Kûy a Spî

4 Nisan 2014

ÇOLÎG'ÎN (BÎNGÖL) SEÇÎM SONUÇLARI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERÎ ?






ÇOLÎG'ÎN (BÎNGÖL) SEÇÎM SONUÇLARI  VE  DÜŞÜNDÜRDÜKLERÎ ?



- Seçimden birkaç gün evvel akademisyen ve entellektüel bir
 hemşerimle Çolig seçimleri üzerine fikir teatisinde bulunuyordum.

- Hemşerim seçim sürecinde Çolig'de yaşadığı izlenimleri kısaca
 yorumlamaya çalışıyordu.

-  Îzlenimlerini  kısaca aşağıdaki cümleyle ifade etti.

"Çolig "Bingöl" bilimum kürt patolojileri için zengin bir laboratuvar...."


- Evet ?

- Bu tesbit çok kapsamlı değerlendirildiğinde BDP'nin Çolig seçimlerindeki
 başarısızlığının ana nedenlerini görebiliriz.

- Bu arkadaş, Çolig gibi nufusu az olan bir şehirde kaldığı günlerde toplumsal ilişkilerdeki tuhaflığıda dikkat çekerek,

-Çoligdeki insanların siyasi ilişkilerini ciltler dolusu kitaplara sığdıracak çözümlemelere ihtiyaç olduğu kesindir.

- Örneğin, Çolig'de anti-kapitalist islami düşünceleri savunan ve ütopyası  olan insanların çıkmayışına sitem
   ediyordu.

- Ve Amed şehirindeki en muhafazakar kimliklisi bile Çolig'ın solundan daha solda olduğuna vurgu yapıyordu.

- Ütopyasına ihanet edenlerin hiç bir yerde iflah olmayacaklarınıda ifade
  ediyordu.


*******************


- Çolig'li aydın ve entellektüel bu arkadaşın kısaca'da olsa bu değerli
  düşüncelerini sizinle paylaştım.

- Bende seçimin sonuçları üzerine düşüncelerimi sizinle paylaşmak
  istiyorum.

- Çolig seçimleri ve adayların profilleri üzerine iki bölümlük bir yazı
  kaleme almıştım.
- Bu çalışmalarım ağırlıklı olarak adayların profilleri,haklarında sosyal ve
  yazılı medya ya yansıyan bilgiler başta olmak üzere,  ailesi,çevresi ve
  siyasi kimlikleriyle Kürd kamuoyu la paylaşmaya çalıştım.

- Îki bölümlük bu yazılarımda olumlu olduğu kadar olumsuz eleştirilerde
  aldım.
- Ağırlıklı olarak eleştiriler HAK-PAR ve  BDP üzerine yaptığım tesbit ve değerlendirmelerden aldım.

- HAK-PAR'a yakın Awrupadaki kurumlarda  önemli görevlerde
  bulunmuş bir arkadaş yazımı dikkatle okuduğunu bana aktardı.

-HAK-PAR üzerine yaptığım değerlendirmelerde partileri nin seçime girme gerekçeleri ve genel başkanları Kemal Burkay üzerine olan eleştirilerime sitem ediyorlardı.

- HAK-PAR üzerine yaptığım eleştiriler kısaca  ideolojoik ve politik olarak
  federasyon tezini yıllarca savunduklarını biliyoruz,demiştim.

- Bunun yanında BDP'nin Kürdlerin bağımsızlık fikrinden vazgeçip,içi boş demokratik özeriklik, ekolojik demokratik toplum ile barış ve kardeşlik gıbı farklı kavramları savunan talepleri oldugunu yazmıştım.

-Bu tezleri mimarı Abdullah Öcalan olduğunu bilmeyen de yoktur.

- Bu düşüncelerin Kürd sosyal ve siyasal dünyasında da alt-yapısının
 olduğunada inanmıyorum.

- Bu konuda Îsmail Beşikçi Hoca'nın  BDP li kadın milletvekillerinden
 Gülten Kışanak ,Ayla Akat,Emine Ayna ve Sabahat Tuncel in  bulunduğu  bir toplantıda yaptığı değerlendirmede ;


“Eğer siz bayrak ve devlet istemiyorsanız sizde bir sakatlık vardır!”


- Sözleri üzerine BDP li bu kadın milletvekilleri adetta şok bir terapi yaşatarak birbirilerine tebessümle
  bakarlar.

- Bunlardan Sabahat Tuncel Ismail Hoca'nın bu çıkışına sonradan yaptığı bir açıklamayla karşı olduğunu
  dile getiriyor.

- Diğer bayan milletvekileri ise bu konuda yorum yapmaktan kaçınıyorlar.

 - Ismail Hoca bir başka tesbitinde de 

 - Ulus devlet bitti deniyor. Bu doğru değil.Onlarca yeni devlet kuruldu.Bu sadece Kürdlere
   dayatılıyor.Kürdlerin kurtuluşu Bağımsız Kurdistan'dır.



- Ismail Hoca'nın düşünceleri kojüktürel olarak Kurdistanda gerçeklesmesi bugün mümkün olmayabilir.

 - Ama Kürdlerin kendi kaderlerini tayin hakkı başta olmak üzere bağımsızlık ve özgürlük fikirleri şahsen

   ütopyamdır. Bu hakkımızın saklı olduğu inancınıda taşıyorum.

- Îsmail Hoca'nın bu tesbitlerine katılamamak elde değildir.


- Kürdlerin hala bir statüleri yok biz  "Ulus-devleti aştık"  tezi , Kemalizmi 

  Kürdlere empoze etmek veya Kürdleri kandırmaktan başka birşey değildir.

-Bir Türkün,Fars'ın veya Arabın bu tezi savunmasını anlıyorum.

- Ama Kürdlerin bu tezi savunması çok acayibime gidiyor.

- Sanki Kürd kimliği,ulusal ve demokratik haklarını almış,statüleri var ve

 başka halklardan fazla hak elde etmiş veya başka halkları eziyor veya

 inkar ediyor buna üzülüyor bilinen çevreler,

- Ve o yüzden "Ulus-devlet" tezine karşı çıkıyor.



- Ayrıca Kemal Burkay'ın partisi içindeki geçmişteki
 uygulamalarını,birçok kadroyu nasıl derdest ettiğini gerek anılarında gerekse sosyal medyadaki
 tartışmalardan görebiliyoruz.

- Bu konuyuda dile getirmiştim.

- Bu bilgiler benim yorumlarım veya düşüncelerim değildir.

- Kürd kamuoyunun önünde tartışılan ve Burkay'ın kitabında da kayıt
  altına alınan nesnel bilgilerdir.

- Bu bilgileride tesbit olsun diye sizinle paylaşmıştım.

- HAK PAR'ın cılız kalması ve politikada başarısızlığınıın sebelerinin iyi
  irdelenmesi gereğini yazmıştım.

*****************

- Çolig seçimlerindeki yenilginin iz düşümleri üzerinede sosyal medyada çokca tartışmalar ve yorumlar
   yapılıyor.

- Bu konuda farklı görüşler vardır.

- Tüm yazılanları herkes kendi penceresinden bakıyor.

- Velhasıl yanlışlıklar dün olduğu gibi,bugünde olduğu ve bunun 
  tartışmaları da şimdiden başlamıştır.

- Gerek yönetim düzeyinde,gerek aday belirleme,gerek seçim çalışmalarindaki stratejilerden tutun,
  propagandalarda kullanılan figür ve argümanlar olmak üzere çok nedenler dile getirildi.

- Bunun yanında Ahbap-çavus ilişkisi, çevrecilik,aşiretcilik bölgecilikten tutun Kürd islami çevre ve gurpların
  BDP ve Öcalana bakış açısına kadar geniş bir yelpazenin bu seçimdeki yenilgide payı vardır.

-Bunun yanında geçmişte Kürd siyasetinde yer almış,bedel ödeyen birçok ailenin bireyleride bu seçimde
 BDP'ye karşı tavır aldıklarını biliyorum.

Bu konuda tanıdığım arkdaşlar yaptıkları açıklamalar ve yazdıkları yorumlardan takip ettim.

- BDP nin propagandalarında ailesinden ve yakın akrabalarından  şehid düşen PKK hareketinin değerlerini ağızlarına almasını istemediklerini,ifade ettiler.

-Ve bu konuda rahatsızlıklarını  aleni açıkladılar.

- Şehidlerinin harekete katılma gerekçeleri ,örgüt içindeyken yaşadıkları  olumsuzluklar başta olmak üzere
  ve şuanda PKK veya Abdullah Öcalan'ın
  savunduğu tezlerin birbirine zıt olduklarını açıkça ifade ettiler.

- Bu zıt çeliskilerinde şehitlerimizin ruhuna ,kanına dokunduğunu defalarca dile getirdiler


**************
- Çoligdeki son seçimlerde sadece yanılsamlar olmadı.

-Geçmiş seçimlerde de aynı yanılsamalar oldu.

-Örneğin ,2004 yılındaki belediye seçimlerinde de aynı olumsuzluklar  Çolig'de yaşandı.

- Hatırlarsınız o dönemde Selhattin Kaya aday olmuştu.

- O dönemin yönetimi başta il başkanı Abdullah Aymaz olmak üzere tepki göstererek istifa etmişti.

-Gerkeçesi belliydi hem amcası Sait Aymaz aday edilmediği için hemde Selhaddin Kaya'ya olan
  reaksiyonlarını her ortamda aleni dile getirerek istifa ettiler.

- Îstifa edenlerin politik ve ideolojik bir gerekçeleri yoktu.

- Bu çevreler Selhaddin Kaya bu partinin fikirlerine,Öcalana karşı oduğu
  ve partiyle uzaktan yakından ilgileri olmadığı gerekçelerini hep öne
  sürdüler.

- Oysaki, Said Aymaz'da BDP çevresiyle geçmişte uzaktan yakından alakası yoktu. Bu durumu Çolig
   kamuoyu çok iyi biliyor.

-Selhaddin Kaya Kürd sorununa duyarlı olduğu gibi donanımlı ve entellektüel birikimi olan bir kürd
  siyasetçi profilini taşıdığını Kürd kamuoyu çok iyi biliyor.

- Selhaddin Kaya dışında örneğin Feyzullah Karaaslan olsun, aday adayı olan tanıdığım bir çok
   aday adayı'da geçmişte BDP ve çevresi dışında farklı Kürd siyasi geleneğinden siyaset yapan  Kürd
   yurtseverleridir.

- Örneğin daha yakın dönemde Şerafeddin Elçi CHP'de aday Şırnak'tan olurken, Altan Tan'da Refah
   partisinde hemde HEP,DEP in olduğu süreçlerde yıllarca siyaset yaptılar.Bu konuda çok örnekler
   verilebilinir.
  

- Selhaddin Kaya o dönemlerde basına verdiği açıklamalarda ,seçimi kaybetme gerekçelerinden
  bazlarını medya'ya verdiği röportajda şöyle ifade ediyordu.

 - Bağımsız aday olduğumu çevreme ve dostlarıma açıkladım.

- O dönemde bana BDP çevresinden teklif geldi.

- Bende bu teklifi değerlendirirken, genel merkezlerine
  bakın ben düşüncelerim ve politik çizgimle partinize yakın biri
  olmadığımı sizde biliyorsunuz.

- Bu konuda kendi düşüncelerimide onlara aktardım.

- BDP genel merkezinde adaylığım kesinleşince başta dönemin genel başkanı Murat Bozlak olmak üzere,Ahmet Türk CNN Türkte yaptığı açıklamalar başta olmak üzere Kandil.DEP,HEP geleneğinden gelen tüm kesimler benim adaylığımdan rahatsız oldular.

- Bu kesimin Çolig'deki geleneğini sürdürenler seçimlerde aleyhimde propoğandalar yaparak bırakın bana oy vermeyi , AKP'ye yüklenerek benim seçimi kaybetmemi adetta bir zafer olarak kutladılar.

- O dönemde BDP çevresi oylarını yakıp ve sandık başına gitmeseydiler ,Selhaddin Kaya yine kazanrdı.

- AKP ile Selhaddin Kaya arasındaki oy farkı yaklaşık 2,5-3 bin civarındaydı.

- BDP ler o dönemlerde şunu söylüyorlardı biz 3 bin oyumuzu Selhaddin Kaya'ya vermedik,itirafında
  bulundular.

- Düşünebiliyormusunuz ?  3 bin oyu AKP'den alıp, Selhaddin Kaya'nın oyuna eklediğinizde 3 bin fark AKP'ye attığını matamatiksel olarak görürüsünüz.

- BDP çevresinde Selhattin Kaya'ya karşı olan bu çevreler  o dönemde AKP çevresi başta Feyzi Berdibek
  tarafından yakın takibe alındığını bilmeyen yoktur.

- Feyzi Beridbek ve AKP sarmalına  takılan bu ilkesiz ve menfaat
  çevreleri oyları AKP'ye kanlize etmektede beis görmediler.

- Hangi aileler ve çevreler´le ilişkiye geçttiğini, ummarım Çolig'den yazan
  biri çıkar.

- Çolig'den uzak olduğum için duyumlarla yorum yapmak sağlıklı olmaz.

- Çolig'de dün olduğu gibi bugünde yapılan hile ve entrikaları kim
   yaparsa yapsın teşir etmek gerekir.

-Aksi taktirde , hala çok seçimler kaybedileceği gibi bazı rantçı ,popilist siyaset yapan insanlar Kürd siyasetinde at oynatmaya da devam ederler.

****************

- Sonuç olarak,


- Kürd siyasetinde tanıdığım bazı hemşerilerim yazdığı yazılar ve yaptığı  yorumlarda ülkede olsaydık,

- HAK PAR veya Şerafettin Elçi'nin DKP olsaydı oy verecektik gibi
  açıklamalar yapıyorlar.

- Gerekçeleri savunduğu tezler şuandaki BDP ve çevresinin savunduğu
  tezlerden daha ileri ve Kurdistani olduğu yönündedir.

- Bu arkadaşların düşüncelerinede saygı duyarım.

- Olaylara nesnel yaklaştığımızda bu düşünceleri savunan hareketlerin
  liderleri hem Burkay hem Şerafeddin Elçi'nin Kürd siyasetindeki zik
  zakları,tuarsızlıkları,yıllarca beraber siyaset yaptıkları yakın kadroları ve
  yoldaşlarını nasıl hoyratça kullandığını bilmek gerekir.

- Doğru söylemler,doğru adımlar atılırsa değer bulur.


- Bende bu arkadaşların aksine Çolig'de olsaydım bu seçimde olaya
  ideolojik-politik bir tercihten ziyade kişisel tercihle yaklaşırdım.

- Çünkü,

- Dr Ilhan Çakabay ;

- Mesleğine başladığı günden beri Çoligdeki hizmetleriyle anılan bir
  şahsiyetir.

- Şaibesiz, dürüst ,cesur ve fedakarlığıyla tanıdığım ve tanık olduğum
  yürekli bir o kadarda gururlu bir insandır.


- Benim Dr Ilhana oy vermemin gerkçesi tamamaen kişisel olduğu kadar
  insani,vicdani olduğunu hatırlatmak isterim.

- Eğer bir insan bildiği doğruları, söylemiyor veya yazmıyorsa, en büyük

  vicdansızlığı yapmış olur. 


- Sözüyle yazımı bitirmek istiyorum


  Selam ve saygılarımla,



 Orhan Zuexpayıc

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder