Kûy a Spî

18 Şubat 2013

ŞEX FAXRİ BUKARKİ'NİN TORUNU MEDENİ BUKARKİ İLE YAPTIĞIM RÖPORTAJ



MEDENÎ BUKARKÎ



* Şex Faxri Bukarki'nin yaşam öyküsünü geçen yıl Serbestî sitesinde yayınlamıştım. Bu araştırma ve inceleme yazım kürd internet siteleri başta olmak üzere, onlarca dergi ve gazetede yayınlanmış ve epeyce tartışma konusu olmuştu. Yazımın ilk yayınlandığı site olan Serbestî'nin editörü, Şex Faxri Bukarki'nin yaşam öyküsü ile ilgili araştırmamın sitede okuma rekoru kırdığını bana bildirdi.

* Bu araştırma ve incelememin hikayesi çok uzun olduğu için yazmayacağım. Ama kısa da olsa bir açıklama yapmak istiyorum.

* Önce, çalışmasına başlarken yaşadığım zorlu hikayeyi anlatmak istiyorum:

* Şex Faxri'nin yakın akrabalarından Öngören ve Cengiz soyadlarını taşıyan, halen Diyarbekir'de farklı partilerde legal düzeyde siyaset yapan iki şahısla ilişkiye geçtim.
* Bu iki şahıstan Şex Fahri'nin yaşam öyküsü hakkında istediğim bilgileri bana vermeleri konusunda yardım istedim. Maalesef duyarlılık gösterip yardımci olmadılar.
* Duyarlılığı bırakınız, Şex Faxri hakkında bilgi vermek suçmuş gibi bir intibaya yol açtılar.
* Defalarca telefonla ulamaya çalıştım, bu arkadaşlardan ÖNGÖREN soyadını taşıyan şahsın kendisine referans vermeme rağmen bir daha beni rahatsız etme diyerek, telefonuma çıkmaması beni çok üzmüştü.
* CENGİZ soyadını taşıyan Hüseyin arkadaşta konuyu ailenin büyüklerine götüreceği yönünde görüş bildirdi bana.
* Kısaca bu arkadaş konuya vakıf olmadığı gibi, aile bireylerinden destek göremedi.
* Kürdlerin kendi değerlerine sahip çıkmaması, ikinci yada üçüncü dereceden akrabaları da olsa buyüklerinin zorlu ve bir o kadar da tarihimiz için önemli yaşam öykülerini bir araştırmacıdan saklamak istemeleri benim zoruma gitmişti.
* Hani derler ya "zaza inadı", Şex Faxri'yi yazamadığım için adeta kahroluyordum.

* Şex Faxri gibi bir kürd efsanesini mutlaka yazmalıydım.
* Çünkü Şex Faxri'nin yaşamı kahramanlıklarla doluydu ve O en uzun süre gerilla savaşı veren, üzerine onlarca stran bestelenen bir kürd komutanıydı.

* Sonradan Diyarbekir/Farqinli ilk defa tanışacağım gazeteci Cüneyt Alphan'la internet üzerinden iletişime geçtim. Kendisine Şex Fahri Bukarki'nin yaşam öyküsünü yazmak istediğimi anlattım ve yardımlarını istedim.
* Sağolsun, bana; "Şeyh Fahri'nin birinci dereceden torunu sayılan Medeni Bukarki ile senin ilişkini sağlayacağım" dedi. Ertesi gün bana müjdeyi verdi ve görüşebilirsiniz dedi.
* Sayın Medeni Bukarki ile bu şekilde ilişki sağladık. Sağolsun, Sayın Medeni Bukarki ismi gibi medeni ve bir o kadarda cesur bir davranış göstererek ihtiyacım olan bilgileri benimle paylaşacağını ve Şeyh Faxri konusunda bana tereddütsüz yardımcı olacağı sözünü verdi.
* Düşünmedim de değil, iyiki öz torununa ulaşmıştım.  Akrabaları olan diger kişiler zaten yeterli bilgi'ye sahibi olmadıkları gibi, cesaret edemeyip bana bilgi vermekten de imtina etmişlerdi.

* Dedesi kürd şehidi Şex Faxri'ye yaraşır bir yardımseverlik örneği ve tıpkı onun gibi duyarlılık gösteren öz torunu Sayın Medeni Bukarki'ye yardımlarından ve katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.


Orhan Zuexpayıc



- Keke Medeni önce kısaca sizi tanımak istiyorum.

* Ben, Şex Faxri Bukarkı nin oğlu merhum Şex Şirin Efendi'nin oğluyum.
* Diyarbekir ve çevresinde Şex Şirin'in ailesi yakın döneme kadar SEYREK soyadını taşıyordu.
* Qamışlı Şexleri bizim soyadımız dışında örneğin CENGİZ, ÖNGÖREN ve başka soyadları da vardır.
* Ben de ailemize biçilen veya yakıştırılan bu soyadlarından çok rahatsız oluyordum.
* Qamışlı Şexleri malumunuz Kurdistanda BUKARKİ ismiyle anılırlar.
* Geçen yıl Diyarbekir'de yerel mahkeme kararıyla ailemin asıl anıldığı BUKARKİ soyadını kazanarak nüfus kayıtlarına tescil ettirdim.
* Malumunuz Şex Faxri dört evlilik yapar. Babamın annesi Hevidan aşiretinin reisi Hacı Zübeyir Ağa nın kızı Dılşa Hanım'dır. Ben 48 yaşındayım. Evli ve 3 çocuk babasıyım. Halen Diyarbekir'de aile şirketim var olup, inşaat taahhüt işleriyle meşgulüm.
* Ayrıca, uzun süredir siyasetle de ilgileniyorum. Geçmişte Cem Boyner'in Yeni Demokrasi Hareketi içinde yer aldım. Diyarbekir teşkilatının kurucularındandım.
* Daha sonra Diyarbekir ANAP yönetimi başta olmak üzere 1999 yılındaki belediye seçimlerinde Kayapınar beldesinde bağımsız aday olarak belediye başkanlığı seçimine katıldım.
* Kemal Kılıçdaroğlu CHP genel başkanı olunca, sık-sık Kurdistan'a gelmeye başladı. Böyle bir dönemde Diyarbekir teşkilatı da özellikle eski yönetim genel merkez tarafından görevden alındı.
* Bir kısım çevreler geçen yıl benim CHP'de kısa bir dönem de olsa il başkanı olmam yönünde teklifte bulundular.
* Ben de CHP'nin çehresini belki değiştirip, kürd sorununda belki genel merkezde CHP'nin kemalist ve statükocu anlayışını tersyüz ederiz diye kabul ettim.
* Ama Diyarbekir teşkilatında genel merkezle baglantılı bazı kesimler benim başkan olmama tahammül edemediler. Genel merkezde dönen senaryolarla il başkanlığı görevinden azl edildim.
* Kısaca kim olduğumu siyasi kimliğimle azda olsa kendimi anlatabildim.


- Keke Medeni dedeniz Şex Faxri'yi inaniyorumki yazdığım araştırmadan sonra herkes artık çok yakinen tanımaya başladı. Babanız Şex Şirin Efendi'yi de bize kısaca anlatırmısınız?


* Dedem Şex Faxri'nin şehadet edildiği dönemlerde ailemiz de batıya Kütahya'ya sürgün edilir.
* Babam Şex Şirin 1930 doğumlu olup, o dönemde daha 3-4 yaşlarındadır.
* Babamın amcası Şex Nureddin'in oğlu, Şex Misbah babamı ve ailesini Kütahya sürgününden firar ettirerek memleketlerine dönerler.
* Babam Şex Şirin daha çocuk yaştayken ailesi tarafından değil uzun süre dedem Şex Faxri'nin yakın dostları tarafından yaşamı adeta koruma altına alınır.
* Şex Misbah o dönemde yönünü bin-xete Suriye Kurdistanı'na verir.
* Şex Misbah, Şex Abdurrahim ile 1937 yılında Dersim direnişine destek vermek için ülkeye dönüş yapan grubun içindedir.
* Bu grup Bismil sınırları içinde pusuya düşürülerek şehadete ulaşır.
* Şex Misbah üzerine kürd dengbejlerinin stranları da vardır. Kısacası babamın yaşamı uzun bir hikayedir.
* Babam Şex Şirin, yaşamının son 40 yılını halka, gariban insanlara adamıştır. Bölgede sayısız, binlerce diyebileceğimiz barışma gerçekleştirmiştir.
* Aşiretler arası, aileler arası bir çok kan davalarını ve hukuki bir takım sorunları hal etmiş, insanlar arasındaki husumetleri çözmüştür.

*Şeyh Şirin 05.08 2000 yılında Ankara'da hastahanedeyken vefat eder. Babamın mezarı şu anda dedelerinin mekanı olan Qamışlo köyünde meftundur. Babamın resimdeki silahlı kürd giysileriyle bulunan fotoğrafı 1950'li yıların sonunda mahkumken Pasur'un bir köyünde çekilmiştir. Kısaca babam hakkında bu bilgileri verebilirim.




ŞEX ŞİRİN BUKARKİ


- Babanız Şex Şirin nerede ikamet ediyordu? Ayrıca babanızın kürd sorunu ve son silahlı mücadeleye bakış açısı hakkında bilgi verebilirmisiniz?


* Babam Şex Şirin Pasur'un Karaağaç/Benin köyünde 'Kaniye Dere'de kurmuş olduğu çiftlikte 2000 yılına kadar ikamet ediyordu.
* Şex Şirin tıpkı babası gibi cesur ve çevrede sevilen biriydi.
* Bismil'in Dicle nehrinden tutun ta Solaxan/Ginc'deki (Kale Köy) Çeme Murad'a kadar toplumsal sorunlarına derman olmuş bir kanaat onderiydi.
* Daha önce de bahs etiğim gibi bir çok haksız uygulamalarada tabi tutulmuştu. Hatta sizin yöreden, Solaxan'dan bir örnek vermek isterim. 6 Kasım 1982 askeri anayasasına babam karşı propoganda yaptığı için, Solaxan'ın bazı işbirlikçileri hatta Tavz aşiretine mensup olanlar da var bunların içinde, babamı Bingöl sıkıyönetimine şikayet edip, Solaxan'da ceza evine attırdılar.
* Uzun uğraşlar sonucunda 18 günde dışarı çıkara bildik.
* Babam Şex Şirin'in Pasur/Kulp mıntıkasındaki evine sürekli gerillalar ziyaretine giderlerdi. 1996 yılında bir itirafçının ifadeleri sonucunda yardım yataklıktan 66 yaşındayken tutuklanıp, 3 yıl 9 ay ceza verilir. Uzun uğraşılar sonucu verilen hukuk mücadelesinden dolayı cezası yargıtay 9. Ceza Dairesi'nde bozularak, tahliye edilir.
* Babam bu ceza öncesi de defalarca çevredeki karakolar tarafından gözetime alınıp, işkencelerden geçirilir. Pasur ve Lice çevresindeki tüm insanlar babamın yaşadıklarına tanıktırlar. Kısaca babam Türk devletinin kırmızı çizgileri arasındaydı.
* Şex Şirin açıkca söylemek gerekirse heybetli duruşu, cesareti ve Kurdistani sevdasından dolayı babası Şex Faxri'nin misyonuna sahip bir şahsiyetti.

*Babamdan dolayı başta Lice ve Pasur başta olmak üzere, Çolig/Bingöl bölgesindeki bize bağlı olan kesimlerin sorunlarını ben gider çözerim. Örneğin geçen sene Solaxan'da iki aile arasında çıkan kavga sonucunda iki kişi yaralanmıştı. Babamı seven bu ailelerin arasındaki husumeti duyunca hemen arabulucu olup, barıştırdım. Ayrıca bizim bölgedede elimden geldiğince babamın vazifesini yapmaya çalışıyorum.
* Solaxan'da babamın etkili olduğu çevre olarak Kulp/Pasur sınırına yakın olan Tütel, Qameran, Hovit, (Ginc)Qale istasyonu ve çevresindeki köy ve mezraları sayabilirz.


- Keke Medeni, Şex Faxri üzerine geçen yıl yazdığım yazıdan çok olumlu tepkiler aldım. Dedeniz hakkında yazdığım yazıda sizin bilgileriniz dışında kürd kaynaklarından elde ettiğim bilgiler de vardı. Bu konudaki düşüncelerinizi almak istiyorum.

* Doğrudur, keke Orhan gerçekten dedem hakkındaki kapsamlı araştırmanız ve benim dışımda elde etttiğiniz kaynaklardan dolayı size çok teşekkür ederim. O bilgilerden dolayı dedemi daha farklı ve zengin bilgilerle sayenizde tanıdım. Tabi bu bilgilerin dışında beni en çok etkileyen yazınızdaki dedemin o kadar güzel bir motifle işlenmiş olmasıydı, çerçevenin içindeki o fotografı beni çok duygulandırdı.




ŞEX FAXRİ BUKARKİ


- Keke Medeni sizi anlıyorum ve istiyorum ki o fotografın çerçevesiyle ilgili hikayeyi size anlatayım.


* İsveç'te uzun süredir siyasi mülteci olarak yaşayan GORAN arkadaş bu röportajımı okurken çok etkilendiğini söyledi. Çünkü kendiside BADIKAN aşiretine mensup olup, Şeyh Faxri'nin şehadetinin olduğu mıntıkadaki Farqin köylerindendir.

Goran arkadaş bakın devamla şunları bana anlattı:

* Aile büyüklerim sürekli uzun kış gecelerinde tarih konularındaki sohbetlerinde Şex Faxri'nin efsane kişiliğinden bahs ederlerdi. İsmini sıkça duymuştum, dedi.

* Senin bu araştırmanı okuduktan sonra Şex Faxri'nin mutlaka fotoğrafını bulmalıyım dedim, beraber yaptığımız araştırmalarda kovara bir dergisinde Xurşit Mirzengi'nin makalesinde sizinde yardımınızla Şex Faxri Bukari'nin fotosuna ulaştık. Bu fotoğraftaki Şex Faxri'nin o heybetli duruşunu da görünce aile büyklerime hak verdim.

* Keke Goran, İsveçte kitap ve fotoğraflarıyla kürd belgelerini arşivleyen kütüphaneci bir kürd aydını ve siyasetçisidir.

Bakın, Kek Goran'ın bana yazdığı mesajın alıntısını aktarıyorum:

"Selam Kek Orhan,
Böyle bir kahramanımızın resmini bulup hemen çerçevelemek istiyorum. Biliyorsun belki: kürdlerle ilgili bütün resim ve belgeleri toplayıp arşivliyorum.
Selamlar ve hürmetler.
Goran"



*Kek Goran'da sağolsun o fotoğrafı özel motiflerle bezenmiş bir çerçeve içine monte ederek SERBESTÎ sitesine asmıştır. Gerçekten bu fotoğraf tablosu birçok duyarlı kürd insanını büyülemiştir.


- Medeni Bey, dedeniz Şex Faxri üzerine yazdığım araştırma yazısında şehadetine ve elbiseleriyle defin edilmesi olayına bilgi eksikliği nedeniyle fazla değinemedim. Bu konuda sizin düşünceleriniz almak istiyorum.

* Dedem Şex Faxri ve arkadaşlarının mücadelesi 1933 yılının Ekim ayına kadar devam etmiştir. Kulp'un Hevedan bölgesinde Goderne köyünün alt tarafında Şikefta Ganike mağarasında Badika ve Xıyan milislerinin öncülüğünde Diyarbekir, Bingöl, Muş ve Silvan'dan gelen askeri birlikler tarafından kuşatıldılar. Uzun çatışmadan sonra dedem ve 17 arkadaşı şehadete ulaşır, 3 arkadaşı da kurtuldu. Daha sonra cenazeleri Hazro'da bulunan Gire Cirit tepesindeki mezarlığına, üzerindeki kanlı elbiseleriyle toplu bir şekilde gömüldüler.

*Dedem bir alim olduğunu ve asla hurafe olmadığını belirtmek isterim. Bazı çevreler dedemin mezarının üzerine taş tuturulmadığını söylüyorlar. Babam Şex Şirin'in vasiyetidir. Babamın üzerine ne türbe nede bir mezar yapmayın. Ne zaman ki kürd halkı özgürlüğünü elde ettiği zaman laikiyle bir anıt mezar o zaman yapıınız.

* Hazro'dan birkaç değerli dostlar benden izin alarak etrafına duvar örüp çit yapmak istediklerini belirtiler, ben de yapın dedim.


- Keke Medeni, babanızın bu vasiyeti biliyormusunuz bana neyi hatırlattı? Molla Mustafa Barzani'nin de sade ve gösterişsiz bir mezarı vardır. Molla Mustafa'nın da vasiyetini muhakkak biliyorsunuz; “Mezarım peşmerge mezarından yüksekte olmasın, peşmergeler olmasaydı ben de olmazdım, benim varlığımın sebebi peşmergelerdir." Ve "üzerinde kır çicekleri açan mezarın" sadeliğin, fedakarlığın, davaya bağlılığın ve inancın bir sembolü olduğunu hatırlatmak isterim.

*Keke Orhan, Molla Mustafa Barzani'nin vasiyeti ile benim babam Şex Şirin Bukarki'nin babası Şex Faxri'nin mezarı hakkındaki maukayseniz için çok teşekkür ederim. Bu belirlemeniz doğrusu beni çok duygulandırdı. Molla Mustafa'nın bu vasiyeti mütevazilik ve asaletinin bir tezahürüdür.


- BDP ve AKP arasında kürd sorununun barışçıl çözümü için görüşmeler vardır. Siz bu görüşmelerde BDP'ye nasıl bir misyon biçiyorsunuz ve AKP'yi bu konuda samimi görüyormusunuz?


* AKP/PKK Oslo süreciyle bu görüşmelerin temelini daha evvel atmıştı. Tabi o süreci hepimiz takip ettik, kesintiye uğradı. Bu defa sanki iki tarafta açıklamlarıyla biraz daha temkinli ve samimi görünüyorlar. Kürdler tarih boyunca hep kandırıldı. Hükümet samimiyetini bu coğrafyada dilimize, kimliğimize ve kültürümüze dair samimi adımlar atarak gosterebilir. BDP tarafı zaten malum, İmralı'nın görüşleri doğrultusunda adımlar atacağını biliyoruz. Umarım bu defa BDP/İ mralı kurdi taleplerle ortaya çıkar, geçmişte ortaya attığı hiç bir anlam ifade etmeyen kürdlerin kafasını karıştıran o kavramlardan uzak dururlar.

* Gelişme aşamasında olan sürecin daha ileri bir noktaya gitmesi için hep birlikte el ele, omuz omuza vermeliyiz.


* T.C. devleti kurulduğu günden bu yana kürd sorunu ilk kez çok kritik bir dönemeçten geçiyor. PKK'nin kurucusu Abdullah Öcalan'la İmralı'da yapılan görüşmeler ve yapılan müzakereler sonucunda bir yumuşama ve çözüm umudu olduğunu hepimiz görüyoruz. Şex Faxri'nin torunu olarak ailemizin bölgede kürdler arasındaki sosyal problemlerin hepsini barışla sonuçlandıran bir misyonu vardır. Ben de hükümetin İmralı, BDP ve kürd çevreleriyle yaptığı bu barış görüşmelerini içtenlikle destekliyorum.

* Bu süreç çok hasas olduğu için, umarım her iki tarafta usluplarına dikkat eder. Biliyorsunuz, geçmişte barıştan bahs edildiği yumuşak dönemlerde provakatörler her iki taraftan da devreye girip, süreci baltalıyorlardı. O yüzden dikkatli olmak lazım, çünkü barışın savaştan çok daha zor olduğunu bilmemiz gerekır.


- Keke Medeni, bilmiyorum okudunuzmu, Silvan ve Diyarbekir'de yayın yapan gazete ve internet siteleri Şex Faxri ile ilgili olarak kısa bir röportajı torununa dayandırarak yayınladılar. Bu açıklamalar hakkındaki düşüncelerinizi almak istiyorum.

* Ben de duydum, dedem Şex Fahri'yle ilgili röportaj yerel internet ve gazetelerde verilmiştir. Bu açıklamaları okudum da, zaten yazıda farklı bir şey ifade edilmemiştir.
Dedemle ilgili sizin araştırmanızın zaten çok zengin olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu röportajda zaten farklı birşey yoktur.


- Keke Medeni bu röportajı ben de internet sitelerinden takip ederek okudum. Dikkatimi çeken bir husus, röportajda benim araştırmalarımdan adeta cümle cümle alıntı yapılarak yapılmıştır. Bu konuda sizin görüşünüzü almak istiyorum.


* Dedem Şex Faxri ile ilgili bu röportajın  akrabamiz olan kişiyle ne amaçla yapıldığını bilmiyorum.
* Bu şahıs Şex Faxri Bukarki'ye akrabadir.
* Zaten siz ilk kendisiyle ilişkilenerek dedemle ilgili röportaj talebinde bulunduğunuzu söylediniz.
* Ama, size söz verip, sonradan vaz geçtiğini bana anlattınız.
* Hatta telefon görüşmelerinizde de size ters cevap verdiği gibi, telefonunu size kapattığını söylediğinizde de çok üzülmüştüm.
* Şimdi de sizin yazdıklarınızın aynısını cümle cümle verdiği röportajlardan ben de görüyorum.
* Bu konuda açıkça söylemek gerkirse dedem Şex Faxri Bukarki'nin mirası sadece ailemizin değil, tüm kürdlerin onurlu yadigarı ve hatırasıdır.
* Onların bu hatıralarına, şanına yaraşır bir şekilde sahip çıkmak gerekir.
* Onların kemiklerini sızlatacak tek şey biliyormusun nedir; onların layık olmadığı bazı ağızlar tarafından politik malzeme olarak kullanılmasıdır.
* Onların mücadelesi ve davaları bizim varlık nedenimiz oldu. Bundan gurur duyuyorum. Bunu her yerde söylemekten, isteyen her kişiye anlatmaktan ve onun kutsal mirasını taşımaktan onur duyduğumu ifade etmek istiyorum.


- Keke Medeni, sosyolog bir hemşeriniz hem de Pasur/Kulp'lu Fransa'da doktora tezi hazırlıyor. Bu arkadaş çok ilginçtir ki Xiyan aşiretine mensuptur. Dedenizle ilgili yazdığım araştırmayı internet üzerinden okumus ve benimle iletişime geçerek yardım talebinde bulundu. Bu arkadaşın bana gönderdiği mesajı olduğu gibi aktarıyorum:


Mesajı yazan; Azad Rénas Çelik,

Orhan bey merhaba, Şêx Fexrî üzerine yazdığınız makaleyi okudum ve çok beğendim araştırma yönteminizi. Ben de doktora tezimi Pasûr, Lice ve Farqîn sosyal tarihi üzerine yazıyorum. Sizin değerli katkılarınıza ihtiyacım var. Teşekkürler.



- Bu Sosyolog arkadaş Fransada üniversitede doktora tezi hazırlıyor. Keke Medeni, Kulp'lu bu sosyologun çalışması hakkındaki düşüncelerinizi kısaca almak istiyorum.

Keke Orhan, dedemle ilgili bu araştırmanızdaki tesaddüflere bakın. Dedem ve 17 arkadaşı Türk askeri ve bölgedeki BADIKAN ve XIYAN aşiretine mensup bazı milislerin desteğiyle şehadete ulaşıyorlar. Kaderin acı cilvesi BADIKAN aşiretine mensup İsveç'teki GORAN kardeşimin dedemin fotoğrafıyla ilgili o çerçevesi ve aile büyüklerinin dedem üzerindeki düşünceleri beni çok duygulandırdı.
* Yine Xıyan aşiretine mensup hemşerim genç Sosyologun da dedem üzerine doktora tezi hazırlaması ayrıca bir duygu bana yaşattı.
* İşte budur, geçmişte türk devletinin bizi nasıl böl yönet politikasıyla karşı karşıya getirdiğini bu örnekte daha iyi görüyoruz.
* Ama biz torunlar, ben Medeni Bukarki, Badıkili Goran arkadaş ve Xıyan'li genç sosyolog Renas arkadaş tarihimizdeki bu kara yaraya adeta bir neşter vurduk.
* Şex Faxri'nin yiğitliği, cesareti ve efsane kişiliği bizi bir araya getirdi. Kürdler artık eski kürdler değildir.


- Keke Medeni, bu röportajda hem sizi, hem babanız Şex Şirin'i yakinen tanıdık. Ayrıca, dedeniz Şex Faxri hakkında eksik yazdığımız bazı bilgileri de bu röportajda genişleterek tarihe bence not düştük. Bunun yanında, hükümet ve PKK çevrelerinin son barış görüşmeleri üzerine de kısaca düşüncelerinizi aktardınız. Bu samimi düşünceleriniz için teşekkür ederim.

Keke Orhan, asıl ben teşekkür ederim. İnaniyorumki başta kürd tarihi ve yakın dönem siyasetine çok önemli mesaj verebildik. Sizin bundan sonraki çalısmalarınızda da başarılar dilerim.




1 yorum:

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil