Kûy a Spî

28 Temmuz 2013

1925 ve Şêx Eyyüp GÜLPINAR (Alinti yazi Yasin Bayanay)

1925 ve Şêx Eyyüp
Seyh Halit Gülpinar
1925 ve Şêx Eyyüp
Seyh Eyüp Gülpinar



 

 

 

 

 

 

1925 ve Şêx Eyyüp GÜLPINAR (Siwerekli)

  23 april 2013


18 Nisan 1925 yılında şêx Said'dan önce Dr. Fuat ile beraber idam edilen şêx Eyyup kimdir? Neden şêx Eyyüp hakında fazla bilgi yok? Kürdistan'ın bağımsızlığı için harekete geçen şêx Eyyüp neden kürt tarihinde yer almiyor?. Bu yazımda ulaşabildiğim kadariyle, eksik bilgilerle de olsa Şêx Eyyüb'ü yazmaya çalışiyorum. 
 


Şêx Eyyüp Kimdir, Ataları Nereden Geldiler:
 
 
 
 
Şêx Eyyüb'un bilinen soy şecaresi şu şekilde verebiliriz.
Şêx Eyyüp bin şêx Halid bin Molla Kasım El-Hadî olarak bilinmektedir. Molla Kasım El-Hadi'den öte kuşakların isimleri bilinmemektedir. Dedesi Molla Kasım Aslen Botan bölgesinde Derşevi (Alkamer) köyün'den olup babası ve dedesi Bedirhanilerin resmi İlim görevlilerindendirler. Köyün ismi olan ''Der-Şevi'' ayni zamanda Aşiretinin de ismidir.
 
1848 yılında sürgün edilen Bedirhanilerle beraber Molla Kasım'ın ailesi de sürgün edilir. Ailesi sürgüne tabi tutulan Molla Kasım olaylardan habersiz Muş köylerinden Molla Resul-î Sibkî'nin yanında eğitimini tamamlar, 'icazetini alıp Derşevi'ye dönünce boşalmış köyle karşılaşır. Tahsil bitiminden sonra köyü olan Derşev’e gelirken, tüm akraba ve ailesinin, Bedirhan Beylerin sürgünüyle beraber sürgün edildiğini öğrenen Molla Kasım, tahsil dolayısıyla, uzun süre ayrı kaldığı sürgüne giden aile efradıyla görüşmek ve helâlaşmak için ailenin sevk istikametini takip ederek yola koyulur.

Zamanın yol ve vasıta imkânsızlığı ile kervanla at üstünde konaklaya konaklaya Diyarbakır’ın Çınar kazasına bağlı Aktepe köyüne varır.

Burada köyde ikamet eden Nakşibendî Tarikatının Halid-i kolunun (Pazukî) Aşiretindendir) rükünlerinden Şeyh Hasan-i Nurani’nin misafiri olur ve buradan Diyarbakır’a giderek akrabalarını bulur, onlarla helalleşip vedalaştıktan sonra tekrar Aktepe köyüne gider.

Molla Kasım Al-Toğar köyüne yerleşir, Şeyh Hasan-i Nurani’nin vefatı ile, Şeyh'in vasiyeti üzerine, Şeyh Hasan-i Nurani’nin postuna, Molla Kasım oturur. ilerdeki yıllarda Al-Toğar köyü ve Güzelşeyh köyünü satın alarak geniş toprak sahibi olur.

Molla kasım görmüş olduğu dini eğitim, günümüzün İlahiyet fakültesi eğitimi seviyesindedir. Molla Kasım'ım atalarından Şeyhlik yoktur, Molla kasım Şeyh Hasan-î Nuraninin postuna oturduktan sonra Şeyh'lik ünvani alır ve Şeyh Kasım olarak nam salar.

Şeyh Hasan-î Nurani’ya da kısaca değinmek istiyorum. Şeyh Hasan-î Nurani Pazuki aşiretinin Haldî kolundandır. Atalari 1514 yılına kadar Safeviler adına Kığî, Solhan, Hınıs ve Ahlat'a kadar geniş bir bölgeyi yönetmişlerdir. Aşiret bağıyla akraba oldukları Süweydilerin aksine Pazukiler Alevi inancındaydilar. Şah İsmail Yavuz selime yenildikten sonra , Pazukîlerin önemli bir nufusu İran'a göç eder. Kığî, Solhan ve Hınıs bölgesindeki Pazukilerin Haldî (Xalidî) kolu ise, akraba oldukları Süweydilerin ağır baskısına dayanmayip Diyarbakır, Elazığ, Dersim, Malatya, Adiyaman ve Urfa'ya dağılırlar, ezici çoğunluğu Karaçadağ (Qerejdax) çevresine yerleşirler. Şeyh Hasan-î Nurani'nin ataları da o tarihlerde Solhan yöresinden göç edip gelen Pazulilerin haldi kolundandır. Günümüzde pazukî ismine rastlanmak pek mümkün değildir, çünkü bu kabilenin her kolu değişik bir isimle aşiret oluşturdu. Bunlardan en belirgin olanı Siverek ve Karacadağ civarında yoğunlukta olan Bêzkî aşiretidir. Bêzkî aşireti Solhan'dan göç eden Pazukîlerin Haldî kolunun devamidir.
 
Şeyh Hasan-î Nurani'in postuna oturduktan sonra geniş toprakları denetimine alan, Şeyh Kasım El-Hadi hicri 1310 yılında Çınar kazasının Al-Toğar (Şimdiki ismi Altunakar) köyünde vefat etmiştir. aynı köyde oğlu için yaptırdığı Türbe de yatmaktadır.

Şêx kasımın ilk köyü olan ''Der-Şev'' iki kelimeden oluşan kürtçe bir isimdir. ''Der-Şev'ın'' türkçe karşılığı şöyledir:1 Dışarda-Gece. 2 Gece-Kapısı. 3 Gececi, anlamındadır.

Şêx Kasım'ın beşi erkek üç'ü kız olmak üzere sekiz çocuğu olmuştur. Erkek çocuklarından şêx Halîd, Hicri 1279 yılında Diyarbakır Çınar İlçesi Altoğar (Altunkara) köyünde dünyaya gelir.
Şêx Kasım'ın oğlu şêx Halit'in Siverek ilçesi Gülpevari’ye (Gülpınar) köyüne yerleşmesi hakında.
Şêx Halit genç yaşta din eğitimini tamamlar ve babasının halifesi olur. Babası Şêx Kasım Hicri 1306 yılında resmi bir dilekçe ile oğlu şêx Halit'i Siverek ilçesi Gülpevari (Gülpınar) köyünde görevlendirmiştir. Bu dilekçe şöyledir;

Huzur-i Ali-i Risaletpenahiye Ma’rudi daireleridir ki:
Vilayeti celilelerine mülhak, Siverek kazası dahilindeki –Gülpınar- karyesinde, ihtiyar-ı ikamet ve inziva eyleyip, ibadet ve duayı vacib-ul edayı cenab-i Padişahiye muvazebetle meşğul iken, her nasılsa hasbel kader bundan birkaç ay evvel, Mekke’ye i’zam olunan oğlum Şeyh Halid, Dairelerinin şayani mürüvvet ve merhamet olan ahvali perişaniyeti iştimaline dair, kendisinden bu kere almış olduğum arabiyyul ibare bir kıt’a mektubunu zat-ı Ali-i Vilayetpenahilerine takdim etmiştim.

Münderecatından, mumaileyh dailerinin güya Mekke’den hilafı rızai ali, firar eylemiş olması hakkında zuhur eden havadis ve eş’arat’ın, makarin-i Hilafe-i Uzma’ya, her mü’min ve muvahhid’in ma’ruden uhde-i sadakati olan daavat-ı Hayriye ile meşğul bir hal’i felaket ve zaruret içinde olduğu halde, merahim ve eşfak’i alemşumuli şehriyari’ye muntazır bulundağu ve şu hal Mekke’ye i’zam içun sebeb addedilen şeylerin mahiyetini tehvin ve mağduriyet ve sadakatini açıklamakla bulunmuştur.

Ahvali hususiye ve umumiyemize tahvile vakıf olan vilayet-i Celileleri ahalisince ma’lumdur ki, gerek senakar malasşiarları ve gerek oğlum mumaileyh Şeyh Halid daileri, fukarayı tarikat-ı aliyeyi Nakşi’den olup, sakin olduğumuz karyelerde, ta’lim-i ulum’i diniyye ile iştiğal ve bu cihetle isticlab-ı daavat-ı hayriyye-i ayat-ı cihanbani ile vazife-i sadakat ve ubudiyeti ikmal edegelmekte, hilafı emr ve rıza-i ali, hiçbir hal ve harekette bulunmamış ve bundan böyle dahi bulunmayacağımız derkar bulunmuştur.

Mumaileyh dailerinin Mekke’ye i’zamından bu an’a kadar tarafı ali-i asifanelerinden icra buyurulan tahkiat ve tetkikatı lazime neticesinden dahi, mumaileyh daileri hakkında, dermeyan olunan şeylerin ehemmiyetsizliği bir derece tahakkuk eylediğine ve mumaileyh’in burada kalan evladu iyali, bir hali sefalet ve felaket ve acizleri de, bu şehir-i sırr-ı şeyhuhat içinde, mufarakatı evlat teessürat-ı tahammülkedalerine takat getirememekte olup, bu gah rıza-i ali ve merhamet-i meselleme-i cenabi velayetpenahileri kail olunamayacağına binaen, dailerinin; ikamet etmekte olduğum karye’de oturup hizmeti daiyanemde bulunmak üzere mumaileyh dailerinin yine bu tarafa celbine delalet ve merhamet-i aliyye-i fehimanelerinin ……..(okunamadı)……. Buyurulması, istirhaf-e cesaret olundu

Ol bab da emr ve ferman Hazret-i men leh’ul emr’indir.
28 teşrinievvel 1306
Tarikat-ı Aliye-i Nakşibendiye hulefasından
Şeyh Kasım
Mühür
Kaynak: Tezkire-i Meşayih-i Amid Diyarbekir Velileri I-II M.Şefik Korkusuz s.144-146
 

1925 ve Şêx Eyyüp


Şeyh Halid henüz genç sayılan 27 yaşında babasının emriyle bu dilekçe ile Şanlıurfa iline bağlı Siverek ilçesinin Gülpınar nahiyesine görevlendirilerek hemen medrese tedrisata ve tekkede irşada başlar. Birçok ulema ve meşayih yetiştirir.
Türbesi Şanlıurfa ili Siverek ilçesi Gülpınar Beldesinde meftun bulunmaktadır. Sevenleri tarafından ziyaret edilmektedir. Bölgenin halkını irşâd ederek birçok talebe yetiştirdi. Yetiştirdiği ve icazet verdiği en büyük talebelerinden biri: Oğlu Şêx Eyyüp'dir
 
 
 
 
 
 
ŞÊX EYYÜP HAKKINDA
Adı: Şêx Eyyüp
Baba Adı: Şêx Halid
Ana Adi:
Doğum Yeri:
Doğum Tarihi:
Ölüm Tarihi: 18 Nisan 1925
Ölüm nedeni: İdam
Suçu: Kürt ayaklamasına teşebüs
Mezar yeri: Bilinmiyor

Şêx Eyyüp hakında yok denilecek kadar bilgi günümüze ulaşmiştir.
Dolaysiyla Şêx Eyyüp üzerine yazmiş olduğum tek paragraflı stran'dan sonra, çok kısıtı bilgilerle de olsa Şêx Eyyub'u anlatmaya çalışiyorum.

-Hey wî wî, Qerejdağa şewitî ketim bilind cîyan.
Min dî gira girê sörekê şêwr u mişêwre danîn hev civîyan.
Biryara seferê girtin bervî bajarê amedê dimeşîyan.
Ajan u muxbîrê me kurd'an tevgera dozê dihesîyan.
Hêvî u gumana min ji Xuda heye, belkî ajan buxun serê xo u romîyan.
xewer li pê xewerê paytextê Enqerê'ra radigîhîyan.
Digotin Misto kemal, sêsed suwarî berê xo daye bajarê Amedê.
Serkêşê siwaran şêx eyyub reîsê wan rêwîyan, hey wî wî..

Başta da belirtiğim gibi şêx Eyyüp hakında çok az bilgi var, birçok araştırma inceleme kitap takip ettim ancak faik Bulut'un Devlet gözüyle türkiyede Kürt isyanları araştırmasında tek satırlık bir yazıyla Siverekli Şeyh Eyyüb'ün ismine rastlandım. Ayriyeten Şeyh Eyyüb'ün tornuyla (Çimen ailesinden) defalarca görüştüm tatmin edici bir bilgi edinemedim, belki de en detaylı bilgi Şeyh Eyyüb'ün fotoğrafını bana vermesi idi dolaysiyla kendisine teşekkür ederim.

Ancak Şeyh Eyyüb'ün yiğitliği girişkenliği, Şeyh Said'in kardeşi Şeyh Abdurrahim'a gönderdiği mektubun içinde bulabiliriz.

Şeyh Sait kardeşi Şeyh Abdurrahim’le, Şeyh İsmail’e gönderdiği 19 Mart 1925 tarihli mektupta;
“Gönderdiğiniz mektubu aldım. Beraberinde Şeyh Mehmet Reşit’in mektubunu da gördüm. Bozan Ağa ile Şeyh Eyüb’ün Karabahçe’ye geldiğini belirtiyorsunuz ve oraya gelmemi istiyorsunuz. Ziyaretinize gelmeyi çok isterdim; fakat şu anda Reşit Paşa’yı yüz süvariyle birlikte doğu cephesine gönderdim. Öte yandan bugün Nergiyan aşiretinin inşallah geleceğini tahmin ediyorum. Onu da cepheye göndereceğim. Şeyh Tahir ve Şeyh Sirac’ı savaşçıların morallerini yükseltmek için çeşitli taraflara gönderdim. Şu ana kadar dönmediler. Onların gelmesinin ardından, önlemler alarak sizin yöreye gelerek Bozan Ağa ve Şeyh Eyüp’le görüşeceğim. Sabretmelerini öğütlerim, savaşçılarına da tedbir ve çalışmalarında İslam şeriatından taviz vermemelerini öneririm. Müslümanların malını kati surette talan etmeyi kafalarının ucundan bile geçirmesinler. Fakat daha önce de belirttiğim gibi zor durumlarda ambarlardan iaşe alabilirsiniz. Karşılığında da bir belge verin. Sonra haklarını ya mal ya da makbuzla öderiz. (Hadimul mücahidin M. Said Nakşibendî)” diye yazıyordu.

Şêx Eyyüb ve ailesi hakkında kısa bilgiler.
Şêx Halid'in, Şêx Eyyüp isminde bir oğlu bilinmektedir. Şêx Eyyüp, zamanın kürt geleneklerine göre çok eşli evlilikler yapmiştir. Bir erkek iki kız üç çocuğu olmuştur. (Sabita) hanımdan) Şêx Halit ve Vesfa (Vasfiye) hanım dünyaya gelir.

Şêx Eyyüb'ün diğer eşi Salime Hanım ise Siverek yerlilerinden Tımur ailesindendir. hicri 1337 yılında Yaşar-Hicran isminde tek bir kızı olur, Yaşar-Hîcran'ın doğum yeri Siverek Karapınar köyüdür.

Şêx Eyyüb'ün eşi Salime Hanım 1958 yılında vefat etmiştir.
Şêx Eyüb'ün Salime hanımdan olan kızı Yaşar-Hicran 01. 07. 1940 yılında Sivereğin yerli ailelerinden Çiman ailesinden Fahri Çimen'le evlenir. Evlendiği yıl yaşı küçük olduğundan dolayi, yaşı büyütülerek 01. 07. 1921 doğumlu gösterilerek resmi nikah kıyılır. Eşi Fahri Çimen Emniyet teşkilatında, kaçakçilik masasında görevli.

Şêx Eyyüb'ün kızı Vesfa (Vasfiye) hanım ise yine Siverek yerlilerinden Oyman ailesine
gelin gider.

1925 yılında Şêx Saîd'în ayaklandığını haberi Siverek'e ulaşınca, Şêx Eyyüp başlatılan ayaklamaya destek vermek üzere müridlerinden oluşturduğu bir savaş birliği ile Diyarbakıra yapılan askeri sevkiyatının önüne geçmek için vur-kaç taktiği uygular ve giriştiği Birkaç eylemde askeri birlikleri bozguna uğratir.

Şêx Eyyüp, daha geniş bir harekat başlatmak üzere bölgedeki aşiretlerin reisleriyle görüşmelerde bulunur amacı büyük bir güç ile diyarbakıra mudahale edip ele geçırmektir.

Şêx Said hareketi içinde binbaşi kasım ve fakî Îlyas gibi ajanların bulunduğu gibi, Şêx Eyyübün hareketini de devlet'te jurnallayan, Tımur'lardan şêx Eyyubun kayin biraderidir Salime hanımın kardeşidir. Yapılan ihbari değerlendırmek üzere;

Devlet bir yandan Şêx Said ile uğraşırken, Şêx Eyyüb'ün da ayaklanması, kısa sürede ayaklanmanın Kürdistanın dörtbir yanına yayılmasının korkusu yetkilileri düşündürür. Dolaysiyla devlet zaman kaybetmeden hileli planlarını devreye sokarlar.

Siverek'e gönderilen bir telgarf, Şêx Eyyüb'e ulaştırılır. Telgırafta; daha fazla kanın dökülmemesi için, Şêx Said ile anlaşma sağlandığını, Kürtlerin belirli haklarını verileceğini ve Diyarbakır'da bir barış müzakeresi için kürt önderlerinin toplanıp devlet yetkilileriyle masada anlaşma imzaliyacaklarını, dolaysiyla Şêx Eyyüb'ün da bu toplantida yer almasını belirtilmişti.

Telgrafta belirlenen şartlar nedeniyle, Şêx Eyyüp diyarbakır'a hareket eder. Diyarbakır girişinde devlet yetkilileri Şêx Eyyüb'ü karşılarlar. Yetkililer oyununu çok iyi oynamişlardir ve başarmişlardir. Şêx Eyyüb'ü önce bir misafirhaneye götürürler, beraberindeki silahli kişilerin misafirhanede kalmalarını ve toplantiya şêx Eyyüp Yalnız katılması gerektiğini söyleyip şêx Eyyüb'ü toplantı salonuna götürmek üzere misafirhaneden ayırırlar.

Bariş toplantısına katılmak üzere gittiği salonun kapısından içeri girerken, kendini mahkeme heyeti önünde görür, tabiki iş işten geçmiş olur. Apar -topar bir yargılama sonucu idam kararı verip, infaz edilmek üzere zindana götürürler. Zindana atılırken, zindan'da Çermug'lu Dr. Fuad'la karşılaşır. Meğerki Dr. Fuad'da şêx Eyyüp gibi kısa bir süre önce aynı tuzağa düşmüştür.

Şêx Eyyüp diyarbakıra hareket etikten sonra, Zengin Timur'ların kızı olan hanımı Salime hanım barış sağlandı diye, deveye bir heybe altın ve çok miktarda değerli eşya yükleyip, birkaç mürüdün önüne katarak diyarbakıra barış hediyesi gönderiyor. Gönderilen hediyeler diyarbakır'a ulaştığında şêx Eyyüp çoktan idam edilmişti. Gerek şêx eyyüp'la beraber gidenler, gerekse hediye götüren mürütlerin akibeti hakında bilgi yok.

Dr. Fuat hakında bir rivayet dolaşmaktadir, rivayetin doğruluk derecesi nedir bilemiyorum. Dr. Fuat hakında dolaşan söylentiyi burada yer vermek, tarihe not düşmek bakımından yararlı olur diye düşünüyorum.

Rivayete göre Dr. Fuat'ın o gün düğünü imiş, gelin eve getirildikten yarım saat sonra, şêx Eyyüb'e gönderildiği gibi, dr. Fuat'a bir telgıraf ulaştırıliloy. Telgırafta; diyarbakırda barış müzakeresi başlatıldığını, toplantiya dr. Fuat'ın mutlaka katılması gerektiğini yazılı imiş. Bunun üzerine dr. fuat hemen diyarbakıra hareket ediyor. Toplanti niyeti ile gitiği diyarbakırda kendini mahkeme salonunda görüyor. Yargılanıp idama mahküm ediliyor.

Mahkeme heyeti dr. fuat'a son arzunuz nedir? Diye sorulduğunda, dr. Fuat düğün yapıp gelin eve getirildiğinde toplantı haberi aldım ve hemen yola koyulup buraya geldim, ne varki bizi kandırıp tuzağa düşürdüğünüzü görüyorum ve beni idam edeceğiniz de ortada. Eve gelen gelin gerdek bekliyor, son arzum Müsaade ederseniz gerdek işinin gerçekleştırmek istiyorum. Mahkeme son arzuyu kabul eder ve gelini diyarbakıra getirip hücrede gerdek görülür. O geceki ilişkiden hanımı hamile kalır bir erkek çocuk dünyaya getirir. O çocuğun ismini Fuat koyuyorlar.

18 nisan 1925 tarihinde Dr. Fuat ve Şêx Eyyüp diyarbakırda idam edilirler.

Dr. Fuad'ın kaldığı zindan koğuşunun duvarına kazılmiş arapça alfabe ile kürtçe yazılmiş şu not bulunur;

''Şevek tarî bû
Ya hebû ya tinebû nîv
Deşt xewda bû, çîya digîrîya
Hîn ne hilatî bû hîv''
Dr. Fuad
Notun türkçesi
''Karanlık bir gece idi
Gece yarısı ya olmuştu Ya da olmamişti
Ovalarar uykuda, dağlar ağliyordu
Henuz ay doğmamişti'' 

Dr. Fuad

Dr. Fuad bu notundan; ''Deşt xewda bu, çîya digîrîya'' 1925 hareketi kırsaldaki köylülerin katılımı ile başlatılmişti, ancak bir avuç insan idi, dağlara sığınmişlardı, zindanları basıp kürt tutsaklarını kurtaracak güçleri yok idi. ''Deşt xewda bu'' ovalar şehir merkezleri uyuyordu, harekete duyarsız kalmişlardı, bu duyarsızlık Dr. Fuat'ı umutsuzluğa sevk etmişti. ''Hîn ne hilatî bû hîv'' henuz ay doğmamişti yani imdada gelecek herhangi bir işik görünmüyordu, diye çaresizliğini bu dörtlük ile dille getirmiş.

1925 şehitlerini rahmetle anar, mücadelelerinin önünde saygı ile eğiliyorum.
Şêx Eyyüb'un oğlu Şêx Halit


Kürt hareketi başladığını haber alır amaz eyleme geçen ve bir tuzakla yakalanıp apar-toar sembolik bir yargılama sonucu idam edilen Şêx Eyyüp neden kürt tarihinde bilinmiyor?.
Şêx Eyyüb'ün idamından sonra, biri erkek ikisi kız geride üç çocuğu kalır.

Özelıkle şêx Eyyübün kızlarının evlendikleri ailelerin etkisiyle, şêx Eyyüp ailesini kürtlük duygularından duyarsız kıllar. Çünkü, gerek sêx Eyyüb'ün kayınları Tımurlar olsun gerekse şêx Eyyübün damatları olsun sistemle haşir neşir olduklarından dolayi, şêx Eyyübün oğlu şêx Halit de bunlardan etkilenir. Dolaysiyla şêx Eyyübün davasına sahip çıkmaz ve şêx eyyüb hakındaki bilgiler yok olmaya yüz tutar. Ancak şêx Eyyübün kizi Vesfa (Vasfiye) hanım bazen hikaye biçiminde şex Eyyübün hikayesini genç kuşaklara anlatmaya çalişmişsada, ailenin duyarsızlığından dolayi kimse not edemez, hafızasında tutamaz.

Şêx Eyyübün tornu, şêx Halitin oğlu Eyyüp Cenap Gülpınar bir kaç devre Miletvekili seçildi, meclis çatısı altında kürt davasına çok uzak durdu.

Eyyüp Cenap'dan sonra şimdi Eyyüp Cenab'ın oğlu Halit Gülpınar Akp den Miletvekilidir. Kürt davasının dorukta olduğu şu günlerde bile kendisinden hiç bir ses çıkmamaktadir, tıpkı babası gibi tamamen suskun kalmayi tercih etmektedir.

Şêx Eyyüb'ün gerek oğlu gerekse torunları, şêx Eyyüb'ün davasına duyarsız kalmaları ve kürtlüklerine sahip çıkmamaları üzücüdür...

Yasin BAYANAY 
 

10 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Bende uzun zamandır araştırıyorum pekpişi bulsmadım torun ları dedeletinin yaarım kalaan işini bitirmr
    Ek yerine şuan devlete caalışıyorlar kasım ve veysel gülğınar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dava eski dava olsaydı hiç kimsenin şüphesi olmasın ki sonuna kadar destek verilir di ama ne yazık ki

      Sil
    2. Mesela eski dava şeriat ve din ile ilgiliydi ama şimdiki sadece Ermeni ve çıkar davası

      Sil
    3. Vahit kardes selam olsun sana ve inanmis,sevmis, sadik tüm güzel insanlara zati alinizin dedigi gibi Dava bizim gibi inanmislarin din,vatan hak davasi olsaydi biz bu gön Allah şahittirki en önde saf tutardik

      Sil
  3. Evet dava; eski dava olsaydi bu zatlar yine hak yolunda hak icin mücadele ederdi,Ama bu gönkü Dava tamamen siyasi ve emperyal güclerin lejyonerlerin davasidir.seyh Eyyup,ve seyh halit ikiside din,halk ve vatanlarin gelecegi icin mücadele etmislerdir.bunu bu gönkü sözde kurt dava sahipleri gibi görünen ama kürtlerin kültürüne,inancina ters olan ithal bir ideolojiyi silah tehdidiyle, baskiyla kürtlere dikte etmeye calisan hdppkk gibi degiller, ve biz bölge halki olarak SİVEREK VEKİLİMİZ SAYİN VEKİLİMİZ M.KASİM GÖLPİNARİ DİK,DÜRÜST,DELİKANLİ HALKCİ KİSİLİGİYLE GUGUR DUYARİZ.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. BİLGİLERİN ÇOĞU YANLIŞ AKTARILMIŞ SANIRIM BİRAZ KARALAMA KAMPANYASIDA VAR.
    HATTA ŞUAN MECLİSTE OLAN EYYÜP CENAP OĞLU MEHMET KASIM GÜLPINAR ONU BİLE HALİT GÜLPINAR DİYE YAZMIŞSSINIZ BURDAN BİLE YAZARIN NİYETİ APAÇIK BELLİ

    YanıtlaSil
  7. Olayın kürtlükle bir alakası yok din ve şeriat la ilgiliydi yanlış yanlış bilgi veriyorsunuz

    YanıtlaSil