Kûy a Spî

13 Ocak 2013

MAMOSTE M.SIDDIK BILGIN

MAMOSTE M.SIDDIK BILGIN

CEBAXCURDAN BIR PORTRE MAMOSTE M.SIDDIK BILGIN

Mehmet Siddik Bilgin aslen Cebaxcur/Darahini-kelaxsi köyündendir. Babasi Abdulaziz efendi Sex Hüseyin"Hüsen"nin ogludur. Siddik Bilgin ilk,ortaokul ve hatirimda kaldigi kadariyla 1973-74 yillinda Cebaxcur Sannat okulunu bitirdikten sonra,1979 yilinda Cebaxcur Egitim Enistütüsünü bitirip,ögretmen olur. Akabinde kisa dönem askerlik yapip,köyüne yerlesir. Bu sürecte hafizam beni yaniltmiyorsa, ögretmenlik yapmadi. Suweran"Ciraxirab" da kendi arazileri üzerinde yapmis oldugu" Xan" ile bescilik,kücük hayvan ticaretiyle ugrasiyordu. Sehadet edilmeden evvel 1984 yilinda tayinini yapip,Siwan mintikasindaki eski ismi "Hesbuer" köyünde ögretmenlige baslamistti.

Siddik Bilgin Kürd tarihinde özellikle bulundugu Cografya'da ulusal mücadeleye damgasini vurmus bir ailenin cocugudur. Bu gelenegin vermis oldugu tarihi misyon,kendisi tarafindan da onurlu ve kararli bir sekilde sürdürülmüstür. Siddik Bilgin'nin siyasi gecmisi'ni kisaca da olsa deginmeye calisayim. 1970'li yillar ve öncesi kendi yakin amca ve cocuklarinin özellikle sürgün yasamindan gelen KDP geleneginin etkisinde kaldigini,aktif olarak bu gelenegin ideolojik ve siyasal yapilanmasini her platformda savunmustur. Kendisiyle Cebaxcur'da sürekli, aileden gelen dostluk ve yakinliktan dolayi beraberligimiz vardi. Sehadettinden 3,4 gün evvelde Cebaxcurda beraberdik.

1985- 23 Temmuz'da Suweran karakoluna PKK'liler tarafindan roket saldirisi yapilmistti. O dönemde o mintiqanin komutani olan Yüzbasi Ali Sahin'nin birligi hedef alinmistti. Siddik Bilgin olayin oldugu dönemde Cebaxcura gelmistti. Tabiki almis oldugu duyumlardan, Yüzbasi Ali Sahin'nin kendisini aradigini ve gittigi her yerde sordugunu, oda duymusttu. Büyük amcasi Burhanettin Bilgin'de olaydan haberdar olunca Siddik ve Sait Bilgin'i cagirip bu olayla sizin alakaniz yok?neden kendinizi firari duruma düsürüyorsunuz,deyip Suweran'a gönderir. Zaten Siddik Bilgin'le yapttigim sohbetlerde de köylerine gelen o dönemdeki gerilla guruplariyla siyasi olarak tartistiklari ve aralarinda sorunlar cikttigini ,bana anlatmistti. Hatta bu tartismadan dolayi uzun sürede köye gitmiyordu.

Siddik Bilgin olayla alakasi olmamasina ragmen,sunu iyi bilmek lazimki ismi ve mensup oldugu ailesinin tarihi ve ulusal mücadeledeki sicileri Ali Sahin icin yeterli suc delileriydi. Siddik Bilgin ve amcasi oglu, amcalari Burhanettin Bilgin'nin telkinleriyle o gece Darahini"Genc" ilcesine giderler. Yüzbasi Ali Sahin ve onun yerlisbirlikcileri'nin ihbarlari sonucu yanilmiyorsam ablasinin evinde yakalanip,operasyon alanina yani Kelaxsi'ye götürülür. Olaylarin gelismesi asagi yukari bu temelde gelistti. Siddik Bilgin'nin kendi köyüne götürülüp,ailesi ve yakinlarinin icinde yapilan iskenceler ve teferruatlari dogrusu bir romandir.

O dönemlerde Siddik Bilgin'nin amcasi Mehmet Bilgin,kendisi subay kökenli Cebaxcur'dan Senatör ve mebusluk yapmis biri olarak yegenleri ve kardesi icin Istanbul'dan gelmistti. Mehmed Bilgin'nin yaklasik 15 gün boyunca babamin evinde aksamleyin konaklardi.Diyebilirim'ki hergün Cebaxcur,Darahini ve Suweran hatlarindaki ailesinin bu bireylerinin yasamis oldugu izdiraplari cok yakindan takip ediyordu. Jandarma,Tugay komutanliklari düzeyinde yapttigi tüm cabalar sonucsuz kalmistti. Üstelik sehirdeki siyaset yapttigi dönemlerde, kendisinden olsun ailesinden kaynaklanan dostlari olsun carsida gördüklerinde yol güzergahlarini degistirdiklerine cok sahit oldum. Büyük abisinin kurmus oldugu taziye evinede gözetim ve kontrolden dolayi insanlar korkudan cok sinirli geliyorlardi.

Mehmet Bilgin Cebaxcurda bir kamuoyu olusturulamayacagini,kisa sürede farkedip,bu isi ancak Ankarada cözecegini inandigi icin parlemento ve demokratik kurumlar nezdinde girisimlerde bulundu. O dönemlerde muhalefete olan Halkci partiden iki mebus Cüneyt Canver ve Icel mebus'u Adiyaman kökenli Ali Ihsan Elgin bu konuda cok aktif bir sekilde destek sundular. Hatta Siddik Bilgin'nin cenazesi ailesine teslim edilmeyinceye kadar sakal tirasi olmayacaklarini kamuoyuna deklere ettiler. Bu eylemleri olsun,kamuoyunun duyarliligi ve bürokraside yapilan girisimler sonucunda Siddik Bilgin'nin cenazesi ailesine 1 yil sonra mezar acilarak ayaklari bagli,binlerce mermiyle delik desik edilmis cesedi, teslim edildi.

Yillar sonra Siddik Bilgin'nin sahadettinde yer alan bazi asker ve subaylarin itiraflari cok dikkat cekiciydi. Zaten bu dava Ankara 2,Agir ceza mahkemesine nakil edilmistti. Mahkemede o dönem ifade veren Üstegmen Ümit Eris'in ifadesi ibret belgesidir. Bakin ne diyiyor? Siddik Bilgin'i Suweran karakolunda sorguya aldik. Sorgulamayi Ali Sahin yapiyordu. Yapilan iskence sonrasi ölen Siddik Bilgin icin Ali Sahin bana dönerek sunu söyledi? "Dozu fazla kacirdik.maktülün kalbi fazla dayanmadi. Ancak olayi kapatmamiz gerekiyor." dedigini ve Bilgin'nin kaciyor süsü verilerek kursuna dizildigini beyan ettmisti. "15 Agustos Milliyet".28.21998 Subat'a bir asker Siddik Bilgin'nin iskenceden öldürüldükten sonra cesedini yolla yatirdik.,ates emri verildi 40 kisi ates edip,sirtindan cesedi delik desik ettik.Ali Sahin olaydan sonra söyle bir cümlesi o dönemlerde cok dikkat cekiciydi. Bilgin'nin öldürülmesi "teferruatina,Langirt bu is bitti" diyerek aciklik gettirmisti.

Olaylardan sonra maalesef Kürd soykirimi yapan tüm ceteler,generaller,polis sefleri gibi Ali Sahin'de rütbece terfi ettirilerek ödüllendirilmistir. Ali Sahin Cebaxcur'daki bu olaydan sonra Binbasi rütbesiyle Güvercinlik Astsubay okuluna Egitimci olarak atamasi yapilir. Burada,malum amaclanan kendisi gibi insanlari yetistirip, Cografyamiza göndermektir.

Merhum Siddik Bilgin'nin olayi yaklasik 10 yil Türk ve Kürd kamuoyunun gündeminden hic düsmedi. Ben bu olayin teferruatlarini yazmadim. Zatan olayi yasayanlar halen hayatalar.. Sadece Siddik bilgin'nin yasami ve sehadettiyle ilgili yasadigi olaylarin bir profilini cizdim. Bu olay hakkinda yazilan,cizilen ve konusulanlari bir araya getirirsek ciltler dolusu kitaplara sigmaz.Sehadete ulasan ve üzerine türküler söylenen merhum Siddik Bilgin'i o bakislari,kaslari ve Cebaxcur'un o uzun kabak agaclari gibimi diyelim? yoksa Siwandaki "Gem" o sik ve uzun orman agaclarina benziyen filinta gibi boyunumu diyelim,halen bir film seridi gibi gözlerimin önünden geciyor. Selamlar,

Orhan Zuexpayij

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder