Kûy a Spî

16 Ocak 2013

Tayip Ali Mütevelizade

alt"Tarih bir milletin hâfızasıdır; tarihini bilmeyen millet hâfızasını kaybetmiş
insana benzer."
Bernrad Lewis/Ingiliz tarihçi

 Tayyip Ali Mütevellizade hakkında ilk bölümde yararlandığım kaynak ve kendi
görüşlerimle ilgili genel bir profil çizmiştim.
 Bu bölümde bu kaynaklardan alıntı
yaparak araştırma ve inceleme temelinde Tayyip Ali'nin yaşam öyküsünü aktarmaya
çalışacağım. Tayyip Ali Müteweliyon aslen Barmeki aşiretine mensup olduğu söylenir.
Barmekli olduğuna dair ailenin son döneminde ileri gelenlerinden Abdulvahap
Mütevellizade'nin vermiş olduğu mülakatan öğreniyorum. Tayyip Ali'nin amcası oğlu
olan Abdulvahap efendi ailesinin kökeni hakkında ayrıntılı bilgi sunmakla beraber,
Cebaxçur'un Türk yurdu olduğunu, ailesinin de Mekke-Medine ve oradan Bağdat
üzerinden farklı coğrafyalarda kaldıktan sonra en son Capakçur Abitahur ,günümüzde
"abitor" denilen bugünkü Bingöl ovasına gelip yerleşttiğini söyler. Abitahur eski
bir Ermeni yerleşim birimi olmakla beraber Osmanlı'nın son dönemlerine kadar
yöredeki Ermeni kiliselerinin merkezi yani manastırı burada olduğu söylenmektedir.
Mütevellizade ailesinin yakın akrablaraı'nın bir bölümüde Sancak/lek köyünde
olduğunu ve atalarının günümüzde Çolig aşağı çarşıda adına cami bulunan Isfahan bey
soyundan geldiğini söylemektedirler. (1)

Tayyip Ali Mütevellizade ailesi hakkında Bitlis Valiliği'nin "salnamesi" Evrâk-ı
umûmi numarası 25, kalem numarası 516 ,tarih 1329 olan miladi takvime göre 1913
yılına ait bir belge bulunmaktadir. Bu belgede Bitlis Vilayetine bagli Genç
sancağıyla Kulp ve Çapakçur kazalarındaki Kürd beyleri ile Ermeni ahalisi arasında
yaşanan problemler Osmanlı devleti'nin Dahiliye vekaletine şikayet olarak
bildirilmiştir. Bu yazıda mahalli memurlardan mahkeme-i şerri'ye katipleri Aziz ,
Zufer ve tahsildar Maruf efendiler isimlerinden bahsedilmektedir. Bu üç şahıstan
Maruf ve Zufer Tayyip Ali'nin öz amcaları, Aziz efendi'de amcazadesi olmaktadır. Bu
belgedeki kanıtan anlaşılacağı gibi Mütevellizade ailesi Osmanlı'nın son döneminde
Kaymakam veya Kadı gibi yönetici pozisyonundaki görevlerde değilde, tahsildar ve
katiplik görevinde bulunmaktadırlar. Kürd beyleri olduğu için yönetimle ilişkileri
iyi olduğu için halk arasında Cebaxçur'un yönetimi ailenin olduğu tesbiti, doğru
değildir. Bu konuda geçmışte bende yanılgı ıçındeydım, (2)
Bitlis Vilayeti kayıtlarında bu aile için Kürd beyleri demiştir. Kaldı-ki
Mekke,Medine ve Bağdat'an gelselerde yani Arap,Türk'de olsalar bölgede
Kürdleşmişlerdir. Yine son dönemlerde Iskan kanunuyla Balkanlardan getirilen
muhacirler Diyarbakır,Elazığ ve diğer illere yerleştirilir. Ismet Inönü 1935'te Şark
seyhatine çıkarken bu muhacirlerin köyüne uğrar, yöre halkına Türkçe'yi öğretiniz mi
der ? Köylüler der ki ! Paşam vallahi biz Kürdleştik der? Kurdistanda bir çok
aşireti bu konumda örneğin Karkeçili aşiretide Kurdleştti. Günümüzde Kürdlerde şu
anlayış vardir. Bir çok köy ve aile kendi secerelerini ararştırırken bazıları
bilinçli olarak köklerinin Bağdat,Mekke ve Medine ve Orta Asya'dan geldiklerini
söyleyerek kendilerini Türk veya Arap olarak kutsadıklarını görebiliyoruz. Halbuki
,Mezopotamya coğrafyası uygarlık tarihine şahidlik yapmış bir yerdir. Dünya'da en
çok savaşın yaşandığı başka bir bölge yoktur. Tarihin hiçbir döneminde Mezopotamya
önemini kaybetmemiştir.
Tayyip Ali hakkında Kadri Cemilpaşa Doza kurdistan kitabında bakın neler söylüyor.
Diyarbakır istiklal mahkemesinde yargılanan Tayyip Ali Azadi cemiyetinin Cebaxçur
"Bingöl" başkanı kiymetli bir aydın olan Tayyip Ali,isyan hareketine
katılmadığını,Cebaxçur'da bir Kürd aydını'nın bulunmasını hükümetin çok gördüğünü
savunmasında söylemiştti. Vaktiyle 1912 senesinde Erzurum'da okulda okurken Hevî'nin
bir şubesini Erzurum'da açmaya teşebbüs eden bu değerli gencin hatırasını hürmetle
anmak her Kürdün borcudur.(3)
Tayyip Ali hakkında araştırmacı yazar Mehmet Bayrak'ın Kürd ulusal ve demokratik
mücadeleler adlı kitabında çok ayrıntılı bilgiler sunmaktadır. Tayyip Ali Nahiye
Müdürü olarak görev yapttığı dönemde Darahıni/Genç mebusu Hamdi Yılmaz tarafından
Ankara hükümetine telgraflarla şikayet edilir. Hamdi Yılmaz başta Tayyip Ali olmak
üzere Şeyh Said,Şeyh Şerif,Feqi Hesen gibi Istiklal mahkemesinde idam edilen
şahsiyetleride telğraflarla hükümete jurnalemiştir.(4)
Tayyip Ali hakkında M.Emin Bozarslan tarafından yapılan bir başka araştırmadan
alıntı sunmak istiyorum. 1919 senesinde yayınlanan bir Hevî bildirisinde ,Hevî
mensubu bir avuç gencin bu dünyadaki tek ödüllerinin ölüm olduğu yazılmıştır.
istanbul'un izbe köşelerinde ,yaşamdan yoksun bir ulusun çocukları olarak toplanmış
olan bir avuç genç, yürüdükleri karanlık,çetin ve tehlikeli yolda ,ellerindeki
titrek meşalenin üzerinde derneğin adından da anlaşılacağı gibi "Ümit yazmışlardı.
Ümit ve dilek bu gençlerin isteklerinde kılavuzlar,sabır ve diren parolaları,ölüm
ise bu dünyada tek ödülleri idi."Bu bildiriyi yazan kişilerden beşi "Kemal
Fevzi,Tayyip Ali,Dr Fuat,Abdullah Sadi,Seyyid Abdulkadir" bu bildiriyi yayımladıktan
birkaç yıl sonra Şeyh Said ayaklanmasında idam edildiler.Bu bildiriyi
imzalıyanlardan ve sürgünde ölenler arasında Müküslü Hamza,Ekrem Cemilpaşa olduğunu
da hatırlatmak istiyorum.
Tayyip Ali hakkında 1925 Kürd direnişi kitabında Tahsin Eriş-Felat Özsoy yörede
yapttığı araştırmalarda bakın neler yazmışlardır. Tayyip Ali gerçekten ayaklanmaya
katılmaz. Kığı'ya gitmesi istenen Tayyip Ali ,Kığı cephesine gitmez ve ayaklanma
sürecinde tavırsız kalır. Ayaklanma sonrasında Nahiye Müdürü olarak görevlendirilen
Tayyip Ali bu görevini sürdürüken tutuklanır. Varto'dan Genç üzeri Diyarbakır'a
gönderilen Şeyh Said, Tayyip Ali'nin bu durumunu görünce öfkelenerek, Tayyip Ali'nin
ayaklanma öncesinde kendilerine imza verdiğini belirterek tutuklanmasını sağlar.
Yine Kığı istikametine doğru Çan Şeyhlerinden Şeyh Mustafa komutadan sorumlu olup,
isteksiz ve tavırsız davranışlarından bahsedilmektedir. Yazılanlardan anlaşılan
gerek Şeyh Mustafa gerek Tayyip Ali bu cephede istenilen veya verilen rolünü
oynamamışlardır. (5)

Tayyip Ali Mütevelizade Ismail Hakkı Efendi'nin oğludur. Hevi ve Azadi cemiyeti
yönetim kadrosu içinde yer aldığı yönünde Kürd kaynaklarında farklı söylemler
vardır. Tayyip Ali hakkında en detaylı bilgileri Kürd aydını,sürgünü ve Şeyh Said
hareketinin tanığı ve sanığı Hesen Hişyar Serdi'den aktarmak istiyorum.
"Tayyip Ali,Çapakçurlu Ismail Efendi Mütevelli'nin oğludur. 1.dünya savaşı sırasında
bizim köye muhacir olarak gelmiğlerdi. Ingilizler Irak'ı işgal ettiğinde mülazım
"teğmen" idi. Musul'dan babasını görmeye geldi. 1925'te 350 kişi tutuklu olarak Hêni
"Hani" camisinde bulunuyorduk.Onuda kelepçeli olarak o camiye getirdiler. Bizim
aramıza koymadılar. Cami'nin arka tarfında idi. Onunla aramızda nöbetçiler vardı.
Beni çağırıp kendisine ekmek ulaştırmamı istedi. Bende uzaktan ona ekmek attım.
Nöbetçi beni çok dövdü. Bizi birlikte Diyarbekire götürdüler ve şekli bir mahkemeyle
onu idam ettiler. (6)

Tayyip Ali Mütevellizade hakkında Şeyh Said hareketindeki konumu ve rolüyle ilgili
Cebaxçur'un Fahran köyünden Hacı Ali Varol'un Dava dergisindeki mülakatından alıntı
yapmak istiyorum. Hacı Ali Varol 1925'te Şeyh Said ve Tayyip Ali arasında bir
görüşme olur. " Şeyh Said Efendi tahsis ettiğimiz eve çekildi. Bana bir liste
vererek bu şahısların kendisinin kaldığı eve gelmesini söyledi. Ve liste arasında
Nahiye Müdürü Tayyip Efendi'de vardı. Istişarede, Türkiye'de son zamanlarda gelişen
olaylar konuşularak gereken tedbirler gözden geçiriliyordu. Nahiye Müdürü Tayyip
Efendi çok kültürlü birisiydi. Sonunda oda idam edildi. Hilafetin kaldırılmasına
mukabil bu kararın geri alinabilmesi için çok geniş izahata bulundu. Ve olayın
boyutunu ve muhtemel gelişmeler üzerine neler yapılabileceğini izah etmeye
çalışıyordu. (7)
-- Cibranlı Halit Bey Miralay, Erzurum'da evinde gözaltında bulunduruluyordu.
Dışarıya çıkması yasaklanmışttı. Halit Bey Şeyh Said'in kayın biraderiydi. hakikaten
çok yönlü ve çaplı bir insandı. Büyük bir askeri kumandan ve siyaset adamıydı. Onun
için Halit Bey'in bırakılması için Şeyh Said Efendi'nin malını,servetini bütün
siyasi nüfuzunu kullanması teklifinde bulunuyordu Tayyip Efendi.
--Tayyip Ali ile Şeyh Said arasında birçok konuda istişareler olur. Tayyip Ali
Cibranlı Halit bey meselesini ikinci defa gündeme getirdi. "Efendi, onu dışarıya
bırakmadan sakın bir teşebbüste bulunma. Onsuz hiç bir meselenin neticelenmiyeceğini
bil" dedi.
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
Tayyip Ali ve ailesi hakkında bu yazılı kaynakları belirtikten sonra ailesi ve
Cebaxçur'da siyasetle ilgilenen değerli dostlardan edindiğim sözlü bilgileride
kısaca yazmak istiyorum. Tayyip Ali istiklal mahkemesinde idam edildikten sonra
babası I.Hakkı Efendi Bodrum'a sürgüne gönderiliyor. Ismail Efendi'de Erzurumda
iddadi-di eğtimi almış, biriydi. Af kanunu çıkmasına rağmen Ismail Hakkı Efendi geri
dönmediği bilgisini aldım. Tayyip Ali'nin annesi'nin adı Adile Hanım olup, babasının
ölümünden sonra Adile hanım Cebaxçur'a geri döndüğü, 100 yaşı'nın üstünde bir yaşam
sürdürdüğü söylenmektedir. Son dönemlere kadar Adile hanım Abitahur mıntıkasında
evinde tek yaşadıgı söylenmektedir.
Tayyip Ali Kıği "Gêxi" kaymakamı'nın kızıyla evli olduğu, bu evlilikten bir kızı'nın
olduğu söylenmektedir. Yine son dönemde rivayet edilen bir anekdotu hatırlatmak
isterim. Tayyip Ali'nin eşi 12 Eylül döneminden sonra Genel Kurmay Baskanlığı yapan
Necdet Uruğ'un halası olduğu,o dönemde A.Vahap Efendi'nin oğlu merhum I.Hakkı
Mütevellizade DDKD davasından tutuklanıp,Diyarbekir cezavine konulur. A.Vahap Efendi
Necdet Üruğ'a bir mektup gönderip, oğlunun bırakılması için yardım talebinde
bulunur. Necdet Üruğ cevap bile vermez. Bu anekdotu'da sözlü kaynaklardan edindim.
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++
Yazılı ve sözlü kaynaklardan hareketle bir değerlendirme yapmak gerekirse; Tayyip
Ali Mütevelizade Kadri Cemilpaşa'ya göre 1912 Erzurumda okul okuduğunu öğreniyoruz.
M.Emin Bozarslan'nın belirttiği kaynaklara göre 1919 yılında yayınlanan Hevi'nin
bildirisinde de Istanbul da kurucuları arasında da Tayyip Ali belirtilmiştir. Tayyip
Ali'nin Istanbul da kalıp,kalmadığı veya okul okuduğu yönünde bilgi edinemedim.
Hesen Hişyar Serdi ise Tayyip Ali'nin birinci dünya savaşı sırasında ailesinin Serdi
köyüne muhacir olarak geldiğini, o dönemde Tayyip Ali Musul şehirinde mülazım
"Teğmen" rütbesiyle babasını ziyarete geldiğini belirtir.

Sonuç olarak, Bir Kürd aydını olan Tayyip Ali ve ailesi hakkında derlediğim bilgi
kaynaklarını sundum. Bu kaynaklar dönemin kojüktürel ortamına göre değerlendirmek
gerekir. Tayyip Ali'nin Hêvi ve Azadi cemiyeti içinde yer aldığı bilgilerini
ediniyoruz.Hevi cemiyetinin Erzurum şubesinin açılış teşebüsünde bulunuyor. Azadi
cemiyeti'nin Diyarbakır- Erzurum şubesi arasındaki ilişki ağı Tayyip Ali'nin
şahsında yürütüldüğü söylenmektedir.Darahini mebusu tarafından Tayyip Ali Ankara
hükümetine ihbar edildiği yönünde telgraflar bulunmaktadır.
Şeyh Said hareketi başladığında aktif harekete katılmadığı yönünde farklı
spekülasyonlar vardır. Şeyh Said harekete başlarken Çan köyü toplantısında
bilgi,deneyim ve örgüt tecrübesinden olsa gerek, görüşüne başvurduğu ilk kişi Tayyip
Ali olduğu söylenmektedir. Tayyip Ali hakkında harekete katılmadığı,rolünü
oynamadığı bilgileri dahi olsa? Hevi ve Azadi cemiyeti'nin kurucusu olan değerli bu
Kürd aydını idamdan kurtulamamıştır. Sadece o değil Seyyid Abdulkadir,Bitlis'li
Kemal Feyzi,Dr Fuat Berxo gibi Kürd aydın ve rusipileride tıpkı Tayyip Ali gibi
aktif hareketin içinde olmadıkları halde idamdan kurtulamamışlardır.
Tayyip Ali giyim,kuşam ve endamıyla tıpkı,Yado,Sadi'ye Telha gibi nam ı olan
şahsiyetlerdir. Ruhları şad olsun selamlarımla,

                                                                    
KAYNAKLAR .
1) Yılmaz Akbulut Bingöl tarihi sayfa (79)
2) Bitlis salnamesi'nin 1913 tarihli yazı.
3) Kadri Cemil Paşa Doza Kurdistan kitabı sayfa (101)
4) Mehmet Bayrak Kürd ulusal mücadeleleri kitabı
5) 1925 Kürd direnişi kitabıTahsin Eriş-Felat Özsoy
sayfa (157,221)
6) Malmısanıj Kürt Talebe ve Hevi cemiyeti
sayfa(71,89,133)
7) Hacı Ali Varol Dava dergisi mülakatı
Haziran -Temmuz 1992.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder