Kûy a Spî

11 Mart 2013

KÜRD RU SPİ'Sİ ŞEYH HASAN PALEVÎ


(ARAŞTIRMA VE İNCELEME)           

KÜRD RU SPİ'Sİ ŞEYH HASAN PALEVÎ'NİN (SEPTİOĞLU) YAŞAM ÖYKÜSÜ


"Ben severim okuyanı yazanı,
  Ben kutsarım yurt için çarpışanı.."


(Şex Abdulhamid Kaelaxsi / Direnişçi ve isyan sürgünü)


* Şeyh Ali Septi ve ailesi, Mezopotamya topraklarının çok derinlerine kök salmış, medrese kültürünü kürd edebi ve terbiyesiyle kendi halkına irşad etmiş, devletle hiçbir zaman barışık olmamış, ve bunun bedelini de en ağır eziyetlere gögüs gererek ödemiş bir gelenkten geliyorlar.


***


* Şeyh Hasan Efendi'yi anlatmadan önce babası Şeyh Ali Septi hakkında fazla bilinmeyen bazı bilgileri aktarmak istiyorum.
* Şeyh Ali Efendi, Diyarbakır/Bismil Çılsutun köyünde doğmuştur. Nakşibendi tarikatının Halidî kolunun feyzine intisap ederek, tarikat edebiyle amele başlamıştır. Şeyh Ali Septi'den evvel de Hakkarili Seyyid Taha-i Nehrî aynı tarikata intisap etmiştir.
* Şeyh Ali Efendi icazetini aldıktan sonra kendi köyüne değil, Palu çevresine tarikatını yayması için görevlendirilir. Palu çevresinde o dönemde hüküm süren Karacimşit beyler Şeyh Ali Efendi'nin yerleşmesine müsade etmezler.
* Şeyh Ali Efendi o dönemlerde gelir KO SPI'nin "Akdağ" eteğindeki Palu'nun "EKRAGE DÎEZUN" köyü ile Dareheni'nin Palu sınırına yakın Kelaxsi köyüne sığınır. Şeyh Ali bölgeye geldiğinde bekardır. Ekrag köyünde (Key YIBUN) ailesinden Ayşe Hanım'la evlenir.
* Ayşe Hanım'ın annesi de Kelaxsi köyünden Ali Hoca'nın kız kardeşidir. Ali Hoca, kürd direnşsçisi Şeyh Şerif Kelaxsi'nin dedesi olan Hasan Hoca'nın abisidir.
* Kelaxsi ve Ekrag köylerinin baskıları sonucu Şeyh Ali Septi'nin Palu çevresinde kalmasına müsade edilir.
* Şeyh Ali Efendi'nin ikinci eşi de Melekan Şeyhlerinin atası sayılan Malle KAL ailesinden Esma Hanım'dır.
* Şeyh Hasan Efendi'nin annesi de Esma hanımdır. Şeyh Ali'nin tüm çocukları Esma Hanım'dandır. Yanlız bir oğlu, Şeyh Muhammed Nasih Efendi eşi Ayşe Hanım'ın oğludur.
* Şeyh Hasan Efendi'nin kardeşi Şeyh Mahmud Efendi, yani Şeyh Said'in babası da Palu'dan göç eder. Şeyh Said Efendi daha çocuk yaştadır. Şeyh Mahmud Efendi ilk yerleştiği yer olan Sultan Kıbesi'nin yakınındaki Tekya köyünde yaklaşık 7 yıl kalır. Oradan da göç ederek Çolig'in soğuk Çeşme/Guldar mezrasında 3 sene kalır. En son babası Şeyh Ali Pali'nin halifesi Şeyh Abdullah El Melekani'nin yardımıyla bugünkü Kolhisara götürülüp, orada yerleştirilir. Şeyh Mahmud Efendi aynı zamanada Şeyh Abdullah El Melakinin medresedeki talebesidir.
* Şeyh Abdullah el Melekani idam edilen Şeyh Abdullah efendi değil, bu ailenin büyük dedeleri olup, 90 yaşın üstünde ömür sürmüştür.

***

* Kürd RU-SPI'si Şeyh Hasan Efendi Nakşibendi tarikatının Kurdistan'daki halifelerinden Palu'lu Şeyh Ali Septinin en büyük oğludur.
* Şeyh Said Efendi'nin hem hocası hem de en büyük amcası sayıılır.
* Kürd tarihinde bugüne kadar Palu şeyhlerinin Xınıs/Kolhisar kanadı hep yazıldı çizildi, Palu kanadı ise kardeş ve amcazade olmalarına rağmen hep geri planda kaldılar.
* Ben de bu araştırmamda Şeyh Hasan Septioğlu'nun şahsındaki Palu kanadının kürd ulusal mücadelesindeki yeri ve yaşanan bazı tarihi olaylara ilişkin bilgileri sizinle paylaşmak istedim.
* O yüzden araştırmama başlamdan evvel Şeyh Hasan Septioğlu'nu yazma öykümü ve yaralandığım kaynakları anlatmak istiyorum.


ŞEYH HASAN SEPTİOĞLU'NU YAZMA HİKAYEM NEREDEN BAŞLADI

* Memleketim Çolig ve çevresinde kürd seydaları, şeyhleri ve akil insanlarıyla yaptığım sohbetlerde önemli seyda ve şeyhlerin çoğunun medrese tahsillerini Şeyh Hasan Septioğlu'ndan aldıklarını duyardım.
* Çolig ve çevresinde Şeyh Said hareketinde yer almış önemli şahsiyetlerin yaşam öykülerini yazarken bu bilgileri teyyid ettirdim.
* Örneğin Şeyh Said Efendi'nin mahkeme tutanaklarına geçen ifadelerinde belirttiği gibi ilk dini bilgilerini amcası Şeyh Hasan Efendi'den aldığını,
* Şeyh Şerif Kelaxsi'nin kısa bir dönem de olsa Şeyh Hasan'dan ders aldığını,
* Çan şeyhlerinden ve o dönem Çapakcur(Cebaxçor) müftüsü olan Çanlı Şeyh Halid Efendi'nin oğlu Şeyh İbrahim Efendi'nin de Osmanlı belgelerinde yer alan kayıtlar (icazetname) başta olmak üzere, İstiklal mahkemesi tutanaklarında Şeyh Hasan Efendi'den ders aldığı yazılıdır. Şeyh İbrahim, 1925 hareketinde Çolig müftüsü olup, Şeyh Said Efendinin kızıyla evliydi.

* Yine bir isyan sürgünü olan Çanlı Şeyh Ahmed Efendi'nin oğlu Şeyh Mustafa Efendi'nin de Şeyh Hasan Efendi'den ilk medrese eğtimini aldığını görüyoruz. Şeyh Mustafa Efendi'nin ablası Halime Hanım'ın Şeyh Hasan Palevi'nin hanımı olduğunu ayrıca hatırlatmak isterim.

* Aslen Guevdere mıntıkasında yer alan Ardürek köyünden olup, Mirahmedan köyünde türbesi bulunan Hacı Cuma Efendi de Şeyh Hasan Efendi'nin talebesidir. Hacı Cuma Efendi büyük bir alim olup, irşad faaliyetlerinde bulunmuştur. Palu'lu Şeyh Haydar Baba da Kadirî tarikatına girmeden evvel son ilmini Hacı Cuma Efendi'nin yanında tamamlar.

* İsim listesi fazlaca uzamasın diye bu kadarıyla sınırlı tutuyorum.

* Ayrıca Şeyh Hasan Efendi kendi döneminde bölgede dini bir otorite olarak kabul görürdü.

* O dönemde ile ilgili bir çok sorunun islam dini/hukuki kurallarına göre çözümü için fetvasına başvurulan dönemin birkaç aliminden biriydi. Şeyh Hasan Efendi'nin fetva vesikaları şeyhül-islam kurumu tarafından da(dönemin en yüksek diyanet kurumu) emsal gösterilerek itibar edilirdi.

* Şeyh Hasan Efendi'ye seydamı, ustad u mauazzamamı, asrın mükemmel insanımı hangi payeyi ve mertebeyi veriseniz verin o yaşadığı dönemde hocaların hocasıydı.


ŞEYH HASAN EFENDİ'Yİ YAZARKEN YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR

1) Şeyh Hasan Efendi'yi yazarken en önemli kaynağım kuşkusuz halen Palu'da yaşamını sürdüren torunu Şeyh Zülküf Efendi'dir. Şeyh Zülküf Efendi, kendisiyle yaptığım telefon görüşmelerinde sağolsun istediğim tüm bilgileri bana detaylarıyla aktardı. Şeyh Zülküf de tıpkı dedesi gibi bir din adamıdır.

* Şeyh Zülküf efendi, Şeyh Şemseddin Efendi'nin oğlu, Şeyh Şemseddin Efendi de merhum kürd siyasetçisi Şeyh Ali Rıza Septioğlu'nun abisidir.

* Şeyh Şemseddin Efendi ve Ali Rıza Septioğlu merhum Şeyh Sadi Efendi'nin çocuklarıdır. Şeyh Sadi Efendi de cumhuriyet döneminde Palu müftülüğü yapmış olup, Şeyh Hasan Efendi'nin oğludur.

2) Yine Şeyh Hasan Efendi'nin torunu olan Şeyh Feyzullah Deniz'in Mızgin dergisinin 46. sayısında yıllar önce vermiş olduğu röportajın çok önemli bilgiler içerdiğini, benim ikinci yazılı kaynağım olduğunu belirtmek isterim.
* Mızgin dergisi malumunuz şu anda faaliyette değildir. Ben bu röportajı yıllar önce arşivime eklemiştim. Bu röportajda da torunu dedesi hakkında çok önemli tarihi ve siyasi mesajlar vermiştir.
* Şeyh Feyzullah Efendi, 1925 hareketinden sonra gelip, ailece Kanireş/Sağnis köyüne yerleşen Şeyh Nizameddin Deniz'in oğludur. Şeyh Nizameddin Efendi ise 1925 hareketinde Palu'da türk askerlerince şehid edilen Şeyh Mehmet Şerif'in oğludur.
* Şeyh Mehmet Şerif Efendi de Şeyh Hasan Efendi'nin oğludur.

3) Şeyh Hasan üzerine 3. kaynak olarak 49'lar tutuklamasında yargılanan kürt hukukçu Feyzullah Demirtaş'ın Palu ve Mırdasi Beyleri adlı kitabından faydalandım.
* Feyzullah Demirtaş aynı zamanda anne tarafından Şeyh Hasan Efendi'nin torunudur.
* Babası ise Palu beylerinden Kara Cimşit beylerindendir. Feyzullah Bey'le defalarca telefonla görüşerek Şeyh Hasan hakkında bilgi edinmeye çalıştım.
* Feyzullah Bey, sağolsun sözlü bilgilerini aktardığı gibi kitabını da bana yolladı. Kitapta dedesi sayılan Şeyh Hasan ve ailesiyle ilgili çok detaylı bilgiler vermektedir.

4) Şeyh Hasan'la ilgili bilgiler veren kürd kaynaklarında 1910 yıllarının başında İttihat ve Terraki zulümünden kaçarak bir dönem Çolig ve çevresinde saklandığı yazılıdır.

* Bu bölge Gılbe, Şirnan köyleri ile Sancak nahiyesi ve çevresidir. Bu bölgenin insanlarından Gılbeli Hacı Paşa Çetkin'in yıllar önce bana aktardığı bilgileri Sancak'in Lek köyünden olup tarih üzerine araştırma ve inceleme çalışmaları yapan değerli hemşerim Yasin Lek'e, ayrıca döneme vakıf olan başka yaşlı insanlara da teyid etirdim.

Kısaca Şeyh Hasan üzerine yazılı kaynaklarım bunlardır. Bu bilgileri mümkün olduğunca rafine ederek kayıt altına almaya çalıştım.


ŞEYH HASAN EFENDİ'NİN EĞİTİMİ, AİLESİ VE KENDİSİ HAKKINDA BİLGİLER

* Şeyh Hasan Efendi, Şeyh Ali Septioğlu'nun en büyük oğlu olarak 1830'lu yılların başında dünyaya gelir.
* Şeyh Ali iki evlilik yapar. İlk evliliği Palu/Ekrag köyünden babası Key Yıbun, annesi Kelaxsili Ali Xoce'nin kız kardeşi olan Ayşe Hanım'la evlenir.
* İkinci evliliğinide Solxan'da Malle Kal yani Melekan Şeyhlerinin atası sayılan aileden Esma Hanım'la yapar.
* Şeyh Hasan Efendi'nin annesi Esma Hanım'dır.
* Şeyh Ali Septi'nin 5 erkek, 1 kız çocuğu vardır. Erkek çocuklarının isimleri; Şeyh Hasan Naki (1833-1918) Şeyh Muhammed Nasih Efendi (1835-1873), Şeyh Hüseyin Zeki (1848-1914), Şeyh Mahmut Efendi (Şeyh Said'in babası), Şeyh İbrahim (Kıdo) ve bir de kız kardeşleri vardır.
* Şeyh Hasan Efendi, zamanın en büyük din alimlerinden biri olup, ara dönemler hariç ölünceye kadar Palu müftülüğü yapmıştır.
* Şeyh Hasan Efendi 7 evlilik yapmıştır. Bu evlilikleri 1) Halime Hanım, Çan'lı Şeyh Ahmed'in kızı, 2) Solmaz Hatun, Oxri ağalarından Zeynel Ağa'nın kızı, 3) Kanireşli Güllü Hanım, 4)Kudret Hanım, 5) Fatma Hanım. Diğer iki eşinin isimlerini öğrenemedim.

* Şeyh Hasan Efendi'nin 5 erkek, 7 kız cocuğu vardı. Erkek çocukları; 1)Şeyh Ali Rıza (küçük efendi), 2)Şeyh Mehmet Şerif Efendi, 3) Şeyh Feyzullah Efendi, 4) Şeyh Abdulkadir Efendi, 5) Şeyh Sadi Efendi,

* Kız çocukları; Sıddıka, Rabia, Hayriye, Zekiye, Feride, Yümnüye ve Zöhre olmak üzere toplam 7 kız cocuğu vardır.

***

* Şeyh Hasan Efendi medrese tahsilini 12 yaşına kadar babası Şeyh Ali Septi'nin yanında Palu'da yapmıştır. Daha sonra bir müddet Lice'ye gidiyor ve Dareheni sancağında merbut (bağlı) Meneşkurd (Solaxan) cihetinde, Muş sancağı dahilinde çeşitli medreselerde okumuş,
* En son Göynük (Agnit) nahiye müderrisi Feyzullah Efendi Hacıyanli'nın yanında tedrisatını ikmal ederek icazetini ondan almıştır. İcazeti aldığı tarih hicri 1297, miladi 1880 yılına tekabül eder.
* Molla Feyzullah Efendi dönemin en seçkin alimlerindendir, aslen Zıkte'nin Girnos köyünden olup Haciyan'a göç etmiştir. Gırnos, 1925 hareketinde tarihi bir köy olup, meşhur Kolos Ağa'nın köyüdür.
* Molla Feyzullah Efendi'nin halen Haciyan köyünde yakın akrabaları vardır, ailesinin günümüzdeki soyadları Kaya'dır.


ŞEYH HASAN EFENDİ'NİN PALU MÜFTÜLÜĞÜ VE ŞEYHÜL İSLAM KURUMUNA KENDİSİ HAKKINDA VERDİĞİ BİLGİLER

* Şeyh Hasan Efendi'nin Osmanlı döneminde mesleğini icra etmek için Şeyh ul islam kurumuna kendisiyle ilgili verdiği bazi bilgileri osmanlıcadan, günümüz türkçesine sadeleştirerek vermek istiyorum.

- İcazetimi hicri 1297 yılında almışım,
- Resmi lisanım, Osmanlıca olmakla beraber anadilim kürdçe olup, bu lisanların yanında farsça, arapça, osmanlıca, kürdçe'nin kurmanci ve kırdki/zazaki lisanlarını hem yazıp, hem de konuşabiliyorum.
- Resmi ve matbu basılı kitabım veya eserim yoktur.
- Ancak, elimde yazdığım mantık, müsbet, hakimiye ve hükme dair 6,7 varaka/havi (kapsayan) bir risaleler nadide (az bulunan, örülmemiş) telif (yazmak) etmişim.
- Adım Hasan Naki'dir. (Naki = temiz, pak, arif ) anlamındadır.
- İlim tahsilimi ilkin pederim Şeyh Ali Septi'den aldım. Pederim Mevlana Halidi Bağdadi'nin Şeyhül islam Osmanlıya verdiği şöhretindendir.
- Pederim Şeyh Ali Septi fetva emini görevini yapmış, Palu'da Eblaşiye "Iblaşiye" medresesinde müderrislik, vaaz görevlerinde bulunmuş,
- Şeyh Ali Efendi maaş'lı değildi, rütbesi yoktu.
- Pederim Şeyh Ali Kurdistan havalisinde irşat ilmiyle meşguldur. Hicri 1265, miladi 1849 tarihinde,
- Şeyh Hasan efendi devamla, ben Palu/Kasımiye camiyi şerifte görevli olup, aynı mahallenin nufusuna kayıtlıyım.
- Şeyh Hasan Efendi devamla, Harputlu Hacı Hamid Efendi'nin Mevlana Xalit hazretlerinin iradeli-cüziye risalesinin şerhine 20 varakaya mütecaviz (aşan ) bir haşiye eserim (yorumlu, açıklamalı) vardır.
- Ayrıca 20 sayfalık Astronomi üzerine (Rüyetli-Hilal) basılmamış bir eserim de vardır.


ŞEYH HASAN EFENDİ'NİN SİYASİ YÖNÜ İLE İLGİLİ BİLGİLER

* Şeyh Hasan Efendi'nin torunu olan Şeyh Feyzullah Efendi (Deniz) Çolig merkezde, aşağı çarşıda ikamet ediyordu. Geçen yıl vefat ettiğini duydum. Kürd meselesi ve tarihi konularında çok birikimli biri olduğunu herkes bilir. Yakın dönemde Çolig ve Amed'de kürd tarihi ve sorunu üzerine seminerler vermiştir. Ben de kendisini yakinen tanıyordum. Amcası Şeyh Mahmud ve Şeyh Mustafa'yla beraber 1960-70 li yıllarda Çolig'de defalarca misafirimiz olmuştu. Avrupa'ya çıkarken de kürd tarihi üzerine bir kaç kitabımı da kendisine hediye ederek ayrılmıştım. Bakın dedesi Şeyh Hasan'la ilgili İttihat ve Terraki'nin ırkçı ve şoven uygulamalarına karşı o dönem yaşadıklarını torununa atfen aşağıya aktarıyorum:

Dedem, yani Şêx Said’in amcası Şêx Hasan Efendi, İslam âleminde Reis-ul Ulema, yani ulemanın büyüğü olarak seçilmişti. Şêx Hasan Efendi, bilfiil meşrutiyete karşı çıkıyordu. Şêx Hasan, o zaman Palo’dan Erzurum’a gitmek üzere hareket eder. Şêx Hasan Efendi, Göynük’e gelirken ilk istişaresini gizli olarak Mela Selim’le (Bitlis hareketinin lideri) yapar. Ona: “Ben Erzurum’a gidiyorum, benden habersiz hareket etmeyin, kendinizi ele vermeyin. İkinci bir cevabım geldiğinde, hareketi başlatırsınız.” Şêx Hasen Efendi Erzurum’a gidince Meşrutiyet’i kabul etmeyen ulemanın idam sehpasında olduğunu görür. Bunun üzerine ulema perişan bir halde dehşete düşmüştür, Şêx Hasan Efendi dönmek zorunda kalır. Benim dedem Şêx Mehmet Efendi ile orda karşılaşır. Dedem Şêx Hasan Efendi’ye diyor ki: “Baba, Palu kaymakamı gizli olarak kardeşime demiştir ki efendi nerdeyse, kendisini saklasın. Efendinin idam kararı gelmiştir. Gizliden takip ediliyor.” Dedem, babasını Sancak’ın Gilbe aşiretinin içerisine saklar. Şêx Hasan Efendi bir sene Gilbede kalır. Dört sene de Palo’nun Caro köyünde kalır. 1915’de genel affın çıkmasıyla Şêx Hasan Efendi dışarı çıkar.

Daha sonra Seydayê Mele Selim Gews ailesiyle ittifak yapar. Şêx Şahabettin onlarla görüşürken istihbarat Osmanlı’ya haber ulaştırır. Dolayısıyla kıyam erken patlak verir.

Mızgîn Dergisi: Şêx Hasan Efendi, Mela Selim’i Bitlis’e gönderirken kendisi de ayrıca bir hazırlık yapıyor. Sonrasında daha büyük bir şey oluşturmak için mi?

Şêx Feyzullah: Kendisi Mela Selim’i Bitlis’e gönderirken o da Erzurum’a gidiyor. Orada bazı hazırlıklar yapmak için. Gaye büyük bir kıyamdır meşrutiyet’in önlenmesi için. Mela Selim’in arkadaşları yakalanınca o kurtuluyor, Rus elçiliğine sığınıyor. 1914’e kadar Mela Selim Bitlis’te Rus elçiliğinde kalıyor. Birinci Cihan Harbi’nin başlangıcı ile Ruslar, Rus elçiliğini kapatıp giderken, Seyda’ya diyorlar ki: “Osmanlılar sizi idam ederler bizimle beraber gelin Rusya’ya gidelim.” Onun öncesinde Bedirxan ailesinden Abdurrezak Bedirxanoğlu, Rus elçiliğinde Seyda ile görüşüyor. Seyda’yı görmeden evvel Tiflis Konferansı’nda bulunmuş. Bu konferansta Kürt Mela Eli İhsan Paşa, Abdurrezak Bedirxan ve Şêx Mahmut Berzenci, Rus Genelkurmay Başkanı General Nigaro ile görüşüyorlar. Yani I. Cihan Harbi öncesinde Kürtlerin mukadderatının ne olacağı üzerine konuşuyorlar. Abdurrezak Bedirxan, orada konuşulanları Seyda’ya anlatıyor. Bu nedenle Seyda elçilikle Rusya’ya gitmiyor. Gitmeyince bazı kimseler seydayı şikâyet ederler. Şikâyet üzerine Mela Selim’i de idam ederler.

Mizgîn Dergisi: Şêx Said kıyamının bir provokasyonla başladığı biliniyor. Demek ki ondan önceki dönemde de böylesi provokasyonlar olmuştu.

Şêx Feyzullah: Evet, Piran’da o provokasyonun patlaması gibi Meşrutiyet’in ilanında Şêx Hasan Efendi’nin şahsında Şark ulemalarının tasfiye edilmesi için bazı siyasi senaryolar, bazı provokasyonlar yapılıyordu. İşte o provokasyonlar ile Bitlis Kıyamı da doğmadan bastırılıyor. Mela Selim de bu sürecin sonunda yapılan şikâyetlerden dolayı yakalanıp idam ediliyor.


***

* Şeyh Hasan Efendi'nin Çolig'in Gılbe köyünde Hacı Paşa Çetkin'in evinde bir yıl kaldığını dedesine atfen bana aktarmıştı.
* Bunun yanında Şeyh Zülküf Efendi dedesinin 40 gün Gılbe'de kaldığını ve çıkan afla Palu'ya tekrar geri döndüğünü ifade etti.
* Şeyh Hasan Efendi'nin Çolig'in Sancak çevresinde kaldığına dair bir başka detaylı bilgi hem de büyüklerine atfen, hemşehrim Yasin Bayanay tarafından bana aktarıldı.

Yasin Bayanay'ın bana aktardığı bilgileri kısaca size aktarayım:

"1910 yılında Ulemanın idamına karar verilir, İdam kararı verilenlerden biri de Şeyh Said'in amcası Şeyh Hasan'dır.

Şeyh Hasan verilen idam kararı Solhan bölgesinde öğrenir. Oradan Karer üzerinden Sancak bölgesine geçer. İlk olarak Sancağın Şirnan (Gêlun-Ewas) köyü ile Mergmir arasındaki ormanlı alanda bulunan Mêlkan mezrasında Bezgan ailesine (Barcadurmuş) konuk olur ve kısa bir süre orda kalır.

O tarihlerde Mêlkan iki veya üç aile yaşamaktaydılar. Sancak bölgesinde dini hasasiyetleri olan Şirnun'lılar gidip Şêx Hasanı Mêlkun'dan Şîrnun'a getiriyorlar. Fakak maddi yönden çok yoksun olan şirnanlılar Şêx'î idare etmekten zorlaniyorlar.

Bölgenin tanınmiş aileleri ve bölgede varlıklı olarak bilinen Lek-ağaları karar alıp Şêx Hasanı Lek köyüne getiriyorlar. O günün koşullarına göre Lek ağalarının en varlıklı ailesi sayılan Kasım ağanın tornu Alî dir. Şêx Hasan'ı Kasım Ağa mezrasında Alî'yê Mustefê'nin yanına yerleştiriyorlar.

Şêx Hasan'ın kısa bir süreliğine oraya yerleşmesi ile Kasım ağa mezrası, Şêx Hasan mezrası olarak isim değiştiriyor, Günümüzde halk o mezraya Şêx Hasan Mezrası diyor. Ayriyeten aynı yerde Şêx'ın yapmış olduğu ev için halen "Kılê-Şêx" yada "Xırba-Şêx" diyorlar. Çeltik ektiği yere de "vêr-Rızun" deniliyorlar."


Yasin Bayanay devamla şu bilgileri aktardı:

"Şêx Hasan aranıyordu, bizim bölgemizde nasıl serbest dolaşıyordu sorusuna açıklık getirmek istiyorum.

Şêx Hasan Sancak bölgesine geldiğinde arandığını gizli tutmuşlar, halk arasına öyle bir haber yayılmamış. Öte yandan, sizin de malumunuzdur ki 1910'lu yıllarda Çabakçur merkezde Mıtoli (Mütevellizade) ailesi yarım hükümet kadar etkilidirler. Onların onayı olmadan askerlerin gidip Şêx Hasan Efendi'yi Lek köyünden alıp getirmeleri mümkün değildir. Ayriyeten yapılan her ihbardan, şikayettten mutlaka Mıtolu ailesi haberdar olurdu ve gerektiğinde önleyebilirlerdi. Kısaca Şeyh Hasan Efendi'nin korunmasında Mütevellizade ailesinin rolü olduğunu düşünüyorum.

Şeyh Hasan Efendi'ye ilişkin bu bilgileri Şirnan'ın Melkan mezrasında "Bezgan" ailesinden Abdullah Barcadurmuş'ta teyyid etirdim. Abdullah Barcadurmuş Şeyh Hasan Efendi'yle olan bu tarihi dostluklarından dolayı torunu Ali Rıza Septioğlu ile sonraki yıllarda kirvelik yaptıklarını da söyledi."



ŞEYH HASAN EFENDİ'NİN HER YIL DÜZENLEDİĞİ SEFERLER VE ŞEYH SAİD HAREKETİNDE ŞEHİD OLAN ÇOCUKLARI

* Şeyh Hasan Efendi her yıl mutlaka bir defa Çolig, Kanireş, Solxan, Hınıs Kolhisar başta olmak üzere sefer düzenlerdi. Bu seferlerine giderken beraberinde mutlaka iki sofisi eşlik eder, ayrıca kitaplarını ve özel eşyalarını yanına alırdı.
* Şeyh Hasan Efendi'nin yanından ayırmadığı bu iki sofisinden biri Mella Hesan Palu'nun Mehman köyünden, ikinci sofisi de Çolig'in Çan köyünden Hafiz Efendi'ydi.
* Şeyh Hasan bu seferleri esnasında kaldıği yerlerdeki medreselere uğrar, dönemin din adamları çeşitli ihtilafları Şeyh Hasan Efendi'ye götürürlerdi. Şeyh Hasan Efendi bu sorunları islam hukuku açısından verdigi fetvalarla çözerek, toplumsal barışa katkı sunardı.
* Şeyh Hasan Efendi'nin iki oğlu 1925 Şeyh Said hareketinde türk askerlerince kurşuna dizilerek şehid edilirler. Bu oğularından Şeyh Ali Rıza (Küçük Efendi) şu andaki Gülüşkür köprüsünün bulunduğu yerde, içlerinde beylerin de bulunduğu o dönemin Palu ileri gelenleri olmak üzere onlarca kişiyle beraber katledilirler. Bu katliamdan yaralı olarak kurtulanlardan Abdullah Demirtaş daha sonra 1950-54 yılları arasında Elazığ'dan DP milletvekili seçilir. Bu seçimlerde Dr. Nureddin Zaza'nın abisi Suphi Ergene de Elazığ'dan mebus olur.

* Şeyh Hasan Efendi'nin bir başka oğlu Şeyh M. Şerif Efendi de Palu'da yine türk askerlerince şehid edilir. Şeyh Şerif Efendi'nin çocukları ve torunları günümüzde Kanireşin/Sağnis köyünde ikamet etmektedirler. Ailenin günümüzdeki soyadları Deniz'dir.

* Şeyh Hasan Efendi'nin diğer çocuklarından örneğin Şeyh Sadi Efendi de (Ali Rıza Septioğlu'nun babası) yaklaşık 7 yıl Kurdistan dağlarında ağırlıklı olarak Palu ve çevresinde firari olarak yaşamak zorunda kalır. Türk ordusu gerek onun ve gerekse büyük oğlu Şeyh Şemseddin Efendi hakkında tıpkı abileri gibi ölüm kararı almışlardır. 1933 yılında çıkarılan afla ceza almaktan kurtulup, özgürleşirler.

* Şeyh Hasan Efendi 1918 yılında vefat eder. Babası Şeyh Ali Efendi'nin yanında metfundur. Vefat ettiğinde 80 yaşın üstündeydi.

***

* Seyh Hasan Efendi'nin hem siyasi ve hem de dini konularda bir otorite olduğunu bu araştırmada görebiliyoruz.
* Çünkü İttihat ve Terraki'nin baş düşman saydığı Şeyh Hasan Efendi ile Bidlis ayaklanmasının lideri Mela Selim'e "Dimili" (Zikteli Mela Selim) arasındaki dostluk ve siyasi ilişkiler çok eskiye dayanır. Mela Selim bunun bedelini idam edilmek suretiyle şehadete ulaşarak öder. Şeyh Hasan da o dönemde idam cezasına çarptırılır, kürd halkı tarafından korumaya alınır. İttihatçılar yönetimden uzaklaşınca ceza almaktan kurtulur.
* Şeyh Hasan, ittihatçıların cirit attığı dönemlerde 85, Mela Selim tahminen 70, Said-i Nursi o dönemlerde daha 35-40 yaşlarındadır.

* İttihat ve Terraki'nin hedefine seçilen bu iki kürd Ru-Spi'sinin aksine ,Said-i Nursi o dönemlerde İttihat ve Terrakici paşalarla çok samimidir ve hareketin üyesi olur. Said-i Nursi, ittihatçılar tarafından hem Selanik hemde Trablusgarp' taki mitinglerine götürülüp konuşturulur. Kürd ulemasının o dönemdeki çelişkilerini görebiliyormusunuz? Said-i Nursi bu ırkçı-şoven ve gerici zihniyetin politikalarını geçte olsa anlayıp, ilişkilerini koparır. Said-i Nursi pişmanlığını da dile getirir. Said-i Nursi için dile getirilmiş bulunan, ilk Said "Nursi", son Said "Kurdi" kavramlarının menşei bu dönemdeki yaşanan politik olaylara dayanmaktadır.

* Said-i Nursi'nin ittihatçılar konusunda yanılmasını genç ve tecrübesizliğine bağlayanlar da vardır.

* Said-i Kurdi'nin 1925 Şeyh Said hareketinde de tarafsız kalıp, harekete destek vermemesine rağmen kemalistlerin ırkçı-şoven gazabından kurtulmadığına tanık oluyoruz.

* Bir Kürd RU SPI'si olarak Şeyh Hasan ve Mela Selim'e "Dimili"nin ittihatçılar dönemindeki öngörüsü ve Kurdistani çıkışlarından dolayı bu olayın önemine dikkat çektim.

* Şeyh Hasan üzerine yazılı ve sözlü kayıtlardaki bilgilerin doğruluğunda ittifak olmadığını gördüm.

* Çok yakın torunları arasında dahi görüş farklılıklarının olduğuna tanık oldum. Bir torunu dedesinin davası ve yaşamı hakkında olaya Kurdistani bir yaklaşım gösterirken bir diğer torunu olaya dini bir perspektiften bakıyor.

* Tabi tüm bu yorum ve değerlendirmeleri bir zenginlik olarak görüp, rafine etmek gerekir diye düşünmekteyim.


Son söz olarak;

Bir kürd uleması olan Şeyh Hasan Septioğlu hakkında söylenen, yazılan bilgileri sınırlı da olsa kayıt altına alarak kaybolmaktan kurtardığıma inanıyorum. Ehmede Xani, Feqi Teyran, Seydaye Cizîrî geleneğinin Kurdistan medreselerindeki yakın dönem temsilcisi olarak kabul gören Şeyh Hasan Palevî'nin ruhu şad olsun.































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder