Kûy a Spî

7 Mart 2016

( Akdağ "Ko-spi nin " efsanevi yiğit direnişçisi Akrak'lı Ömer-e Zerr )






                         (Araştırma ve Înceleme)

ŞEYH SAÎD HAREKETÎNDE BÎR DÎRENÎŞÇÎNÎN PORTRESÎ

( Akdağın "Ko-spi nin " efsanevi yiğit direnişçisi Akrak'lı Ömer-e Zerr )

                    






        MÎYALAN KÖYÜNDEN KO SPÎ'NÎN MANZARASI


                                        

Kuo Sıpye
Ax Kuo Sıpye "Ak Dag "
Gönül dağım,
Gurur kaynağım, ana kucağım
Küllenmis baba ocağım
Sana söz veriyorum
Bir gün mutlaka dönüp,
Eteklerine kapanacağım

               

                  Müjdat Bilgin




Ömer-e zerr ın yaşadığı,mevzilendiği baba evide tıpkı Kelaxsi gibi KO SPI'nin eteğindedir.
Şeyh Şerif'in dostu, komşu köylüsü hemde dava ve silah arkadaşıydı.
Ko Spi tarih boyunca hep yigit ve efsanevi direnişçilerin kutsal mekanı olmuştur.
Dağlar kendi gibi insan yetiştirir derler ya, bu yiğit ve cesur yürekli insanların yetişmesinin
gizemi,  KO SPI nin tılsımında saklıdır.
Tarih boyunca Kelaxsi ve Akrag defalarca devlet tarafindan yakılıp,yıkılıp,insasızlaştırılmıştır tıpkı yakın dönemde olduğu gibi,
Kelaxsi 1980 darbesinde Kurdistanda yakılan ilk köy ünvanına sahiptir.
Müjdat Bilgin'in şiirdeki o duygularını çok iyi anlıyorum ve anlamada veriyorum.
Şeyh Şerif ve ailesinin o kadim coğrafyada,Kelaxside  "Ocağı tüttürülsün, küllensin ve bahçeleri güllensin." dileğiyle ,

Ömer e zerri anlatmaya çalışacağım.


***************

Umer-e zerr i yaşlılarımız, Şeyh Said hareketinin direnişçilerini anlatırken ismini sık sık duyuyordum.
Ama kendisi hakkında yazılı kaynak olarak yanlız Dr.Sıraç Bilgin'in şahsi sitesi (Bilgin.nu) da kısada olsa övgüyle bahs edilmisti.

2015 subat ayında çıkan Şeyh Şerif ve 1925 hareketi adlı kitabında da ilave bazı detaylar daha eklemiştir.

Umere-Zerr in hayat hikayesini yazmamda beni motive eden değerli ağabey ve aynı zamanda Umer-e zer'in köylüsü olan Hasan Fehmi Kara olduğunu hatırlatmak isterim.

Umer Ağa'yı yazarken elimde yazılı kaynak olmadığı için, sağolsun Hasan Fehmi Ağabey başta olmak üzere  annesi ve büyüklerinden edindiği bilgileri sınırlıda olsa bana aktardı.

Bu bilgiler dışında bende iletişim araçları sosyal medyadan faydalanarak Umer Ağa'nın köylüleri,muhtarı,ailece yakın ilişkileri olan akrabalarına ulaşmaya çalıştım.

Bu çalışmam tahminen 2,3 ay sürdü. Malesef Kürd insanlarının yazılı tarih sınırlı olduğu  bu çalışmamda ağırlıklı sözlü tarihten oluşuyor.

Birde Kürd toplumundaki ulusal bilincin zayıflığı,tarih bilimini oluşturan kurumların,yazılı kaynakların olmayışı,kısaca alt-yapısı oluşmadığı için yaşadığımız zorlukları sizde tahmin edebiliyorsunuz.

-Bu tür yazılarımda belge ve söze dayalı tüm doneleri yazıda kayıt altına alarak kaynak oluşturmaya çalışıyorum.

 Bu bilgiler eksik,yanlış,taraflıda olabilir.

 Önemli olan bu yazıları tartışarak,eleştirerek doğru ve rafine bilgilere ulaşmaktır.

 -İnsanlık tarihinin her devrinde  ,kahramanlık hikayeleri, masallar, efsaneler yöreden yöreye
  dilden dile aktarılmış, bunların birçoğu yazılmadığı için unutulmuş,
  ancak stran ve deyirlere konu olanlar  günümüze kadar
  gelebilmiştir.

- Bende tüm anlatılanlar,kısada olsa yazılanları eksik,yanliş ve taraflıda olsa kayıt altına almaya
  çalışıyorum.

  Bu calışmamı yayınladıktan sonra yapılan eleştiriler,doğru ve ek
  bilgiler başta olmak üzere katkı
  sunacaklarada şimdiden teşekkür ederim.

  Tüm bu bilgileride sonradan kayıt altına alıp, yazılı kaynak olarak
  kalıcılaştıracağım.

*****************************


EKRAGLI UMER-Î ZERR- Π ÎYÎ TANIMAK ÎÇÎN KÖYÜ AKRAK ,COĞRAFYASI, TARÎHΠ VE KO SPÎ'YÎ SÎZE BÎRAZ TANITMAK ÎSTÎYORUM ?




      KO SPI ( Şarık)

( Kürd Mitolojisinde , Şarık u Şıvon'nun efsanesi ,diğer Kürd efsanelerinden farklı bir aşk hikayesi değildir. Onların hikayesi Mezopotamya coğrafyasının kalbi sayılan Ko Spi'nin o ihtişamlı görüntüsünü,(feyzini) bereketini,doğasındaki o zenginliğini anlatır.)




Akrag köyü 1925 hareketinin önderi Şeyh Said'in babası Şeyh Mahmud Feyzı ,
Kürd aydın,yazar ve siyasetçisi Dr.Sıraç Bilgin'in ,
HDP eş başkanı olan Selhaddin Demirtaş'ın dayılarının köyüdür.

Bölgede gerek devlet otoritesi gerekse çevredeki yerleşim birimlerinin  baskılara karşı mağduriyet yaşayan ailelere sahiplenmiş ,asi ve dik duruşlarıyla tanınan bir köy olduğunu aşagıdaki tarihi olaylardan dolayı söyleyebilirim.

Köyün etimolijisi hakkındada da şu bilgilere ulaştım.

Ermeni yazar Hovsep Hayreni’nin  uzun uzadıya anlattığı ( Yukarı Fırat Ermenileri 1915 ve Dersim adlı eserinde) Akrag kelimesi ile ilgili dip notunu aynen aktarıyorum.

“Akrag’ın orijinal adı Akarag’dır, ki Ermenice çiftlik, mülk, toprak anlamına gelir.
Türklerin dilinde bu isim genel olarak Ekrek, Kürt ve Zazaların dilinde Akirek ve Akirege olmuş.
Bileşik isim örneklerinde ise daha çok ‘-kirek-‘ şeklini almıştır.”

Yine,Index-anatolicus Türkiye yerleşim birimleri envanterinde ise aşağıdaki bilgileri akatarıyorum.

Burgudere köy - Palu - Elazığ
1928 K: Hünekrek
E1902 Epr: Hnakarag [ Erm "eskiçiftlik" ]
20. yy başında Ermeni yerleşimi.

Türkçelestirilmiş ismi Burgudere olan köy, Osmanlı kayıtlarında Hünekrek, orjinal ve otantik ismi Ermenice Hnakarag bilgilerine ulaştım. Hnakarag Ermenice "eski çiftlik" anlamına gelmektedir. 20.yy başna kadar Kelaxsi,Akrag,Hun başta olmak üzere özellikle Palu merkezde yoğun bir ermeni nüfusu yaşamaktadır. Örneğin Kelaxsi köyünde Ermeni ismiyle anılan arazilerin yine Akrag köyünün etimolojisi başta olmak üzere birçok coğrafik oluşumlarda ermenice isimleri görebiliyoruz. 


Akrak köyü Xarpet/Palu ilçesine bağlı Ko Spi eteğinde doğa harikası bir köydür.
Köy bölgede hiç bir aşirete bağlı olmadığı gibi kendi başına buyruk bir köy olduğu bölgede herkes tarafından bilinir.
Köy halkının bölgede tarihten gelen bir mirasla gerek ekonomi ve ticari,gerek sosyal ve siyasi alandaki nüfuzuyla halk arasında "Aşir" olarak tanımlanan bir köy olarak kabul görür.
Bu konuyu biraz açmak istiyorum.

Köyün Kürd ulasal davası ve tarihi bakımdan önemi hakkındaki bazı bilgiler,


Kürd tarih ve siyasetiyle ilgili olan insanların yakinen bildikleri Şeyh Said Efendi'nin dedesi
Şeyh Ali Septi (1786-1871) yılları arasında yaşamıştır.
Palu bölgesine gelirken Akrak köyünde ilk evliliğini yapar.
Şeyh Ali Septi'nin en büyük oğlu Muhammed Nesih (1835-1873), üçüncü oğlu Mahmud Feyzi efendi Şeyh Said'in babası ( 1835-1895) tarihleri arasında yaşamıştır.
Bu bilgilerden hareketle Şeyh Ali Septi 1830'lu yılların başında Akrag ve Kelaxsi çevresine geldigi döneme tekkabül ediyor.

Bu konuda, Şeyh Hasan Palewi'nin hayat hikayesini yazarken babası Şeyh Ali Septi ve Akrag köyü hakkında şu tarihi bilgileri not olarak aktarmıştım.

* Şeyh Ali Efendi, Diyarbakır/Bismil Çılsutun köyünde doğmuştur.
  Nakşibendi tarikatının Halidî kolunun feyzine intisap ederek, tarikat edebiyle amele başlamıştır.
  Şeyh Ali Septi'den evvel de Hakkarili Seyyid Taha-i Nehrî aynı tarikata intisap etmiştir.
* Şeyh Ali Efendi icazetini aldıktan sonra kendi köyüne değil, Palu çevresine tarikatını yayması için
  görevlendirilir.
* Palu çevresinde o dönemde hüküm süren Karacimşit beyler Şeyh Ali Efendi'nin yerleşmesine
  müsade etmezler.
* Şeyh Ali Efendi o dönemlerde gelir KO SPI'nin "Akdağ" eteğindeki Palu'nun "AKRAGE DÎEZUN"
  köyü ile Dareheni'nin Palu sınırına yakın Kelaxsi köyüne sığınır.
* Şeyh Ali bölgeye geldiğinde bekardır.
* Ekrag köyünde (Key YIBUN) ailesinden Ayşe Hanım'la evlenir.
* Ayşe Hanım'ın annesi de Kelaxsi köyünden Ali Hoca'nın kız kardeşidir.
* Ali Hoca, Kürd direnşsçisi Şeyh Şerif Kelaxsi'nin dedesi olan Hasan Hoca'nın abisidir.
* Kelaxsi ve Ekrag köylerinin baskıları sonucu Şeyh Ali Septi'nin Palu çevresinde kalmasına
  müsade edilir.
* Şeyh Ali Efendi'nin ikinci eşi de Melekan Şeyhlerinin atası sayılan Malle KAL ailesinden Esma
  Hanım'dır.
* Şeyh Hasan Efendi'nin annesi de Esma hanımdır.
* Şeyh Ali'nin tüm çocukları Esma Hanım'dandır. Yanlız bir oğlu, Şeyh Muhammed Nasih Efendi
  eşi Ayşe Hanım'ın oğludur.




       Ko Spi  ( Şarık'ın doruğu)


***************************

Kürd siyasetçi,aydın ve yazarı Dr.Sıraç Bilginin anneside bu köydendir.
Dr.Sıraç Bilgin 1925 direnişi Şeyh Şerif ve Şeyh Hüsen üzerine yazdığı kitabının 165 sayfasında dayıları Şerif ve Xelil Ağalar'ın 1925 hareketine aktif katılırlar.Ayrıca ´Akrag köyünde harekete büyük katılım da olur.
Köyden harekete katılan Mesur ve  yegeni Halil Wasmunun Seyitxan Kurij'a verdiği röportajda sadece Xarpet merkezi isgal edilirken Akrag'lı (6) direnişçi şehadete ulaşır.

Bu direniş ruhuna karşı köyden devlet yanlısı çeteler'de modern ismiyle köy korucularıda çıkar.
Îki dayısınında kayın biraderi olan Akraglı Hüso kurduğu çetelerle direnişçilerin izini takip eder. Hüso aynı zamanda Şerif ve Xelil Ağaların daha çocuk yaşta olan kızkardeşleri Ayşe hanımla'da evlidir.
Kısaca ailece bu çeteyle iç içe akrabadırlar.

Derler ya, "Ağacın kurdu ağacın içinde olmazsa ağac çürümez." , sözü boşuna değildir.

Hüso ve çetesi o kadar acımasız ki hem iki damadını hemde Şeyh Hüsen Kelaxsinin yakalanması ve öldürülmesi için birçok planlar kurar.
Böyle zalim bir çete başı aynı zamanda bölgedeki tüm direnişçi ailelerede kök söktürüyordu. 
Şeyh Hüsen Efendi iki yeğeni Şeyh Abdulhamid Kelaxsi ve Vinyerinli Hacı Enver Baynon dönemin iki fedakar ve yiğit direnişçisini bu çete başını infaz etmek için görevlendirir, 
Bu çetebaşına Palu köprüsü cıvarında  pusu kurararak cezalandırırılar.
Ve bölgedeki insanlar artık rahat nefes alır hale gelirler.

Abdulhamid Efendi bu cezalandırmadan sonra Akrage giderek bu çete başının eşi Ayşe hanımıda yanına alarak Ko Spi nin doruklarına çıkar.

Ayşe Hanımla nikahları kıyılır ve artık iki yoldaş iki heval elde silah dağlarda gerillacılık,yaklaşık 20 yıl'da Rojava Kurdistanında sürgün yaşamı onların kaderini çizer.

*********************

HDP es genel başkan yardımcısı Selhaddin Demirtaş'ta Palu/Akrak köyünün yeğenidir.
Selhaddin Demirtaş tıpkı baba tarafı ve dayıları gibi 1960/1970'li yıllarda Diyarbakıra köyde yaşanan feodal bazı olaylardan dolayı Diyarbakira göç ederler.
Baba tarafı Palu/Hatek "Atik" , anne tarafı Palu/Ekreg,Akrag "Burgudere köyündendirler.


*********************



                Ko Spi'nin eteğindeki Akrag Köyünden  bir manzara





Köyün coğrafyası ,ekonomi ve ticari yaşamı ile ilgili bilgiler,






1980 lerde Akraklı  (Mêhlêy Vêlû) Sanatkar Kadınlarımızın Topraktan yaptıkları 

 

 

Çanak Çömlek İşlerinden bir kare...(Xêl, dêzâ)



Akrag köyü Palu/Dareheni demiryolu hattının  içinden geçtiği Murat nehirinin kenarıında bir köydür. Doğa harikası yeşiliği,şelalleri ve en önemliside heybetli,asi duruşu ve bir o kadarda kibirli olan KO SPI'nin eteğınde tarihe tanıklık yapan bir köydür.
Köyün asıl ismi sanatıyla yaptığı imalatlarla bölgede daha iyi tanınıyor.
Bu yüzden köyün ismi bölgede Akrage - Diyezun olarak tanınır.
Akrag köyü bölgede çanak çömlek sanatıyla , Kırdki, ( Xêl, Dêyzâ "Güveçlik" ,merı "testi" ) sanatıyla bilinen kadim bir beldemizdir.

Akrag'de çanak çömlek için ham madde olarak  kullanılan iki çeşit toprakla bulunmaktadır.  Bunlardan birincisi (sur) adı verilen normal kırmızı kil, öteki de (gor) adı verilen beyaz, talk (3MgO 4SiO2H2O) görünümde, parıldayan, sabunumsu, sertçe bir topraktır.
Yapılan işlerde iki ölçü gor, bir ölçü sur kullanılmaktadır.
Köyün yerleşkesinde şu mahalleler bulunmaktadır.

Mehle Ağu,
Mehle nenu,
Mehle vılan,
Beş dılav,
Mehle corî,
Kıl dıvık,
Rı kas olmak üzere "7" mahallesi bulunur.

Ayrıca Akrag'da şu kabileler (bağır)vardır. Wasmunu,Husenun,Fılun,Silemunun,Melhusenun,Yıbun daha başkalarınıda sayabiliriz.

1990'larda Akrag köyüne devlet baskı yaparak korucu yapmak ister. Köy halkı silah almaz ondan dolayı karakol yaparlar. 29 Ekim 1992 de gerilla bu karakolu imha ederek köyde o dönemde boşaltılır.
KO SPI ve çevresinde tarihten günümüze kadar gerilla direnişçilerinin üss olarak kullandığı stratejik bir coğrafyadır. KO-SPI nin doruğunda rivayete göre Büyük iskender gelip,karargah kurar. Günümüzde, doğa harikası bu köy yapılan barajın altında kalarak cazibesini yitirmiştir.

Bölgede üç tane Akrag köyü vardır. Qerebegan,Çolig merkez ve Palu/Hun akrag ı,
Akreg köyünün coğrafik,tarihi,ekonomik  ve sosyal yapısıyla ilgili bu bilgiler sanırım yeterlidir.



**********************


ÖMER-ZER'IN YAŞAMI VE AÎLESI HAKKINDA DERLEDÎĞÎM BÎLGÎLER ?



Ömer-Aga nam-ı değer Umer-e zerr aslen Akrage/Diezun köyündendir. Ailesi Ekregin üstünde de Ko Spi eteğindeki Mehle Vılunda ikamet etmektedir. Umer Ağa kabilesine köyde Beraki Molla Hüseyinzadeoğullari olarak anılır. Ailenin Paludaki nüfus kayıtlarında kırmızı kalemle işaretli olarak gözükmektedir.
Devlet kayıtlarında kırmızı işaretler veya çizgıler mecazi olarak yasaklı,zararlı ve tehlikeli anlamındadır.

Annesinin adi Zelihadır. Lakabı'da halk arasında Umer Ağa Zel'dir. Annesinin köydeki otoriter ,yiğit yapılı tam bir cemaat kadını olduğu hala anlatılır. Zaten Ömer Ağa'nın annesiyle tanınması ve anılması da bundandır.

Ömer Ağa hakkında sağolsun köylüsüde olan Hasan Fehmi Kara ağabeyin bana gönderdigi bilgileri daha iyi anlaşılması için hiç dokunmada sizinle paylaşıyorum.


Ömere zerr'in,

Biri kız, biri erkek iki çocuğu var. Kızın adı Xatun, oğlanın Halit’tir. Harekette öldüğü zannedilen bir  amcazedeside 1960’lı  yılların başında  ABD’de ölümüyle ortaya çıktı.  Vasiyeti doğrultusunda   bir miktar parası  Ömer Ağanın  kızı ile oğluna verilmek  üzere Palu/Ekrek köyü adresine  ulaştırıldı.  Ömer Ağa,  Çarlık dönemindeki  Rus  ordusunun  Bingöl’ün bugünkü adıyla şeref meydanına  geldiğinde  bunlara karşı savaşan  Milis kuvvetlerinden oluşan Alaya yüzbaşı rütbesiyle katılıyor  ve Alay, Rus güçlerine    ağır kayıb verdirerek geri püskürtülüyor.  Bu Alayın sevk ve idaresini Alay Komutanı olarak Kelaxsı’lı Şeyh Şerif  yapıyor.  

Ömer e Zerr'in iki ermeni kız çocuğunu himayesi,
 
Ömer Ağa, akıllı  bilgili ve hümanist  biridir. 
1915 Ermeni felaketi sırasında biri küçük, diğeri  yetişkin İki kız çocuğunu kıyımdan kurtarıyor.
O günün olağanüstü  koşullarında kurtardıklarına bir zarar gelmesin diye  Büyüğüyle şeklen evlenme durumunda kalıyor.
Küçük kıza da  Müslüme  adını vererek” Evladımdır “diyor. Şeklen  evlendiği  kızı , geniş bir araştırma sonunda erkek kardeşlerinin Suriye/ Halep’e sağ ulaştıklarını öğreniyor  ve   bizat kendisi götürüp kardeşlerine teslim ediyor.
Böylece şeklen olan bu evlilik bitiyor.
Ömer Ağa da köyüne dönüyor.Müslüme adını verdiği kızı da  kendi evinde büyütüp  Kelaxsı’lı biriyle evlendiriyor ve  eşi ile ailesini  sıkı sıkıya tembih ediyor “kızıma en ufak bir yanlışlığınız olursa  elimden kurtulamazsınız “ diyor.

(HFK)

*******************************

Ömere zerr'in evlatlık kızı Müslime Kelaxside Key Mıstun ailesinden Hasan ile evlendirilir.
Bu evlilikten 4 erkek 2 kız çocuğu olur.
Xece isminde bir kızı halen Xarpete sağ olduğu yine annesinin evlendiiği aynı kabileden Ömer ile evlendirilir.
Aileden edindiğim bilgilerde Kığı Ermenilerinin sürgün ve katliam yolunda götürülen kafileler içinde bu iki çocuğu Ömer Ağa Akrağ yakınlarında hayatlarını kurtarır.
Müslime nin hayata olan kızı Xecehan ile  iletişime geçmek istedim.Malesef yaşanan bu trajedilerden bıraz da ürkek ve çekingen olduğu için bilgi vermekten imtina etti.
Bu konuda detaylı ve sağlıklı bilgi aktaramıyorum.


****************************


ÖMERE ZERR'IN 1925 HAREKETÎNDEKÎ KONUMU  VE ŞEHADETÎLE ÎLGÎLÎ BÎLGÎLER



Ömer'e zerr 1925 Şeyh Said hareketinde Şeyh Şerif Kelaxsinin en yakınında bulunan efsanevi direnişçi ve yigit bir komutandır.

Xarpet cephesindeki yenilgilerden sonra Ömer Ağa geri çekilmede Kurdistan dağlarında gerillacılık "partizan" savaşı verir.

Bu konuda Akrág köyünde yapılan bir toplantıda Hasan Fehmi Kara'nın annesine atfen derlediği bilgileri aşağıya aktarıyorum.

Haber geldi diyor; “Ekrek’te yukarı mahalle de (mehle vılun, Ko spiye yakın) toplantı yapılacak, toplantıya Çabakçur (Bingöl)’dan Yadin Paşa ve Daraheniden (Genç) yusuf Ağa (Göker)adamlarıyla yapılacak toplantıya katılacaklar.”

Gelecek misafirleri ağırlamak için Ömer Ağa’nın talimatı doğrultusunda hayvanlar kesilir, hazırlıklar yapılır, gelenler karşılanır.

Toplantının gündemi Suriye’ye mi geçmek yoksa Bölge’de kalarak
partizan savaşı mı yapmak olduğudur?

Gündeme geçmeden önce böyle yiğit insanın Annesi Zerrê hanım merak edilir, misafirlerin talebi üzerine Ömer Ağa, annesini topluluğun huzuruna getirip oturtur.

Kürt geleneği gereği Zerrê Hanıma hediye olarak etrafı altınlarla süslenir.

Daha sonra ülkede kalarak partizan savaşı yapma kararı alınır.
Yemeğe başlanmadan bir tatsızlık yaşanır.

Yadin Paşa Ömer Ağa’ya hitaben bir SES (vukuat) çıkarmadan Ekrek’ten ayrılmayacağını söyler.

 Ömer Ağa’nın cevabı ;“ benim köyümde çıkaracağın sesi duymamam lazım, bunun içinde köyü hemen terk eder.

 Murat nehrinin kuzeyine geçeceğim.

Çabakçur mıntıkası sayılan……Köyden (ismini hatırlayamadım ZERR.) başlar Çan’a kadar her köyde ses çıkartacağım” der.

Bunun üzerine; Yusuf Ağa, Yadin paşa’ya çıkışır, otur oturduğun yerde akıllı ol.

Ömer Ağa ,İsterse bizi agirlamadan,hizmet etmeden gönderebilir bizi burdan” der.
Yusuf Ağa’nın akıllı ve yapıcı yaklaşımıyla tatsızlık giderilir.


İkinci anekdot da şöyle ;

Asker Ömer Ağa’nın mahallesini (Mahle Vılun) basar, Ömer Ağa’nın kendilerine teslim edilmesini mahalleliden ister aksi taktirde yakma, yıkma, hayvanlarını öldürme, eş ve çocuklarını rehin alarak götürme dahil olmak üzere her türlü işkence yapacaklarını söyler.

Köylü yalvarır yakarır, “Ömer Ağa’nın yerinin Akdağın mahalleye bakan yüzünde olduğunu bunu herkesin bildiğini, yerinin gizli olmadığını tarafınızca da bilindiğini” söyler.

Bu son açıklamaya sinirlenen komutanın talimatı doğrultusunda asker, eşiyle öküzünü önüne katarak yolla konulur.

Dürbinle köyü izleyen Ömer Ağa Az sonra yol keser, askerleri silahlarıyla beraber teslim alır.

Komutanlarına kızar, azarlar bu defalık af ediyorum bir daha görmeyelim sizi buralarda der.

Ko spi’nın bağrında büyüyen Ekrek’in bu yiğit insanı Çabakçur’un Çan ve Fafran mıntıkasında Savaşçı güçlerin teslimi için devletçe Şeyhlerin kadın ve çocukları esir alınır.

Esir alınanları kurtarma baskınlarında Ömerê Zerre (Ömer Ağa) vurulur ve hayatını kayip eder.

Mezarı Bingöl’ün Fahran köyündedir.

Nur içinde yatsın.

(HFK)

****************************


ÖMER-E ZERR HAKKINDA DR.SIRAÇ BÎLGIN'ÎN ŞEYH ŞERÎF ŞEYH HÜSEN ÜZERÎNE
YAZDIĞI KÎTABIN 144 SAYFASINDA ÖMERE ZER'IN ŞEHADETÎNÎ ALINTI OLARAK AKTARIYORUM ?



1926 yılınin sonbaharında Türk devleti Çan Şeyhlerinin eş ve çocuklarını sürgüne göndermek için toplamya ,gözaltına almaya başladılar. Çan Şeyhlerinden zaten 5 kişi istiklal mahkemsinde idam edilmiş, aile tesbih taneleri gibi bölgede dağılarak kendilerini korumaya çalışıyordu.

Kitabın 143 sayfasını aktarıyorum.

Türk ordusunun hedef aldığı aileler Çan şeyhleriydi. Yado,Hüseyin Begon ve Akrag gurubu başında Ömer e zerr harekete geçerek Faxronda ordu ile çatışmaya girerler. Türk ordusu fazla direnmeden bu çatısmadan çekilir. Bu çatısmada Çan Şeyhlerinden Şeyh Hasan nın genç oşlu Şeyh Atik ile Akrag'lı yiğit direnişçi lider Ömere zerr bu (1926) çatışmada şehid olurlar. Bu çatısmada Yado'da yaralanır.

 Züvyerli direnişçi Şahin El Cındun , bu catışmada bakın çu bilgileri aktarmıştır.

Biz Çan Şeyhlerinin çocuklarını kurtardıktan sonra Ekrag köyünde Umi Zerr ın  ailesine taziye ye gitme kararı aldık. Doğru Ekraga gittik. Bir bahçede oturduk. Oradan aileye haber gönderdik ve defin işlemlerinin ertelenmesini istedik. ( Not : mezarı halen fahran köyündedir) Umer Ağa nın anası Zerre yiğit yapılı , tam bir cemaat insanı idi. Kendisi gelip kafileyi ziyaret etti. Bahçeye girişte " Selamun aleyküm ey şexler,ey begler,ey ağalar,ey direnişçiler (mahkumlar). Ömer Ağa öldü, ama siz hepiniz birer Umer Ağasınız,dedi. Ve orada oturup taziye törenini yönetti.


Son söz olarak,



Ömere zerr, memleketimde yiğitligi mertliği ve hümanist kişiliğin sembolü olarak anılır.
Ömer e zerr i anlatabilmek için Çeme Muradı, Ko Spi'yi  ,zirvesindeki türkçelestirilmiş ismiyle Iskender tepesini, Guele Marununu bilmek oranın  havasını solmak gerekir.
Tarihe tanıklık yapmış,bölgedeki Osmanlı beylerine karşı direniş ruhuyla karşı çıkmış,
Kürd ulusal mücadlesine önderlik yapan,Şeyh Ali Septi ailesini koruyan,kolayan evlilik kurumuyla dayı-yegen akrabalıkları olan ve  Ko Spı nın bağrından çıkmış Umer e zerr,

Ruhun şadolsun, Ko Spi nin Kartalı efsanevi direnişçisi,

Ruhun şadolsun Kürd halkının yigit, fedakar ve güzel insanı,



Selam ve saygılarımla




                                                                   Orhan Zuexpayıc

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder