Kûy a Spî

16 Haziran 2015

Şêx Fexrî Bukarkî Hakkında Röportaj: Orhan ZUEXPAYIC






     
              MEDENÎ BUKARKÎ

Şêx Fexrî Bukarkî Hakkında

Röportaj: Orhan ZUEXPAYIC
Şêx Fexrî Bukarkî'nin yaşam öyküsünü Serbestî sitesinde yayınlamıştım. Bu araştırma ve incelememin hikayesi çok uzun olduğu için yazmayacağım.
Gazeteci Cüneyt Alphan'la internet üzerinden iletişime geçtim. Kendisine Şêx Fexrî Bukarkî'nin yaşam öyküsünü yazmak istediğimi anlattım ve yardımlarını istedim. Sağ olsun, bana Şêx Fexrî'nin torunu Medeni Bukarki ile ilişkimi sağladı.
Sayın Medeni Bukarki, adı gibi medeni davranış göstererek ihtiyacım olan bilgileri benimle paylaşacağını ve Şêx Fexrî konusunda bana yardımcı olacağı sözünü verdi. Böylece bu röportajı yaptım.
* * *
Kek Medeni, önce kısaca sizi tanımak istiyorum.
Şêx Fexrî Bukarkî'nin oğlu merhum Şêx Şîrîn Efendî'nin oğluyum. Diyarbekir ve çevresinde Şêx Şîrîn'in ailesi yakın döneme kadar "Seyrek" soyadını taşıyordu. Qamişlî Şêxlerinde bizim soyadımız dışında örneğin "Cengiz", "Öngören" ve başka soyadları da vardır.
Ailemize biçilen veya yakıştırılan bu soyadlarından rahatsız oluyordum. Qamişlî Şêxleri, malumunuz Kurdistan'da "Bukarkî" ismiyle anılırlar. Geçen yıl Diyarbekir'de yerel mahkeme kararıyla ailemin asıl anıldığı "Bukarki" soyadını kazanarak nüfus kayıtlarına tescil ettirdim.
Malumunuz, Şêx Fexrî dört evlilik yapar. Babamın annesi Hevêdan aşiretinin reisi Hacı Zübeyir Ağa'nın kızı Dilşa Xanim'dır.


Dedeniz Şêx Fexrî'yi, inanıyorum ki yazdığım yazıdan sonra herkes artık tanımaya başladı. Babanız Şêx Şîrîn Efendî'yi de bize kısaca anlatır mısınız?




Dedem Şêx Fexrî'nin şehit edildiği dönemlerde ailemiz de batıya Kütahya'ya sürgün edilir. Babam Şêx Şîrîn 1930 doğumlu olup, o dönemde daha 3-4 yaşlarındadır. Babamın amcası Şêx Nûredîn'in oğlu, Şêx Mîsbeh babamı ve ailesini Kütahya sürgününden firar ettirerek memleketlerine dönerler. Babam Şêx Şîrîn daha çocuk yaştayken ailesi tarafından değil de uzun süre dedem Şêx Fexrî'nin yakın dostları tarafından yaşamı adeta koruma altına alınır. Şêx Mîsbeh o dönemde yönünü Binxet'e, Suriye Kurdistanı'na verir. Şêx Mîsbeh, Şêx Abdurrahim ile 1937 yılında Dersim direnişine destek vermek için ülkeye dönüş yapan grubun içindedir. Bu grup Bismil sınırları içinde pusuya düşürülerek şehadete ulaşır. Şêx Mîsbeh üzerine Kürd dengbêjlerinin stranları da vardır.
Kısacası, babamın yaşamı uzun bir hikayedir. Şêx Şîrîn, 05.08.2000 tarihinde Ankara'da hastanedeyken vefat etti. Babamın mezarı şu an dedelerinin mekanı olan Qamişlî köyünde meftundur. Babamın resimdeki silahlı Kürd giysileriyle bulunan fotoğrafı 1950'li yıların sonunda dağlardayken Pasûr'un bir köyünde çekilmiştir. Kısaca babam hakkında bu bilgileri verebilirim.                                                                             
   

                                                                                                                      ŞEYH ŞÎRÎN BUKARKÎ (Şeyh Faxri'nin oğlu)





Babanız Şêx Şîrîn nerede ikamet ediyordu? Ayrıca babanızın Kürd sorunu ve son silahlı mücadeleye bakışı hakkında bilgi verebilir misin?



Babam Şêx Şîrîn, Pasûr'un Bênîn (Karaağaç) köyünde Kanîya Dere'de kurmuş olduğu çiftlikte 2000 yılına kadar ikamet ediyordu. Şêx Şîrîn, tıpkı babası gibi cesur ve çevrede sevilen biriydi. Bismil'in Dicle nehrinden tutun ta Solaxan, Gênc'e, Çemê Murad'a kadar toplumsal sorunlarına derman olmuş bir kanaat önderiydi. Daha önce de bahsettiğim gibi bir çok haksız uygulamalara da tabi tutulmuştu. Hatta sizin yöreden, Solaxan'dan bir örnek vermek isterim. 6 Kasım 1982 askeri anayasasına babam karşı propaganda yaptığı için, Solaxan'ın bazı işbirlikçileri babamı Bingöl sıkıyönetimine şikayet edip, Solaxan'da ceza evine attırdılar. Uzun uğraşlar sonucunda 18 günde dışarı çıkarabildik.
Babam Şêx Şîrîn'in Pasûr (Kulp) mıntıkasındaki evine sürekli gerillalar ziyaretine giderlerdi. 1996 yılında bir itirafçının ifadeleri sonucunda yardım yataklıktan 66 yaşındayken tutuklayıp, 3 yıl 9 ay ceza verdiler. Uzun uğraşılar sonucu verilen hukuk mücadelesinden dolayı cezası Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nde bozularak, tahliye edildi.
Babam bu ceza öncesi de defalarca çevredeki karakollar tarafından gözaltına alınıp, işkencelerden geçirilirdi. Pasûr ve Licê çevresindeki tüm insanlar babamın yaşadıklarına tanıktır. Kısaca babam Türk devletinin kırmızı çizgileri arasındaydı.
Şêx Şîrîn, açıkça söylemek gerekirse, heybetli duruşu, cesareti ve Kurdistani sevdasından dolayı babası Şêx Fexrî'nin misyonuna sahip bir şahsiyetti.
Babamdan dolayı Licê ve Pasûr başta olmak üzere, Çewlîg bölgesindeki bize bağlı olan kesimlerin sorunlarını ben gider çözerim. Örneğin geçen sene Solaxan'da iki aile arasında çıkan kavga sonucunda iki kişi yaralanmıştı. Babamı seven bu ailelerin arasındaki husumeti duyunca hemen arabulucu olup barıştırdım. Ayrıca bizim bölgede de elimden geldiğince babamın vazifesini yapmaya çalışıyorum.
Solaxan'da babamın etkili olduğu çevre olarak Pasûr sınırına yakın olan Tutel, Qameran, Hovît, (Gênc) Qale istasyonu ve çevresindeki köy ve mezraları sayabiliriz.


Dedeniz hakkında yazdığım yazıda sizin bilgileriniz dışında Kürd kaynaklarından elde ettiğim bilgiler de vardı. Bu konudaki düşüncelerinizi almak istiyorum.


Doğrudur, gerçekten dedem hakkındaki kapsamlı araştırmanız ve benim dışımda elde ettiğiniz kaynaklardan dolayı size çok teşekkür ederim. O bilgilerden dolayı dedemi daha farklı ve zengin bilgilerle sayenizde tanıdım.


Medeni Bey, dedeniz Şêx Fexrî üzerine yazdığım araştırma yazısında şehadetine ve elbiseleriyle defnedilmesi olayında bilgi eksikliği nedeniyle fazla değinemedim. Bu konuda sizin düşünceleriniz almak istiyorum.


Dedem Şêx Fexrî ve arkadaşlarının mücadelesi 1933 yılının Ekim ayına kadar devam etmiştir. Pasûr'un Hevêdan bölgesinde Godernê köyünün alt tarafında Şikefta Ganikê mağarasında Badikan ve Xiyan milislerinin öncülüğünde Diyarbekir, Çewlîg, Mûş ve Silîvan'dan gelen askeri birlikler tarafından kuşatıldılar. Uzun çatışmadan sonra dedem ve 17 arkadaşı şehadete ulaşmış, 3 arkadaşı da kurtulmuş. Daha sonra cenazeleri Hazro'da bulunan Girê Cirît tepesindeki mezarlığa, üzerindeki kanlı elbiseleriyle toplu bir şekilde gömüldüler.
Dedemin bir alim olduğunu ve asla hurafe olmadığını belirtmek isterim. Bazı çevreler dedemin mezarının üzerine taş tutturulmadığını söylüyor. Babam Şêx Şîrîn'in vasiyetidir. Babamın üzerine ne türbe ne de bir mezar yapmayın. Ne zaman ki Kürd halkı özgürlüğünü elde ettiği zaman laikiyle bir anıt mezarı o zaman yapınız.
Hazro'dan birkaç değerli dost benden izin alarak etrafına duvar örüp çit yapmak istediklerini belirtiler, ben de yapın dedim.



Kek Medeni, babanızın bu vasiyeti biliyor musunuz bana neyi hatırlattı? Mela Mustafa Barzanî'nin de sade ve gösterişsiz bir mezarı vardır. Mela Mustafa'nın da vasiyetini muhakkak biliyorsunuz. “Mezarım pêşmerge mezarından yüksekte olmasın, pêşmergeler olmasaydı ben de olmazdım, benim varlığımın sebebi pêşmergelerdir" demiş ve "üzerinde kır çiçekleri açan mezarı" sadeliğin, fedakarlığın, davaya bağlılığın ve inancın bir sembolü olduğunu hatırlatmak isterim.


                                                                                                                                        
                                                                                                                                           ŞEYH FAXRÎ BUKARKÎ
                                                                                                                                                  

Mela Mustafa Barzanî'nin vasiyeti ile benim babam Şêx Şîrîn Bukarkî'nin babası Şêx Fexrî'nin mezarı hakkındaki mukayeseniz için çok teşekkür ederim. Bu belirlemeniz doğrusu beni çok duygulandırdı. Mela Mustafa'nın bu vasiyeti mütevazilik ve asaletinin bir tezahürüdür.*

__________
*Okuduğunuz röportaj daha uzundu. Kısaltarak verdik. (Zazakî.Net)                                                     





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder