Kûy a Spî

13 Ocak 2013

ÇOLÎGDEN ÇIKAN ÜLKÜCÜ VE KONTR-GERÎLLA (JÎTEM) BAZI

ÇOLÎGDEN ÇIKAN ÜLKÜCÜ VE KONTR-GERÎLLA (JÎTEM) BAZI

bingolOrhan Zuaxpayıj / PORTRELER
"Devşirme"
Kendi kimliğinden ,dininden, dilinden, mezhebinden,
sınıfından, kültüründen, soyutlanarak varlığını bir başkasının varlığına armağan eden kişidir.

                          Altan Tan/Kürd aydını



Devşirmeler kendi halkının değer yargısı,kültürü ve kimliğinden uzaklaşan kesimlerdir.

Kendini küçülten bu güruha ironik dilde Ülkücü-Kürd veya Boz-Kürd demek en uygun tanımlamalardır..

Çolig coğrafyasında kamu görevlileri hariç yerleşik Türk yoktur.

Halkın tamamı Kürd kökenlidir. Kığı,Yedisu çevresinde 1800 li yılların sonunda göçeden Çerkez kökenli bir iki köy hariç Kürd dışında yabancı veya başka aidiyete mensup insanlara rastlanamaz.,


1900'lu yillarda Arnavut kökenli Osmanli tarihçisi Şemseddin Sami'nin ,Kamus-ul Alem eserinde Dareheni-Çolig üzerine olan araştırmasına bakmakta fayda vardır.

Araştırmada bu coğrafyadaki halkin % 70'i Kürd,geriye kalanların gayrimüslüm (Ermeni) olduğunu yazar.

Türkçülüğün fikir babası Çermikli Zaza Tevfiğin oğlu Ziya Gökalp ,Çolig'deki halkının çoğu Kurmanc(Kırdas) ve zaza (Kırd) olduğunu yazar.

Tabi bu tesbiti Türkçü olmadan evvel yazmıştır.

Yine Evliya Çelebi bölgeye yapttığı Seyhatnamede yaşayan halkın Kürdlüğünden ve farklı bir dilin kullanıldığından bahseder.

Yukarıda adı geçen bu üç isimde ,Türk resmi-ideolojisinde (refererans) kabul gören,itibarlı araştırmacı,gezgin,sosyolog ve tarihçidirler.


************************************************************


Colig cografyasinda hal böyleyken ,

1970 li yılların başından itibaren münferit (azda olsa)bazı öğrenci,meslek sahibi kişi ve ailelerin ortaya çıktığı görülür..

Bu kesim biz Kürd değil Türküz,dediler.

Bunun yanında ülkücü, zazalıklarını (Zazaları ayrı bir halk olarak gören) keşf etmeye başladılar.

Zazacılık yapanların ağırlıklı kesimi ülkücü düşüncede olanlardır.

Bunları harekete geçiren sosyolojik,tarihi ve siyasi nedenler vardır.

Bu ülkücü gurup işi o kadar azıtarak Çoligde Kürd mücadelesi veren kişilere saldırmaya başladılar.

Çolig gibi birbirini tanıyan küçük bir beldede 1980 öncesinde onlarca insan öldürüldü.

Bu insanların çoğunun dedelerinin,babalarının kaderleri ortaktı.

Kürd ulusal davası (Şeyh Said hareketi) başta olmak üzere Çarlık Rusyasına karşı Çobantaşı (Kerre Seği) cephesinde beraberce şehid oldular.


Bu konuda onlarca örnekte verebilirim,

Çolig'de ilk saldırıyı Kürdlüklerini inkar eden,avare,avare gezen kendini ülkücü gören her şeyden bihaber 6,7 gençten geldi.

Çünkü düğmeye derin devlet tarafından basılmıştı.

Ülkücülüğün ne olduğunu bilmedikleri kesin,ama onları kullanan güç belliydi.

Bu gücün yerli işbirlikçileride geleceklerinden habersiz para,şöhret ve iktidar hırsı peşindeydi.

Bu işbirlikçilerin bazılarının dedeleri isyanda idam edilmişti, şehadetleri umurlarında bile değildi.

Bu işbirlikçiler adeta dedelerinin meydan okurcasına (reddi miras) yoluna gitmişlerdi.

Bu irade beyanı ile dede ve babalarımızla bir alakamız olamaz der gibiydiler.

Onlara göre dedeleri işledikleri suçlardan dolayı hak ettikleri cezayı devlet zaten vermişti.Kendileride dedeleri gibi aynı suçu işlemiyeceklerini,derin devletin hep hizmetinde olacaklarını beyan ediyorlardı.

Çaresiz ve umutsuz eski Kürdlerin bir sözü varya ,bunu dogrularcasına (Devletin mutlaka bir bildiği) vardır der gibiydiler.

Bu gurupların misyonu kuşkusuz,Şeyh Said hareketinde Çete Huqmat,günümüzdeki karşılığı koruculukla eş değerdir.

Geçmişteki çete huqmat olan bazı kişi ve aileler bunun utancını hala yaşıyorlar.


**********************************************************


Yıllar geçti Kürd davası büyüdü.

Kürd federe devleti kuruldu.

Derin devlet yerli işbirlikçilerini Çoligde yine devreye koyuldular.

Elazıg ve Çolig çevresinde ülkücüler adına yıllar önceydi komando kampları kurdular.

Kurdistanda ülkücülük,ırkçılık,kafatasçı şoven fikirler maya tutmayınca,

Bu işi ancak islami ve dini (Hizbullah) motifli örgütlerle başarabileceğini denemeye koyuldular.

90 lı yılların ortalarına doğru Çoligin hemen bitişigindeki Erzurum-Karlıova yolu güzergahındaki Tüyerek köyünü boşaltarak üs kurdular..

Cami ve medrese adı altında silahlı eğitim ve işkencehane olarak kullanmaya başladılar.

Hemde Hamamlar karakolu kontrolünde,

Çan köyü (Tüyerek) mezrası tarihe tanıklık etmiş bir beldedir.

Merhum Şeyh Îbrahim Korkutata'nın köyü artık cellatlarının hizmetine girmişti.

Şeyh Ahmed Çan'ın türbesi adeta kan ağlıyor,Çoligin yiğit direnişçilerine sitem ediyordu.

Tıpkı müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa, müslümanlara yasak olduğu gibi,

Tüyerek işgal altında gasp edilmiş ve artık köyün sahiplerinede yasaktı.



+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++



Türkçü, Ülkücü,Hizbullahçıların fikir babaları hepsi Kürd celatlarıdır.

Nihal Atsızın çıkardığı Ötüken yayınlarını geçmişe giderek okuyun.

Barzani'ye Şeyh Said'e ve topyekün Kürdlere nasıl saldırdığı ve hakaret ettiğini görebilirsiniz.

Sözde islamcı , Hizbullah veya Hizbul-kontra giderek Kurdistan da aktifleşti.

Örgütün başınada Batmanlı bir Kürd Hüseyin Velioğlu getirildi.

Hüseyin Velioğluna bir misyon biçildi,görevi Kürd aydın ve yurtseverlerini temizlemekti,

Velioğlu Hizbullahın ilim kanadının başına geçti.

Ilk işi Said-i Kurdinin inançlı ve kararlı talebesi Izzettin Yıldırımı öldürmek oldu,

Izzeddin Yıldırım'ı nasıl kaçırılıp,domuz bağı ile öldürdüğü, ve zorla MİT ajanı olduğunu söyletip, video görüntülerinide kamuoyuna dağıtarak kendilerini kamufle etmeye çalişsalarda,pratikleri onları ele veriyordu.

Yine Batman'li Fidan Güngör menzil gurubunun lideri Hizbullahın bir başka versiyonuydu.
Hüseyin Velioğluö Menzil gurubu onlar gibi düşünmediği ve kısaca Kürd kanına girmedigi için saldırılarını yoğunlaştırdılar.
Başta liderleri Fidan Güngör olmak üzere onlarca Menzil örgütünden kişileri öldürdüler.

Izzedin Yıldırım Zehra gurubundan olup, dindar bir Kürd yurtseveri ve şehididir. Medreset'ül Zehra gurubu günümüzde Nübuhar yayın çevresi Kürd tarih,kültür ve edebiyatına verdiği eserler taktire değerdir.

Çoligliler bilir, Hizbullah Kürd şehidi Nesih Anşin'i kaçırıp,Tüyerek mezrasında Çuval içine koymuş, hikayesi çok uzun,bundan kıl payı kurtulmuştu.

Yine merhum Palu'lu Hacı Mustafa Akçan çok mütevazi bir zat,haraç vermediği için gece nasıl öldürüldüğünü Çolig halkı çok iyi biliyor.

Çolig'in Afatlar mahallesinin delikanlı,sevecen ve zazaca çiirleri ve nüktedan kişiliğiyle bilinen Abdulcelil Bayram'ın oğlu Ahmet Bayramı şehit etiler.

Çolig'de bu örnekleri çoğaltabiliriz.

**************************************************************

Çoligdeki Kürd kökenli bu insanlar nasıl oldu da ırkçı-şoven ve kafatasçı fikirleri savunur

oldular?

Nihal Atsız, Alparslan Türkeş,Hüseyin Velioğlu,Velik Küçük gibi katil ve kafatasçı insanlara

nasıl aşık oldular?

Belirleyici faktör belki mevki, makam, para, şan, şöhret ve iktidar hırsı gibi gözükebilir.

Ama,asıl neden Kürd ulusal davasının önünü kesmek,bu tetikçilerle halkı sindirmektir.

Bir insanki düşünceleri,fikirleri eylemleri kendi soyunu red ve inkar ediyorsa,

Çolig gibi homojen, tümü Kürd olan halkı için büyük bir garabettir.

Ülkücü,ırkçı ve kafa tasçı bu fikir adamlarıniı kökenlerine girsek,istisnasız tümü Kürd, Çerkez, Boşnak, Ermeni veya belki Arnavut çıkabilirler,ve öyledirde.

Türklükle belki uzaktan yakından alakları yoktur.

Türkiyedeki Türkçü ve Irkçı aydınların çoğu Kafkas göçmenleridir.

Çoligde geçmiste ülkücü ve kontr-gerillacı bazi portreler hakkındaki yaptığım araştırmaları size aktarmaya çalışacağım.



ÜLKÜCÜLER



CEZAYÎR BAYSAL,

Kürd direnişçisi Yado'nun torunudur.

Babası Filit Baysal ile,aynı kurumda beraber çalıştım.

Aile aslen Daraheni Zıkte kökenli olup, 1900'lu yılların başında Çolige yerleşmistir. Erzurumda Ziraat Fakültesinde okuyordu.

Erzurum Atatürk Üniversitesinde1977 yılında Kars/Sarıkamış Kürdlerinden Doç.Orhan Yavuz'un ülkücüler tarafından öldürülmesi sonucunda Cezayir yakalanıp sonrasında serbest bırakıldı.

Mahkeme sürecinde olayın bir numaralı faili olarak açığa çıkınca,Avrupa'ya çıktı.

Halen Avusturya/Viyana da yaşamakta olup, ülkücü fikirleri savunup,savunmadığı hakkında bilgi sahibi değilim.

Cezayir'in ülkücülerle ilişkisi ağırlıklı Hikmet Tekin üzerinden olduğu söylenmektedir.

Erzurumlu ülkücü yazar Yusuf Ziya Arpacık'in Hikmet Tekin üzerine yazdığı makalede bu konuya değinmiştir.

Aldığım bilgilere göre Çoligdeki kardeşleride günümüzde ülkücülerle ilişkisinin olmadığı yönündedir.

Dedeleri Yado ve nineleri Telli'nin şehid edildikleri yerin tesbitinin izini sürdüler.

Yado'nun mezar yeri tesbit edilemedi.

Ancak,Telli'nin şehid edildiği Daraheni/Ulyan köyü cıvarındaki yeri tesbit edilip, mezarını yapmşlardır,kendilerini bu duruşlarından dolayıda kutluyorum.

Yado'nun ailesi kendi mirasına,değerlerine geçte olsa sahiplenmesi çok sevindiricidir.


HÎKMET TEKÎN,

Aslen Çolig'in Elekrag köyündendir.

Mensup olduğu aşiret Şüküranlardır.

Elekrag köyü mıntıka olarak Seykaran mıntıkasındadır.

Babası meşhur Tehsildar (Quncilci) Eziz Dılan'dır.

Eziz Dilan Türkçü fikirlerle çocuklarını yetiştirmiştir.

Oğlu Hikmet Tekin Ankara'da Hacettepede okurken aktif ülkücü olarak faaliyet yürütür. Mezun olduktan sonra Istanbul'da Atatürk öğrenci sitesinde 2.müdür olarak görev yapar.

Verdiği aktif mücadele sonucunda yurdun ülkücülerin eline geçmesini sağlar.

Ülkücüler arasındaki ismi, keskin zeka ve pratiğiyle (Karayılan) olarak kabul görür.

Türkeş'in keşf etiği Hikmet Tekin'i, Çolig'de çok genç yaşında bazı çelişkilerden yararlanarak Belediye başkanı yapmayı başardı.

Hikmet Tekin Çoligi ülkücü yapmak için görevlendirildiğini her platformda söylüyordu.

Hikmet belediye'yi bir mevzi olarak kullandı.

Çolig'de Kürd yurtseverlerine yönelip,onlarca Kürd onun döneminde şehid edildi.

Kürd hareketleri bu aktif militanı daha reisliğinin ilk yılını doldurmadan önce ağır yaralayıp,çok kısa bir süre geçmedende kardeşi,annesi ile beraber Çolig-Daraheni yolunda öldürdüler.

Bu olaydan sonra ülkücülük yapan bazi devşirme Çoliglilerde şehiri terk etiler.

Hikmet'in abisi emekli Albay Saim Tekin Çolig'de sonraki yıllarda MHP mebus adayı oldu.

Saim Tekin uzun sürede MHP parti meclis üyesiydi.

Saim Tekin halen 21.yüzyıl Türkiye enstitütüsünde (Askeri alanda) bilimsel danışman olarak görev yapmaktadır.

Aynı kurumda Çolig'in eski Valisi Îsmet Metin'de strateji uzmanı olarak çalışmaktadır.

Îsmet Metin'i Çoligliler iyi bilirler,1980 darbesinin valilerinden olan ve rüştünü ,meşe ağaçlarından dolayı Keçi ve yerel giysilerimizden olan küllah ve şalvar düşmanlığı yaparak kendini ıspatlamaya çalışıyordu.


Polis ve askerleri çarşıya salarak Küllah ve fes toplatan koyu Kemalist biriydi.

Îsmet Metin Kürd giysi düşmanlığıyla Çoligde ismi hafızalarda hala unutulmamıştır.

Saim Tekin ile Îsmet Metin günümüzde aynı kulvarda Türkçü ve ülkücülük yapmaktadırlar.



MUHÎTTÎN OLCAY (RÎNGO)

Aslen Çolig/dareyeni Zıkte aşiretinin Vazenan köyünün (Dere-Hemedun) mezrasındandır. Babasının adı Îzzet olup,fakir bir ailenin çocuğuydu.

Daha genç yaştayken yakışıklı ve atletik vucudundan dolayı Cüneyt Arkına'a özenerek artist olmak için Istanbul'a Yeşilçama gider.

Ispanyol paçalı pantolon ve yoldan dik duruşu ve heybetli yürüyüşüyle tanınırdı.

Ringo A-politik ve eğitimsiz bir gençti.

Istanbul'da bulunduğu sürede yolu Hikmet Tekin'le kesişir, ve ülkücü fikirlerin militanı olur. Hikmet Tekin'le beraberliğini Erzurumlu yazar Yusuf Ziya Arpacık övünerek makalesinde anlatır.

Ringo 1980 öncesi olaylarda başta TÖB-DER olmak üzere Alevi ve Kürd yurtseverlerinin ev ve işyerlerine saldırıda ön saflardaydı.

19 mayıs 1979 yilinda Genç caddesi Halk bankası kavşağında PKK'nın silahlı saldırısına uğrayarak öldürüldü.

Ringo nun yanında Yakup isminde yine Zikteli bir gençte yaralandı.

Ringo'nun,köyünden çok değerli Kürd yurtseverlerinin çıktığını biliyormuydunuz?

Meşhur Vazenanlı ( Em Heyd) bu köydendir.

Yakın dönemde aile Becerikli soyadını almıştır.

Aileden Kürd şehidleri ve Çolig DTP de bir dönem il başkanlığı yapan kişiler çıkmıştır. Zaten Zikte aşireti Şeyh Said hareketinde sonra Peçar tenkil hareketiyle adetta cografyasıyla soykırıma uğrar.

Zikte Kürd tarihinde büyük bedeler ödemiştir.

Ringo, Kürd direniççisi şehid Îbrahim Încedursun'un dayısının oğludur.

Îbrahim 1980 öncesi Türkiye 67 kiloda Türkiye boks şampiyonasında Köksal Özoğluöz karşısında hakettiği altın madalya hileyle kendisine verilmez.

Îbrahim 4-1 yenik sayılır.

Juri üyeleri kendisine gümüş madalya'yı verirler.

Îbrahim bu haksızılğa tepki göstererek, Juri başkanı Şefik Tevfik'in boynuna gümüş

madalya'yı asarak,boksörlügü bırakır.

Bir dönem yurtdışına çıkarak Ingiltere ve Norveç'te kalır.

Kürd aydın,siyasileriyle ilişkileri sonucunda düşünceleri değişerek Kürd ulusal davası uğruna mücadele eder.

1990'lı yılların başında HEP genel sekreter yardımcılığı, ve Çolig milletvekili adayı oldu.

KUM(Kürdistan Ulusal meclis) ülke faliyetleri ve en son 1994 yılında Dareheni/Murtezan mıntıkasında şehadete ulaşır.

Ibrahim'in şehadetini Hürriyet gazetesi 1994 Haziran fotosuyla bilinçli olarak yayınladılar.

Devlet ailesine tıpkı Yado,Şeyh Said ve diğer Kürd direnişçileri gibi cenazesini vermez.

Ringo'nun aile,akraba ve yakın çevresi hakkında bu bilgileri derledim.


FEYZÎ BERDÎBEK;


Çolig'in 1980 öncesi atletik ve renkli ülkücülerindendi.

Aslen Azıj aşiretine mensup, Wusfan köyündendir.

Ülkücü fikirlerle yine Hikmet Tekin'in etkisiyle buluşur.

Hikmet Tekin Belediye reisi seçildiğinde, çok yakın akrabası olan H.Yusuf Berdibek belediyenin önünde bir inek keserek kurban eder.

Feyzi nin yakın akrabalarından Kürd davasında çok değerli insanlar da vardır.

Kürd dili (Zazaca),kültürü ve edebiyatı üzerine çalışmalar yapan,yakınlarını tanıyorum.

En önemlisi Çoligin meşhur sanatçısı Rençber Eziz'le (Deza) aynı kabiledendirler.

Feyzi 12 Eylül 1980 yılında MHP davasından Elazığ askeri cezaevinde yattı.

Bende o dönemlerde Kürd davasından yargılanıyordum.

Feyzi'nin bizimle ilgili bir duruşmaya tutuklu getirdiler.

Çok iyi hatırlıyorum, askeri mahkemeye çok sert bir çıkış yaparak yaşadığı işkenceleri anlattı.

Mahkeme heyeti kendisini susturdu.

Cezaevinden çıktıktan sonra Ülkücülere mesafeli durdu.

Ülkücü (eski) kimliginden aldığı güç ve referansla Jandarma Alay komutanlığı ile iyi ilişkiler geliştirdi.

Çoligdeki karakoların yapımını adeta tek başına üstlendi.

Ihalesiz ve indirimsiz komutanlarla ortaklaşa yaptığı bu işlerden büyük servet edindi.

Tutuklanan Kürdlerin bırakılmasında zaman zaman rol oynadığı söyleniyordu.JÎTEM ile de iyi ilişkileri vardı.

Selhattin Çelik'in (Kontrgerilla) kitabında da adı JÎTEMCÎ olarak geçti.

Sonraki yıllarda Çillerin DYP sinde il başkanı oldu.

Bir ara Çiller'i bir meleke benzeterek ona methiyeler düzerek gözüne girmeyi çalıştı.

Ama ciddiye alınmayarak DYP Il başkanlığı görevinden derdest edildi.

Sonrasında AKP ye yönelerek oradan mebus oldu.

Tayyip Erdoğan rahatsızlanıp, makam aracıyla hastahaneye götürülürken açılımayan kapısı balyozla camları kırılarak,açıldı.

Feyzi bu balyozu satın alarak meclisteki odasına asarak reklamını yapmaya çalıştı.

Tamda bu dönemde tele-kulak seks skandalarına takılınca Emine Erdoğan'ın gazabına uğrayarak bir daha aday edilmedi.

Edindiğim bilgiler halen AKP çevresinde dolandığıdır


YALÇIN ÖZBEY ;

Aslen Kığı Hergep köyündendir.

Öğrencilik ve gençlik yıları Malatya'da geçmistir.

Ağca,Oral Çelik ve diğer önemli ülkücülerle Malatya'dan yolları kesişir.

M.Ali Ağca'ya Abdi İpekçi cinayetinde yardım yataklık ettiği tesbit edilir.

Ardından Ağca’nın Kartal Cezaevi’nden kaçırılmasında kullanılan arabanın sahibi olduğu tesbit edilir.

Ağca ile Yapı Kredi Bankası Gebze Şubesi’nde ortak hesapları bulunan Ülkücü Yalçın Özbey 1978 yılında yurtdışına kaçar.

Papa cinayetindede Ağca'ya yardım etmiştir.

PKK'nin önemli komutanlarından Hüseyin Özbey'in (Harun) amcası oğludur.

Hüseyin Özbey'de eski ülkücülerdendir.

Sonradan PKK saflarına katılarak uzun süre Awrupa sahasında kadro olarak çalışmıştır.

Hüseyin 1997 yılında Batman-Sason ilçesinde şehadete ulaşır.

Şehadeti üzerine şaibeler olduğu söylenmektedir.



JÎTEM;ERGENEKON VE KONTRGERÎLLACILAR


ALPARSLAN ARSLAN (AVUKAT),

Alparsan Arslan aslen Çolig/Kığı ilçesinin Naçaklı (Avirtinik) köyündendir.

Babası Idris eğtimci,annesi Porsor (Kürdçe-Kızıl saçlı) ev hanımıdır.

Alparslan Arslan babasının görevi nedeniyle gençlik yıllarında Elazığ ve çevresinde okur. Alparslan'in babası Idris hoca kendisi ülkücü fikirleri savunan biridir.

Gazetelere vermiş olduğu bir demeçte (Yeşil) Mahmut Yıldırım'la arkadaş oldukları ve Elazığ Imam Hatip Lisesinde beraber okuduğunu söyler.

En son 1997 yilinda Elazığ'da görüştüğünüde yazar.

Alparslan Arsalan daha çocuk yaştayken babası Idris hoca tarafından karanlık güçler içinde büyütüldüğünü görebiliyoruz.

Bu ilişkilerin sonucunda Istanbul Marmara üniversitesinde okurken ülkücü çevre içinde aktif görev alır.

Avukat olduktan sonra Ergenekonun beyin takımı Veli Küçük,Muzaffer Tekin tarafından Danıştay saldırısında tetikçi olarak kullanıldı.

Halen tutuklu olup yargı süreci devam etmektedir.


MEHMET YAZICIOĞLU,

Aslen Çolig'in Solhan ilçesinden olup,eğtimcidir.

Mahmut Yıldırım (Yeşil) den daha çok JITEM ve ordu içinde güçlü olduğunu Çolig'de bilmeyen yoktur.

Ahmet Cem Erseverin itiraflar kitabında ,Mehmet Yazıcıoğlundan detaylı bahs eder.

Muş Jandarma Alay Komutanlığında arama sonucunda 10 civarında gerilla yakalnır.

Soruşturma devam edereken Mehmet Yazıcıoğlu ve ekibi (kontrgerilla) Jandarmadan 10 gerillayı teslim alır,Muş civarında infaz eder.

Bu konuda dava açılır,Muş Barosu avukatlarından Varto'lu Selhattin Kaya bu davaya müdahil olur.

Bu davala ilgili bilgileri Cem Erseverin itiraflar kitabında yazılıdır.

Yazıcıoğlu yıllarca Solhan'da hiç ögretmenlik yapmadan maaş almıştır.

Jandarma ve askeri ihalelerini indirimsiz alarak kısa sürede zengin oldu.

Solhan girişindeki petrol istasyonu ve dinlenme tesisleri,edindiği servetle yapmıştır.

1998 yılında PKK gerillaları bu tesisleri basarak Yazıcıoğlunun oğlu ve kardeşini öldürürler.

Yazıcıoğlu Çolige geldiğinde yanında 3,4 silahlı korumasıyla hep gelirdi.

Yeşil ismi illegale karışmış fiziki olarak ortada görünmeyen biriyken,Yazıcıoğlu halen elini kolunu salayarak yaşamını sürdüren biridir.

Mehmet Yazıcıoğlu bir dönemde Çolig'de DYP'den ikinci sıradan Milletvekili adayı olur.


MAHMUT YILDIRIM (YEŞÎL)

Mahmut Yıldırim aslen Solhan ilçesinin ( dıjnık ) köyünden olup, Solaxi aşiretine mensuptur.

Yeşil Elazığ Imam Hatip lisesinde bitirdi.

Elazığ'da ülkücü çevre içinde siyaset yapar.

Ülkücü fikirlerden JÎTEM'e terfi ederek Kurdistanda binlerce faili meçhulün sorumlusudur.

Yeşil'in Solhanda kendisine yakın bir ekibide vardır.

Mehmet Yazıcıoğlu başta olmak üzere,

ilçede Ayhan Adar ve Sıddık Tuncç gibi tetikçilerlede yillarca ilişkisi herkesçe bilinir.

Bu güruh çok kısa sürede haraç,ve ihaleler sonucunda servet sahibi oldular.

Tetikçilik ve JITEM faaliyetleri adetta Kurdistanda bir rant sektörüdür.
Mahmut Yıldırımın biyografisini geçen yıl çok uzun yazdığım için detaylarına girmiyeceğim.

Kamuoyu zaten yakinen biliyor.

Sonuç olarak, ülkücü Hizbul-kontra,Jitem,ergenekon içinde bulunan Çoliglilerin siyasi gelenekleri MHP-Ülkücü ağırlıklıdır.

Kendi kimliğini,ırkını red ve inkar eden,Türküm diyen Kürdün kişiliginde bir sorun vardır.

Bu gurupların sistem,rejimle bir sorunları yoktur.

Bunlar aksine sistem ve rejimin tetikçileridir.

Bilakis bunlar sistem icinde palazlanmış, finanse edilerek Kürd yurtsever,aydın ve kurumlarına karşı kullanılmışlardır.

Selam ve sagılarımla,

1 yorum:

  1. Paylaşımınızdaki yazım hatalarını es geçerek asıl meseleyi anlatmaya geçeceğim ;
    Sanılanın aksine Bingöl bir kürt/zaza ili değildir(ya da değildi mi demeliyim?),Bingöl'de, özellikle de Kiğı'da çok fazla Türkmen yaşamaktadır. Bugünlerde ise Bingöl'ün bu kadar çok zaza veya kürt olarak görülmesinin sebebi ise taa Osmanlı Devleti'nde özellikle de bazı padişahların dönemindeki alevi karşıtlığından gelmektedir. Tarihi İYİ araştıranlar bilir ki, Anadolu coğrafyasında yaşayan çoğu Türkmen aşireti alevi idi, kürtler ise tıpkı Osmanlı padişahları gibi sunni idi. Dolayısıyla Türkmen halk padişahların da etkisiyle (öz yurdu tarafından dışlanmamak için de diyebiliriz) sunnileşti ve bununla birlikte kürtleşme/zazalaşmalar da yaşandı. Yani Türkler zamanında İslam dinine geçtikleri zaman nasıl araplaştıysa, Türkmenler de sunnileşince kimliklerini büyük ölçüde kaybetti. Bugün kürt olduğu zannedilen çoğu aşiret aslen Türkmen aşiretidir. Zaten doğu anadoludaki Türkmenlere ne oldu, nereye kayboldular? sorusuna verilebilecek cevap da budur. Şimdi Anadolu'daki kayıp Türk aşiretlerine bir örnek vereyim:Zıkte aşireti bir Türkmen aşiretidir. Bunu Osmanlı Devleti nin birtakım arşivlerinde de bulabilirsiniz.

    YanıtlaSil