türk devletinin yakıştırması olduğunu hatırlatmak isterim. İsmail Ağa milis alay komutanı rütbesindeyken, Şeyh Said'in kardeşi Şeyh Tahir'de aynı cephede milis yüzbaşısıdır. İsmail Ağa Seyh Said hareketinden önce vefat etmiştir. Hişar Ağaoğlu'nun dedesi Derviş Ağa başta olmak üzere kardeşi Haydar Ağa ve yakın çevreside ailece Şeyh Said hareketinden sonra Samsun şehrine sürgün edilirler. Hişar'ın dedesi sürgünden fırsatını bulup, kaçarak gizlice Darahıni'ye gelir. Darahıni dağlarında yıllarca mahkumluk yaparak kendini Türk ordusu ve işbirlikçi çetelerden korumaya çalışır. 1933 yılında Cumhuriyetin 10. yıldönümünde çıkarılan af yasasıyla kurtulur.

Hişar Ağaoğlu'nun yakın aile çevresi Darahıni'de etkinliklerinden dolayı yıllarca kanaat önderleri çıkarmışlardır. Aristokrat benzetmesini yapmak yerinde olur, düşüncesindeyim. Hişar Ağaoğlu ilk Kürd siyasi ilişkilenmeleri Çolig Lisesinde okurken olmuştur. 1970'li yılların başında Çolig'de lisede okurken T-KDP Bakur hareketi çevresinde yer alan gençlik hareketinin etkin kişilerindendir.

O dönemde daha çocuk olmama rağmen ağabey olarak nitelendirdiklerim kişilerin başında Hişar Ağaoğlu, Cihat Elçi, Hatip Demiralp, Ahmet Aytimur, Ferhat Aydın, Ahmet Kasımoğlu, Îsmet Aydoğdu ilk akla gelen şahsiyetlerdir. Bu şahsiyetlerden kimiyle aynı çevreden oluşumuz, kimiyle ailece yakın dost ve ilişkilerimiz günümüze kadar devam ediyor. Bu şahsiyetler Türk devletinin red ve inkar politikalarına karşı ulusalcı "Kürd" bir politika izlediler . Ayrıca saydığım bu şahsiyetlerin baba ve dedelerinin çoğu Şeyh Said hareketinde bedel ödeyen ailellerin bireyleridir. Tıpkı onlarda baba ve dedeleri gibi yıllar sonra bazıları şehit,cezaevi,sürgün ve baskıların mağdurları oldular.


Hişar Ağaoğlu'nun Çoligdeki siyasi yaşamından kesitler

Hişar Ağaoğlu, Çolig lisesinde 1970'li yılların başında okurken T-KDP Bakur siyaseti çevresinde yer alır. Çolig'in yigit ve cesur siyasetçisi Said Elçi'de bu hareketin 1971 li yılın başına kadar "şehadetine kadar" sekreteridir. İlk bölümde yazdığım yazıda belirttiğim gibi T-KDP Çoligde herzaman taban bulabilen bir hareket olmakla beraber, hareketin omurgası, beyin adamlarından çok önemli şahsiyetlerde Çolig ve çevresinden çıkmıştır. T-KDP ve çevresindeki gençler örgütlü bu gücünden dolayı Çolig'de 1974 yılının ilkbaharında 'BİN-GENÇ-DER' derneğinin kurulmasına ön ayak olurlar.

Çolig'de Kürd siyasetinde kurulan legal ,demokratik ilk dernektir. Derneğin kuruluşunda kısa sürede olsa ilk başkanı Hatip Demiralp, sekreteri Kenan Fani Doğan, saymanı Hişar Ağaoğlu seçilir. Bu derneği o dönemlerde anti-sömürgeci tek Kürd hareketi olarak T-KDP Bakur'un örgütlü gücü desek yerinde bir tesbittir. DDKO ve TÎP içinde geçmişte siyaset yapan bir çok Kürd aydın, öğrenci ve siyasetçileri hala o dönemlerde (1973-1974) örgütlü değillerdi. Hatta bir çok Kürd aydın ve siyasetçisi siyasetin o cılız dönemlerinde CHP içinde politika yapıyorlardı.

1960'li yılların sonuna kadar resmi-ideoloji TİP hareketiyle,1975-76 yıllarına kadar da CHP nin sahte Karaoğlan vaadleriyle Kürd gençlik ve aydinını kendi yedeğine aldığına tanığız. Ecevit'in ve TÎP'in sahte ve ikiyüzlü politikalarını farkeden Kürd gençligi genelde Kurdistanda özel de Çolig'de bu partilerle iplerini koparırlar. Kürd gençligi 1970'li yılların ortalarından sonra Kürd örgütleri içinde siyaset yapmaya başlarlar.

Bu dönemde DDKO dağılmış ve toparlanmamıştır. T-KDP bakur çevresindeki kitle Molla Mustafa hareketinin vermiş olduğu silahlı mücadeleyi ilgiyle izliyor. Kürd gençliği bu gelişmelerin ruh ve heycanıyla adetta tetiktedir. Kurdistan bakurdan sınırlıda olsa güneydeki ırkci-şoven Arap milliyetçiliğine karşı savaşa katılan gençler vardır.


BİN-GENÇ-DER derneğinin kapanması ve Hişar Ağaoğlu'nun ceza alması

BİN- GENÇ-DER derneği Çolig'de Kürd Ulusal bilinçlenmesinde başta siyaset olmak üzere dil, kültür, sanat ve edebiyat üzerinde halk arasında yoğun çalışmalar yürütürler. Dernek açılışında kurucu üye bulmakta yaşadığı baskı ve zorluklara rağmen, kurulur. Kısa sürede derneğin esnaf, memur, öğrenci, köylü kısaca tüm halk kesimleri üzerinde örğütlenme faaliyetleri yoğun bir şekilde gelişir.

Dernek faaliyete olduğu kısa süre içinde siyasi ve kültürel temelde birçok seminer, toplantı etkinliklerde düzenlenir. 1975 yılının ilkbaharında başta devlet sistemi ve onun temsilcisi dönemin iktidar partisi başta olmak üzere Çolig'deki bazı çevrelerde Kürd gençlerinin bu çalışmalarından rahatsız olurlar. Derneğe polisler baskın yaparak yasaklı suç delili araması yaparlar.

Hişar Ağaoğlu bu baskın esnasında dernekte yanlız bulunuyor.

Seyitxan Kurıj'in araştırma yazısında edindiği bilgilerde, dernek araması sırasında Musa Anter'in bir kitabı ile Elazığ'dan BİN-GENÇ-DER çevresine yakın gençlerin gönderdiği bir bildirinin bulunduğunu yazar. Bu bildiride Nazlı Ilıcak'ın Kürdler üzerine bir sözü vardır. Diyorki ? "Kim ki Türkiye devletini sevmiyorsa, Afrika'ya gitsin." Bu bildiri daha evvelden dağıtılmış, bir adet sümen altında nasıl unutulduğunu, halen kimse bilmiyor. Derneğın kapanmasında bu iki belge suç delili olarak mahkemeye sunulur. Kaderin acı cilvesi Nazlı Ilıcak günümüzde liberal bir politika izlemektedir. Geçmişteki statükocu red ve inkar politik düşüncesinden vazgeçmiştir.

Hişar Ağaoğlu'nun eşi Müjgan Ağaoğlu'nun BİN-GENÇ-DER derneğinin kapanması hakkında bana gönderdiği bilgiler şunlardır. 1975 yılının Ocak ayında yapılan bir ihbar sonucu dernek basıldı. O dönemde dernek Musa Anter'in "Brina Reş" adlı oyununu sahnelemek üzere çalışmalar yapıyordu. Ayrıca dernek adına basılan bildiriler dağıtılıyordu. Baskın sırasında Musa Anter'in kitabı ile bir bildiri yakalanmıştı. Bildiri'nin sonunda yaşasin Kürd halkının ulusal mücadelesi olarak bitirilmişti.

Hişar Ağaoğlu bu belgelerden dolayı sorgulamaya alınır. Sorgulamada bulunan bildiriyi ben yazdım. Yazılanlar benim kendi düşüncelerimdir. Diyerek derneğin kapatılmasını engellemek istedi. Buna rağmen dernek yine kapatıldı.

Dernek faaliyetlerinden ötürü yargılanmaya başladı. 1978 yılında bu yüzden 18 ay ceza aldı. O dönemlerde Ankara'da O.D.T.Ü Ekonomi bölümünde öğrenciydi. Ankara'da yakalanarak cezasının bir bölümünü Ankara Ulucanlar cezaevinde, diğer bölümünü Ankara/Elmadağ cezaevinde cezasını tamamladı.

Hişar Ağaoğlu'nun dernek baskını hakkında bir başka düşüncede o dönemde yakın arkadaşı ve dernek sekreteri olan Kenan Fani Doğan'ın bana şifai anlatımları kısaca şöyledir.

Dernek basıldığında yanlız Hişar Ağaoğlu oradaydı. Dernek arama esnasında o dönemde ırkçı-şoven düşüncelerin fikir babası Nihal Atsız'ın çıkardığı Ötüken dergisinin bir sayısı bulunur. Bu dergiyi derneğe kimin tarafından bırakıldığı bilinmiyor. Dergide Alparslan Türkeş'in makalesinde Kürd halkına tehdit içerici bilgiler vardı. Türkeş kısaca şunları söylüyor; "Kürdler ayranımızı kabartmasınlar. Kürdler'in yeri Irak'a Molla Mustafa Barzani'nin yanına gitsinler.Yoksa komşuları ve ırkdaşları Ermenilerin akıbeti onları da bekliyor" şeklinde tehditler savuruyordu. Bu derginin dernekte bulunması dahi suç delili olarak gösterilmiştir. Olayların olduğu bu dönemde Molla Mustafa Barzani hareketinin dorukta olduğu bir dönem olduğunu hatırlatmak istiyorum. Ötüken dergisi de 1975 yılında basım ve yayınına son verilerek,kapanır.

BİN-GENÇ-DER'in kurucularından Hişar Ağaoğlu'nun yakın arkadaşı Ahmet Kasımoğlu'nun görüşü, Musa Anter'in "Brina Reş" kitabı dernekte bulunur.

Derneğin kapanmasında kitap ve başka yayınların bulunması bahaneydi. BİN-GENÇ-DER derneğinin kapanması kararı önceden verilmiş, tamamen siyasi bir karardır.Çünkü derneğin çevresindeki gençler Molla Mustafa Barzani direnişinin Türkiye Kurdistanında ki yansıması olan, T-KDP Bakur'un ideolojik ve politik düşüncelerini savunanlardır.

Hişar Ağaoğlu hakkında üçüncü ve son bölümde yaşam öyküsünü kronolojisi başta olmak üzere, şehit edilmesi olayı ve Kürd kamuoyuna yankılarını anlatacagım.

Keke Hişar Ağaoğlu gibi ülkesi için çarpışan insanların mücadelesini kutsamak ve anmak dileğiyle, ruhu şad olsun diyorum, selamlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder