Kûy a Spî

17 Kasım 2011

ZEKİ ADSIZ'IN "Kek Saleh" ANISINA (3. Bölüm)

alt















Zeki Adsız'ın yaşam öyküsünü kısa bir özetini anlatan şiir'im aşağıdadır. Bu şiir'i ana dilim Kırdki "zazaca" yazarak duygularımı ifade ettim.

ZEKÎ ÊLIKUN SERRO ?

Zeki Laci Çerkez Elıkuno
Elıkun asl yın Kasmun'rawo
Kasmun vera ver Hesar û Dügernuno
Cay yı piyor maziyer û azgîlyero

Şı wend di zulım Tırkuno
Wahar veciya dewa Kırdun, kot verniyo
Dışmen û bebext Kırdun kotib yı dımo
Ters yı çineb mar qırık ra şin dıyaro

Xelasiye welat xu di sêr lületifingo
Tirk kot dıma şı bin xetî
Bin xet Yado û Sedin Telha kot yı viro
Mend o cad musa herb û siyaset dünyawo

Yeqin û baweri yı ser î herb dı bo
Rîd eyera nomey qıcun xo napa Şervan û Filintawo
Huma niverda cune xued da cı niweşi yo
La tı ın ruec tengıd eye merg niebi yo

Wasiyet xo kerd, va ? ez şın Çoligo
Şı nızdiye Kasmun bı cirun Xeyri Durmişo ?
Dışmen ters ver mezel yı kerd xırabıwo
Şuı Zeki.... şuı çım tû wa ped nımuno......



YAŞAM ÖYKÜSÜ

Zeki Adsız 1948 yılında Çolig'de doğdu. Babası'nın adı halk arasında Çerkez Êlıkun olarak bilinir. Ailesinin kökeni 1800'li yılların başında gelip,Kasıman yöresine yerleşir. Kasıman şehirin batısında olup, günümüzde şehirle birleşmiş "mücavir" alan konumundadır.
Çerkez Elıkun'un ikinci evliliği Ahmed Qazi'nin "Aymaz"kızı Fatma'dan Zeki Adsız dünya'ya gelir.Zeki Adsız'ın babası Çerkez daha kundakta küçük bir bebekken babasını kaybedip,küçük yaşta yetim kalır. Babasından kendisine epeyce arazi ve tarlalar kalır. Kasıman'ın büyük bir kısımı ve deşte Çolig'de bulunan bu arazide Çerkez Elikun çiftçilik yapar.
Zeki Adsız ilk,orta ve lise öğrenimini Çolig'de yapar. Lise son sınıftayken Katip isminde bir gencin yaralanmasına sebep olduğu için 4,5 yıl ceza alır. Zeki Adsız 12 Mart muhtırası olduğunda hala cezaevindedir. Hapishane sürecinde bol,bol kitap okuyarak kendini geliştirir. Lise son sınıftaki bitirme sınavlarını jandarma gözetiminde başarıyla verir. Cezaevinden Istanbul Basın-Yayın yüksek okulunu kazanır. Ve en son öğrenimini burada bitirir.
Zeki Adsız 1972 yılında teyzesi kızı Şadiye Bazencir'le evlenir. Bu evliliğinden Filinta isminde oğlu,Şervan isminde kızı dünya'ya gelir.Halen Zeki Adsız'in eşi ve çocuklari Almanya'nın Köln şehirinde ikamet ediyorlar. Eşi Şadiye hanım eğtimcidir. Filinta Köln üniversitesinde Ekonomi eğtimi görüp,halen ticaretle uğraşmaktadır. Şervan ise Hukuk fakültesini bitirip, Köln şehirinde bürosunu açarak avukatlık yapmaktadır.


SİYASİ MÜCADELESİ

Zeki Adsız 1973 yılında CHP'de siyaset yapmaya başlar. CHP'nin af yasası başta olmak üzere bazı demokratik vaadlerde bulunma,sosyal-demokrasiye kayma eğlimleri Zeki Adsız'ın CHP'de siyaset yapmasında etkin olmuştur. Zeki Adsız Çolig'de CHP gençlik başkanlığı,daha sonra 40 kişilik parti meclisi üyeliğine seçilir.
Çolig'de o dönemde CHP gençlik hareketi dışında BÎN-GENÇ-DER de kurulur. Bu derneği kuran kişilerin başında Hatip Demiralp,Hişar Ağaoğlu,Ahmet Kasımoğlu,Cihat Elçi,Hilmi Aydoğdu ilk akla gelen isimlerdir. Bu derneğin kadroları ağırlıklı olarak CHP dışında Kürd Ulusalcı çizgisini savunan KDP'ye yakın ekiptir.
Zeki Adsız o dönemlerde gerek DDKO süreci gerek T-KDP Said Elçi'nin siyaset yapttığı çizgiyle mesafelidir. TÎP-DDKO ve T-KDP sürecinin sonucunda Kurdistanda anti-sömürgeci Kürd siyasi hareketlerinin 1974 yılında illegal faaliyet yürütüğü dönemin başlangıcıdır. Bu süreç diyebilirizki Ideolojik-politik inşaa sürecinin başlangıcıdır.
Zeki Adsız bu dönemde PSK hareketini kendine yakın görerek çalışmalarına burada başlar.Tabi o dönemlerde CHP içinde Kürd sorunu,sosyalizm ve sol fikirlerinide savunuyordu. CHP ve Ecevitin görüşlerine ters olan bu fikirlerden dolayı Ecevit ve çevresinin hışmına uğrayarak,CHP'den koptu. Kemal Burkay anılarında Zeki Adsız'ın CHP içinde kalmasını hatırat-2 kitabının 49 sayfasında ayrıntıları yazılmıştır.
Zeki Adsız'ın CHP içinde kalmasını Kemal Burkay istemiştir. Bu konuda 49 sayfada bakın neler söylemiştir.
O ara Bingöl'den CHP'nin parti meclis üyesi olan Zeki Adsız'da partimizin üyesi olmuştu. Zeki devrimcilik adına CHP'den ayrılmak istediyse de biz orada kalıp görüşlerimiz doğrultusunda çalışma yapmasının daha yararlı olacağını düşündük. Ne var ki Zeki, CHP'li gibi görünmeyi devrimciliğe yakıştırmadığı için bu durumu uzun süre sürmedi.
PSK ve Sendikacılık süreci
Zeki Adsız tıpkı CHP'de olduğu gibi cesur ve atılgan kişiliğinden dolayı MK üyeliğine seçilir.PSK'nin yayın ve dagıtım faaliyetlerine katıldı. Tabi o dönemlerde Çolig'de kendi imkanlarıyla kurmuş olduğu DENG-KItapevinde gençlerin bilinçlenme ve aydınlanma sürecinde rolü çok büyüktür.
Zeki Adsız 1977 belediye seçimlerinde Diyarbakırda Mehdi Zana'nin seçilmesinde öncü kadrolar içinde yer almıştır. Diyarbakıra yerleşen Zeki bir taraftan PSK faaliyetlerini yürütürken,diğer taraftan Genel-iş şube başkanlığına seçildi. Fedakar ve dinamik kişiliğiyle kısa sürede bölgedeki işçi sınıfının güvenini de kazanarak DÎSK 10.Bölge temsilcisi oldu.
Zeki Adsız 1979 Haziran ayında Bölge temsilciler meclisinin toplantısında faşist baskılara karşı yaptıkları eylemlerden dolayı tutuklandı. Zeki Adsız'a yapılan işkenclerden dolayı kaburga ve kalça kemiği kırıldı. Akabinde Diyarbakır'da 1980 Mart Newruzunda öldürülen Üstteğmen olayından sonra illegaliteye çekildi.
Zeki Adsız bu dönemden sonra ülke dışı,Iran-Suriye ve Awrupa macerası başladı. Iran-Suriye ve Awrupa'da PSK ve Kemal Burkay'la arasında ideolojik-politik ayrılıklar sonucunda 1983 Nisan ayında ayrıldı.
Zeki Adsız örgütsel ve siyasal çabalarını bundan sonrada devam eder. Şıvancılar-DDKD-KİP geleneğinden gelen ve Kürdistan İşçi Partisi -Geçici Birlik Komitesi (KİP-GBK) adıyla anılan grup ile yakınlaşma sağlandı. Bir süre sonra iki grup TEVGERA SOSYALİSTA KURDISTANÊ (TSK) adı altında birleşti.
TSK Merkez komitesi ilk toplantısında, Zeki Adsız’ı hareketin Genel Sekreteri olarak görevlendirdi.
Zeki Adsız'ın partisi 1986 yılında almış olduğu kararla Ortadoğu'ya giderek Bekaa vadisinde askeri ve siyasi kampını kurdular. Burada Avrupa’dan ve ülkeden gelen kadroların eğitimine başlandı. Böylece silahlı propaganda birlikleri oluştururlmaya başlandı. Urfan Alparslan’ın "Agrı eski belediye başkanı" sınırsız katkılarıyla bu çalışmalar hızla ilerledi ve 1988 Mayıs’ında TSK’nın askeri kanadı olan Ordiya Rızgariya Kurdistan (ORK) kuruldu. Zeki, ORK Yüksek Askeri Konsey Başkanlığını üstlendi.
Parti ülkeye silahli mücadeleyi başlatmak için Urfan Alpaslan yönetiminde silahlı bir gurup ülkeye "Botan" girdi. Ancak Alparslan’ın komutasındaki birlik, Botan’da Torisan dağlarında Türk ordusuyla karşılaştı. Bu çatışmada ORK Konsey üyesi ve TSK Genel Sekreter yardımcısı Urfan Alparslan şehit düştü. (1988)


Zeki'nin hastalığı ve vefatı

Zeki Adsız ülkeye gönderdiği gurubun şehid edilmesinin acısını hep yüreğinde taşıdı. Bu süreçte yarım kalan işleri toparlamak için yoğun bir çaba harcadı. Ancak lanetli hastalığa kansere Orta-doguda yakalanmıştı.Tedavisi için Suriye ve Lübnandaki doktorlar doğru teşhis koyamadıkları için Almanya'ya geldi. Köln Merheim hastahanesinde tedavisine başlandı.
Ancak tedavisi sonuç vermedi. 17 Nisan 1990 günü Kürd halkı'nın keskin bakışlı bu yiğit evladı vefat etti. Cenazesi devletle olan bürokratik sorunları giderilerek 23 Nisan günü Diyarbakır'a yollandı. Ertesi gün Cenaze Çolig'e götürülerek yoğun bir halk katılımyla defin edildi.
Sonuç olarak, Zeki Adsız'in Çolig'den başlayarak,Diyarakır,Ortadoğu ve Awrupa'da nihayetlenen yaşamının özetini sunmaya calıştım.Çoligin kaderi mi diyeyim yiğit insanları'nın ömrü çok uzun sürmüyor. Ama bir gerçek var ki yaptıkları içlere bırakttığı miraslara baktığınızda tarihe iz bırakarak anılıyorlar.

Çok kısa bir yaşam sürecine bu kadar çok işler sığdıran Zeki Adsız'ın ruhu şad olsun.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder