Kûy a Spî

18 Kasım 2011

ÇAN ŞEYHİ MUSTAFA KORKUTATA

ARAŞTIRMA VE İNCELEME

***


                    
                    
                         ( Çan'lı Şeyh Mustafa Efendi'nin Hacı-Çayır köyündeki türbesi )


"Büyük babam bana iki tip insan olduğunu söylemişti; birinci grupta çalışıp iş yapanlar, ikinci grupta övgüleri toplayanlar. Büyük babam ilk grupta yer almamı öğütledi hep, o gurupta rekabet az olurmuş".

Mahatama Gandhi



- Çan'lı Şeyh Mustafa 1925 hareketinin direnişçi portresi, isyan sürgünü ve ru spilerindendir.

- Bu çalışmamda araştırma ve incelemeye dayalıdır. Derlediğim bilgilerin ana kaynağı Şeyh Mustafa'nın birinci dereceden yakın torunlarıdır. Bu bilgileri 3. ve 4. elden inceleyerek mümkün olduğunca az hata ve yanlışlarla rafine etmeye çalıştım.

- Ayrıca yazılı Kürd kaynaklarından ağırlıklı olarak Dr. Sıraç Bilgin'in sitesinde epeyce bilgilerden yararlandım.

- Dr. Sıraç Bilgin'in babası Şeyh Abdulhamid Efendi de Suriye'de Şeyh Mustafa'yla beraber sürgünde kalmış, iki samimi dosttular. Rahmetli babamla yaptığım bir sohbete, yılını tam hatırlaymadığını bir gün Çapakcur'dan Abdulhamid Efendi ile Hacı Çayır'da Şeyh'in ziyaretine gidip, bir gece de misafir olduklarını bana söylemişti.

- Şeyh Mustafa çok yaşlıydı, büyük bir kızı vardı ismi Sadiye Xanım, 50 yaşın üzerinde olup, hiç evlenmedi. Babasının hizmetini görüyordu. Şeyh Mustafa'nın çok dindar ve mülayim bir insan olduğunu, babam övgüyle bahs ederdi.

- Şeyh Mustafa'nın yaşamı Çolig Çan köyünden başlayarak Palu'da medrese tahsili,Sancak-Kığı cephesi başta olmak üzere, Karer, Dareheni, Çotela alanlarındaki direnişçi gurupların yanında yer alması, Suriye Kurdistanında 24 yılın üzerinde sürgün hayatı, ülkeye dönüş ve Çolig Hacı Çayır köyünde noktalanan yaşamının detaylarını bu araştırmamda bulacaksınız.

- Ağabeyi Şeyh Hasan, Eniştesi Şeyh Said Efendi hareketin lideri, yeğenleri Şeyh Celaleddin, Şeyh Abdullah, Şeyh İbrahim ve Şeyh Ali yakalanarak Diyarbakır'da İstiklal mahkemesinde idam edilirler.

- Bununla bitmez ailesinden Şeyh Abdulkadir, Şeyh Atik ve oğlu Şeyh Nusreddin direniş göstererek çatışmalarda şehit düşerler. Aile bireylerinden bir kısmı sürgüne gönderilir. Tabiri caizse tesbih taneleri gibi dört bir tarafa dağılırlar. Kısaca Şeyh Said hareketinde enbüyük bedel ödeyen ailelerin başında Çan Şeyhleri gelmektedir.

- İşte bu baskı, korku ve güvensiz ortamında Kürd direnişçileri toparlanmak,yaşanan zulümü dünya'ya taşımak kısaca rahat bir nefes almak için ülkeye tekrar dönüş yapmak, akabinde direnişçiler guruplar halinde Suriye Kurdistanına (Bin Xete) gitme kararı alırlar.


(ÇANLI ŞEYH MUSTAFA )

SURİYE KURDÎSTANI'NA "BÎN XET" UZUN YÜRÜYÜŞ

- Şeyh Said hareketinin bastırılmasi sonucunda Kurdistanda muhbir ve çete huqmatların kol gezdigi,kardeşin kardeşe düsman edildiği güvensizlik ortamının had safhaya ulaştığı bir dönemde Kürd gurupları karar alıp, Suriye Kurdistanına (Bin Xete) giderler. İşte bu gurupların içinde Çanlı Şeyh Mustafa'da bulunmaktadır.

-Kurdistan tarihinde fazla bilinmeyen bu uzun ve tarihi yürüyüş bugüne kadar ne konuşuldu, ne tartışıldı. Kürd ulusalcıları ve sosyalistleri Barzani'nin uzun yürüyüşü ile Maonun uzun yürüyüşünü ezbere bilirken, Şeyh Said hareketinin direnişçilerinin bu uzun yürüyüşünden adeta bihaberdirler.

- Şeyh Said'in kardeş ve çocukları ağırlıklı gurup, Serhat bölgesinden İran Kurdistanı'na gidip Simko Ağa'ya sığınırlar. Simko Ağa'nın bu direnişçiler için planlamaya çalıştığı komployu erken farkederler.Bu gurup daha sonra Güney Kurdistan topraklarına geçer.

- Çapakcur, Amed ve Xarpet cephesindeki direnişçiler ise birkaç gurup halinde Guewdere ve Siwon mıntıkasını toplanma ve üstlenme alanı seçerek, Suriye Kurdistanı'na gitme kararı alırlar. Bu gurupların toplamı anlatımlara göre bazı direnişçilerin eş ve çocuklarıyla beraber bin civarındadır.

- Şeyh Mustafa bu guruplardan Yado'nun başını çektiği gurubun içinde oğlu Şeyh Niyazi ile beraber yer almaktadır. Bu yürüyüşün mesafesi tahminen 600 kilometredir.

- Bu yürüyüşün dezavantajları, rizikosu Barzani'nin yürüyüşünden çok daha fazladır.

- Molla Mustafa Barzani'nin Sovyetler Birliği'ndeki uzun yürüyüşünde sadece savaşçı erkekler ve ağırlıklı kendi aşiretine mensup direnişçiler varken, Şeyh Said hareketinde farklı aşiretlerin yanında zaza, kurmanc kesimler vardır. Bir başka riskde kadın ve çocukların olmasıdır.

- Bu yürüyüşe, Diyarbakır-Mardin ovasındaki Kürd aşiretlerinin bazıları Türk ordusuyla ortak hareket ederek saldırıda bulunurlar.

- Çapakcur'dan Bin-Xet'e kadar ağırlıklı olarak düz ovadan çarpışa, çarpışa hem de Karacdağ'da Kelaxili Şeyh Şerif'in kardeşi Şeyh Hüsen Bilgin'in gurubu, Türk savaş uçağını düşürerek Bin-Xet'e ulaşırlar.


ŞEYH SAİD HAREKETİNDE ÇANLI ŞEYH MUSTAFA EFENDİ'NİN KONUMU

Şeyh Said hareketi başlamadan evel Çan köyüne uğrar. Bu köy tarihe tanıklık etmiş ve hareketle ilgili toplantı ve kararların alındığı bir köydür.

- Çan Şeyhi Şeyh Êhmed, yani Şeyh Mustafa'nın babası aynı zamanda Şeyh Said efendinin kayın babasıdır. Şeyh Êhmedin üç kızından Emine Hanım Şeyh Said, Rabia Hanım kardeşi Şeyh Bahaddin (Melik Fırat'ın dedesi), Halime Hanım da Palu'da amcası Şeyh Hasan'nın (Ali Rıza Septioğlu'nun dedesi) eşidir.

- Çan Şeyhi'nin üç kızı da Şeyh Said'in ailesinde evlidirler. Bu iki ailenin iç içe olduğunu da hatırlatmak isterim.

- Şeyh Said hareketinde Çapakcur merkez ve Kığı hattı Çan Şeyhlerinin ağırlığı ve insiyatifinde olduğunu görüyoruz. Çapakcur merkez teslim alındığında Çan Şeyhi Mustafa'nın ağabeyi Şeyh Halid'in oğlu Şeyh İbrahim Kaymakam olarak atanır. Şeyh İbrahim aynı zamanda Şeyh Said'in eniştesidir.

- Şeyh Mustafa'nın ağabeyi Şeyh Hasan ve yeğenleri Şeyh Abdullah, Şeyh Celaleddin ve Şeyh Ali başta olmak üzere, Çapakcur çevresi ve Sancak-Kiğı cephesinin sorumluluğunu Çan Şeyhleri üstlenirler.

- Hareket bastırıldıktan sonra Çan Şeyhlerinden bir kısmı Türk devletine teslim olurlar. Diyarbakırdaki Îstiklal mahkemesinde idam edilerek şehadette ulaşırlar.

- Şeyh Mustafa başta olmak üzere oğlu Şeyh Nusreddin, Şeyh Niyazi, yeğeni Şeyh Atik, Yado'nun bulunduğu gurup, dağlarda direniş göstermeye çalışırlar.

- Fahran köyündeki Çan Şeyhleri'nin eş ve çocukları yapılan ihbarlarla kuşatılır. Yado'ya bağlı gurup, Şeyh Mustafa, oğlu Şeyh Nusreddin ve yeğeni Şeyh Atik ailelerini kurtarmak için askerlerle çatışmaya girerler.

- Bu çatışmada Yado, Şeyh Nusreddin ve Şeyh Niyazi yaralanırken Şeyh Atik şehid edilerek Çan köyünde defin edilir.

- Yerel Kürd muhbirleri devlete ihbar yaparak derlerki; Çan köyünde defin edilen Yado'dur. Askerler gidip, Çan mezarını açıp, Yado'nun olmadığını görünce Şeyh Atik'in cesedini tekmeler ve hakaretlerle tahrip ederek tatmin olmaya çalışırlar.

- Şeyh Mustafa'nın iki yaralı oğlu Şeyh Nusreddin,ve Şeyh Niyazi ile Yado'yu Belzer köyü civarında kendisi tedavi eder. Şeyh Nusreddin daha sonra 1930'u yıllarda Şuşar'da bir çatışmada şehid olur.

- Şeyh Mustafa Bin -Xet'e sürgüne gitmeden evel ilerlemiş yaşından dolayı direnişçi guruplarla hareket etmez.

- Ağabeyi ve yeğenlerinin idamından dolayıda Türk devletine teslim olmanın ölüm olduğunu bildiği için, Şeyh Mustafa kıblesini Suriye Kurdistanı'na verir.

- Bu süre içinde Şeyh Mustafa, Çan yaylasında Tozık denilen mıntıkada sığınakta kalır. Daha sonra Karbaşan çevresinde Zoxık, Xarık mıntıkasında kaldıktan sonra Zıxte mıntıkasına geçer. Ağırlıklı olarak Seyfan olmak üzere Vazenan ve Şemsan köylerinde halk tarafından saklanarak korunur. Ta..ki Bin-Xet Suriye Kurdistanı'na geçinceye kadar.


ŞEYH MUSTAFA'NIN YAŞAM ÖYKÜSÜ VE AİLESİ HAKKINDA DERLEDİĞİM BİLGİLER

Seyh Mustafa 1870 yılında Çapakcur/Çan köyü, türkçeleştirilmis ismiyle Göltepesi köyünde doğmuştur. Babası Şeyh Êhmed küçük yaşlarda yetim kaldığı için medrese ve tarikat eğitimini Palu'lu Şeyh Ali Septi'den alır. Annesi Çan köyünde Hecun kabilesindendir. Daha evvel Kadiri tarikatına mensup olan Çan Şeyhleri Palu Şeyhleriyle olan bu ilişkilerden dolayı Nakşibendi tarikatına intisap ederler. Palu Şeyhlerinin Çapakcur ve çevresinde halifeleri olurlar.

- Şeyh Ahmedin 7 erkek (Halit, Mahmud, Eyüp, Hasan, Hüseyin, Mustafa, Muhammed), 3 kız (Emine, Rabia, Halime) toplam 10 çocuğu vardır. Şeyh Ahmed 1884 yılında vefat edince ailenin yönetim işlerinden büyük çocukları Şeyh Eyüp ve Hasan görevlendirilirler. Bu iki kardeş Osmanlı-Rus savaşlarında Milis Alay komutanı düzeyinde görev de alırlar.

- Şeyh Mustafa ilk medrese eğtimini babası Seyh Êhmed'in yanında almıştır. Babası 1884 yılında vefat edince Palu Müftüsü ve aynı zamanda eniştesi Şeyh Hasan Efendi'nin yanında medrese eğtimini alır. Şeyh Hasan o dönemde Palu Müftüsü ve İblaşiye (Cimşidiye) medresesinin müderrisliğini yapıyordu.

- Şeyh Mustafa, Palu'dan sonra Çapakcur/Sancak nahiyesi Geylan köyünde Seyda Melle Fehim Sefkarlı'nın yanında da medrese eğitimini devam ettirir.

- Daha sonra Xınıs'a giderek Şeyh Said Efendi'ninde medrese eğitimi gördüğü Mella "Seyda" Musa Dimili'nin yanında bir süre tedrisat görür.

- Şeyh Mustafa ilk evliliğini Tarbasan beylerinden Ali Bey'in ablası Cemile Ertuğrul ile yapar. Bu evliliğinden Şeyh Niyazi, Şeyh Nusreddin, Şeyh Neseh, Şeyh Mehemmed ve Sadiye isminde 5 cocugu olur.

-1926 yılında sürgüne gitme kararı alınınca eşi Cemile Xanım ve 4 çocuğu onunla gitmez. Yanlız en büyük oğlu Şeyh Niyazi babasıyla kıblesini Bin-Xet'e verir.


ŞEYH MUSTAFA'NIN SURİYE'DEKİ "BÎN XET" SÜRGÜN YAŞAMI VE ÜLKEYE DÖNÜŞ

- Şeyh Mustafa Bin-Xet sürgününde dini konularda kendini geliştirmek için Kadiri tarikatının Amude şehirindeki önemli seydalarından Şeyh Muhammed Sadaqa'nın medresesinde de dersler alır.

- Şeyh Mustafa Suriye'de ağırlıklı olarak(Hesike, Qamışlo, Amude) Kürdlerin içinde yaşamını sürdürür. Bir dönemde Şam merkezde ikamet eder.

- Sürgündeyken eşi Cemile Xanım'ın gelmesi yönünde telkinde bulunur. Eşi gitmez ve ailenin ifadelerine göre Cemile Xanım biraz otoriter olduğu için evlenmesi için rıza gösterir. Şeyh Mustafa sürgünde 3 evlilik geçirir. Son evliliğide Diyarbakır/Silvan-Ferqin kökenli kendisi gibi Qamışlo'da sürgün olan Muhsine Hanım'la yapar. Bu evliliğinden 4 çocuğu olur. Muhsine Hanım Çapakcur'da (Yade) ismiyle anılırdı. Yade ismi özellikle Mardin (Botan) çevresinde Anne anlamına gelmektedir. Ayrıca Kürdler uzak memleketlerden evlendikleri bayanlara, memleketteki asıl isimlerini değil (yade) lakabını verirler.

- Şeyh Mustafa Şam'da sürgündeyken evi, Hacca giden Çapakcurluların ziyaret ve uğrak mekanıydı. Örneğin Seyde Speni (Süleyman Baluken) ülkeden kayıplara karışmış Mısır'da medrese eğtimini görürken, yine Hacı Tayyip Beki (Quertewli) Hicaza giderken, Şam şehrine uğrar Şeyh Mustafa'nın misafiri olurlar. Bunun dışındada birçok örnekler verilebilinir.

- Şeyh Mustafa, sürgün yaşamına beraber gittiği Kürd direnişçilerinden Yado, Sadiye Telha, Seyh Abdulhamid Bilgin'le olan ulusal ve siyasal temeldeki ilişkilerinin dışında yeğenleri sayılan Şeyh Said aile efradı dışında, Qamışlo'da Seyda Cigerxun, Dr. Nafiz Yekbun, Hesen Hişyar gibi birçok Kürd aydınıyla da samimi ilişkileri olur.

- Şeyh Mustafa Suriye'de iken siyasi ilişkiler dışında boş durmaz ilim ve irfanla uğraşır. Birçok feqi Çapakcur'dan bin xete gidip medrese eğtimi alırlar. Şeyh Mustafa'nın oğlu Şeyh Niyazi sürgünde Kürd direnişçisi Sadiye Telha'nın kızı Gülşah hanımla evlenir.

- Şeyh Niyazi vefat edince Şeyh Mustafa gelini Gülşah Hanım'ı talebesi (feqi) Dareheni Şemsan köyünden Melle Eziz'in oğlu Melle Hüseyin'le evlendirip, nikahını da kendisi kıyar.

- Şeyh Mustafa Bin -Xet'de iken 1933 yılında çıkan af kanunun aldatmaca oluduğunu düşünür, güvenip gelmez. 1950 yılında Adnan Menderes'in çıkardığı af kanunuyla memleketine 24 yıl sonra dönüş yapar. Bin-Xet'e babasının getirilmesi için oğlu Şeyh Mehemmed gider.

- Şeyh Mustafa ilkin Çan köyüne yerleşir. Köyde yakın akrabaları, yeğenleri arasında yaşanan bazı anlaşmazlıklar yüzünden taraf tutmamakla rahatsızlığını dile getirir. O yüzden eşi Cemile Hanım'ın babasından miras kalan arazilerinden dolayı gelip, Tarbasan/Hacı Çayır mezrasına yerleşir. 1958 yılında Hacı Çayır mezrasında 88 yaşında vefat eder. Köyün arka tarafında tümsek bir tepenin üzerinde türbesi yapılır.

- Şeyh Mustafa'nın türbesi çevredeki insanlar tarafından sıkça ziyaret edilir. Çevrede Çan Şeyhlerinin müridlerinin çoğu, Şeyh Mustafa'nın kubbesi üzerine yemin ederler.

- Kürd geleneklerinde maalesef şeyh-mürid ilişkisinde bu tür yeminler kabul etmesekte bir realitedir.

- Kendi köyüm Zoxpa, Şeyh Selahaddin Efendi'nin (Şeyh Said'in oğlu) müridleridir.

- Köyümdeki halen de birçok yaşlının Şeyh Selahaddin ve dedeleri Şeyh Ali Pali üzerine yemin ettiklerine şahid olmuşumdur. Allah ve Kuranı Kerim'den ziyade (Kubbe Şeyh Eli Pali sêr ez sun bıwunig) Şeyh Ali Pali üzerine yemin ederim ki ....biçiminde yemin ederler.


ŞEYH MUSTAFA'NIN SİYASİ İLİŞKİLERİ VE CÎGERXUN'LA YAŞANAN BİR ANEKDOT

Şeyh Mustafa Suriye Kurdistanı'nda sürgündeyken Kürd aydınları ve siyasetçileriyle çok yakın ilişkileri vardır. Ailenin anlatımına göre Xoybun cemiyetinin kuruluşunda da ablasının oğlu Şeyh Said Efendi'nin en büyük oğlu Ali Riza Fırat'la ortak hareket eder. Xoybun Cemiyeti'nin bugünkü Lübnan'daki bir beldesi (Bumedyn) toplantısına Şeyh Ali Rıza ve ekibinin katılması İngiliz ve Fransızlar tarafından engellenince, onları temsilen Liceli Fehmi Bilal katılır. Bu toplantıda Ermeni delagasyonu batılı ülkelerin yardım ve desteğiyle Kurdistan coğrafyasında kendilerine birçok imtiyazlar verilmesi yönünde kararlar alırlar

- Ermenilere tanınan bu kararlara özellikle Bedirxani ailesi, Haco ailesi ve yakın ekipler ses çıkarmazken. Şeyh Ali Rıza, Liceli Fehmi Bilal, Şeyh Mustafa gibi Şeyh Said ailesine yakın olan ekiple Bedirxanilerle uzlaşamazlar. Kararların adil olmadığı, Kürdlere haksızlık olduğunu ortaya koyarlar. Ve Xoybun'la ilişkilerini keserler.

- Şeyh Mustafa sürgündeyken Seyda Cigerxun'lada yakın dostluk ilişkisi vardır. Cigerxun Şeyh Mustafa'nın hem yaşından dolayı, hem de sürgün psikolojisi veya ortak kaderlerinden olsa gerek sık sık ziyaret eder.

-Seyda Cigerxun gerek yazılı kaynaklar, gerekse sohbetlerinde Kürdlerin ulusal-demokratik ve kültürel haklarını sürekli ön planda tutar. Cigerxun din adamı olmasına rağmen, ençok mücadeleyi Kürd din adamlarına, Arabın, Acem'in, Türk halkının değirmenine su taşıyan kesimlere karşı mücadele veren bir sevda ve kavga şairidir.

******

- Seyda Cigerxun bir gün Şeyh Mustafa'yı evinde ziyaret eder. Kürd ulusal davası başta olmak üzere dini konularda da tartışırlar. Cigerxun'un hedefinde yine Kürd Şeyhleri, Seydaları ve alimleri vardır. Şeyh Mustafa namaz vakti gelince Seyda Cigerxun'a derki, kalk namaz kılalım?

- Cigerxun namaz kılmamakta direnir. Şeyh Mustafa yaşlı ve ak sakalı biri olarak Cigerxun'un babası yaşında ve çok samimi ilişkileri vardır.

- Şeyh Mustafa serzenişte bulunarak Cigerxun'a derki, senin gibi Kürt bir bilge ve alimin namaz kılmaması hiçte hoş değildir. Sevgisinden dolayı taşıdığı bastonu Cigerxuna dürter. Cigerxun Şeyh Mustafa'ya espiri yaparak derki, Şeyhimin bastonunun dokunduğu yerim cehenemde artık yanmaz,.


SONUÇ;

Ailesi, Şeyh Mustafa sürgündeyken yazdığı Kurmanci lehçesindeki birkaç şiirinin olduğunu, bunların bir nüshasını Çapakcur'da kendilerinden isteyen bir tanıdıklarına verdiği, bu şiirin bir nüshasını da arşivine koyduğunu ancak arayıp bulamadığı tarafıma söyledi.

- Çünkü şiirdeki ana temada ulusal bilinç ve ruhun işlendiğini söyledi. Bu şiirler elimizde olsaydı, Şeyh Mustafa'nın yaşadığı duyguları, ruh halini Kürd davasına bakış açısını daha iyi anlardık.

- O yüzden arşiv ve kayıtlar tarih bilimi açısından kaçınılmazdır.

- Tarih kalemden ibarettir. Şimdiye kadar kullandığımız ve söylediğimiz kelimeler eğer kaleme alınmazsa, bir araya getirip kayıt altında tutamazsak yarına söyleyecek çok sözümüz de olmaz..

- Kaleme alınan şey yakalanmış bir av gibidir; kafesteki kuştur.

-İster yanında tutarsın ister bırakırsın. Tarihte bundan ibarettir. Şeyh Mustafa hakkında yazdıklarim eksik, yanlış ve taraflı olabilir. Bu konuda bilgi sahibi katkı sunacak başta yakın çevresi ve Kürd siyasilerinin katkılarını beklerim. Bu yaklaşımı tarihi bir görev olarak algılamak dileğiyle,


Selam ve saygılarımla.

15 Kasım 2011


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder