Kûy a Spî

13 Ocak 2013

DOKTOR CEMŞÎD BENDER'ÎN YAŞAM ÖYKÜSÜ?

 

  • DOKTOR CEMŞÎD BENDER'ÎN YAŞAM ÖYKÜSÜ?

     

     

    BÎRÎNCÎ BÖLÜM 



    CEBAXCUR COĞRAFYASINDAN BÎR PORTRE

    DOKTOR CEMŞÎD BENDER'ÎN YAŞAM ÖYKÜSÜ?



    "Yaşam suçlusuyuz doğuştan,

    Gece soğuk,bir de gelir mi jandarma,

    Atar damarıyla çıldırır kabara,

    Ayakaltı,gözalti,tekme,yumruk

    Kelepçe,cop,demir parmaklıklar

    Acı bir iz bırakır anılarda."



    Dr Cemşid Bender/1958 Paris,



    Dr Cemşid Bender Cebaxcur/Gexi "Kıgı" kökenli Kürd tarihçisi ve aydınıdır. Yaşamı çok ilginç ve renkli bir o kadar'da hareketlidir. Dr.Cemşid Bender vefat etmeden evvel kendisi hakkında Hüseyin Avni Ulaş'ın portresinde kısaca bahs etmiştim. Dr. Cemşid Bender'de tıpkı Hüseyin Avni Ulaş gibi Şadili aşiretine mensuptur. Yaşamı dönemsel olarak ele aldığımızda büyük değışkenlik görüyoruz. Bu degiskenliklerin yaşadığı ortam,ailesi ve o günkü koşullardaki siyasal,toplumsal konjoktür çevresinde cereyan eden bazı olayların kendisi üzerinde büyük etki yaratmıştır.

    Cemşid Bender vefat etmeseydi bu portreyi yazmayacaktım. Çünkü benim bugüne kadar Cebaxcur ve cıvarında yazdığım tüm portreler hayata olmayan önemli şahsiyetlerdir. Bu Kürd değerimiz "Çınar ağacımız" hukukçu kimligi yanında tarihi araştırmalarıyla size bilinmeyen yönlerini anlatmaya çalışacağım. Mücadelesi,Kürd tarihi ve alevi inancı'la ilgili tezlerine-de mümkün olduğunca değinmeye çalışacağım. Yaşam öyküsüne geçmeden evvel Cemşid Hoca'nın ailesi "Anne ve babası" nın Kurdistan'nin Cebaxcur "Bingöl, Wan hattından başlayarak,Halep,toroslar ve iç anadolu bölgesinin kadim kentlerinden "Konya" da birleşen yaşam öykülerini kısaca anlatmaya çalışacağım.

    Cemşid Bender'in anne tarafindan önce başlayaliım? Cemşid Bender Ermeni Şair Abovian'in"her Kürd anasından şair doğar."sözüne atfen yazmış olduğu makalesinde anne tarafını bakın kısaca şöyle anlatıyor. Benim çok yaşlı bir teyzem vardı. Adı Menicey'di. Içlerinde anamında bulunduğu aile topluluğu ,Van'in işgale uğradığı yıllarda,yayan yapiıdak Başkale'den yola çıkarak önce Halep'e sonra Adana'ya oradan da Konya'ya gelip yerleşmisler. Menice teyzem ailenin en büyük çocuğuydu. Çok güzel Kürtçe konuşurdu. Türkçe'yi tam öğrenmeden yıllarca sonra öldü. Cemşid Bender anne tarafından Wan/Başkale ilçesinden 1.dünya harbi döneminden Konya'ya göc eden Kürd bir aileden gelemektedir.Cemsid Bender'in yaşamıyla ilgiside olmasa Türkçe bilmeyen bu teyzesinin makalede yaşadığı anekdotu da sizinle paylaşmak istiyorum.

    Menice teyzem ölümünden kısa bir süre önce Ankara'da askerlik yapan torununu görmek için Ankara'ya gider. Garaj'da otobüsten inip,bir süre yürüdükten sonra 2.derece olan gözlüğünü düşürür. Önünü göremez. Yere çömelir ve ellerini uzatarak gözlüğünü aramaya başlar. Ararken de doğmaca olarak Kürtçe şiir söyler. Elbetteki söyledigi türkülü şiir ençok torunu ve kaybettigi gözlügü ile ilgilidir. tesaddüfen garajdan çıkmakta olan Doğu yöresinden,Kürtçe bilen bir milletvekili,teyzemi görür ve okuduğu şiirli türküyü bir süre dinledikten sonra gözlügü bulur ve teyzeme verir. Sonra teyzemi evine davet eder. Ailesiyle tanıştırır ve ertesi günde torunuyla görüştürüp,tekrar Konya'ya yolcu eder.

    Cemşid Bender 'in baba tarafı hemşerim olması nedeniyle ailesi ile ilgili önce yazılı kaynaktan bilgileri sunmak istiyorum. Yazılı kaynağın adı Nur iklimi adli eserdir. Erzurum doğumlu olan Konya'lı Hacı Sabri Halıcı "Kürd Sabri" ismiyle de anılmaktadır. Erzurum'da "Cünan" aşiretine mensuptur. Birinci cihan ve istiklal savaşına katılmış ve "Gazilik" ünvanı almıştır. Birinci dünya savaşından sonra çocuklarıyla birlikte Konya'ya yerleşerek ve burada uzun yıllar kalmasından dolayı "Konya'lı Sabri"ismiyle anılmıştır.Şimdi bu yazılı kaynağı biraz açıp,eksik ve yanlışlıkları düzeltmek istiyorum.

    Cunanlılar hakkında Kurdweren.com sitesinde Bingöl tarihi adlı yazıda çunlar yazılmaktadır.Cunanlılar Kurmanc'ca konuşurlar. Alevi inancındandırlar. Kığı ilçesi;Çevreli,Elmalı köyleri'le, Karlıova'nın Kaynarpınar ve Ilpınar köylerinde otururlar. Cunanlılar şadili aşiertinin bir koludur,bilgileri mevcuttur. Cemsşd Bender'in babası Erzurum Cunan aşiretine bağlı bilgisi'ni düzeltmek istiyorum. Cunan aşireti günümüzde oturdukları köyler Cebaxcur`'un "Bingöl" Kığı ve Karlıova ilçelerine bağlı köylerde oturmaktadırlar. Cunan'lılar günümüzde coğrafik olarak Cebaxcur sınırları içersinde oturuyorlar.

    Cunanlı'lar hakkında değerli dostum Peri yayınları'nın editörü Ahmed Önal Cunan'lı olması nedeniyle aşiretiyle ilgili şu bilgileri şifahi olarak bana aktardı. Cunan bir aşiret değil bir mıntıkanın coğrafik adı'dır. Cunan mıntıkası Balucan,uzun pazar,Tırso,Fisugur,Oncalıx köyleri Qexi ilçesi sınırları içınde,Qewaxan,Licık,Qayık,Silper köyleri'de Karlıova ilçesine bağlıdırlar. Bu köyler Şadili aşiretine mensupturlar. Şadililer buraya gelmeden Cunanlı'lar burada yasıyorlardı. Ahmed Önal bana aktardığı bilgilerde de Cemşid Hoca'la 4,5 defa bir araya geldiğini, Cemşid Hoca'nın kendisine aktardığı ,alevi kökenli olup,Şadili aşiretine mensup olduğunu söyler.

    Cunan mıntıkası hakkında Hesen Hişyar Serdi, ilk yazılı belgeler Erzurum'un Güney-batısında Cunan mıntıkasında rastlanmış der? ancak kaynak belirtmemiştir.Bu aşiretin günümüzde ileri gelen ailesi Balucanli Ali Efendi'dir. Cebaxcur'lu hemşerilerimin iyi tanıması için Avukat Haydar Ünsal'in amcası olduğunu hatırlatmak istiyorum. Cemşid Bender'in ailesi bu coğrafya'dan çıkıp,Konya gidip yerleşmiştir. Cemşid Bender'in aile bireyleri sık,sık Erzurum kökenli olduklarına vurgu yapmaktadırlar. Cemşid Bender'de babası'nın aşireti ve köyleri günümüzde Cebaxcur sınırları içinde olduğu için,her ortamda Cebaxcur,Qexi'li olduğuna vurgu yapmaktadır. Metrapollerde sık,sık karşılaşttığı hemşerilerine gösterdigi ilgi ve hasreti'ni sürekli anlatır.

    HEP'in Izmir il örğütünün açılışına katılan hemşerim Yaşar Dayanç'ın Cemşid Bender'in anısına yazmış olduğu bir anekdotu sizinle paylaşmak istiyorum.Açılışını yaptığımız gün Cemşid Bender amca yanıma geldi,"oğlum sen nerelisin?kanım sana çok kaynıyor." dedi. Ben, "Bingöl,Kığı'lıyım deyince uzanıp beni öptü ve,"Sen de benim baba toprağımdansın," dedi. Ben degerli tarihçimizin o güne kadar Kığılı olduğunu bilmiyordum. Tekrar sordu,"Kığı'nin hangi köylerindensin?" Ben ,"Karerliyim," dedim. O dönem Izmir Il başkanımız olan değerli Hikmet Fidan ,bize doğru geldi dedi -ki,"yine hemşericilik yapıyorsunuz..." Cemşit amca ,"bırakında biraz da biz yapalım. Hemde Yaşar'in doğduğu yer,yani Karerliler'de daha Zerdüştlük vardır."Cemşid amcayla sohbet etmeye başladık. Bana şunu söyledi;"Tarih'te hiç bir halk Kürdler kadar savaşmadı,katliama maruz kalmadı. Ama bütün bunlara rağmen hiç bir zaman asla başkalarının toprağında gözümüz olmadı. Barışı savunan da hep biz olmusuz."

    Cemşid Bender Hoca'nın babası Said-i Nursi'nin talebesi,dava ve cezaevi arkadaşıdır. Risale-i Nur eserlerinde de Hacı Sabri Halıcı hakkında bilgiler sunmaktadır. Babası Hacı Sabri Nurculuk davasından dolayı tutuklanıp,yargılanmıştır. O dönemde Hukuk fakültesi ögrencisi olan Cemşid Bender'in bu tutuklulukla ilgili yazdığı bir mektuptan dolayı o da Nurculuk davasından tutuklanıp yargılanıyor. Cemşid Bender işte böyle bir aile,böyle bir siyasi gelenekten süzülerek gelmiştir. Hayat mücadelesi Awrupa'ya çıkışıyla beraber Kurdistani bir yöne doğru kayar. Kürd tarihile ilgili olsun ezilen ulusların mücadelesine vermiş olduğu destek önümüzdeki bölümlerde anlatmaya çalışacağım.

    Bu Kürd degerine "Çınar ağacı'na" mutlaka sahip çıkmalıyız. Kürd halkına bırakmış olduğu miras, eserleriyle anılacaktır. Tıpki Said-i Kurd-i,Selhaddin Eyub-i gibi Kürd değerlerine günümüzde Kürdler'den fazla Islamcı,tarikat gurupları daha fazla sahip çıkıyorlar. Cemşid Bender'in vefatında da islamcı,tarikatci kesimlerin,Kürd kesiminden daha fazla sahip çıkıp,daha fazla yazdılar. Cenazesine ilk sahip çıkan da onlardı. Bazı Kürd aydınları yazılarında bu duyarsızlığa,kimsezlige ve ilgisizlige sitem dolu tepkiler verdiler. Yakın dönemde hak etmediği halde Kürdlere temiz bir miras bırakmayan, yaşamı boyunca revaç'ta olan Kürd siyasi hareketine yapmadığını,söylemediğini bırakmayan şahsiyetleri tanıyoruz. Bu şahsiyetler ölmeden evvel kendilerini revaç'ta olan güce ihale ederek,kıymete binip,öldüklerinde programlar,taziye defterleri,günlerce gazete,televizyonların manşetlerinde inmediler.

    Cemşid Hoca bu sahiplenme neden yapılmadı bunun nedenlerini siyasetçilerimizin tartışmaları gerekir. Kürd televizyon kanalları ve günlük gazeteleri çok kısa ve sınırlı bilgilerle Cemşid Bender'in yaşamını küçük puntolar'la verdiler, Ben şuna inanıyorum-ki Cemşid Hoca 50 yıl'da olsa yapttıkları ve eserleriyle tarih'te yerini alip,anilacaktir. Kendisini ihale eden,hak etmedigi halde öldügünde gündemden düşmeyen,tabiri uygunsa Kürd Resmi-Ideolojiosi'nin sayfalarına geçen bu kişilere şu cevabı verecegim. Cemşid Bender Hoca hiç üzülme tarih seninledir. Kürdler kendi tarihlerini yazıyorlar. Seni unutmayacaklardır. Tarihimizde yanlıs ve taraflı tüm yazılanlar ters-yüz edilip,mahkum olacaktır. Herkes hak ettigi oranda değer verilmelidir.

    Ikinci bölümde buluşmak üzere,selamlarımı sunarım.

     Orhan Zuexpayij

  ***************************************+

 

 

  • IKINCI BÖLÜM 


    CEBAXCUR'DAN BIR PORTRE

    DR CEMSID BENDER'IN YASAM ÖYKÜSÜ 



    Yil 1958 Cemsid Bender Fransa'da "Osmanli Devleti Maliye Teskilati" konulu tezini vererek Hukuk doktoru oldu. Fransada ögrenciligi sürecinde Fransa devletinin Cezayir'e karsi yürüttügü isgal savasina karsi mücadele kervanina katildi.Son derece mülayim, sürekli güleryüzlü,son derece sicak kanli ve yumusak huylu dünya tatlisi bir genc olan Mehdi Halici "Cemsid Bender" Fransiz silahlarini Cezayir'e tasimakta olan trenin raylarina yatti. Tren hareket etti,ama Cemsid Bender raylara simsiki sarilmaya kararliydi. Tren geldi ve yani basinda durdu. Cemsid Bender bu tavri ile bütün dünya medyasinda büyük bir isim yaptti. Bu olay Cemsid Bender'i Kürt sorunuyla daha fazla ilgilenmesine yol acti.

    Kendisine neden böyle bir harekette bulundugu soruldugunda ; Cemsid Bender "Hukukun ve adaletin ortadan kalktigi,masum insanlarin yok edildigi bir ortamda,gercek bir hukukcu bundan baskasin yapmaz" diyordu. (1) Bu davranis bana Alman düsünürü Goethe'nin su sözünü hatirlatti. Eylem adamini yapan ne yetenekleridir ne de su ya da bu isteki becerisi. Her seyin bagli oldugu sey,kisiliktir.

    Cemsid Bender'in yasam öyküsü adi altinda yazdigim ilk bölümdeki yazim epey tartisildi. Cemsid Bender hakkinda yakistirmalar "Frankstayn" dahi yapildi. Cemsid Bender'in Kürd uygarligi,tarihi ve alevilik ile ilgili tezleri bulunmaktadir. Kürd tarih yazimciligi henüz tartisma halinde oldugu icin ,farkli kesimlerce öne sürülen tezler tartisilmalidir. Cemsid Bender'in tezleri de bu noktada tartisilmali,taslar yerli yerine oturtulmalidir. Bu yazimda Cemsid Hoca'nin yasam öyküsüne girmeden Kürd arastirmalari ve tarihi ile ilgili bazi saptamalar yapmak istiyorum.

    Kürd tarihi yazimciliginda en cok elestirilen kisilerin basinda Dr Cemsit Bender gelmektedir. Kürd tarihi ve uygarligiyla ilgili uc bir örnek olarak adlandirilmaktadir. Bender "Kürd Uygarlik Tarihi" adli kitabinda Kürtler'in de bir cok halk gibi gecmisi cok eskilere dayandigini kanitlamak icin bazi olgulardan hareket etmistir. Bu olgulara katilip,katilmamak elbette tartisilmalidir. Ama bir gercek var ki Cemsid Bender'in en önemli tezi Kürdler'in baska yerlerden bu cografya'ya gelmedikleri tezidir. Tam aksine Mezopotamya'nin en eski "otantik" yerlesik halklardan oldugunu ileri sürüyor. Cemsid Bender'den önceki Kürd tarihcileri'nin ortaya koyduklari tez, Kürdler M.Ö 2000 yillarinda Kuzey Avrupa'dan göc edip bugünkü cografya'ya gelip yerlesmislerdir.

    Cemsid Bender'in Kürdlerin bu cografya'nin yerlesik halklardan oldugunu, olgularla ileri sürmesi önemli bir tezdir. Bu tez tartisilmasi gereken bir tez olarak kabul edilebilir. Sadece Kürd tarihinde degil Kürd dilinde de Kürd arastirmacilari ve yazarlarinin bir eksikligini hatirlatmak istiyorum. Tarih ve dil üzerine ortaya atilan tezleri arastirmaci ve yazarlarimiz genelde Batili ve Rus kaynaklarina cok dayanak gösteriliyor. Halbuki Kürdler yakin Dogu toplumlari icersinde bir halk olmalarina ragmen,arastirmacilari bu alana girmeyip,bati'yi esas olarak referans almalari ayrica bir talihsizliktir. Tarih yazimciligi ciddi sorumluluklar isteyen bir istir. Her türlü kaynak arastirilmali,okunmali-ki bilimsel bir yönteme de uygun bir davranis olur.

    Kürd arastirmacilari dogulu kaynaklari esas almamalari bir yöntem eksikligidir. Bati'nin egemen resmi ideolojolerinde Kürdlerin tarihini ve Kültürel degerlerini bulamayiz. Bati'nin özellikle cografyamiza 19.yüzyilin baslarinda olusturulmaya calisttigi bakis acisi Dogu'nun inkari ve ve talanina yönelik bir cikistir. Kürdler bati kapitalizmi tarafindan talan edilen dogu toplumu icinde ayni zamanda mahkum edilmis bir halktir. CEMSID BENDER ;diger tarihcilere nazaran dogu'yu daha cok arastiran bir yazardir. Kürd arastirmacilari yazili kaynak konusunda sansli degillerdir. Bu cografya'da egemen devletler Kürdler'i mahkum ettikleri icin yazili,yazisiz her türlü kültürel degerlerini talan ettiler. Gecmis tarihlerden günümüze yazili belgelerin yoklugu ya da sinirli olusu isi zorlastirmaktadir.Bu tesbitlerden sonra, Cemsid Bender'in yasam öyküsüsünü baslamak istiyorum.



    CEMSID BENDER'IN YASAM ÖYKÜSÜ? 

     


    Dr.Cemsid Bender Sadili asiretine mensup,Cunan mintikasindan Konya'ya göceden Haci Sabri Halic'nin en kücük ogludur.Haci Sabri Halici ilk bölümde bahsettigim gibi 1.dünya harbinde Ruslara karsi savasmis ve gazilik ünvani almistir. Cemsid Bender'in iki agabeyi,iki kiz kardesi vardir. Agabeylerinden biri Pilot Ömer Halici,digeri bir dönem AP senatörlügü yapmis Fevzi Halicidir. Nermin ve Nevin adinda iki kiz kardesi olup,Nevin Halici yemek kültürü üzerinde Gazi üniversitesinde Doktorasini yapmis,bir akademisyendir.

    Cemsid Bender 1927 Konya dogumludur. Soyadlarindan anilacagi gibi Konya'da Hali ticaretiyle ugrasan varlikli bir ailenin cocugudur. Haci Sabri ticaret geregi Isparta'ya gidip gelirken o dönemde "1942"Said-i Kurdi "Bediüzaman" orada sürgünde oldugundan,tanismislar. Haci Sabri o dönemde Nur Risaleleri'ni Konya'ya ilk getirendir. Cemsid Bender Risale-i Nur ilkin kendi evlerinde okutuldugunu söyler.

    Dindar ve muhafazakar bir ailenin cocugu olarak büyüyen Cemsid Bender Konya'da Lise,Istanbul'da Hukuk fakültesine giderken Nur faaliyetlerini yürütüyor.Said-i Kurd-i Afyon/Emirdag'da sürgündeyken Cemsid Bender bir arkadasini'da yanina alip,ziyaretine gider. Yaninda götürdügü sahis daha sonra Nurcularin sonradan en saygin olan sahsiyetlerinden Zübeyir Gündüzalp'tir. 1948 yilinda Nurculara karsi toplu bir tutuklama davasina girisilir. Cemsid Bender'in babasi Haci Sabri Halici'da tutuklanir. Iste o dönemleri Dr.Cemsid Bender bakin nasil anlatiyor?

    Babam ,üstad ve talebeleriyle Afyon hapishanesine konmustu. Bende o zaman Istanbul Hukuk Fakültesinde talebeydim. Bunu duyunca,babami; " Sen medrese-yi nuriye'ye girdin, sana orada büyük dereceler vardir. sabirli ol. Kendini üzme! " seklinde tebrik ettim ve Afyon hapishanesine bir mektup gönderdim. Iste bu mektuptan dolayi Cemsid Bender ve bir kac arkadasiyla Istanbul'dan tutuklanarak Afyon hapishanesine götürülür. Cemsid Bender'in bu tutuklulugu 47 gün sürer,talebe olmasi nedeniyle serbest erken birkilir.(2)

    Cemsid Bender Istanbul Hukuk fakültesinde okurken cok saygin ve iyi yetismis bilim adamlarindan egitim alir. Almanya'dan Hitlerden kacan ünlü Hukuk profesörü Neumark,Crozat gibi hocalarla; Ebulula Mardin,Ali Fuat Basgil,Tarik Zafer Tunaya,Tahir Taner ilk akla gelenlerdir. Cemsid Bender 1950 yilinda Hukuk Fafültesini bitirip,yönünü Avrupaya verir. Cemsid Hoca'nin asil degisim ve dönüsüm süreci,yani Kürd sorunu,tarihi,kültürüne ilgi duymasi bu döneme takabül ediyor. 1953 yilinda Fransa'ya giden Cemsid Bender Osmanli Muhasebesi hakkinda doktora yapmak icin Fransa'nin Shorbon Üniversitesinde alti yil akademik karyerini yaparak doktora ünvanini alir.

    Cemsid Bender Fransa'dan döndükten sonra Konya yerlesir. 1958 yili sonlarinda Avrupa'nin Iskandilavya ülkelerinden Norvec'e giderek bu ülkede Kooperatifcilik üzerine de ihtisasini yapar. 1960 yilinda ülkeye döndükten sonra 1960 ihtilalinden TCK 159 maddeyi ihlalden tutulanir. 4,5 ay cezaevinde kaldiktan sonra cikartilan af yasasindan yaralanarak tahliye olur. Konya'da avukatlik bürosu acarak,meslegini icra etmeye calisir. 1961-1964 yillari arasinda Konya Gazeteciler Cemiyeti baskanligi yapar.

    Cemsid Bender'in yasam öyküsünün bundan sonraki dönemini'de ücüncü ve son bölümde yazmaya calisacagim. Cemsid Bender'in Kürd sorunu'na yönelimi,Konya'da avukat oldugu dönem olsun sonraki dönemlerden ayrintili bilgiler sunmaya calisacagim.Yine Cemsid Hoca'nin ölümü hakkinda yazilan bazi makalelerden önemli noktalari okuyucularla paylasmak istiyorum.

    Cebaxcur cografyasi ve cevresinden yazmaya calisttigim tarihi,siyasi ve ulusal yönleri olan sahislarin portrelerini yazarken mümkün oldugun'ca tüm yönleriyle ortaya koymaya calisiyorum. Cemsid Bender'in ölümünden sonra hakkinda yazilan, yazilari iki kategoriye ayirmak lazimdir. Birinci kategoriye Kürd aydin,siyasi,bilim adamlari ve kurumlarini yazdiklari yazilar ve bas sagligi aciklamalarini görebiliyoruz. Ikinci kategoriye'de Cemsid Bender'in gecmisteki siyas,dinsel geleneginden kaynakli kesimlerin "Nurcular,Yeni Asyacilar,v,s"kesiminin veya ailesinin Nurcular icindeki agirligindan kaynakli kesimlerin yazmis oldugu yazilardir. Dikkatimi ceken noktayi sizinle paylasmak istiyorum.

    Kürd kategorisine giren kesim ,Cemsid Bender'in yasami ve mücadelesini yazarken son dönemlerini agirlikli ortaya koymuslardir. Yani Cemsid Bender'in Nurculuk yapttigi dönem,ailesi ile ilgili bazi detaylari yazmaktan sanki sakinmislardir. Nurcu veya islami kesime yakin aydin ve yazarlarin'da yazmis olduklari yazilar ve bas sagliklarinda Cemsid Hoca'nin genclik,ögrencilik ve Nurculuk yapttigi dönemleri ön plana cikarmislardir. Cemsid Hoca'nin Avrupa yasami,Kürd sorunu'la ilgili eserleri,Kürd tarihi ile ilgili tezlerini yazmayi hic deginmemisler,veya üstünkörü deginmislerdir. Tabir-i caiz'se herkes olayi kendi penceresinden baktigi icin eksik ve tarafli yazmistir. Cemsid Hoca'yi mümkün oldugunca Nurculuk ve Kürtcülük yapttigi dönemleri tüm ciplakligiyla tanitmaya calisiyorum.

    Cemsid Bender'in yasam öyküsü'nün ücüncü ve son bölümünde görüsmek üzere selamlar.

    Orhan Zuexpayij
    KAYNAKLAR :
    ______________________________
    1)M. Latif Yildiz'in Cemsit Bender'in ölümü'le ilgili makalesi.
    2) Nejat Eren'in www.SaidNursi.de sitesindeki Cemsid Bender
    röportaji.

 

 

DR. CEMSID BENDER -3- Bölüm

 

ÜCÜNCÜ BÖLÜM



CEBAXCUR COGRAFYASINDAN BIR PORTRE

DR. CEMSID BENDER 



"Kürdler Anadolu'nun en eski halki. Yasi bilinmiyecek kadar'da eskidir."
Dr.Cemsid Bender.

Tarihin öznesi olmayan Kürdler kendi tarihlerinin yazimina üstlenmemislerdir. Türk-Islam sentezinin politikalarinin dayattigi red,inkar ,yok etmeye yönelik politikalari nedeniyle ,son 25 yillik sürecte ortaya konan Kürd tarihi'nin her sürecini yeniden algilama cabalari hayati önem arzetmektedir. Iste bu tarihi arastirmacilardan biride Cemsid Bender'dir. Kürd tarihine karsi Kürd aydini ve bilim adaminin,halkina karsi sorumlulugunu yerine getirmek zorundadir. Cemsid Hoca bu sorumlulugu'nu yerine getirerek tarihle ilgili topladigi olgusal malzemeleri dar ululuscu cerceveden uzaklastirarak tarihin emrine vermistir. Kürdler anadolunun eski halkidir tezi tarihcilerin önüne konulmus bir manifestodur.

Cemsid Bender 1992 yilinda kurulan istanbul Kürd Enstitüsünün calismalarina katildi. Enstitü'nün kurulmasiyla birlikte Tarih Bölüm'ü Baskanligina secildi. Bu görevi süresince 1992-1997 yillari arasinda Awrupa basta olmak üzere bir cok ülkede Kürd uygarligi ve tarihi üzerine 47 konferans verdi. Cemsid Bender ,son 30 yilini rejimin yasakladigi yok saydigi,red ettigi Kürd kültür ve tarihini igneyle kuyu kazar gibi bilimsel ararstirmalar yaptti. Tüm saldirilari gögüsleyerek bu calismalari yapan bu bilge insan dogru bildigi yoldan sasmadi. Cemsid Hoca ayaklar altinda ezilen mazlum bir halkin , dünya halklari icinde onurlu yerini almasi icin bir Kürd oldugu kadar demokrat kimliginin bir geregi olarak görüyordu. Cünkü demokrat ve hukukcu kimliginin ilk örnegini Fransada'ki tren eyleminde ortaya koymustur.

Cemsid Hoca'nin vefati üzerine yayinlanan bas sagligi ,hastaligi döneminde yasanan tarismalarla ilgili Kürd kamuoyundan Kürd bilgesine hak edilmeyen,ilgisizlige deginecegim. Ama üzülerek ifade edeyim Kürd kamuoyonda yasanan bu tartismalar,cifte standart politikalar bir Kürd bilim adamina yakisiksiz ve layik olmayan tavirlardir. Cemsid Hoca'nin vefati bazi gazetecileri koltugundan bile etti. Kürdler yasanan tüm bu olumsuzluklari bilmelidir.Kürd degerlerine cesaret edip acikca degil ,gizlice tavir alan kesimlerin tesir edilmesi gerekir. Kürd sorunuyla ilgili her türlü bilimsel ve akademik calismalari kendi eksenine almak,bilim disi bir yöntemdir.

Dr Cemsid Bender Fransa'dan sonra ,1974'e Norvec'e gider. On dört yil Norvec'te kalip,Norvecli bir bayanla evlenip iki cocugu da olur. . Norvec yasaminda sadece Kooperatifcilik üzerine akademik kariyer yapttigi yazilir. Oysa ki Cemsid Hoca yasaminin bu bölümünde agirlikli olarak Kürd uyagarligi ,tarihi ve kültürünün yaninda o ülkenin "Norvec'in" tarihi mücadelesi,toplumsal olaylar üzerinede ilgi duyar. Norvec 2.dünya harbinde Nazilerin istilasina ugrar. Cemsid Bender,Norvec'te bir ilcenin belediye baskani olan petersan'la ilgili cok enteresan vermis oldugu bir mücadele örnegini aktarmak istiyorum.

Petersan, Norvec'te 2.dünya harbinde kücük bir beldediye'nin baskanidir. Naziler ülkeyi istila edince bazi belediye baskanlari'ni görevden almaz,bunlaradan biride Petersandir. Ama Petersan Almanlari ülkesinden atmak icin gizli mücadele eder. En büyük yardimcisi'da odacisi Ove Sau'dur. Yasli Petersan kendi eliyle koydugu bombayla ici dolu Alman askeri dolu bir otobüsü hava'ya ucurmustur. Alman askerleri icin gönderilen ilaclari kendi halkina saklayarak dagitmistir. Kendi halkini örgütlemek icin gizli bir gazete cikarir. Gazete cok ilkel kosullarda hazirlanip,kendisi tarafindan gizlice dagitilir. Petersan evinde gazeteyi basarken yakalanir. Naziler onu belediye binasindaki makam odasina götürüp yargilarlar.

Alman binbasi Petersan'nin koltuguna oturur. Derhal iki dakika icinde ölüme mahkum edilir. Askeri bir manga onu kursuna dizecektir. Odaci'si desifre olmadigi icin görevine tekrar devam eder. Makaminda kelepceli olan Petersan ölüm karari'ni dinler. Oda ölüm sessizligine girer. Odaci'si Ove Sau baskana yaklasir. 25 yillik calismasi boyunca büyük bir kahraman olarak tanidigi,büyük saygi duydugu baskanina su soruyu sordu;

"Korkuyormusun? Hic beklemedigi yaniti aldi.
"Evet korkuyorum.Ölümden korkuyorum."
Odacisi aldigi yanittan yikilmistti. Bu durumu gören baskan gülümsedi ve sunlari söyledi;
" Ben bu girisimlerimi yaparken de ölümden korkuyordum. Ama ölümden korkmak benim bu eylemleri yapmami engelleyemezdi. Onurlu insan hem ölümden korkar hemde yapilmasi gerekeni yapar."

Cemsid Bender Norvec'te kaldigi sürecte diyiyorki ! Bir Kürd olarak Petersan'a cok saygi duydum. O,benim özlemlerimin sembolü olmustur. Cünkü o tüm olumsuzluklara ragmen tek basina büyük isler basarmis bir kahramandir. Onun bu davranisi ,30 yillik zaman diliminde bana önderlik etmisti. Cemsid Hoca'nin 30 yillik bu son yasam süreci Kürd tarihi,uygarligi ve kültürene adadigi dönem olarak hatirlatmak istiyorum.

Cemsid Bender Norvec'te kaldigi dönemlerde Antikcag anadolu tarihi,bununla ilgili arkelojik veriler üzerinde awrupa kaynaklarini olusturdu. Paris ve Berlin üniversite kütüphanelerinde konuyla ilgili doktor ve docentlik tezlerini topladi. Yasaminin son döneminde Izmir iline yerlesir. Paris'te ünlü arkelog Jeams Mellart'in calismalarina baglantili olarak kurulan Bilim komitesi'ne üye secilir. Vefat etmeden evvel beyninde cikan ur nedeniyle hastahane ve evde uzun süre yatti. 7 Nisan 2008 de vefat eden bu Kürd bilgesi Izmir Karsiyaka mezarligina defin edildi. Cemsid Hocanin ölümüyle ilgili verilen mesajlar,hakkinda yorum yapmadan yazilanlari buraya aktarmak istiyorum.

A. Kadir Konuk , Cemsid Bender üzerine bir makale yazar.Politika gazetesine gönderir. Gazete yönetimi bu makaleyi yayinlamaz. Kadir Konuk kizar ve küser. Gazete'de zaten dünden razidir.A.Kadir Konuk kösesinden olur.
A,Kadir Konuk makalede ne yazar. Cemsid Bender 10 gün hastahanede kivranir. Kimse gidip sormaz. Aliesi ve kizlariyla ilgilenmez,ölür. DTP cenazeye gitmez,kimse ilgilenmez. Kisaca özet olarak bunlari yazar. Kürd yorumcular siradan insanlar Cemsid Bender saksakci olsaydi,kim bunu ona yapabilirdi. Durumu böyle olurmuydu? cenazesi tipki digerleri gibi muhtesem olurdu. Bazi Kürd yorumculari'da bugün degil 50 yil'da gecse tarihe gececek olan insanlardan biridir Cemsid Bender. Politikada yayinlanmayan bu makale'yi isteyen "www.beybun.com" okuyabilir. Makalenin basligi "Vefasizligi adi sevgi olmus"tur.

Cemsid Bender'le ilgili cagrilari dikkate almayan,cenazesine sahip cikmayan kesimler. Cenaze defn edildikten sonra 8.4.2008 tarihinde kücük puntolarla bas sagligi dilemistir. KNK'nin bas sagligi mesaji'nin özeti kisaca sudur. Kürdler büyük bir degerini kaybetmis,Bender Hoca Kürd tarihini günyüzüne cikarmak icin önemli hizmetler yapmistir. Bu temel'de ailesine bas sagligi dileginde bulunulmustur. Cenaze kaldirildiktan sonra Kürdlere cagrida bulunulmus,kitlesel cenazeye katilmasini isterler. Ama kimse gitmez söylenenler,lafta kalir. Televizyon'da cok kisa bir haber olarak yansitilir. Kürd degerlerine yapilan bu cifte standart durum cok düsündürücüdür.

Kürdler'in farkliliklari zenginliktir. Benim gibi düsünmeyen,yazmayan ,cizmeyen anlayislar tahammül kültürü bizde olusmamistir. Hafizam beni yaniltmiyorsa Ahmet Altan'ni söyle bir tesbiti vardir. Bir ülkeye gittiginizde farkli heykeler'in coklugu dikkatinizi cekerse o ülkede bilinki; demokrasi kültürü cok gelismistir. Ama bir ülkeye gittiginizde tek,tip ve bir veya iki kisinin heykeli heryerde dikilmis'se bilinki o ülkede demokrasi kültürü yoktur. Yasadigim ülke Almanya'da kaldigim her sehirde onlarca heykel vardir. Dikkatimi ceken bu heykeli yapilan kisilerin gecmiste birbirine karsi zit düsünceleri olan sahislardir. Örnegin kaldigim sehirde bir alan'da Hitler'in belki ilham aldigi Bismark'in heykeli'le ,Hitlere karsi mücadele verip,idam edilen ikiz kiz kardeslerin adina düzenlenen meydan üzerine konulmustur.

Yine , Engels müzesinin modernazisasyonu icin,müzede calisanlarin sayisi ile verilen degeri cok iyi görebiliyorum. Marx yine yahudi kökenli bir düsünür oldugu icin ayni müze ve deger onada veriliyor. Halbuki bu iki insan'nin fikir ve düsünceleri sisteme zit olan düsüncelerdir. Gelismis bati ülkelerinin cogunda bu kültür yerlesmistir. Tabu ve korkularla milyonlarca tek,tip heykel yapmakla sistemler saglamlasmaz. Cemsid Bender'in yasam öyküsünü burada son verirken Kürd tarihi ve uygarligina adamis bu bilim adamini rahmetle aniyorum. Saygilarimi sunuyorum.


Orhan Zuexpayij 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder