Kûy a Spî

16 Kasım 2011

Tutsak kardeşim Yıldırım Kaya' ya

alt















Evet ! bu yazıyı Çolig'in O Kartal bakışlı, yine Çolig'in o uzun ve asi meşe ağaclarını andıran yiğit evladı kardeşim Yıldirım Kaya'ya "Yılmaz" atfen yazıyorum. Kardeşim sürgünde Almanya'da şu anda Bochum cezaevinde tutsaktır.

Bu yazıyı kardeşimi cezaevi ziyaretinden sonra duygularımın dürtüsüyle geçte olsa yazıyorum. Sürgünde ve ülkesinden uzak zindan da olan kardeşime tanrı rehberlik etsin. Itiraf etmeliyimki bugün cezaevinde kardeşimi "kafese konulan bir aslan'a" benzettim.Türk devleti'nin talebi üzerine Almanya devleti'nin harekete geçmesiyle "Bu aslanı yelelerini okşaya okşaya kafese sokmamız lazım" dercesine kardeşimi esir aldılar.
Kardeşimin 40 yıla yakın yaşam sürecinin yaklaşık 20 yılına yakın bölümünü fiziki olarak birbirimizden uzak yaşadık. Bu 20 yılın 4 yılı üniversite,10 yıl gerillacılık süreci ve son 4,5 yıl güney Kurdistandaki ayrı yaşamını toplarsak 20 yıla tekabül ediyor. Kurdistan'da 10 yıllık gerilla mücadelesinin ilk yıllarında 1,2 defa görüşebildim. Gerilladayken 10 yıla yakın hiç görüşemedik,ancak Awrupa'da sürgünde biraraya gelebildik.

Ama kardeşimle telefonla,dışarıdaki dostların sayesinde haberini alıyordum. Bazen 1,2 yıl telefonla'da haber almadığım da oluyordu. Tabi tüm bu yaşanan trajediler bir tarafa sürgün bir başka acı,yüreğimizi,ruhumuzu yaralıyor. Nureddin Zaza'nın sürgünü daha 8,9 yaşlarında hemde annesi ve babasını bir daha görmemek üzere yaşayan biri olarak bakın siirınde "sürgünü" nasıl tarif ediyor. Ülkesini terk etti ve dünyaya açıldı. Tanrı sürgünlere rehberlik etsin! İnsanların arasından geçtim, bana baktılar, ben de onlara; ama birbirimizi tanımıyorduk.Sürgün her yerde yalnızdır!

Kardeşim'in esir alınmasından sonra uykularım harap olmuş. Derdimi anlatacak birini bulduğum zaman bırakmak istemiyorum saatlerce içimi dökmek istiyorum. Geceleyin derin düşünce ve uykusuz halimle aklıma kardeşimle ilgili yarın yapılacakları tasarlayıp, hemen kalkıp not almak istiyorum ki unutmayayım? hatıramda kalsın. Gündüzleri ise geceleyin tasarladıklarımı bir plan içinde yapmaya çabalıyorum. Geceleyin hayalimde tasarladıklarım öyle çok işler var ki,gündüz yapmaya çalışttığımda birde bakıyorumki yapılması gerekenler hayal ettiklerimden çoktur. Bazen gece 5,6 defa böyle kaklkttığımı itiraf ediyorum. Bu derin düşünce ve dert ortaklığı bazen Dr Rodi Demirkapı'yı bana anımsatıyor. Çok değerli dostumuz olan Dr Rodi kalbi,yüreği sürgüne dayanamadı. Inandıği siyasi güç uğruna vermiş olduğu mücadele ve ödediği bedelin bilincinde olan biriydi. Ne yazık ki bu siyasi gücün ideallerindeki değisiklikler,vazgeçmeler Dr Rodi'yi hayal kırıkliğına uğrattıp,yaşamını sonlandırılmasına neden oldu.

Kardeşimle olan ilişkim tıpkı bir baba veya annenin evlat,veya iki yoldaşın,veya iki dost ve arkadaşın,bazen diyiyirolar ya? iki kan kardeşin arasındaki iyi duyguların bir "harmonisi" bileşkesi, diyebilirim. Bu ilişki ağnın sevgi,saygı,şefkat,vicdani duyguların hepsini içinde barındırır. Kardeşime bazen çok kızdım,küstüm duygularımı çok ağır bir şekilde bazen hakaret edercesine kendisine karşı dışa vurdum. Bazen de hiç konuşmadım hemde yıllarca devam etti. Bazende içime kapanıp,uzaktan seyrettim. Bir şeyi eksik bırakmadım,oda sürekli ondan hep haber almaya hiç yansıtmadan çabaladım.

Kardeşımin zindan tutsaklığının derin düşüncesine kendimi kaptırınca hayalime kimler gelmediki. Bir baktımki gözlerimin önünde bir film şeridi gibi Ape Osman Sabri,Nureddin Zaza,Baytar Nuri geldi. Tüm bu Kürd aydınları ailesinden,ülkesinden uzak inançları uğruna Suriye rejimi'nin cenderesinde direnmeye,yaşama tutunmayı ve en önemlisi ulusal kimliklerini onurluca savunmaya çalısıyorlardı. Bu aydınlarımız'ın siyasi,tarihi ve edebi alanda bırakttıkları miras Kürd halkının ulusal bilinçlenmesinde çok önemli kaynaklardır. Ne yapalım ! Kürdlerin kaderi deyip,suskun ve tevekkül içinde Kürd halkı'nın haklı davasına suskun kalınamazdı. Işte kardeşim ülkesinde yaşanan trajedilere sesiz ve suskun kalmadığı için bugün sürgün ve tutsaktır.

Kardeşimin yakalanış gerekçesinin, öyküsünü kısaca Kürd kamuoyula paylaşmak istiyorum. Nisan ayı'nın başında Bochum Belediyesine bürokratik işini takip etmek için giden kardeşim ,görevli memurun polis çağırmasıyla tutuklanır. Polisler cezaevine götürmeden evvel kardeşim'e Hamm Yüksek mahkemesi Ocak ayında senin hakkında tutuklama kararı çıkarmış, o yüzden seni direk Bochum cezaevine götürüyoruz,derler. Tutuklanma gerekçesi Türk devleti'nin 3,4 defadır hayali yazdığı tamamen itirafçıların gerçek dışı beyanlarından oluşan ifadeler referans gösterilmiştir. Türk devletinin kardeşim hakkında hazırlayıp,gönderdiği dosya'yı inceledim. Dosya'da kardeşime isnat edilen suçların hiçbirirnin maddi delileri yoktur. Tamamen iftira,yalan ve düzmece hazırlanan bir ifadedir. Ifade veren itirafçı'da kardeşimle ilgili öne sürdüğü bir olaydaki ifadesinde kardeşim Yıldırım Kaya'nın "Yılmaz" o dönemde Erzurum Eyalet komutanı olduğunu söylemektedir. Itirafçı yapılan eylemde kardeşimden emir verip,vermediği veya haberi olup,olmadığını hiç beyan etmiyor.

*****************************************************************
Evet! kardeşim 10 yıla aşkın Kürd halkının insani ve ulusal hakları için sorumlu düzeyde savaşmıştır. Kardeşim hakkında bir itirafçının beyanıyla Avrupa'nın göbeğinde,demokrasi kültürünün en gelişmiş ülkesinde esir alınması doğrusu bizi çok kaygılandırdı. Almanya ,tarihi olarak Türk devlet geleneğini çok iyi bilen bir devlettir. Bugün Almanya'da en fazla göçmen'nin Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasından gelen Kürdlerdır. Kürd halkı'nın yaşadığı trajediyi çok iyi biliyorlar.Türkiyede dahi günümüzde yargı sistemi artık işkenceyle poliste alınan ifadeleri delil olarak kabul etmiyor. Bu konuda birçok yargı kararı vardır. Ama gel gelelim Türk devletininde inanmadığı itirafçıların ifadesini Alman devletine gönderip, kardeşimi esir alıyorlar. Kürd aydın ve yazar çevreleriyle bu tutuklama üzerine yapttığım sohbetlerde farklı değerlendirmeler yapılmaktadır. Ağırlık kazanan değerlendirme bu tutuklamanın hukuki değil siyasi bir karar olmasıdır.Yine bu tutuklamanın iki devletin istihbaratı arasındaki gizli ilişkilere bağalayan değerlendirmeler de oldu. Sonuçta kardeşimin tutuklanmasıla ilgili iddianeme incelediğimde inandırıcı maddi delilerin olmadığından,tutuklamanın hukuki degil,siyasi bir karar olduğu görüşü tüm değerlendirmelerde ağırlık kazandığı yönündedir.

Kardeşim hakkında Hamm Yüksek mahkemesi ile avukatımız'ın şifai görüşmelerde olumsuz karar aldığını duydum. Mahkeme kararı hala tebliğ edilmedi. Çıkan karar'da kardeşimin Türkiye'ye iadesi yönündedir.Bu kararda Almanya bence Türkiye devlet sistemini temize çıkarmaya çalışıyor. Diğer taraftan'da Avrupa Birliğine alınmaması yönünde karşı çıkıp,çifte standart davranıyor. Yine Kurdistan coğrafyası ve demografik yapısında tarumar olan 4.000 köy boşaltılmış,5 milyon Kürd yerinden yurdundan sürülmüş,faili meçhuller mazarlığı haline gelen Kurdistan coğrafyasındaki bu vahşeti Alman devleti bilmiyormu? Kürdlerin cesedleri kuyulardan çıkıyor,Kürdçe köy ve şehir isimleri değiştirilmiş,Kürd dili,kimligi kültürü red ve inkar edilmiş bunları Alman devleti bilmiyormu?

Benim kardeşim daha 20 yaşındayken halkına reva görülen bu vahşete karşı başkaldırıp,savaşması teröristlikmidir?Bunları kabullenip,evet Türk halkı doğrudur,Kürdlerin katili vaciptir.Kendi halkına düşmanmı olmasını istiyordunuz?Acaba kardeşime dayatılmak istenilen bumudur?Kardeşiminde bir korucu,itirafçi,halkına yabancı,düşman olmasımı gerkirdi? Tüm bu soruların yanıtını Almanya gibi köklü demokrasi kültürü olan bir devletin önüne geçmesi,talebimiz vardır.

Yine Alman devleti Türkiye coğrafyasında tarihte yaşanan katliamları,soykırımları bilmiyormu? Ermeniler,Rumlar bu coğrafyanın otantik halkıydılar neredeler,kaldılarmı ? kelaynak kuşlaru gibi tek,tük kaldılar. Aynısı günümüzde Kürdlere yapılmıyormu? tabi bu yapılan haksız uygulamaları saymakla bitmez. Türklerin devleti var,katliamda yapar,seni inkarda eder,isminide değiştirir,kimse ses çıkaramaz. Çünkü devleti vardır. Türk devleti diyiyorki ? Ey Kürd sen dünya'nın neresine gidersen senin yakanı bırakmam,o devlete seni yakaltırım. Kürdlerin bir devleti ve statüsü olsaydı acaba bunlar bize reva görülürmüydü.
Kürd filozofu Ehmede Xani'nin "Olsaydı bizim de bir sahbimiz, olurdu devletimiz!" sözü hatırıma geliyor. Sahibimiz,devletimiz yok olduğu kurbanlık koyun muamelesini görüyoruz. Kürdler Mısırlı Dr Fehmi Şikaki'nin deyimiyle Islam ümmetinin yetimleridir sözü bence çok eksik bir sözdür. Ben diyiyorum ki Kürdler Dünya'nin yetimleridir. Sözü daha gerçekçi olur.


******************************************************
Kardeşim yaklaşık 9 yıldır örgüten ayrılmıştır. Ayrılma gerekçesi savaşın Kürd ve dünya halkına bir yararı olmadığı,için ayrılmıştır. Kardeşim PKK'nin içindeyken 1999-2000'li yıllarda , PKK almış olduğu kararlarla KDP-YNK'ye karşı savaş kararı almıştır. Kardeşim ve arkadaşları o dönemlerde Kürdler arası savaşa karşı çıkarak tepkilerini kongrede açıkça koydular. Kardeşim partiden ayrıldıktan 3,4 ay sonra YNK ile girilen çatışmalarda 700 civarında Kürd savaşçısı kardeş kavgasında şehid oldu. Bu konuda detaylara girmeyeceğim.

Şunu söyliyebilirim savaşa karşı çıkan , savaş'ın Kürd halkına ve insanlığa yararı olmadığına inanan kardeşim Almanya'da esir edilirken,savaşmak isteyen ve silahları bırakmayan örgütün önemli adamları Awrupa'nın göbeğinde iltica ettikleri gibi, Türk devleti onlar için dosyalar göndermiyor. Yine kardeşim hakkında Ergenekon sanığı Fikret Emek isimli bir subay'ın kayıtlarında Awrupadaki bazı Kürd yurtseverleri'nin isim listesinde de,adresi ve telefonları çıkmıştır.Kardeşim Ergenekonun hedefleri arasında sayılan bir isimdir. Bu konu basına yansıtılmış,gazetede çıkan bu yazı kardeşimin avukatı Alman mahkemesine sunacaktır.
Sonuç olarak, Kardeşim hakkında kısacada olsa bu bilgileri yazma gereği duydum.Kürd kamuoyu başta olmak üzere duyarlı çevrelerin bu yazımın bir çığlık,bir ağıt,bir sitem,bir çağrımı ne kabul ederseniz edin tümünün harmanlaşmış bir bileşkesidir. Bu konuda değerli dost ve çevrelerin destek,moral ve girişimleri ulusal bir görevin tezahürüdür.Selam ve saygılarımı sunarım,


Orhan Zuexpayıj

Kardeşim Yılmaz'a atfen bu kısa şiiri kaleme aldım:

VENDAYIŞ SESLENMEK

Ax bıra ,ax bıra."Yılmaz"......................... Ah kardeşim,ah kardeşim
Dûnya Tuir biu tengê.............. Dünya sana dar olmuş
Het hete tu "Dûermaley" tû girotew, Etrafını kuşatmışlar "çevrelemişler"
La belê ez zun tı, eyê bın dest ni, Evet,biliyorum sen esaret insanı değilsin
La ma sêk bira dünya vate yi biu yo... Ne yapalım ?Dünya'nın sözü bir olmuş,
Sofre wuerid bıre mı no ruewo,.............. Yemek sofrasına kardeşimi koymuşlar,
Hûma tı he nivinen,ın çu zulumo............ Allah'ım görmüyorsun,bu ne zulümdür.
La ma sêk Qeder Kırduno,ma bêbextiye.............. Kürdlerin kaderidir, feleğin bahtsızlığında
felekîd he veşeni.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder