Kûy a Spî

20 Ocak 2015



                                                    Bakir-Madenli Yzb. Zülfikar SAVUCU
                                                        Hayat Hikayesi (alinti bir yazidir)





                                                              




Kermekomlu Mehmet Salih Efendi’nin oğlu olan Zülfikar Savucu (Savcı), 1897’de Ergani Madeni vilayetinde dünyaya geldi. Arpameydan Mahallesi’nde yaşayan orta halli bir ailenin çocuğuydu. İlkokulu, Rüştiye’yi (Ortaokul) ve İdadi’yi (Lise) Ergani Madeni vilayetinde okudu. Daha sonra Şam Üniversitesi’nde Tıp Eğitimi almak üzere çocukluk arkadaşı Nafiz Ergene ile birlikte Suriye’ye gitti. Tıbbiye Eğitimi esnasında çıkan Cihan Harbi neticesinde İstanbul Hükümetince askere çağrıldı ve İstanbul’da askeri eğitimlere katılıp, subay olarak Trablusgarp ve Kafkas Cephelerinde yer aldı ve daha sonra İzmir’in kurtuluşunda büyük rolü olan Süvari Birlikleri’nin ön safhalarında yer aldı.

Kurtuluş Savaşı müteakibinde Ergani Madeni, Palu, Malatya ve civar birçok yerleşim biriminde Yüzbaşı olarak görev yaptı. 1925 yılında vukuu bulan Şeyh Said İsyanına destek veren ve isyan sonucu İstiklal Mahkemesi’nce idam edilen Maden Milletvekili Kadri Efendi’nin akrabası olması sebebiyle, ilişkili olduğu varsayılıp idama mahkum edildi ancak idam esnasında alanda bulunan silah arkadaşlarının müdahalesi ve mahkumun Cihan Harbi ve Kurtuluş Savaşı’ndaki başarıları dikkate alınarak yargı heyeti tarafından rütbeleri alınarak affedildi.

Askeri hayatından sonra belli bir süre maddi sıkıntılar çekince öğretmen olmaya karar verdi ve birçok ilkokulda öğretmenlik yaptı. 1954 yılında Palu Gökdere İlkokulu’ndan emekli oldu. 1970 yılında Elazığ’da vefat etti ve Asri Mezarlığa defnedildi.

Fransızca, Arapça ve Farsça’yı çok iyi bilen Zülfikar SAVUCU, 1922 yılında Muhsine hanımla evlendi. Zülfikar SAVUCU’nun, Nazmi ve Ferit adında iki oğlu, Şükran, Pervin, Gülten, Ayten ve Nermin adında 5 kızı dünyaya geldi. 

Torunu Dr. Namık SAVUCU, dedesine ait bazı anıları anlatıyor...

Trablusgarp’tan dedem ve üç silah arkadaşı atla Anadolu’ya dönerken çok yoruluyorlar ve günümüzde Suriye sınırlarında kalan köydeki bir eve misafir oluyorlar. Ev sahipleri gayet hoş karşılayıp ikramda bulunuyor. Dedem ve arkadaşları bir odada istirahate çekilince gece geç saatlerde dedemin uykusu kaçıyor ve ev sahiplerinin konuşmalarına kulak misafiri oluyor. Ev sahiplerinin kendi aralarında gece 3’te odaya girip askerleri öldürüp, yanlarında bulunan kıyafet, ganimet vb. değerli eşyaları almak istediklerini öğreniyor. Apar topar arkadaşlarını uyandırıp, istirahatte bulundukları odanın küçük penceresinden çıkıp, atlarıyla uzaklaşıyorlar. Gürültüyle birlikte ev sahipleri de atlarla arkalarından takip ediyor ve kısa sürede önlerini kesip tüm eşyalarını ve kıyafetlerini alıyorlar. Hatta üzerlerinde pul altın bulunduğunu ve bu altınları yuttuğunu düşünerek dedemin bir arkadaşını kesip midesine bakıyorlar. Karla kaplı alanda çıplak olarak kilometrelerce yürüyorlar. Demiryolu boyunca giderken Fransız askerini taşıyan bir trene denk geliyorlar. Tren önce durmuyor ve yola devam ediyor, bir iki saat tren yolu boyunca devam eden dedem ve arkadaşları birkaç km sonra trenin bozulduğunu görüyor, yaklaşıyorlar ancak Fransızların onları tanımamaları için konuşmuyorlar, çıplak olduklarını gören Fransız askerleri birkaç giysi verip trenle ilk yerleşim yerine kadar onları götürüyorlar... 
Dedem, Batum’dan İstanbul’a gemiyle dönerken korsanların saldırısına maruz kalıyor. Gemiyi talan eden korsanlar tüm değerli malları alıp uzaklaşıyorlar. Bu durum üzerine gemide bulunan hamile bir bayan fenalaşıyor ve doğum sancıları tutuyor. Gemide doktor olmadığı için daha önceden birkaç yıl tıp eğitimi alan dedem doğum için müdahalede bulunuyor. Doğum başarıyla gerçekleşiyor ve dedemden doğan çocuğa isim verilmesi isteniyor, O’da denizde doğduğu için deniz askeri anlamına gelen Bahri adını veriyor.
 
Kaynak
Yukarıda yer alan bilgiler K. Efe Oruç'un, Merhum Zülfikar Savucu’nun torunları sn. Dr.Namık Savucu (Savcı),  Har. Müh. Selçuk Savucu (Savcı) ve Maden eşrafından Müzettin BAŞAR ile yapılan röportajlardan derlenerek hazırlanmıştır.
 
 
 
 
ALINTIDIR Madenliyiz sitesinden alinmistir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder