Kûy a Spî

2 Ocak 2012

Êm Heyd, Êmer Ağa Vazenan)


ŞEYH SAÎD HAREKETÎNDEN BÎR PORTRE ( Êm Heyd, Êmer Ağa Vazenan)

25 Ekim 2011 Salı, 00:22 tarihinde Orhan Kaya tarafından eklendi
ARAŞTIRMA VE ÎNCELEME

ŞEYH SAÎD HAREKETÎNDEN BÎR PORTRE
( Êm Heyd, Êmer Ağa Vazenan)


"Sözlü tarih insanlar etrafında kurulmuş bir tarih türüdür. Hayatı tarihin içine sokar. Kahramanlarını sadece liderler arasından değil,çoğunluğu oluşturan ve o ona kadar bilinmeyen insanlar arasında seçer."
                                                                                 Paul Thompson/Tarihci







                                        EMER AGA VAZENUN ( En heyd)




- Êmer Ağa ile ilgili Çolig ve çevresinde anlatılan kısa bir öyküyü hatırlatmak istiyorum.

 "Êmer Ağa Şeyh Said hareketinden sonra 1933 yılında çıkarılan 10.yıl affiyla serbest kalır.
- Muhbir ve "çete huqmat" modern deyimiyle korucular, Kurdi deyimle JERDEVANLAR=SER JERDEVANLAR ,Kürd coğrafyasında cirit atıyorlardı.Kürd direnişçilerini başta Êmer Ağa'yı  yine ihbar,hile ve entrikalarla taciz ederler. Êmer Ağa yıllarca dağda mahkum kalır. Birçok muhbir ve çete'nin korkulu rüyasıdır artık. En son 1949 yılında kendi köyünde bir muhbiri öldürdükten sonra yakalanıp, Çapakcur cezaevine konulur.
-Ailesi cezaevinde Êmer Ağa'yı ziyarete giderler. Êmer Ağa yakın çevre ve köylerden şüphe ettiği kişi ve aileler başta olmak üzere hiç umadığı ve güvendiği bazı kişilerinde hal ve hatrını sorar.
-Ailesi bu güvendiğin kişilerin çoğunun şuanda çete ve muhbir olduklarını  ona isim sayarak anlatırlar.
-Êmer Ağa cezaevindeki arkadaşlarına şunu söyler,benim tahliyeme çok az kalmıştır.Ben yatak ve eşyalarımı cezaevinden götürmeyeceğim burada kalsın der ! Çünkü bir kaç namusuz daha var, onlarıda temizleyip tekrar geri dönecegim.
-Êmer Ağa cezaevinden çıktıktan sonra köyüne gider. Êmer Ağa'yı ziyarete giden dostları ve ailesi kendisini sıkı sıkıya tembih ederler.  Bak filankes geliyor dikkatli konuş senin görecegin kişiler artık o eski kişiler değiller.Êmer Aga insanların bu güvensizligini görünce durumu anlayınca cevzaevindeki düşüncesinden vazgeçer..
-Köyü başta olmak üzere ,çevredeki insanların büyük çoğunluğunun ihanetçi,muhbir ve namusuzluk yaptığını görür.
-Hedefine koyduğu adamları vurmaktan vazgeçer.Çapakcura geri döner cezaevindeki arkadaşlarını ziyaret edip, yatak ve eşyalarını toplar..
-Cezaevindeki arkadaşları Êmer Ağa'yı görünce hayrete düşerler ve  sorarlar ! Hayırdır Êmer Ağa vaz mı geçtin ?
-Êmer Ağa'nın verdiği cevap oldukça ilginç ve bir o kadarda düşündürücüdür. Kimi öldüreyim,kimi öldürmiyeyim ! dışarıyı bir gidin görün ,muhbir ve çeteler ne bir ne bin dir,it sürüsü gibi türemişlerdir. Ben bu işten vaz geçtim der. Bu olay artık toplumsal bir vaka olmuştur.


***************************************************

Şeyh Said hareketi bastırıldıktan sonra kıblesi dağ olan direnişçi Kürdler denildiğinde, Êmer Ağa Vazenan nam-ı değer Êm Heyd ilk  akla gelenlerdendir. Çolig,Dareheni,coğrafyasında ismi ençok anılanlardandır. Êmer Ağa'yi çeşitli çevreler,aşiretler,şahsiyetler farklı farklı anlatırlar.
-Êmer Ağa'yi  kimileri savaşçı ve kahraman  ki bende bu görüşteyim.Kürd siyasetini ve
 tarihini bilenlerin görüşü ağırlıklı bu yöndedir.
-Kimilerine göre Çolig,Dareheni topraklarını karış karış gezip darda kalmışın hiç beklemediği
 bir anda yardımına koşan adil bir insan ,bazılarına göre bir eşkıya bazılarına göre de bir halk kahramanı,

-Êmer Ağa hakkında yaptigim bu araştırma ve incelemede başta oğlu Feqi Mahmut Becerikli'den aldığım bilgiler ana kaynağımdır.
-Yine Êmer Ağa'yı yazmam yönünde beni teşvik eden ve mutlaka yazılması gereken bir Kürd değerdir diyen ,Diyarbekir/Lice Peçar köyünden Seyda Amedi (Hidayet Akgül) ikinci bilgi kaynağımdır.
-Êmer Ağa hakkında Seyda Amedi'nin benzetmesi ise,o Çotele,Ko Spi,Şerefeddin dağlarının siyasi anlamda,haksızlığa,zulme,ihanete,ihbarcılığa karşı devrimci ve hakka uygun şiddete başvuran bir Kürd KOÇEROSU'dur.

- Êmer Ağa'la ilgili üçüncü bilgi kaynağım ise babamdı. Babam'la Êmer Aga 1949-1950 yıllarında beraber Çapakcur cezaevinde kalmışlardı. Babam Êmer Ağa'dan övgüyle bahs ederdi. Cezaevindeki duruşu,kalender ve oturaklı kişiliğinden çok etkilenmişti. Tüm bu sözlü kaynakları bir araya getirerek Êmer Ağa'yı anlatmaya çalışacağım.

-Bu bilgileri mümkün olduğu kadar olgulardan hareketle ,zaman ve yer belirterek anlatmaya çalışacağım. Bilgiler belki biraz taraflı ve eksikte olabilir. Bu konuda katkı sunacak bilgi sahibi konuya duyarlı kişilerin görüşleri kuşkusuz çok önemlidir.
-Bu bilgilere ulaşmak çalışmamızı dahada zenginleştirecektir.


*************************************************************************


ÊMER AĞA VAZENANIN YAŞAM ÖYKÜSÜ VE AÎLESÎ

Emer Ağa (Becerikli) 1899 yılında Dareheni ilçesinin Vazenan Türkçeleştirilmiş ismiyle (Yiğitbaş) köyünde doğmuştur. Babası Haydar Ağa, dönemin varlıklı ve bilgili (akil)insanlarındandır. Haydar Ağa eğtimli biri olmakla beraber ,Osmanlı döneminde Dareheni/Valer beldesınde,nahiye müdürlüğüde yapmıştır.
-Ayrıca Haydar Ağa hakkında Çapakcur kökenli Prof.Mahfuz Söylemez'in Osmanlı dönemindeki bir vesikadan  (Bir belgenin düşündürdükleri) adlı makalesinde kısaca bahs etmektedir. Haydar Ağa Vazenan'ın varlıklı biri olduğunu bu belgeden anlamak mümkündür.
-Êmer Ağa, Şeyh Said hareketinde 26 yaşındadır. Ailece harekete iştirak ederler. Bir kardeşi (Hüseyin) şehid olur. Hüseyin'in kafasını Türk askerleri koparıp,gövdesini ise köylüleri getirip defin ederler. Kardeşinin bu şehadetinde dört askerde öldürülüyor.
-Şeyh Said'in katibi Liceli Fehmi Bilal'de Vazenan'da Êmer Ağa'nın amcası Sadin Ağa'nın kızı Seyran'la evlidir.
- Fehmi Bilal'in bu evliliği 1921 yılında ilk ve tek evliliğidir.
- Fehmi Bilal Isparta sürgünündeyken Êmer Ağa ve amcazadeleri sürgünde ziyaretine giderler. Sürgün dönüşü Fehmi Bilal Darehenide dava vekiliğine baslar.
-Êmer Ağa 1985 yılında göç ettikleri Muş ilinin ziyaret köyünde 86 yaşında vefat eder.

*************************************************************************


ŞEYH SAÎD HAREKETÎNDE ÊMER AĞA

Şeyh Said hareketi basladığı zaman Êmer Ağa ilkin Melekanlı Şeyh Abdullah'ın gurubuna katılır. Hareket cephlere ayrılınca Şeyh Said,Ömere Faro ve Valerli Sadık Bey'le Diyarbakır istikametindeki guruba katılır. Emer Ağa Diyarbakır kuşatmasında yer alır. Ama şehire işbirlikçi çete ve Türk ordusunun direncinden dolayı maalesef Kürd direnişçileri Sur'ları aşıp şehire giremiyorlar. Hareket bastırıldıktan sonra Kürd direnişçileri geri çekilerek Dareheni'ye gelirler. Êmer Ağa o dönemde kararını verip, Hacı Kolos,Ömere Faro, Şeyh Tahir (Şeyh Said'in kardeşi ) gurup oluşturarak dağlara çekilirler.
-Şeyh Said efendi  sınır dışına çekilme kararı verir. Ama işbirlikçi çetelerin planıyla Varto civarında yakalanır.
-Êmer Ağa ölmeden evel çocuklarına söylediği bir söz var ki ! hayatımda en pişman olduğum şey Şeyh Said'i terkedip yanlız yolamam,yani o gurubun içinde olmamamdır.
-Êmer Ağa ağırlıklı olarak Kolos Ağa'nın gurubunda yer alır. Êmer Ağa Zıkte bölgesinde en azılı çete olan Cansur köyünden Mallê Kek'i cezalandırır. 1933 yılındaki Cumhuriyetin 10.yıl afına uğrayarak serbest kalır.
-Êmer Ağa'yı çeteler ve muhbirler rahat bırakmazlar, sürekli iftiraya ugrar ve jurnalenir.
-Êmer Ağa defalarca bu süreçte karakolara götürüldüğü gibi cezaevinede konulur.
-Valer ağası Rıza Bey'i (Ataoğlu) çete olduğu için öldüren Cansorlu Abdullah Heci Ehmed , Êmer Ağa'nın yegeniydi.
-Valerdeki çetelerin hedefinde öncelikle Emer Ağa vardı.
-1949 yılında kendi köyünden bir çete'yi daha vurarak yakalanark cezaevine konulur.
-Êmer Ağa 1949-1950 li yıllarda Çapakcur cezaevindedir. 1951 yılında Kayseri cezaevine sürgün edilir. Kayseri cezaevinden firar ederek 1958 yılına kadar Çapakcur/Dareheni çevresinde direnişini sürdürür. 1958 yılında yapılan ihbar sonucu yakalanır ve 1960'da hapisten çıkar.
-Êmer Ağa'nın oğlu Feqi Mahmud'ta babası gibi Kürd sorununda yaşı 80'e dayanmasına rağmen çok aktif ve duyarlı biridir.

Êmer Ağa'nın oğlu Feqi Mahmud 1993'te kadar Muş/Ziyaret köyünde ikamet ederken, bir gün  iki helikopter köye iner. Helikopterden inen subaylar Feqi Mahmud'a giderler.Söyledikler aldigimiz duyumlara göre sen bu bölgede nüfuz sahbisin. Korucu olması yönünde kendisine baskı yapılır.
-Feqi Mahmut bilinçli,duyarlı bir Kürd olarak onurlu bir tavır koyarak koruculuğu red ederek,malını mülkünüde bırakarak canını zor kurtarır ve Osmaniye vilayetine yerleşir. O dönemde dört arkadaşı askerler tarafından götürülüp öldürülür.

-Osmaniye ve Çapakcur illerinde DTP il başkanlığı yapmış akil insanlardan biridir. Bir oğlu gerillada, Mehmet Emin Becerikli (Kendal) 1993'te Muş ilinde şehid olur.
-Kısaca kürdlük vadisinde Êmer Ağa'dan başlayarak çocuk ve torunları ,Zıkte bölgesinde miraslarına ihanet etmemişlerdir.Bu yüzden sürgün,baskı,zulüm ve ekonomik zorluklarla sürekli boğuşmuşlardır.


***********************************************************

ÊMER AĞA VE YAŞANAN ÎKÎ ANEKDOT

                     ANEKDOT (1)


 Peçar'lı Malla Hidayet Akgüle atfen 1952 yılında yaşanan bu anekdotu aktarıyorum. Hasan Fehmi Akgül Malla Hidayetin babasıdır.

-Êmer Ağa Kayseri cezaevinden firar ederek Dareheni/Lice mıntıkasında mahkum olur. Êmer Ağa ağırlıklı olarak Lice/Pecar köyünden Hasan Fehmi Akgül Bey tarafından korumaya alınır. O dönemde Dareheni'de subay olan Yüzbaşı Îbrahim isminde bir subay, Êmer Ağa'nın yakalanması için ailesi üzerine baskıyı kurar.
-Êmer Ağa hakkında subay'ın şüphesi Peçar'da saklandığı yönündedir.
Yüzbaşı Êmer Ağa'nın oğlu Hasan ve yeğeni Sıddık olmak üzere üç kişiyi önüne katarak müfrezeyle  Peçar nahiyesine giderler. Hasan Fehmi Bey'in evinine uğrarlar. Êmer Ağa daha müfreze gelmeden haber alıp,saklanır.
-Êmer Ağa'nın hedefi oğlu,yeğeni ve beraberinde gelen yakınını öldürmek ister.Hasan Fehmi Bey engeler ona  bunlar mecbur gelmişlerdir der.
-Êmer Ağa bu dönemde Lice mıntıkasını terk ederek Mardin Ömeran mıntıkasına gider. Burada yakın dostluk kurduğu Mahmude Şer'e Reşe sığınıp uzun bir sürede orada kalır.
-Subay Hasan Fehmi Bey'i Dareheni'ye götürüp 53 gün gözetim altında tutuğu gibi ona epeyce hakaret ederler.
-Hasan Fehmi Bey Rüştüye ve medrese eğtimi görmüş dönemin akil adamlarından biriydi.

                                 ANEKDOT (2)

Êmer Ağa yaşamının son dönemlerinde Hicaz'a gitmeye karar verir. Diyarbakır'dan otobüsle Hicaza giderler. Hac arkadaşı Dareheni/Botiyan aşiretinden Hacı Baki'dir. Umre'de bir Arap Emer Ağa'nın bulunduğu kafileye saldırır. Botiyanlı Hacı Baki dayanamaz Arabı bıçaklar. Êmer Ağa demek ki çok içerleniyor. Ve Hacı Baki'ye ! Sen niye demedin, ben silahımı getirip'te bu zalim Arabı öldüreyim der.
-Hacı Baki derki ! Êmer Ağa biz günahlarımızı af etmek için buraya geldik ,bak burada da bizi rahat bırakmıyorlar. Elimiz burada da kana bulaştı.
-Êmer Ağa zalim'in Arabı,Türkü,Farsı hepsi aynı fark etmez.Nereye gitsek bunlardan kurtulmayız.


******************************************

SONUÇ,

Êmer Ağa'nin yaşamı trajedilerle doludur. Êmer Ağa'yı devlete jurnaliyen ağırlıklı olarak mensup olduğu aşiret bireyleridir. Hemde bazıları Şeyh Said hareketindeki yol arkadasları'nın yakınları ve aile bireyleridir.

Maalesef Kürdlerin kanayan yarası olan bu devşirmelerin sonlarıda hep trajedilerle doludur. Bende günümüzdede halen tekrarlanan bu serencamlarla(akıbet) dolu dramatik tarihe neşter vurmaya çalıştım.

Son söz Liceli Fehmi Bilal'in Ağaçların söyleşisi şiirinden şu anlamlı ifadelerle noktalıyorum.


 Kimilerimiz haramzadedir
Kimilerinin nankör evlatları var
Kürtler düşmanlarıyla el ele tutuşup onlara destek oldukça
Boyunduruk altında, çaresiz ve zavallı kalacaklardır.

Selam ve saygılarımla,


                                                Orhan Zuexpayıj

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder