Kûy a Spî

21 Mart 2015

ÇOLÎG'ÎN YILMAZ DÎRENÎŞÇÎSÎ VAHDETTÎN KITAY'IN ANISINA


  



- Yıl 1989  /Ekim ayının 8'i  sıcak adetta bir yaz günüydü.

- O gece stres ve sıkıntıdan  hiç uyuyamamıştım.  

- Çolig semalarında uçuşan bir kaç Helikopter'in  gürültüsünden dolayı,

- Çolig'in üzerine o gün kara bulutlar çökmüştü adetta

- Kürd cografyasında bir kaç helikopterin uçuşu,hayra alamet değildi,

- Çünkü annemden biliyorum !

- Bu zararlı melaneten oldum olası hep nefret ederim.

- Her ses çıkardığında annem'den hatırlıyorum, hemen balkona kendini 

  attı verirdi.

- Usulce bu melanetin havadan hangi yöne uçtuğunu usülce süzer ,

- Ve tevekkül içinde de saatlerce dua ederdi.

- Aslında onun duası kardeşi ve oğluyla aynı kaderi paylaşan tüm Kürd

  gerillasınaydı. 

 

 

 

                                           VAHDETTÎN KITAY

 

 



*************

- Şehire sabah erkenden Düzağaçtaki evimden sabırsızlıkla çıkmıştım.

- Çarşıda bir sesizlik Çolig halkı adetta yastaydı.

- Hastane morgun filinta gibi iki gencin cesetleri panzerlere bağlanıp, ve teşir

  edilerek getirildiği haberini aldım.

- Çolig bu gençlerin cesetleriyle çalkalanıyordu.

- Hastahane'nin önünde mahşeri bir gündü.

- Devlet erkanı zafer çığlıklarıyla hastahaneyi  adetta kuşatmıştı.

- Diyarbekirden gelen Olağanüstü Hal valisi Hayri Kozakçıoğlu şehid edilen

  o dönemdeki adıyla, Bingöl-Diyarbekir eyaleti  komutanı Vahdettin KITAY'ı 

  (VELÎ) teşhis etmek için morga gelmişti.

- Vahdettin'in şehadetine inanmak ve görmek istediği herhalinden belliydi.


***************

- Evet.... anlatılanlar gelen haberler ,bilinçli olarak cesetlerin teşir edilmesi

  Vahdettin'in şehadettine delalet ediyordu.

- Devletin bilinçli bu seranomisi Çolig halkına gözdağı ve korku vermekti, 

- Çolig halkı'da devlet erkanına inat hastahane etrafında yigit ve

   kahramanlarına sahip çıkmak için, bakın bizde burdayız,mesajını veriyordu.

- Çolig o gün evlatları ,Vahdettin Kıtay ve Abdullah Bucuka için görkemli bir

  cenaze töreni düzenledi. 

- Vahdettin cenaze konvoyu belki 10 km'lik bir kuyruk oluşturmuştu.

- Düzağaçtan tutun,  ta.... köyü Derenazik yol güzergahı tarfiğe kapatılmıştı.

- Kim yoktu ki  o gün Vahdettin'in cenaze töreninde, her aşireten,her sınıftan, 

  her inançtan insanalar o gün bir araya getirmişti.


****************

- Vahdettin le beraber şehid düşen Abdullah Bucuka "NECMÎ", hem 

  arkadaşım,hemde komşumdu.

- 1980 yılının sıcak bir yaz günü, Çolig'de Atatürk Îlkokulunun hemen yanında, 

  o dönem ülkücü/faşist düşüncelere sahip Çoligli , halkına düşman  zavallı bir

  piyona,silahlı saldırıdan dolayı yakalanmış , uzun süre hüküm giymişti.

- PKK nin zindan çıkışlı bir direnişçisiydi. Cezaevinde çıktıktan sonra'da

  gerillaya katılıp, komutan Vahdettinle beraber şehid düşmüştü.

- Abdullah atletik olduğu kadar yürekli biriydi.

- Dedeleri Şeyh Şerif Efendi'yi hareket bastırıldıktan sonra köyleri METAN'da

  korumaya alan, bir ailenin torunuydu.

- Abdullah nereden bilsinki ! ihanetçi ve muhbirler nasılki ! Şeyh Şerif'i tuzağa

   düşürdükleri gibi,kendisinide aynı tuzağa düşürürler.


******************



VAHDETTÎN ÜZERÎNE SÖYLENEN " Vahdet bıra"  DEYÎR VE STRAN'IN HÎKAYESÎ

 

- Vahdettin üzerine söylenen o deyiri'in bestecisi yine onun yakın arkadaşı ve

  yakın köyünden olan Yeniköy (Çılkani) li OZAN ALÎ (Kaya,KASIMOĞLU)

  dur.

- Ozan Ali ile görüşmemde Vahdettin şehadetinden bir yıl sonraydı, 1990 yılında

  Almanya/Hamburga gitmiştim.

- Vahdettinin ağabeyi merhum Hakkı abide Hamburg'da kalıyordu.

- O dönemde Almanya'da hareket içinde aktif kültür sanat faaliyetleri yürüten

  OZAN SEYÎTXAN birgün yanıma geldi.

- Benim Kırdki/zazaki  kültür,sanat ve müzike olan ilgimi biliyordu.

- Ozan Seyitxan bana dediki ! Heval Ali , Vahdettin arkadaşın (VELÎ) anısına

  Kırdki bir beste yazacaksın.

- Ben kırdki bilmediğim için ,bunu sen yazacaksın dedi !

- Seyitxan sadece bir cümle yazmış, o sözde "Vahdet vicyo seri kuno"  türkçesi

  Vahdet dağın doruklarına çıkmış,

- Seyitxan elimede kağıdı tutuşturdu. 

- Onun yazdığı ilk cümleyi  baş cümle yaparak bestemi tamamladım.

- Vahdettin üzerine söylenen o besteyi aşağıya aktarıyorum.



HEYWAH BIRA , WAHDET BIRA

 

Wahdet vicyo seri kuno,

Kot verniye gerilluno,

Semedi xelase Kurdistuno,

Heywah bıra Wahdet bıra,

***************

Va şehid kot ma va qey zura

Gazi koto miun dowuno,

Çolig verdiya timyura

cenaze tud koti sıra,

*****************

Xeber şiya  dışmenuno

Şow diyawa kot siperuno

Bebexti kerde Cumiyerduno (Egiduno)

Heywax bıra Wehdet bıra

*************

Şefeq diya, vicyawa tici

Way eşnawut vun biya gecı,

Xayinu xap kerd tu eya röci,

Heywax bıra Vahdet bıra,

 

- Ozan Ali devamla, Almanyada bu bestem çok yankı yapmıştı. 

- 1990 yılıydı, Hamburg'da yılbaşında düzenlenen bir kutlamaydı. 

- Vahdet üzerine bu bestemi istek üzerine o gece üç defa hem çaldım,hemde

   yorumladım. 

- Vahdettin ağabeyi Hakkı abi o akşam bu bestemi hem dinledi,hem ağladı.



  

VAHDETTÎN AÎLESI VE ÇOCUKLUĞU ÜZERÎNE DERLEDÎĞÎM BÎLGÎLER ?

 

- Vahdettin ailesi köken olarak Az aşiretinin "Valerek" köyündendir.

- Dedesi Mahmut Osmanlı-Rus savaşına katılıp,bir daha geri dönmemiş, şehid

  edilmiştir.

- Eşi , GULE DERUN dul kalmış,  Said,Arif (Vahdetin babası) ve Maruf 

  isminde üç cocuğu vardır.

- Valerek köyü o dönem arazisi ve coğrafyası ile çok yetersiz olduğu

 için, GULE DERUN geçim sıkıntısı çekmemek için babasından kalan arazi olan

 Derenazik köyüne çocuklarıyla ilk yerleşen aile olur.

- Derenazik o dönemde köy degil,çok verimli bir meradır.

- GULE DERUN'u biraz anlatmak istiyorum.

- GULE aslen ÇOMERIK "Canmerik" aşiretine mensuptur.

- Babası bu aşiretin ileri gelenlerinden olduğu için vefatından sonra evin tek

  çocuğu olduğu için tüm arazi ve mal varlığı kendisine kalır.

- GULE o dönemin varlıklı bir ailesidir.

- ÇOMERIK aşireti hakkında  GULE DERUN'un torunlarından edindiğim

  bilgilerde Osmanlılar döneminde çok asi bir toplulukmuş.

- Kendi aralarında çıkan kavgalardan dolayı ,birbirinden epey insanlar 

  öldürmüş , bu düşmanlıklar sonucu aşiret tesbih taneleri gibi dört bir tarafa

  dağılmışlar.

- Günümüzde ÇOMERIK kökenli aileler  ağırlıklı olarak Gökçeli

 (TAL-WARE= Acılı- yayla) başta olmak üzere Ağaçeli köyü,Solxan ilçesinin 

Şimsirpınar (Gêlebe), Dilektepe (Serbon) köylerinde yerleşiktirler.

- GULE DERUN Çoligdeki hemşerilerim yakinen tanıdığı merhum Zeki Hülakü

 ,halk arasında Zeki Malla Memiş ile yakın akrabadır.

- GULE DERUN ile Malla Memiş amcazade cocuklarıdır.

- GULE DERUN'un çocukları köyü oluşturuken dışardan gelen göçebe ve 

 mecburi gelen ailelere yer tahsisi yaparak yardımcı olurlar.

- Örneğin 1925 hareketinde Guewdere mıntıkasında Xeylan köyünü devlet 

  yakınca birkaç aile kendi ülkesinde muhacir olur.

- Bu ailelerden bir kaçıda DERON köyüne geliyor.

- Vahdetin babası Arif ağa ve kardeşleri bu ailelere  yardımcı oluyorlar.

- Yine göçebe Beritan aşiretinden bazı aileler yerleşik düzene geçmek için köye

  gelirler.

- Aynı yardımı bu ailelere'de yapıyorlar.

- GULE DERUN'un,günümüzdeki Îbrahim,Xarabe köyleri başta olmak

  üzere,Çılkani ovası,Dik köyü hemen hemen tüm arazileri GULE'nin babasının

  tasarrufundaymış.

- Ailenin ziliyetinde olan bu arazi yıllar sonra devlet kadastro götürerek dogal

  afetlerden dolayı göç etmek zorunda olan köylere burada bu arazileri tahsis 

  etmistir.

- Günümüzde Yeniköy diğer adıyla "Çılkani" Guewdere mıntıkasından birkaç

  köyün doğal afetlerden dolayı 1965'li yıllarda göç eden ailelerden 

  oluşmaktadır.

- Dik köyüde yine Zıkte bölgesinde göç aden ailelerden oluşmaktadır. 

- Kısaca verimli Çılkani ovası tarih boyunca ÇOMERIK aşiretine ait bir 

  araziymiş.


****************

-Vahdettin 1959 yılında DERUN ,Derenazik türkçeleştirilmiş ismiyle ÎNCESU

 köyünde dünya'ya gelmiştir.

- Babası Arif Ağa , Vahdettin daha çocuk yaştayken vefat eder.

- Ağabeyi Hakkı babasından kısa süre sonra evlenir.

- Vahdettin anneside o dönemde köyde Hacı Yusuf'la evlenir.

- Babasız ve annesiz yetim kalan Vahdettin büyümesinde Hakkı abisi ve eşi bir

  anne ve baba şefkatile Vahdeti büyütürler.

- Vahdetin köyünde okul olmadığı için komşu YENIKÖY'de açılan ilkokula

  10 yaşındayken kaydı yaptırılır.

- Vahdettin çok zeki olduğu, ilkokulun 1,2 ve 3 sınıflarını ilk yılda birleştirerek

  bitirir.

- 4,5 sınıflarıda normal devam ederek anlaşılan 3 yılda okulu bitirir.

- Ortaokuluda Yeniköyde yeni açıldığı ilk yılında başlar.

- Ortaokulu zamanında bitirerek devlet yatılı okul sınavlarına girerek başarılı

  bir puanla sıralamaya girer.

- O dönemde YENIKÖY'de Dersim Öğretmen okulunu kazananlar içinde  

  Vahdettin KITAY,Selhattin Karakuş,Selim Çürükkaya,Ekrem Yıldırım ve

  Mustafa  Karakaya'da vardır.


VAHDETTÎN KITAY'IN DERSÎM ÖGRETMEN OKULU, ALMANYA'YA ÇIKIŞI VE PKK HAREKETÎNE KATILIŞI, 

 

- Vahdettin 1976 yılında Dersim Öğretmen okuluna kaydını yaptırır.

- Okul arkadaşları içinde Cuma Tak,Seyfeddin Zuğurlu,Mehmet Sevgat,Selim

  Çürükkaya,Ferhan Güllü başta olmak üzere onlarca isim sayabiliriz.

- Vahdettin işte PKK'nin bu çekirdek kadrosunun ,dağlarda zindanda direniş

  gösteren ekibi içinde yerini alır.

- PKK 1978 Kasım'da partileşme kararı aldığında, Vahdettin o dönemlerde bu

 arkadaşlarıyla tartıştığı en önemli konu, " Partiye en doğru nasıl bir katılım 

 yapacagız? Daha ileri bir çalısmayı nasıl geliştireceğiz ? soruları üzerine

 yoğunlaşır.

- Köy ve şehir komiteleri kurma zorunluluğunu somutlaştırırlar.

- Vahdettin kurulan bu komitelerin hem köy ve hem şehir görevlerinde aktif 

  yer alır.

- Ailesini varlıklı olmasından kaynaklı yakın çevresinden kendisine şu eleştiri

  yöneltilir.

- Vahdet, Ailesine ve akrabasına değer vermiyor herşeyini Kurdistana feda

  etmekle suçlanıyordu.

- Köyde topraksız ailelere kendi arazisindeki otları karşılıksız biçmesine imkan 

  sunmuştu.

- Tabi ailenin o dönemde iki traktör başta olmak üzere yolcu taşıma dolmuşuda

  fakir köylülerin emrindeydi.


**************


- 1979 yılının sonlarına doğru bir sorunu çözmek için mecburen Almanya'ya

  gider.

- Asıl amacı sorunu çözüp,tekrar ülkeye dönüş yapmaktır.

- Almanya'ya gittiğinde Hamburg,Bremen ve Oldenburg'da geniş bir Kürd 

  kitlesyile karşılaşır.

- Vahdet, o dönemde Almanya'da kitle faaliyetlerini yürütmeye başlar.

- Kitle faaliyetleri içinde önemli arkadaşlarından biride Züvyerli şehid Zaza

  Hasan "Ömer Akkaya"dır.

- Almanya'da 1984/Nisan ayında düzenlenen Hannover-Bonn uzun yürüyüşünün

  tertip komitesi içinde yer alır.

- 1984-85 yıllarında da Frankfurt Bölge sorumluluğunuda yapar.

- Vahdet Almanya/Oldenburg kentinde ağabeyinin işlettiği restoranta alkolü 

 yasaklar.

- Îşyerinin üstünde bulunan 17 adet odayı parası olmayan Kürd gençlerinin

  yerleşmesine bedava olarak tahsis eder.

- Ağabeyi Hakkı kardeşinin bu davranışından çok rahatsız olur.

- Ve derki ! kardeşim köydeki arazimizi,motorlarımızı ve dolmuşu bedava

  olarak partinin emrinde kullandın.

- Artık masraflarını karşılayamaz olduğum için senin yüzünden sattım.

- Şimdi de gelip Almanya'da yine yakamı bırakmıyorsun.

- Gelip işyerimde para kazandığım alkolü yasakladın.

- Îşyerimin üstündeki beni tasarrufumda olan küçük odaları kendime kira'ya

  veriyordum.

- Onuda bırakmadın beni iflasa götürdün,der.

- Vahdetin,  Hakkı abisine dönerek şunu söyler herşeyi biliyorum. 

- Tüm bu yardımları yaptığım insanlar bunu bilki ! senden aldıklarımı

   onlara verdim. Senin durumun onlardan iyi olduğunu da biliyorum.

- Senin bu zararlarını benim köyde payıma düşen geniş bir arazi vardır.

- Bende feragat edip,payıma düşeni sana veriyorum,der.

- Vahdettin bu tavır ve davranışlarından dolayı Oldenburgdaki özellikle Ezidi 

  Kürdlerin çok dikkatini çeker.

- Yıllar geçsede ,Vahdettin bu yaptıkları Ezidi Kürdler üzerine derin izler

  bırakır.

- Bugün bile onu tanıyan Ezidi Kürdler evlerinde Vahdettin fotoğrafını hala

  asıyorlar.


*****************

- Vahdet,1985 yılında PKK parti sahasına gider.

-Mahsun Korkmaz akademisinde yönetimde yer alır.

- Ve 3.kongreye'de katılır. 

-Vahdet , 1987 yılında Diyarbakır-Bingöl eyalet sorumluluğuna atanır.

- Lübnan'dan Diyarbakıra özgürlük yürüyüşüne öncü olarak katılır. 

- Yaklaşık 2 yıl eyalete çok yoğun çatısmaların içinde yer alır.

- Vahdettin 1989/8 Ekim tarihinde Çolig/Az köyünde şehadete ulaşır.





               VAHDETTÎN KITAY'IN ŞEHADETTÎ



- Vahdet 1989 Ekim ayında Az köyüne gider.

- Malumunuz Vahdet köken olarak aynı bölgeden ve aynı aşiretendir.

- Köyde Yaşar Baraç isminde bir milisi şehire ağırlıklı olarak Tıbbi malzeme

  getirmek için tanıdık bir arkadaşına gönderir.

- Yaşar Baraç'ın bir kardeşide Emniyete bekçi olarak o dönemde görev 

  yapıyordu.

- Milis Yaşar , doğal olarak kardeşi bekçi Melek'in evine gider.

- Melek kardeşinin durumundan şüpheleniyor.

- Çünkü tıbbi malzeme başta olmak üzere diğer malzemelerin evinin ihtiyacı

  olamaycağını düşünüyor.

- Kardeşi'de demekki ! biraz saf ve olayın boyutunu ve sonuçlarını kendince

  kestiremiyor.

- Melek kardeşini biraz üsteler ve kardeşi  çözülür. 

- Gerilla'la olan ilişkisini Meleke anlatır. 

- Melek olayı anında Asker/Polise bildirir.

-Yaşar artık kontrole alınmış,gerillayla ilgili tüm istihbarati bilgileri verir.

- Asker ve timler önceden gidip, köyde pusu kuararlar.

- Vahdet ve arkadaşlarının gelecegi saati pusuda beklerler.

- Gece'nin belirlenen saatinde Vahdet ve arkadaşları  Yaşar'ın evinin önüne

  gelirler.

- Asker ve timler önceden saklandıkları mevzilerden aydınlatma fişegi ve

   lambaları devreye koyup, çevreyi aydınlatıyorlar.

 - Vahdetti ve Abdullahı şehid ederler.

- Bu çatışmada bir askerin yüksek bir ağacın üzerine çıkarak mevzi aldığı, 

  anlatımlara göre çatışmada sağ kurtulan bir bayan gerillanin ağaçtaki bu

  askeri öldürüyor.


- Vahdettin eyalet komutanı olduğu dönemde, bölgede çok büyük gerilla

  gurupları yoktu.

- Ama ailesinden edindigim bilgilerde Vahdet'in yanında PKK içinde yaklaşık 25

  yıl gerillacılık yapan SARI ÎBRAHIM "Ramazan Toptaş" da o dönemde vardı.

- Ama bu çatışmada yoktu.

- Sarı Îbrahim 1984 yılında PKK'nin ilk kurşunu ERUH'ta sıkan Mahsun 

  Korkmaz'ın gurubunda yer almış, Batman'dan arkadaşlarmış,

- 1978 yılında harekete katılan Sarı Îbrahim yaklaşık 25 yıl gerilla'da önemli

  görevler yapmış biriydi. 

- Parti kaynaklarının açıklamalarında 3 Ağustos 2006 tarihinde parti içinde

  kontra güçlerı tararfından şehadete ulaştığı haberi yapılır.



KISA BÎR ANEKDOT ?


- Vahdettin şehadettinden 1 veya 2 gün sonraydı.

- Çolig Belediyesinde o dönem çalışıyordum.

- Arkadaşlarımdan biri odama gelerek Kek Orhan dedi !

- Vahdettini ihbar eden bekçi Melek bak Fen Işleri Müdürlüğüne gelmiş.

- Bende ,merakımdan dolayı  odamın kapısında Melek'in çıkmasını 

  beklemeye başladım.

- Bazı arkadaşlar dayanamayıp, Fen Işleri Müdürlüğü'nün o geniş ve büyük 

  salonuna girıp ,

- Meleki görmek ve tanımak için adeta yarıştılar.

- Melek tabi bu kalabalığı ve insanların ona lanetli ve kötü bakışından çok 

  rahatsız olduğu herhalinden beliydi.

- Bu görüntüden çok rahatsız olan ve iş takibinide utancından dolayı mı ? o

 görsel psikolojik ortamdan dolayı mı bilmiyorum, işini yarıda bırakarak 

 Belediyeden çıktı.

- Belediye personeli hepsi pencerelere çıkarak , onun dışarda da gözlemlemeye

  başladı.

- Melek arkasına ve çevresine cesaret edip bakmadan uzaklaşıp,kayboldu.

- O günden sonra Melek adeta Çolig'de lanetli biri olarak çarşıda halkın 

  içine çıkamadı.

- Anlatımlara göre yıllarca gizli mekanlarda adetta kelaynak kuşu gibi devlet

 tarafından ailesiyle korunmaya alınmştı,


- Melek denilen kişilik yaptıği bu ihanetle hergün bir ölü gibi yaşamı tercih

 etmişti,kendisine



SONUÇ,


- Kürdlerin kanayan yarası olan ihanet,bırakuji gibi trajedilerle doludur.

- Bende günümüzde halen devam eden bu serencamlarla dolu dramatik tarihe

  Vahdettin Kıtay'ın şahsında neşter vurmaya çalıştım.

- Kürd filozofu, Liceli Fehmi Bilal'in Ağaçların söyleşisi şiirinden şu anlamlı

  ifadelerle yazımı noktalıyorum.

- Kimilerimiz haramzadedir,

- Kimilerinin nankör evlatları var

- Kürtler düşmanlarıyla el ele tutuşup onlara destek oldukça,

- Boyunduruk altında, çaresiz ve zavallı kalacaklardır.

 

- Ruhun şad olsun Çoligin asil ve yigit evladı ,Vahdettîn,

- Ruhun şad olsun gerilla komutanı Vahdettin,


Selam ve saygılarımla,




                                                   Orhan Zuexpayıc

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder