Kûy a Spî

19 Nisan 2014



            ÇOLÎGDEN NOSTALJÎK BÎR ANEKDOT

- Çolig'de tanık olduğum bu anekdot çok önemsediğim için sizinle paylaşmak istiyorum.


- Bu anekdotlar bir dönem Çolig siyaseti  ve sosyal ilişkilerinde yaşanan hoşgörü,tahammül


  alçakgönülülük ortamı açısından ders çıkarılması gerekir,diye düşünüyorum.

***********

- Yıl 1993 veya 1994 olsa gerek,


-  Yaz ayının sıcak bir kurban bayramı günüydü.


-  Memlektin örf adet ve geleneklerine göre bayramlarda yaşlılarımız,değerlerimiz,büyklerimizi


  hastalarımızı,mezarları ziyaret ediyorduk.


- Benimde bir huyum var,özellikle toplumsal olayların ve tarihin sohbet konusu edildiği


  ortamları hiç kaçırmam.


- O gün öğlene doğru Şeyh Burhaneddin Bilginin evine bayram ziyaretine bir yakınımla gittik.


- Bizim dışımızda başka kalabalık guruplar halinde gelip,gidenler oldu.


- Biz oradayken Çoligin renkli simalarindan üç dönem belediye reisligi


  yapan merhum Faik Beg "ERTUĞRUL" ve beraberinde birkaç kişiyle beraber Şeyh Bur-


  haneddini ziyaretine geldiler.


- Ben böyle ortamlarda konuşulacak ve sohbet edilecek konuları bildiğim için


  beklemeye koyuldum. Bu sohbete tanık olmak için en genç misafir olarak ziya-


 retçilere çay,baklava ve içecek hizmetini yaparken diğer taraftan sohbetide dinle-

 

 meyide ihmal etmedim.

 


- Konu yine siyaset başta olmak üzere tarih ağırlıklıydı.


- Bu sohbete Faik Beg'in belediye reisliğine 1960 lı yılların ortalarında ikinci defa aday-

 

  lığında yaşadığı bir anekdotu aktardı.


- Bende bu anekdotu hafızamda kaldığı kadarıyla sizinle paylaşayım.

***********


- Faik Beg ikinci defa reis adaylığını koyunca Belediye meclis üyeliği için aday arayışına girer.


- Düşüncesi odur ki ! Çolig'in eğtimli,aydın ve toplum içinde sevilen ve birikimli insanla-


  rını meclise kazandırmaktır.


- O dönemde Çolig'in saygın olan iki avukatı olan Said Buzgan ve Zeynel Abidin

 

  Yurtseveri'de ziyaret eder.


- Meclis üyeliği teklifini bu iki güzide insanlara yapar. Çolig'li bu iki hukukçu'da Faik Beg'i


  yakinen tanıyorlar. Şimdi bu olayı Faik Beg'in ifadeleriyle sizinle paylaşmak istiyorum.

*******************


- Evet,


- Bu iki hukukçumuzda yaşça benden büyük ve saygı duyduğum insanlardı.


- Meclis üyesi olamaları için bürolarına gidip, çok koyu bir sohbete dalmış, birbirimizi götürüp,


  getiriyoruz. Bir türlü bu görevi kabul etmiyorlardı.


- Kabul etmeme gerekçeleri bendim. Ve devamla Faik Beg ! biz


 seni tanıyoruz. Sen biraz huysuzsun, sıkıntıya

 

 gelmezsin,kural dışılığı seven bir insansın, bizde hukukçuyuz,yasaları ve kuralları


  sana uygulamaya çalışırız.


- Sende bu sıkıntılara gelmezsin ve aramız bozulup dostluğumuz bitmesin,dediler ! bana


- Bende ısrarla yok bu memleket sadece benim değil,sizin gibi abilerim,memleketin


  saygın hukukçuları bana yön vermelerini,bana yardım etmelerini,doğruları göstermeleri


  yönünde kendimce görüşlerimi sıralıyorum.


- Ve devamla sizin gibi bilgili,kültürlü insanları nasıl dinlemem,


- Velhasıl uzatmıyayım ikna etmeyi başardım. Ama bir nevi  taviz vererek başardım.


- Bu iki avukat ağabeylerim sağ olsunlar meclis ve encümenlerde aldığım kararlarda bana çok


  yardımcı oldular. Belediye yasası başta olmak üzere,imar yasası,ihale yasası velhasıl


  bana bir belediye nasıl yönetilir,başarı nasıl elde edilir,bu iki avukatımızdan öğrendim.

*************


- Gel zaman, git zaman belediyeciliği ve halkla ilişkilerin nasıl


başarılacağını bu tecrübelerden


  edindim. Malumunuz memleketimiz o dönem çok küçük köyden kente azda olsa göçler

 

  oluyordu.


- Bende memleketin örf adet,gelenek görenek ve ailemizin büyüklerimizin toplum


  içindeki misyonlarını bildiğim için hizmetlerimi yasa ve hukuka endekslesem birçok


  dost ve hemşerime hizmeten mahrum bırakmak zorunda kalıyordum.


- Çünkü yapacağım hizmeteler için belediye yasaları hem yetersiz hemde engeldi. Bende


  bir yolunu bulup, hukuk dışı veya hukukun boşluklarını kullanarak söz verdiğim vaatlerimi


 gerçekleştirmek istiyordum.


- Tabi bu uygulamalarımın çoğu meclis ve encümen kararlarıyla alınması gerekiyordu.


  Bu konuda iki saygın avukatımız hep muhalefet ediyorlardı. Faik Beg sen kanunu ciddiye


   almıyorsun gibi beni hep ikaz ettiler.


 - Bende bu hukuk dışılığıma devam edince bu iki avukat abilerim benden küsüp artık


  toplantıya 1-2 hafta gelmememeye başladılar.


- Birgün baktım ki ! iki avukat ağabeyim çıkıp,belediye de makamıma geldiler. Tabi benim çok


  saygı duyduğum ve sevdigim iki şahsiyetti. Îki avukatımızda saygın ailelerin çocukları


  olup,aile dostumuzdular.


- Bana dedilerki !


- Faik Beg ! Biz sana demedik mi ? sen huysuzsun sıkıntılara

 

 gelmezsin.


- Sende bize söz verdin.


- Tabi bu sözleriyle epey beni mahçup ettiler. Tabi bende bu iki


 güzide insana saygıda kusur etmedim.


- Ve ! bu iki ağabeyime beraber çalıştığım dönemler için çokta


 teşekkür ettim.


- Sizden çok sey öğrendim,sizin deneyim,bilgi ve birikiminiz bana


 belediyeciliği öğretti.


- Ve biliyorum sizi epeyde  üzdüm. Ama siz benim abilerim bende


 sizin kardeşiniz olarak tekrar beni öyle görün,dedim !


- Kısaca bu iki ağabeyimin gönülerini alamaya çalıştım.


- Ve devamla, bundan sonra sizin gözünüz arkada olmasın. Bunu


 bilinizki bu Faik kardeşiniz sizden edindigi tecrübe ve bilgilerle bu


 şehiri artık idare edebilir.


- Bu sözlerden sonra sohbetimiz bir abi ve kardeş ilişkisi şeklinde


 dostça oldu.


- Bu iki güzide insanlara ölünceye kadar saygım hep sonsuz oldu.

*********


- Faik Beg'in bu ifadeleri o dönemin sosyal ve siyasal ilişkileri açısından çok önemlidir.


- Acaba bu anekdota yaşanan hoşgörü,tahammül ortamı  bugün


 varmıdır ?


- Tabi sorulacak o kadar sorular ,ve alınması gereken çok dersler


  bu anekdotlardan çıkarılır.


- Çolig ve cografyasının bu üç güzide insanı farklı düşünceler,farklı


  bölgeler, sonradan farklı partilerde siyaset yaptılar.


-  Farklı sınıf, inanç ve dünya görüşleri de olsa üçüde hizmete


   memleketlerine Colige olan sevdaları ortak paydalarıdır.  


    Selam ve saygılarımla 


                                             Orhan Zuexpayıc

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder